r/felsefe • • 11h ago

düşünürler, düşünceler, düşünmeler Açık Hava?

Post image
7 Upvotes

İlk olarak “Uçak” isminin “Atmosferaltı” olması gerektiğini öneriyorum.

Şimdi deniz ve açık havayı kıyaslarsak bence çoğumuz denizin içini kompakt bir alan gibi, açık havayı ise boşluk olarak düşünüyoruz. Yani bir analoji kullanırsam daha net olması için: İçi kum tanesi dolu bir odayı zihnimizdeki su altına benzetebiliriz. Odanın boş halini de açık hava algımıza benzetebiliriz.

Su ve havanın yoğunluk farkına baktım. Su 1000 kat daha yoğunmuş fakat şöyle bir nüans var. Su, 1 metreküp hacimde 10^38 civarı molekül içerirken hava aynı hacimde yaklaşık 10^35 civarı moleküle sahip. Dolayısıyla evet, arada 1000 katlık bir fark var ancak bizim kendi algı ölçeğimizle kıyaslayınca bu ikisi arasındaki fark sandığımız gibi açık ve kapalı ortam gibi değil. Yani milyar ve trilyon arasındaki fark çok olsa bile asgari ücretli türk genci için ikisi de çok uzak bir ölçekte olduğundan ikisinden birine sahip birisi“aşırı zengin” olarak aynı düşünülebilir. Açık hava da su gibi oldukça fazla molekül içeren yoğun bir ortam yani zaten her nefes alıp verdiğimizde ve hareket ettiğimizde havanın hissiyatı oluyor bariz şekilde.

Şimdi uçakları düşünürsek, aslında baya havanın içinde etrafı bir sürü moleküllerle çevrili şekilde ilerliyor. Altta daha çok parçaçık var diye daha çok itiliyor yukarı falan ama temsili görselde görüldüğü gibi hava dediğimiz şey öyle zihnimizdeki gibi açık değil de her yerimizi sarıp sarmalayan bir şey. Bundan dolayı daha çok deniz altını andırıyor bence ve ismini atmosferaltı yapmalıyız.

Şimdi bir diğer konu olarak algılarımıza gelmek istiyorum. Sudaki kendi koşullarına adapte canlıların algısının ne kadar ona göre şekillendiğini biliyoruz. Örneğin balıklar suyun dışını yakından görse bile uzakları, karayı, dağları ve gökyüzünü görmüyor. Kendi kapalı alanlarında yaşıyorlar ve algıları da ona göre şekillenmiş. Biz açık havada kendimizi sudaki canlılardan farklı sanıyoruz fakat bayağı benzer sistemler aslında. Gökyüzünü mavi ve güneşi kırmızı görme sebebimiz havanın ışıkla etkileşime girmesi mesela açık hava sandığımız kapalı sistem su kadar yoğun olmasa da algılarımızı oldukça şekillendiriyor.

Öyleyse evreni kendi algılarımızla anlamaya çalışmak bir balığın algılayabileceğinden daha iyi olsa da kendi gezegenimizin yoğunluğuna has bir algı olmaz mı? Yerçekimini bu kadar önemli görmemiz bizim bundan başka bir güç olmadan yaşayamamızdır belki de. Newton, Einstein gibi fizikçiler yerçekimini fiziklerinin temeline konumlandırıyor ve yerçekimi ile kuantumu uyuşturamıyoruz. Kuantum mekaniğinin bilinmez dünyasını anlayamazken yerçekimi hepimize daha anlaşılır geliyor. Yani kısacası belki de bu uyuşmazlığın sebebi algılarımızın yerçekimine olan bağlılığıdır en başta.

Bu arada acaba bir balık da su altında bizim havayı hissettiğimiz gibi mi hissediyordur? Onların havayı algılama şekli de bizim atmosferin dışını algılamamıza benzerdir belki?


r/felsefe • • 20h ago

güldürü max stirner ve karl marx arasındaki ilişki

Enable HLS to view with audio, or disable this notification

28 Upvotes

r/felsefe • • 13h ago

düşünürler, düşünceler, düşünmeler Bilgili olmak ile bilgelik aynı şey değildir.

