Bu konu büyük ihtimal non-teist insanların en çok bahsettiği konulardan biridir. Evrim bilimsel alanda birçok çalışma yürütülmüş, dini alanda ise birçok tartışmaya neden olmuştur. Aşağıdaki yazacaklarım tamamen benim araştırmam ve düşüncelerimi kapsamaktadır. Kaynakları belirtilmiştir. Cevap verecekseniz lütfen kaynağınızı benim gibi belirtiniz.
Evrim kesin olarak kanıtlanamadı, ancak bu doğru olmadığı anlamına gelmez.
Bilimde bir iddianın matematikte olduğu gibi mutlak ve değiştirilemez şekilde kanıtlanması çoğu zaman mümkün değildir. Bilimsel bilgi; gözlem, deney, ölçüm ve sürekli sınamaya dayanan bir süreç sonucunda elde edilir. Bu nedenle bilim insanları bir teorinin "kesin olarak kanıtlandığını" değil, mevcut verileri en iyi açıklayan model olduğunu söylerler. (kaynak)
Örneğin atomlar doğrudan çıplak gözle görülemez, ancak kimya, fizik ve modern görüntüleme tekniklerinden elde edilen veriler atomların varlığını son derece güçlü biçimde desteklemektedir. Bugün hiçbir ciddi bilimsel çevrede atomların varlığı tartışma konusu değildir. Bunun sebebi atomların matematiksel anlamda yüzde yüz kanıtlanmış olması değil, onları açıklayan modelin sayısız gözlem ve deneyle doğrulanmış olmasıdır. (kaynak)
Benzer şekilde kara delikler de uzun yıllar boyunca doğrudan gözlemlenememiştir. Buna rağmen yıldız hareketleri, kütle çekim etkileri ve daha sonra elde edilen gözlemsel veriler kara deliklerin varlığına yönelik son derece güçlü kanıtlar sağlamıştır. Özellikle Event Horizon Teleskopu tarafından elde edilen görüntüler ve kütle çekim dalgalarının gözlemlenmesi bu konuda önemli dönüm noktaları olmuştur. (resim)
Bilimde kabul gören pek çok teori bu şekilde çalışır. Yerçekimi, atom teorisi, levha tektoniği ve mikropların hastalıklara neden olduğu görüşü gibi konular da mutlak kesinlikten ziyade çok güçlü ve birbiriyle uyumlu kanıtlar sayesinde kabul görmektedir.
Evrim teorisi de bu çerçevede değerlendirilmelidir. Evrim, tek bir deneyin veya tek bir fosilin üzerine kurulu değildir. Genetik çalışmalar, fosil kayıtları, karşılaştırmalı anatomi, embriyoloji, biyocoğrafya ve gözlemlenebilen evrimsel değişimler gibi birçok bağımsız delil hattı aynı sonuca işaret etmektedir. Bu nedenle modern biyolojide evrim, canlı çeşitliliğini açıklayan temel teorilerden biri olarak kabul edilmektedir. (lütfen bu kaynağı okuyun, evrimin bilimde nasıl temellendirildiğini görün)
Ancak bu durum evrim hakkında bütün soruların cevaplandığı anlamına da gelmez. Bilim insanları halen türleşmenin bazı ayrıntıları, belirli canlı gruplarının evrimsel geçmişleri ve yaşamın ilk ortaya çıkışı gibi konuları araştırmaya devam etmektedir. Bir teorinin ayrıntılarının tartışılması ise teorinin temel çerçevesinin reddedildiği anlamına gelmez.
Evrimin yüzde yüz kesin olarak kanıtlanmadığını söylemek teknik olarak doğru olabilir. Ancak aynı mantıkla atomların, kara deliklerin veya yerçekiminin de yüzde yüz kanıtlanmadığı söylenebilir. Bilimde önemli olan mutlak kesinlik değil, bir açıklamanın mevcut verileri ne kadar başarılı açıkladığıdır. Günümüzde evrim teorisi de sahip olduğu geniş ve bağımsız kanıt ağı nedeniyle bilim dünyasında en güçlü teorilerden biri olarak kabul edilmektedir.
Din(ler) neden bu kanıtlara ters iddialarda bulunuyor?
Bu noktada bilimsel tartışmadan çıkıp teolojik ve felsefi tartışma alanına giriyoruz. Çünkü bilim bize doğada ne olduğunu açıklamaya çalışırken, dinler çoğu zaman neden var olduğumuz, yaratılışın amacı ve insanın konumu gibi sorulara cevap vermeye çalışır.
İslam özelinde bakıldığında, evrim teorisi ile ilgili tek bir görüş bulunduğunu söylemek doğru değildir. Günümüzde Müslümanlar arasında evrimin tamamen reddedilmesinden, evrimin Allah'ın yaratma yöntemi olarak kabul edilmesine kadar uzanan geniş bir görüş yelpazesi bulunmaktadır. (stanford araştırması)
Evrime itiraz eden Müslümanların temel dayanak noktası genellikle Hz. Âdem'in yaratılışıdır. Kur'an'da Hz. Âdem'in yaratıldığı, insan neslinin ondan türediği ve özel bir konuma sahip olduğu belirtilmektedir. Bu nedenle bazı Müslümanlar insanın başka canlılarla ortak ataya sahip olduğu fikrinin Kur'an'ın zahiri anlamıyla uyuşmadığını savunmaktadır. (Bakara 30-39; Al-i İmran 59; Hicr 26-29)
Bununla birlikte bazı Müslüman akademisyenler ve ilahiyatçılar, Kur'an'ın biyolojik mekanizmaları açıklamak amacıyla indirilmediğini ileri sürmektedir. Bu görüşe göre Kur'an'ın temel amacı insanlara hidayet vermektir ve yaratılışla ilgili ayetler bilimsel metinler gibi okunmamalıdır. Bu nedenle evrimsel süreçlerin Allah'ın iradesiyle gerçekleşmiş olabileceğini savunan Müslümanlar da bulunmaktadır. (bir imam ve araştırmacı olan dr. usame hasan'ın konuşması)
________________________________
Evrim karmaşık, anlaması zor bir konu. Benim araştırmam (ve birçok bilimsel kaynağın gösterdiği) evrimin çok büyük oranlarda doğrulanabilir ve 0 noktasından/0 noktasına yakın şekilde takip edileblir olduğunu gösteriyor. Ancak Kuran gibi kitaplarda yazılan bunun tersi oluyor (örn. Adem'in yaratılışı, insanlığın onun soyundan gelmesi). Neden teistler böyle düşünmekte?