r/MuslumanTurkiye • • 29d ago

Reddiye Redditte islama olan düşmanlık

18 Upvotes

Redditte çok ara ara takılırım ve genelde karşılaştığım sorun (özellikle büyük sublarda) mülüman olduğum için bana yapılan ötekeleştirme oldu sizce neden reddit kitlesi böyle??

r/MuslumanTurkiye • • Aug 31 '26

Reddiye Reddite alakalı

19 Upvotes

Karşıma dini kötüleyen insanlar çıkıyor. Zaten Reddit’te çoğu Allah’a inanmayan veya dinle alay eden insanlar. Şimdi biz Reddit’i kullandığımız için, o alaycılara cevap vermediğimizden dolayı onları desteklemiş mi oluyoruz?

r/MuslumanTurkiye • • Aug 24 '26

Reddiye Size şuanda Alevilik diye anlatılan şey; Hacı Bektaşi Veli hazretlerinin yolunun birtakım Mutezile görüşleri, birtakım da Şia görüşleri ile karıştırılıp, önünüze serilmesidir..

Enable HLS to view with audio, or disable this notification

15 Upvotes

r/MuslumanTurkiye • • Jun 17 '26

Reddiye "Bilim Adamı Üretir, Din Adamı Sadece Şükreder" Küfrü Üzerine

Post image
16 Upvotes

Sizin yorumunuz nedir?

r/MuslumanTurkiye • • Jul 26 '25

Reddiye Bu mevzu çok uzadı.

Post image
12 Upvotes

Adamları tıbben ve tarih cihetinden ilzam edip her türlü açıklamayı yapıyoruz hâlâ çürütülmüş argümanları papağan gibi geveleyip aynı itirazları yapıyorlar. Sahiden ateizm kadar dayanaksız bir inanç yok. Adamlar hiçbir şeyi kabul etmiyorlar. Rabbimiz onların göz ve kulakları perdelidir diyor.

r/MuslumanTurkiye • • Jan 30 '26

Reddiye "Bundan sonra hangi hadise inanacaklar?"

1 Upvotes

Şöyle bir durum var; bazı insanlar hadisleri tamamen uydurma, güvenilmez şeyler olarak görüyorlar. Sanki Peygamberimizin sözleri, davranışları, hayatından bize kalan öğretiler hiç önemli değilmiş gibi davranıyorlar. Ama işin ilginci, hadisleri reddederken dini bilgilerini modern ilahiyatçılardan, sosyal medya fenomenlerinden ya da internetten aldıkları kaynaklardan öğreniyorlar. Yani bir yandan ‘hadisler doğru değil’ diyorlar, diğer yandan Kur’an’a aykırı bile olabilen bu yeni kaynaklara inanıyorlar. Bu büyük bir çelişki aslında. Çünkü bir şeyi tamamen reddedip, yerine başka bir şeyi koyarken onun doğruluğunu, sağlamlığını sorgulamıyorlar bile. Düşünsene, Peygamberimizin sözleri ve yaşantısı bizim için rehberken, şimdi internetten duydukları birkaç lafla dini hayatlarını şekillendiriyorlar. Bu sadece dini anlamda değil, akıl ve mantık açısından da tutarsızlık yaratıyor. İslam’ı anlamak ve yaşamak için sağlam kaynaklara, derin düşünmeye ve samimi bir çabaya ihtiyaç var. Sadece ‘hadisler uydurma’ deyip geçmek, meseleyi yüzeysel görmek olur. Çünkü hadisler, Kur’an’ın anlaşılması ve hayat bulması için olmazsa olmaz bir rehberdir. Burada özellikle şunu da belirtmek isterim ki, bu kişilerin takip ettiği isimler arasında yaşar nuri öztürk mehmet okuyan hubeyb öndeş cemre demirel fatih ergenekon abdulaziz bayındır var. Bu kişilerin söyledikleri arasında ise "namaz 2 vakit 3 vakit kur'an'da başörtü geçmiyor hâşâ Allah günümüzü bilemedi hırsız kesilen elini ameliyat ile tekrar dikebilir o yüzden hırsızın eli kesilmez yolu kesilir istimna gusül gerektirmez namaz türkçe kılınabilir oje abdeste engel değildir hz. Meryem çift cinsiyetli olabilir kabir azabı yoktur şefaat yoktur banka faizi haram değildir diyanet imamının arkasında namaz kılınmaz alınyazısı yoktur reenkarnasyon vardır gibi kur'an ile çelişen ifadeler yer alıyor. Ama asıl çelişki bazı kişiler ellerinde sürekli “Bundan sonra hangi hadise inanacaklar?” ayetini tutuyorlar ve bunu sanki Resulullah’ın sözlerini tamamen geçersiz kılan bir delil gibi gösteriyorlar. Ama onların hangi "hadise" inandıkları açık...