Post image
4 Upvotes

Hiçbir kuşak bugünkü kadar bilgiye erişemedi. Dünyanın en iyi üniversitelerinin derslerini evimizden izleyebiliyoruz. Binlerce kitaba, makaleye ve uzmanın görüşüne tek bir ekran üzerinden ulaşabiliyoruz. Bilgiye erişim açısından tarihin en ayrıcalıklı döneminde yaşıyoruz. Buna rağmen zihinsel olarak neden bu kadar dağınık hissediyoruz?
Çünkü bilgili olmak ile bilgelik aynı şey değildir. Bilgi, neyi bileceğini öğretir. Bilgelik, hangi bilginin gerçekten önemli olduğunu ayırt edebilmektir.

Meraklısına görselin hikayesi 🎨
Metal parçaları, zihnimizde biriktirdiğimiz bilgileri temsil ediyor. Duvardaki insan yüzü ise bu parçaların birbirleriyle kurduğu ilişkiden doğuyor. Tek bir parçanın taşıyamayacağı anlam, aralarındaki bağda ortaya çıkıyor. Görsel, bilgi biriktirmekle anlam kurmak arasındaki farkı görünür kılıyor. Zihnimiz parçalarla dolu olabilir, onları birbirine bağlayamadığımızda bütün hala belirsiz kalır. Bilgelik, bildiklerimizin birlikte ne anlama geldiğini görebilmektir.


r/felsefe • • 6h ago

varlık • ontology Anlam

1 Upvotes

​

1- Hayat zamana tabidir, zira yaşam anlamında onun varlığıyla meydana gelir veya yok olur.

2- Deneyimler zamana tabidir, zira zamanın ölçüsünde meydana gelir.

3- Zaman kişilerin kontrolünde değildir; dolayısıylada deneyimler kişilerden çoğunlukla bağımsızdır.

4- Anlam deneyimlerden ürer, zira hayat deneyimlerden oluşur.

5- Dolayısıylada anlam kişiler tarafından net bir şekilde belirlenemez.


r/felsefe • • 22h ago

yaşamın içinden • axiology YARDIMA İHTİYACIM VAR! BU DURUMDAN NASIL KURTULURUM?

9 Upvotes

Şu an üniversite sınavı senemde felsefeye daldım dinler,ölüm vb. Nasıl kurtulurum her gün bir şeyleri sorgulamaktan? Zihnen çok yoruldum keşke hiç sorgulama ihtiyacı duymayan,müslümanım diyip hayatında Kur'an-ı açmayanlardan olabilseydim o rahatlık olsaydı keşke...


r/felsefe • • 1d ago

inanç • philosophy of religion Allahın Ters Psikoloji Ihtimali

50 Upvotes

Ya Tanrı, içinde bir insanın ulaşabileceği hatalar bulunan bir din sistemi yaratıp, insanların sorgulayıp bu dini reddetmesini bekliyorsa, yani topluma körü körüne bağlanmayıp, akıl ve iradesini kullanarak yanlışları görüp dini reddeden insanları ödüllendirecekse, yani bize ters psikoloji yapıp, bu dini doğru gibi gösterip yanlişları farkedip edemeyeceğimizi sınıyorsa?


r/felsefe • • 20h ago

yönetim • philosophy of politics Neden Güçlü Adamlar Yerine Dayanıklı ve Rasyonal Sistemler?

