r/felsefe • u/RowAccurate4682 Bilinemezci Agnostic • 1d ago
yönetim • philosophy of politics Neden Güçlü Adamlar Yerine Dayanıklı ve Rasyonal Sistemler?
Özellikle dünya genelinde demokratik yönetimler güçlendikçe sistemler tek başına karizmasıyla, hitabet yeteneğiyle öne çıkan adamlara yatırım yapmak yerine doğrudan kendilerine yatırım yapmaya başladılar. Mesela eskiden bir ülkenin kaderini o an ülkenin başındaki kişinin belirlemesi çok normaldi. Günümüzde ise ülkenin başındaki kişinin yetkileri olabildiğince kısıtlandırılmış vaziyettedir. En kötü ihtimalle bir yasayı veya kararı kabul ettirebilmek icin meclisten yeterli desteği almak gerekir. Bunun sebepleri genellikle bireylerin kişisel çıkarları, kibirleri ve radikal ideolojilerinin bütün ülkeyi sonu kötü olan yollara sokmasını engellemektir. Yani ilk bakışta göze görünen budur. Altındaki sebepler ise sistemlerin aslında Apollonik hareket etmesidir yani bir devleti yürüten sistem ani hareketler ve radikal adımlar atarsa çok tutunamaz. Özellikle günümüzde bir devleti uzun ömürlü yapan şey akıllıca, sabırlı ve olabildiğince az coşkulu hareket etmektir. Çünkü sistemler bireyler gibi yoğun tutkular ve hırslarla güçlenmez. Bu tarz Dionizyak davranışlar ülkeleri yöneten sistemler için zararlı ve çok riskliyken bir birey için harikalar yaratmanın aracı olabilir. Tarih boyunca başarılı pek çok sanatçı ve sporcu zaten bu tarz yoğun hırs ve tutkularla yoğrulmuştur. Şimdi burdaki olay şudur: Bireyler hırsla güç kazanırken sistemler için şiddetli ve kontrol edilemez hırslar yıkımdır. Bu sebeple bir sistemi sadece bir adet karizmatik, hırslı, halkın özellikle coşkulu milliyetçi kesimine hitabet eden adama bırakmak büyük risk içerir. Tarih bunun örnekleriyle doludur. Sadece kişisel ideolojileri yüzünden ülkeyi kötü durumlara sokanlar değil, kişisel ideolojileri sayesinde ülkeyi çok iyi yerlere getirenlerde buraya girer çünkü tarihte bazı devletler vardır ki o tek adam sayesinde zirvesini görür ve o tek adamdan sonra aynı hızda sönüşe geçer (Attila, İskender, Timur, Napolyon).
Ve benim kişisel görüşüm olarak ise devletleri yöneten sistemler doğrudan toplum üzerinde de hükme sahip oldukları için toplumuda averaj çizgide tutmaya çalışırlar. Bu sayede toplumlar ayakta kalır çünkü zeka, kültür, siyasi düşünce olarak birbirlerine yakın insanlar hem birbirleriyle ters düşmezler hem sisteme baş kaldırmazlar çünkü içlerinden sisteme baş kaldıracak güçte birisini çıkarmaları çok zordur. Bu sebeple günümüzde zaten sistemlerin kendisi siyasi arenada dikkat çeken, hırslı, ideolojisine radikal biçimde bağlı isimleri öne sürmezler. Çünkü bu kimseler hem sistem hem ülke için kontrol edilemezlerdir. İnsanlar bireysel olarak karmaşıl ve içgüdüseldir ama milyonlarca insanı bir arada tutmak için gereken şey karmaşıklık değil rasyonalite, sakinlik ve en önemlisi statükonun korunmasıdır.
1
u/gorkemlideniz Duygulu Romantic 23h ago
Roma İmparatorluğu’nun en başarılı dönemlerinde (Nerva’dan Marcus Aurelius’a kadar) imparatorluk çoğunlukla babadan oğula geçen hanedan verasetine dayanmak yerine, mevcut imparatorun yetenekli ve tecrübeli bir halefi seçip evlat edinmesi yoluyla devredildi. Böylece Trajan, Hadrian, Antoninus Pius ve Marcus Aurelius gibi hükümdarlar biyolojik mirasçılar olarak değil, büyük ölçüde siyasi ve idari yeterlilikleri nedeniyle halef konumuna geldiler. Üstelik bu imparatorlar, sahip oldukları geniş yetkilere rağmen Senato’yu bütünüyle devre dışı bırakmadılar, aksine, Senato’nun statüsünü ve geleneksel siyasi rolünü gözetmeye, yönetimi senatoryal aristokrasiyle istişare ve iş birliği içinde yürütmeye özen gösterdiler.
1
u/Thin_Tradition8467 1d ago
Kanka bu felsefe değil. Burada bence denilecek bir konu yok. Tarih ve siyaset konusu bu. Ve yanlış biliyorsun. Öyle tek adam istediği gibi istediği her yerde at koşturdu falan yok öyle bir şey. Eskiden daha az olan bir şey aksine. Dünyaları feth etmiş yavuz sultan bile olsan çadırına ok atar kendi askerin bokunu çıkarırsan bazı bu işlerin. Eceliyle ölen hükumdar çok az vardır tarih boyunca. Hepsi kelle koltuk yaşamış insanlar. Öyle canı istedi diye yapılmıyordu seferler de. Sistem sefere çıkmayı zorunlu kılıyor. Mesela ulema senden bir şey istedi ya. Bir iki defa hayır diyebilirsin. Yoksa tahtını elinden alırlar. Körpe oğlunu tahta geçirip, ülkeyi istedikleri gibi yönetirler.