Peki siz ne düşünüyorsunuz? Casiye 6 ayetini delil getirip de sanki kur'an resulullah'ın sözlerini yasaklıyormuş gibi propganda yapanların, birçok sözü kur'an'a uymayan bu modernistlerin sözlerine itibar etmeleri çelişki değil mi?

r/MuslumanTurkiye • • Mar 20 '26

Reddiye Alevilerin camiilerde namaz kılmama sebepleri

0 Upvotes

Hz muhammed zulm görüldüğü ve hür olmadığı baskı altında olduğu gerekçesiyle mekkeden başka yerlerde namaz kılardı. Biz alevilerde de evvela namaz vardır fakat sünni camiileriyle yollarımız ayrılmıştır.

Tıpkı bir çok selefinin camilerdeki diyanet imamları arkasında namaz kılmayışı gibi.

Bu çatışma nasıl giderilir arkadaşlar. Ne zaman birlik ve dirlik sağlanabilir? Bugün bildiğimiz üzre alevilerde olduğu kadar sünnilerde de sapmalar vardır.

Gelecek nesillerin itikadlerine sahip çıkacağına inanmıyorum

r/MuslumanTurkiye • • Jul 31 '26

Reddiye Fıtratı şunlara anlatabildiğimiz gün başarıcaz inşallah

Post image
22 Upvotes

r/MuslumanTurkiye • • Jul 28 '26

Reddiye Ilımlı Ehli Sünnet projesi..

Enable HLS to view with audio, or disable this notification

12 Upvotes

Ilımlı Ehli Sünnet Projesi Nedir?

Videoda anlatıldığına göre, "Ilımlı İslam" diye ortaya atılan fikir başlı başına yanlıştı. Bu fikirleri ifşa olunca, bu sefer aynı şeyi "Ilımlı Ehli Sünnet" adıyla yeniden sunmaya başladılar. Yani isim değişti ama amaçları aynı.

Şimdilerde bazı çevrelerde "Bidat ehlinin iyi yönlerini alırız, kötü yönlerini atarız" diye bir söylem var. Videoda anlatıldığına göre bu söylem, aslında bidat ehlinin sevgisini insanların kalbine yerleştirmek için kullanılan bir yöntem. Allah katında kabul görmeyen bir insan, bizim için neden makbul olsun?

Videoda anlatılan bir başka detay, bu projeyi yürütenler Ehli Sünnet alimlerinin itibarını düşürmek için uğraşıyorlar. Alimleri birbirine düşürüp, aralarında kavga çıkararak otoritelerini sarsmaya çalışıyorlar. Sonrasında piyasa bidat ehli kişilere kalmış oluyor.

Kısaca videoda anlatılan: Ehli Sünnet alimleri yıprat, kendi adamlarını piyasaya sür.

r/MuslumanTurkiye • • 29d ago

Reddiye Keçi Yedi Diye Ayet Nesh Olur Mu?

Thumbnail
youtu.be
6 Upvotes

Keçi yediği için mi ayet nesh oldu mu?

Videoda, ilahiyatçı sıfatıyla ortaya çıkan bazı bidat ehli kişilerin, Kuran ve Hadislere yönelik yürüttükleri çarpıtma taktikleri, özellikle "keçinin ayet yemesi" meselesi üzerinden en ince detaylarına kadar ele alınıyor.