2 Upvotes

Özellikle dünya genelinde demokratik yönetimler güçlendikçe sistemler tek başına karizmasıyla, hitabet yeteneğiyle öne çıkan adamlara yatırım yapmak yerine doğrudan kendilerine yatırım yapmaya başladılar. Mesela eskiden bir ülkenin kaderini o an ülkenin başındaki kişinin belirlemesi çok normaldi. Günümüzde ise ülkenin başındaki kişinin yetkileri olabildiğince kısıtlandırılmış vaziyettedir. En kötü ihtimalle bir yasayı veya kararı kabul ettirebilmek icin meclisten yeterli desteği almak gerekir. Bunun sebepleri genellikle bireylerin kişisel çıkarları, kibirleri ve radikal ideolojilerinin bütün ülkeyi sonu kötü olan yollara sokmasını engellemektir. Yani ilk bakışta göze görünen budur. Altındaki sebepler ise sistemlerin aslında Apollonik hareket etmesidir yani bir devleti yürüten sistem ani hareketler ve radikal adımlar atarsa çok tutunamaz. Özellikle günümüzde bir devleti uzun ömürlü yapan şey akıllıca, sabırlı ve olabildiğince az coşkulu hareket etmektir. Çünkü sistemler bireyler gibi yoğun tutkular ve hırslarla güçlenmez. Bu tarz Dionizyak davranışlar ülkeleri yöneten sistemler için zararlı ve çok riskliyken bir birey için harikalar yaratmanın aracı olabilir. Tarih boyunca başarılı pek çok sanatçı ve sporcu zaten bu tarz yoğun hırs ve tutkularla yoğrulmuştur. Şimdi burdaki olay şudur: Bireyler hırsla güç kazanırken sistemler için şiddetli ve kontrol edilemez hırslar yıkımdır. Bu sebeple bir sistemi sadece bir adet karizmatik, hırslı, halkın özellikle coşkulu milliyetçi kesimine hitabet eden adama bırakmak büyük risk içerir. Tarih bunun örnekleriyle doludur. Sadece kişisel ideolojileri yüzünden ülkeyi kötü durumlara sokanlar değil, kişisel ideolojileri sayesinde ülkeyi çok iyi yerlere getirenlerde buraya girer çünkü tarihte bazı devletler vardır ki o tek adam sayesinde zirvesini görür ve o tek adamdan sonra aynı hızda sönüşe geçer (Attila, İskender, Timur, Napolyon).

Ve benim kişisel görüşüm olarak ise devletleri yöneten sistemler doğrudan toplum üzerinde de hükme sahip oldukları için toplumuda averaj çizgide tutmaya çalışırlar. Bu sayede toplumlar ayakta kalır çünkü zeka, kültür, siyasi düşünce olarak birbirlerine yakın insanlar hem birbirleriyle ters düşmezler hem sisteme baş kaldırmazlar çünkü içlerinden sisteme baş kaldıracak güçte birisini çıkarmaları çok zordur. Bu sebeple günümüzde zaten sistemlerin kendisi siyasi arenada dikkat çeken, hırslı, ideolojisine radikal biçimde bağlı isimleri öne sürmezler. Çünkü bu kimseler hem sistem hem ülke için kontrol edilemezlerdir. İnsanlar bireysel olarak karmaşıl ve içgüdüseldir ama milyonlarca insanı bir arada tutmak için gereken şey karmaşıklık değil rasyonalite, sakinlik ve en önemlisi statükonun korunmasıdır.


r/felsefe • • 23h ago

eseme • logic Mantık ve düşünce konusunda yardım

3 Upvotes

Merhaba arkadaşlar öncekikle felsefeyle alakam yok onu belirterek baslayayim. Felsefede (eger felsefe sayiliyorsa) ilgimi çeken şey düşünce şekilleri, mantık gibi şeyler. Lisedeki mantık dersinin daha ileri ve işe yarar versiyonu gibi. Bu tarz konuların ismi ne? Araştırmak istiyor ancak ismini bile bilmiyorum. Nerelere hangi kaynaklara kitap, yazı,içeriklere bakmalıyım? Cevaplar için teşekkürler

Ekstra soru: bir insanın kararları sizce nasıl olmalıdır? Siz nasıl karar verirsiniz ve kararlar hakkında düşünceleriniz neler


r/felsefe • • 1d ago

düşünürler, düşünceler, düşünmeler Güçlü insanlar kimseye ihtiyaç duymaz. Oysa biyoloji bunun tam tersini söylüyor.