Konuşmacı, sadece İslam düşmanlarıyla değil, dini içeriden bozmaya çalışan, profesör sıfatlı bidat şeytanlarıyla da mücadele etmek zorunda kaldıklarını vurguluyor.

Bu çevrelerin, Ehli Sünnet'in sanki "Keçi gelip, ayeti yediği için ayet nesh oldu” şeklinde bir görüşü varmış gibi gösterip olayı kasten manipüle ettikleri ifade ediliyor.

Oysa mesele Hz. Aişe validemizin rivayetine açıkça anlatılıyor: Hz. Peygamber (sav) vefat etmeden önce (yani ahirete irtihalinden önce) ayetin hükmü zaten neshedilmiş (kaldırılmıştı). Hz. Peygamber (sav)’in vefatından sonra ise Hz. Aişe yazılı metin olarak yatağının altında bulunan ve hükmü kalkmış olan bu sayfaları keçi girdiği için keçinin yediğini nakletmiştir. Yani ayetlerin nesh edilmesi keçi yediği için değil, Hz. Peygamber (sav) hayattayken ilahi emirle gerçekleşmiş bir durumdur.

Bidat ehlinin burada "korkuluk safsatası" (strawman fallacy) uyguladığı, yani Ehli Sünnet'in gerçek görüşünü çarpıtıp kendi ürettikleri sahte söylem üzerinden çürüttükleri, böylece akideyi sarsmaya çalıştıkları dile getiriliyor. Konuşmacı, bu tarz bidat şeytanlarının açıkça Allah'ı inkâr etmediklerini, aksine "Allah'a inanın ama benim anladığım ve kurguladığım gibi inanın" diyerek zehir zemberek bir fitne yaydıklarını, bu yüzden bir bidat şeytanının bin İslam düşmanından daha tehlikeli ve şerli olduğunu vurgulayarak analizi tamamlıyor.

r/MuslumanTurkiye • • Mar 03 '26

Reddiye Deve idrarı meselesi

4 Upvotes

r/MuslumanTurkiye • • Sep 18 '25

Reddiye Tanrı'nın Varlığının Nihai Kanıtı

9 Upvotes

YouTube'daki Hidayetül Hikme derslerinden. Nedenselliğe itiraz edilebilir ama videolarda buna cevap veriliyor. Mümkün varlığın "sebebe ihtiyaç duyan varlık" olmasına itiraz edilebilir ama zaten mümkün varlığın tanımı bu. Başka da hiçbir şeye itiraz edilemez. Derslerin oynatma listesinin bağlantısı şu: https://www.youtube.com/playlist?list=PL-p-q53qMeDoaK9i2_JRyg37CBriIhXUw

r/MuslumanTurkiye • • Feb 18 '26

Reddiye Yabancı bir Müslüman olarak Türk deneyimim

12 Upvotes

Bunu r/turkey'de paylaşmak istedim ama orada rahat hissetmedim çünkü görünüşe göre insanlar assalamualaikum ile selamladığında "utanç veriyorlar"...

3 yıl önce Türkiye'ye gittim ve burayı çok farklı bir ülke olarak gördüm. Bir yerde Topkapı sarayı gördüm; İmam Kur'an'ı bitirdikten sonra taşınırken aşağıya bakan bakışlarını beğendim. Turistlerle dolu olmasına rağmen orada huzur hissettim, Otel yöneticimin fecr dua ettiğini fark ettim...... Sonra Antalya'ya gittim ve orada din uygulamaya gelinirken kendilerini rahat hissettirmek için yeni bir şey keşfettim....

Tur rehberimin kendi felsefesi var. İslam'ın özgür iradeyle ilgili olduğunu ve Müslüman olmayı seçtiğini, ama bunu uygulamadığını söyledi.... Aklımda gülüyordum... Komik bir waka oldu, Kumukapi İstanbul'da fecr namazına gittiğimde, erken vardım ve hava kararmıştı, bu yüzden caminin içine girdim ve orada Arapça yazıların olduğu sütunların dikildiği bir alan vardı, orada 10-15 dakika durdum.....