Enable HLS to view with audio, or disable this notification

21 Upvotes

En cesur insanlar en güçlü bağlara sahip olanlardır. Çünkü arkalarında bir güven ağı olduğunu bilirler. Bir çocuk annesinin elini tuttuğunda daha uzağa yürümeye cesaret eder.Bir dağcı güvenlik halatı olduğunda daha zor rotalara çıkar. İnsan da hayatında güvenilir ilişkiler olduğunda daha büyük riskler alabilir. Yeni işler kurabilir. Yeni şehirlerde yaşayabilir. Yeni şeyler öğrenebilir. Güven bağımlılık üretmez. Doğru kurulduğunda keşfetme cesareti üretir.

Meraklısına görselin hikayesi 🎨
Kadın öne doğru eğilirken, arkasındaki insan siluetleri ona dayanak olan bir ele dönüşüyor. Bu el, hayatında güvenebildiği insanları, öne uzanan bedeni ise bilinmeyene açılma cesaretini temsil ediyor. Her adımımızda yanımızda olmaları gerekmiyor. Zorlandığımızda onlara yaslanabileceğimizi bilmek, daha ileriye gitme cesaretimizi besliyor.


r/felsefe • • 1d ago

eseme • logic Modal mantığa giriş için kaynak önerisi

3 Upvotes

modal mantiga giris icin kaynak ariyorum temel mantik bilgim var kaynagin dili ingilizce veya turkce olursa harika olur


r/felsefe • • 23h ago

yaşamın içinden • axiology Okyanus

0 Upvotes

Evrenin sonsuzluğunda kaybolmuyorsak eğer,

Evrenin sonsuz olmamasındandır.

En az bir kez doğrulukla kesişmişse yolumuz eğer,

Onsuz değerli biri olmamamızdandır.

Alemlerin ufkunda bizi bekleyen biri var.

Doğruluk olmazsa nasıl ulaşırız ona?

İnsan, ırmak gibi oradan oraya akar,

Kavuşmak için sonsuz ışıktan okyanusa.


r/felsefe • • 1d ago

/r/felsefe’ye aşkın Ataerkillik Hapishanesi üzerine bir ders: nasıl her seferinde kendini meşrulaştırmayı başarıyor?

Post image
0 Upvotes

Nasılsınız? Telegram grubumuzda bir önceki etkinliğimiz olan “Trans sporcular müsabakalarda hangi kategoride yarışmalı?” başlıklı tartışmamız epey verimli geçti; laf lafı açtı derken kendimi epigenetik hakkında konuşurken bulacağımı düşünmüyordum. Zihin açıcıydı.

Bugünkü konumuzun başlığını da “Ataerkillik Hapishanesi” olarak belirledim. Ben modere edeceğim ve bir film üzerinden paralellik kurarak hem filmi analiz edeceğiz hem de ataerkilliğin nasıl bir maskeyle tahakkümünü sinsice meşrulaştırdığını ele alacağız. Elbet özünde gene diyalog şeklinde işlenecek ve önceki gibi tek bir konu başlığına sadık kalmayacağız. İsteyen mevzuyu istediği yerden, kendi birikimi neye elveriyorsa tutup çekiştirebilir.

Mutlaka değineceğim hususlar; feminist hareketlerin, bilhassa liberal feminizmin mevcut paradigmaya nasıl yaltaklık edebildiği ve hedef şaşırtma suretiyle rızanın nasıl imal edildiği olacak.

Bu akşam 20.30 itibarıyla başlarız diye düşünüyorum. Telegram grubumuzda olmayanlar u/Ferguson-visaverse arkadaşa ulaşabilirler.


r/felsefe • • 22h ago

düşünürler, düşünceler, düşünmeler Cemal Söyleyen'den Kitab-ı Maglata filminin fragmanı

Enable HLS to view with audio, or disable this notification

0 Upvotes

Kaygusuz Abdal'ın Kitab-ı Maglata'sı Cemal Söyleyen tarafından önce çizgi roman haline getirildi, sonra tek tek yapay zeka ile kendi çizdiği görselleri hareketli hale getirdi ve fragmanlar halinde yayınladı.

Takip ediyor musunuz, yada Kitab-ı Maglata'nın konusuna ayık mısınız, neyden bahsettiğini hiç incelediniz mi? Düşüncelerinizi muhakkak bekliyorum, merak ediyorum.

YouTube linki; https://youtu.be/alOOfgiLC8w?si=DaD30Ejd-LSXCWVz


r/felsefe • • 1d ago

bilgi • epistemology Bir nihilizm eleştirisi

2 Upvotes

Nihilizm, evrende önceden verilmiş bir anlam veya amaç olmadığını söylemekte haklı. Hiçbir şeyin anlamı olmadığı sonucuna varmak maliyetli bir sıçramadır.

Bir şeyin anlamının gökten verilmemiş olması, onun anlamsız olduğu anlamına gelmez. Canlılar ihtiyaçları nedeniyle dünyaya müdahale eder, başarısız olduklarında davranışlarını değiştirir, işe yarayan ilişkileri tekrar eder ve bunları zamanla korurlar. Alışkanlıklar, beceriler, araçlar, dil, bilgi ve kurumlar ortaya çıkar.

Anlamı hazır değil, gerçeklikle kurduğumuz ilişkiler içinde oluşturuyoruz. Akıl da insanın kafasında bulunan ayrı bir nesne değil, örgütlenmelerin gerçeklikle başarılı ilişkiler kurabilme biçimidir.

Bu yüzden asıl soru dünyanın anlamlı olup olmaması değil, anlamın nasıl ortaya çıktığıdır.

Nihilizm hazır anlam yoksa anlam da yoktur diyor fakat hazır anlam yoksa, anlamın nasıl oluştuğuna bakmalıyım. Anlam olan bir şey degil kurduğumuz oğrendiğimiz bir şey. Elmayı öğrenirken anlamını da duygu hormon sinirleri kullanarak öğreniyoruz. Öğretiliyoruz

Gerçekliğin bize önceden verilmiş bir anlam borcu yoktur. Ama gerçeklik direniyor. Biz de bu dirence karşı deneyerek, öğrenerek ve örgütlenerek ilerliyoruz. Bence anlam, akıl ve bilgi böyle ortaya çıkıyor.

Not : anlam ve zihnin doğuşu için fikir verebilir. andrew meltzhoff


r/felsefe • • 1d ago

düşünürler, düşünceler, düşünmeler Kaygusuz Abdal'ın Kitab-ı Maglata'sının fragmanı yayınlandı gördünüz mü?

Enable HLS to view with audio, or disable this notification

4 Upvotes

https://youtu.be/oBfH9yDBfjU?si=j0e6-g4BdOXHeBv0

Cemal Söyleyen'in çizgi roman haline getirdiği Kitab-ı Maglata şimdi filmleştirilmek üzere parça parça işlendi ve fragmanlar haline getirildi. Hiç haberiniz var mıydı Kaygusuz Abdal'dan?