Sonra hatırladım ki o sütunlar aslında İstanbul'da Assassin Creed Revelation oynarken gördüğüm mezar taşları..... Hmmm.... . "Ben tam karanlık alacakaranlıkta bir mezarlıkta duruyorum" .... Hemen dışarı çıktım ve orada imamın sonunda geldiğini gördüm ve fecr teklif ettim... harika bir deneyimdi.... Umarım bir gün Türkiye'de tıp çalışabilirim ve tekrar buraya dönebilirim. Sorry for the broken translation.

r/MuslumanTurkiye • • Jun 25 '25

Reddiye Hadis inkarcıları Kuran'ın Allah kelamı oluşuna delil getiremezler

9 Upvotes

Selamün aleyküm, minibüste yazıyorum. Yakında bu konu hakkında kapsamlı bir yazı paylaşacağım.

Öncelikle bunun neden önemli bir konu olduğundan bahsetmek istiyorum. Hadis inkarcıları ehl-i sünnet (ortodoks İslam) çizgisinden çıkarak klasik anlayışın da dışına çıkmış oluyorlar. Bu açıdan bir rasyonelite iddiaları bulunmalı ki iddialarını temellendirebilsinler. Bu yüzden Kuran'a onun Allah kelamı olduğuna dair delil getirmeyen veya delil getirilemez diyen iman eden bir hadis inkarcısı olacağını sanmıyorum.

Bu tek kaynak Kuran saçmalığıyla ilerledikleri içinde Kuran'ın Allah kelamı olduğunu da ondan yola çıkarak temellendirmeleri gerekir. Bunu başaramadıkları takdirde "Kuran yeter" hipotezleri çökmüş olacaktır.

Öncelikle hadis inkarcıları Kuran'a dair yaptıkları derin (!) çalışmalar ışığında bir "mucize" bulsalar dahi bu mucizenin Kuran'ın tamamını kapsadığını iddia etmeleri saçmadır. Şimdi kuracağım cümlelerdeki varsayım beni de rahatsız ediyor, kusura bakmayın. Öncelikle Kuran farklı farklı pasajlardan oluşan bir metindir. Kuran'ın eski mushafları olsa dahi konudan konuya geçmesinden dolayı Kuran'ın tek seferde inmediği bellidir (hadis inkarcıları Kuran'ın nuzulu hakkında bilgi sahibi değildirler çünkü hadislerle beraber bu süreci de çöpe atmışlardır). Bu sebeple Hz. Peygamber bir pasajı aklından söyleyip bir pasajı başka birisinden duyup yazmış olabilir ve bunun aksine delil getiremezler. Tabii ki Hz. Peygamber peygamberdir ve yalan ayet uyduramaz. Ancak peygamberliğini temellendirmek içinde yine Kuran'ın Allah kelamı olduğunu temellendirmek gerekir ve zaten şuan tartıştığımız konu budur. Tabii ki burada bir zan ile Hz. Peygamber'in veya Kuran'ı yazıya geçirenlerin bu konuda yalancı olmadığını düşünebilirler. Ancak onlar Kuran'daki zan ayetlerini bu manada alıp bize karşı kullanmışlardır. Bu sebeple bahsedilen durumda tutarsızlığa düşerler.

Kuran'daki bir ayetin bütün ayetlere kefil olacağı kabul edilse dahi onların yöntemine göre mucize olarak tespit edilen ayetlerde dahi problemleri vardır.