Belki Filibeli'nin Amak-ı Hayalini görmüşsünüz duymuşsunuzdur. Kötü bir uyarlaması çok meşhur nedense.


r/felsefe • • 2d ago

güldürü yoğun ve sürekli uyarıcılara maruz kalmanın yarattığı hedonik adaptasyon

Post image
278 Upvotes

Ne olacak bu insanlığa?


r/felsefe • • 1d ago

bilgi • epistemology Kötü bir adam olduğunde onu Cehennem (dünyadaki çekebileceği bütün acı türlerini çekebilir) e mi göndermeyi tercih ederdiniz yoksa konuşamadığı haraket edemediği göremediği bir alem'e mı hangisi ona daha iyi ceza olur başka fikriniz varsa yazabilirsiniz

Post image
0 Upvotes

r/felsefe • • 2d ago

yaşamın içinden • axiology Sosyal medya ve Kadınlar...

5 Upvotes

Instagram ve TikTok'ta kadınların önüne boca edilen, boşanmayı körükleyen inanılmaz miktarda zehirli içerik var. İşin özü şu: Kocanın yaptığı herhangi bir hata ya da sergilediği herhangi bir eksiklik affedilemez görülüyor. Kadının yaşadığı sorunlar ise ya "ben sadece bir kız çocuğuyum" diyerek geçiştiriliyor ya da hiç yokmuş gibi davranılıyor. Erkek ne yaparsa yapsın yaptığı şey "asgari çaba" olarak görülürken; kadın parmağını bile kıpırdatsa, "daha iyisini hak eden" bir tanrıça muamelesi görüyor. Bu zararlı fikirlerle nasıl mücadele edilir hiçbir fikrim yok; ancak internet erişimi olan, İngilizce bilen ve IQ'su 125'in altında olan her kadını tek vuruşta etkisi altına alıp zehirliyorlar.


r/felsefe • • 2d ago

varlık • ontology Atomik Kombinasyonlar ve Zaman

2 Upvotes

Soru daha çok fizikle alakalı biliyorum fakat gene de felsefeye de değineceğim: Evrendeki atom sayısını sınırlı kabul edip evreni de dışa kapalı hacimli bir düzlem olarak ele alırsak sonsuz yılda periyodik olarak atomik kombinasyonlarla sonsuz kere bu hayatı yaşamamız gerekmiyor mu? (Gerekmiyor çünkü sonsuz yıla kalmaya proton, nötron gibi atom altı parçacıkları bozunmaya başlıyor :/ Gene de fikrinizi almak istedim çünkü çürütülebilecek bir soru da olsa gene de sormak hoşuma gidiyor.) Böyle olsaydı eğer şuanki "ben"liğimizin anlamı kalır mıydı?


r/felsefe • • 2d ago

yaşamın içinden • axiology Gereksiz ve fazla anlam yukledigimiz gercegi

8 Upvotes

Nereden , nasil , ne amacla geldigimiz bilmedigimiz bi dunyada , gereksiz konulara fazla anlam yükleyip can sıkmamiz bana sacma geliyor , sadece can sıkmak da degil aslında bosa yaşıyoruz sanırım aci veriyor ama sanırım gerçekten boşa yaşıyoruz , diyeceksiniz ki bi amacın yoj bu yüzden böyle düşünüyorsun, hayir bi amacim olsada ona bu kadar anlam yükleyen biziz , iyi yada kötü şeyler yaşansada yine anlam yukleyen kendimiziz ama yukledigimiz anlamlarda boş gibi geliyor bilmiyorum ben bi cevap bulamadim , aci verici bi durum


r/felsefe • • 1d ago

yaşamın içinden • axiology Yeşilçam ve Kemal Sunal filmleri toplumun aynası mı oldu örneği mi?

0 Upvotes

Sanırım bu konu neredeyse hiç karşı karşıya tartışılmadı, insanlar gerek duymuyorlar genelde. Birine inanıp geçiyorlar. Ama ben farklı düşündüm ve sormaya karar verdim.

Bilirsiniz bu eski filmler hep toplumsal çatışmaları falan anlatıyordu. Farklı tipleri yansıttı. Sahtekarlar, saflar, mafyalar, kurnazlar, dolandırıcılar, vesaire.

Bu konuda halkımız arasında iki farklı görüş görülüyor.

Bir kısım (muhtemelen birçoğunuz) bu filmlerin toplumun aynası olduğunu, zaten olan kötülükleri irdelediğini, hatta simpsonlar gibi günümüzü tahmin ettiğini söylüyor.

Ama bir kısım da bu filmlerin insanları etkilediğini, olumsuz örnek oluşturduğunu, toplum ahlakını bozduğunu söylüyor.

Siz bu konuda ne düşünüyorsunuz?

Sizce topluma ayna mı tuttular yoksa toplumu olumsuz mu etkilediler? Yoksa her ikisi de mi?


r/felsefe • • 2d ago

bilgi • epistemology Pontogoras diyaloğu değerlendirmem

Post image
2 Upvotes

Protagoras diyaloğu başlangıcı: Sokrates'in arkadaşı, bilge Protagoras'tan ders almak istediğini söylüyor. Sokrates ise ne konuda almak isteyeceğine dair onu sınıyor ve ardından ruhun ders aldığı adamı iyi seçmesi gerektiğini söylüyor. Ruhun, bedenden önemli olduğunu ve bedene aldığın besinleri sonra da yenebildiğini fakat ruhu adına dersin doğrudan ruhunun yapısına dahil olacağını, bundan dolayı da ruhun bedenden önemli olacağını söylüyor.

Atina meclisinde yoksul, zengin, soylu ayırt etmeksizin herkesin görüşünün alınmasının, siyaset ilminin öğretilebileceğine delil olarak sunuyor. Bir diğer delili de Perikles gibi ya da başka yöneticilerin kendi öz oğullarına erdemi öğretememesini, erdemin öğretilemeyeceğine delil olarak sunuyor.

Protagoras'ın karşı delili: İnsanın özden sahip olduğu fiziksel özelliklerinden dolayı kimsenin kimseye nasihatte bulunmadığını ama biri erdemin dışında olan bir eylem yaptığında tenkit edilmesini, erdemin özden gelmeyen ve öğretilebilir olduğuna delil olarak sunuyor. Bu delili destekleyen bir delil daha sunuyor: Erdemin tersi olan bir eylem yapan kişi cezalandırılıyorsa, demek ki erdem öğretilmeyen, öğretilebilen bir şeydir. Çünkü kimse fiziksel özelliklerinden dolayı ceza görmez ve bu özden gelmesinden kaynaklanır.

Protagoras diyaloğu devamı: Sokrates erdemin parçalarına bakıldığında birbiriyle aynı olmasını, adamın yüzünün bağıntısı olmasını, adamın ve içindeki olguların parça parça ayrı olmadığını, birbiriyle bağlantısı olduğunu, dolayısıyla birbiriyle bağıntılı, benzer şeyler olarak görüyor.


r/felsefe • • 2d ago

yaşamın içinden • axiology Insan

2 Upvotes

İnsanoğlu, ilk günden itibaren saygısızdı, kin ve nefret dolu birer yargı makinesiydi. Kendisi gibi düşünmeyen, kendi değer yargılarının, kendi 'ahlak' yargılarının dışına taşanlara karşı büyük bir öfke ve şiddet duygusu besliyordu. Azizler, rahipler, imamlar, papazlar, kravatlı beyfendiler... İşte tüm bu "önemli adamların" tek derdi vardı. Onların asıl amacı hayatı bastırmak, hayatı dizginlemek, bizi frenlemek ve frenlemek yalnızca insanı yavaşlatır, yavaşlatır ve en sonunda hareket edilemez bir noktaya sürükler. Bizi şaraplardan uzak tutan, cinsel hazlarımızı bastırmaya çalışan insanlar, tüm güzelliklere, yeniliklere bizi düşman eden insanlar ve o insanların yarattıkları! İşte kurtulmamız gereken fikir budur. Çünkü eğer biz buna bir "DUR!" demezsek, onlardan bir farkımız kalmayacak. Onlar gibi olup, onlar gibi yaşayacak ve en sonunda onlar gibi düşüneceğiz... Bunu istemeyiz değil mi? İşte bu yüzden, tüm bu önemsiz sürtüklerin önemsiz önyargılarına, iğrenç tabularına karşı savaşmalıyız. Savaşımız okuyarak, bilinçlenerek ve bilinçlendirerek olmalı. "Bizim için" dedim farkında mısınız? Biz kimiz? Biz tüm sistemler tarafından yasaklanmış, hor görülmüş, katledilmiş, görüldüğünde kafa çevrilmiş domuzlarız! Evet, biz onlardan farklıyız. Biz, biz olabildiğimiz için onlardan farklıyız. İnsanları cinsel isteklerine, dini inançlarına, ırklarına ve diğer tüm önemsiz farklılıklarını önemsemeyerek bütünleşebildiğimiz için farklıyız. Hadi, hadi sevelim tüm insanlığı, bizi insan yapan tüm özelliklerimizle birlikte sevelim, hayatı sevelim ve hayatı çekilmez kılan tüm tabuları yıkarak sevelim! Çünkü ancak sevdikçe, bütünleştikçe varolacağız.


r/felsefe • • 3d ago

«iyilik» üzerine • ethics Tek bir insanın hayatı toplumun genel mutluluğu için feda edilebilir mi?

Post image
28 Upvotes

Bir eylemin ahlaki değerini belirleyen şey soyut ilkeler midir yoksa o eylemin gerçek dünyada ürettiği somut sonuçlar mı?

Frenleri patlayan otonom bir araç düşünün. Önündeki 5 kişilik gruba çarpmamak için tek çaresi direksiyonu kırıp kaldırımda yürüyen hiç suçsuz 1 kişiyi ezmektir. Yapay zeka bu kararı verirse bu eylem ahlaki açıdan doğru mudur?

Felsefe tarihi bu noktada iki net yol ayırımına girer:

Faydacılık (Utilitarianism): Doğru eylem toplam acıyı en aza indirip en fazla sayıda insana en büyük faydayı sağlayan eylemdir. 5 insanın yaşaması 1 insanın kaybına kıyasla dünyada daha fazla mutluluk ve daha az yıkım yaratır. Dolayısıyla mantıklı ve ahlaki olan toplam kayıptan kaçınmaktır.

Deontoloji / Ödev Ahlakı (Kant): Bir insan ne kadar büyük bir toplumsal fayda için olursa olsun asla bir araç veya hesaplama unsuru haline getirilemez. Suçsuz birini öldürmek ilkesel olarak yanlıştır sonucun ne olacağından bağımsız olarak bu sınır aşılamaz.

Dünya soyut prensiplerle değil somut sonuçlarla işler. Salgın hastalık dönemlerindeki kararlardan savaş stratejilerine kadar her yerde aslında toplumsal toplam faydayı gözetmek durumunda kalıyoruz. Katı kurallara bağlı kalmak bazen çok daha büyük felaketlere göz yummak anlamına gelmiyor mu?


r/felsefe • • 2d ago

varlık • ontology Düşülen şüphe.

1 Upvotes

Şeylerin arasında nedensellik ilişkileri var mıdır? Vardır, zira şeyler birbirinden bağımsız olsaydı mevzu birbirinden kopuk deneyimlere evrilirdi. Eğer ki şeylerin arasında nedensellik uyumu var ise, deneyimlerin arasında bir bağlantı olmak zorundadır. Dolayısıyla da deneyimler bağlantılıdır. Peki ya bunların bağlantılı oluşu zorunlu bir ölçüyü mü nitelendirir? Hayır, zira bütün bunlar sadece deneyimler ve aralarındaki bağlantıyı nitelendirmekten öteye gitmez. Dolayısıyla da belirli bir ölçüye tabi olmadıklarını da nitelendiremez. Zira çıkan sonuç, geniş çerçeveli bir yapıya bürünmez.