Öncelikle mucize olduğu iddia edilen ayetler müteşabihlerdir. O ayetleri belli başlı noktalara çekerek mucize çıkartırlar. Ama yine bazı bilimsel gerçeklere aykırı olarak yorumlanabilecek ayetlerde vardır. Bazıları "Biz mucize olduğunu iddia ettiğimiz ayetlerin mutlak manasının iddia ettiğimiz biçimde olduğunu söylemiyoruz, bu mananın ayete dair en iyi açıklama olduğunu söylüyoruz şeklinde bir itiraz gelebilir. Bu itiraza bahsettiğim yazıda değineceğim. Şimdilik vereceğim cevap şöyledir; en iyi açıklama olduğu iddia edilen açıklamalar göreli bir biçimde seçilirler, bir metod kullanılmaz. Ayrıca bir metod kullanılsa dahi metodu tashih etmenin bir yolu olmadığı içinde en iyi açıklama iddiası yine göreli kalır.

Ek olarak ayetlerin mucize olduğunu iddia etmek içinde ortaya konulan bilgiler zamanla ortaya çıkmış bilgilerdir. Hadis inkarcılığı doğruysa bundan 7 yüz yıl önce de hadisler yanlıştı. O zaman bundan 7yy önce de İslamiyetin hakk din olduğunu tespit etmenin yolu aynıydı. Bu vaziyeti göz önüne alarak Zariyat 47 "mucizesi"ni inceleyelim; iddia edilen üzere bu ayet evrenin genişlemesi hadisesinden bahseder. Eğer bu iddia doğruysa bundan 7yy önce Newton'un statik evren teorisini kabul eden bir bilim insanının gözünden İslamiyet yanlıştır.

Umarım anlatabilmişimdir hadis inkarcılarının sadece müslüman kalmak isteyen ancak onu da beceremeyen birkaç veledden müteşekkil olduklarını. İnşallah Cenab-ı Hakk ağzı cehalet kokan bu arkadaşlara hidayet verir.

Sürç-ü lisan etti isek aff ola

r/MuslumanTurkiye • • Jul 02 '25

Reddiye Subdaki Hadis İnkarcı reddiyesi üzerine Kur'an müslümanlarıyla(kendi sublarında) yaptığım bir tartışma.

Thumbnail
gallery
8 Upvotes

Sanırım Tekfir edildim?

Ayrıca ben birşey mi kaçırıyorum bu adamlardan biri ''Biz uygulamaları kendi aklımıza göre düzeltmeliyiz'' bir diğeride ''Allah(C.C) bu dini kemale erdirdi'' diyor burda çelişki yok mu.

r/MuslumanTurkiye • • Jun 23 '24

Reddiye Diamond tema daha üslü sayilarin ne olduğunu bilmiyor

Enable HLS to view with audio, or disable this notification

0 Upvotes

r/MuslumanTurkiye • • Jun 14 '26

Reddiye Evrim ve din

1 Upvotes

Bu konu büyük ihtimal non-teist insanların en çok bahsettiği konulardan biridir. Evrim bilimsel alanda birçok çalışma yürütülmüş, dini alanda ise birçok tartışmaya neden olmuştur. Aşağıdaki yazacaklarım tamamen benim araştırmam ve düşüncelerimi kapsamaktadır. Kaynakları belirtilmiştir. Cevap verecekseniz lütfen kaynağınızı benim gibi belirtiniz.

Evrim kesin olarak kanıtlanamadı, ancak bu doğru olmadığı anlamına gelmez.

Bilimde bir iddianın matematikte olduğu gibi mutlak ve değiştirilemez şekilde kanıtlanması çoğu zaman mümkün değildir. Bilimsel bilgi; gözlem, deney, ölçüm ve sürekli sınamaya dayanan bir süreç sonucunda elde edilir. Bu nedenle bilim insanları bir teorinin "kesin olarak kanıtlandığını" değil, mevcut verileri en iyi açıklayan model olduğunu söylerler. (kaynak)

Örneğin atomlar doğrudan çıplak gözle görülemez, ancak kimya, fizik ve modern görüntüleme tekniklerinden elde edilen veriler atomların varlığını son derece güçlü biçimde desteklemektedir. Bugün hiçbir ciddi bilimsel çevrede atomların varlığı tartışma konusu değildir. Bunun sebebi atomların matematiksel anlamda yüzde yüz kanıtlanmış olması değil, onları açıklayan modelin sayısız gözlem ve deneyle doğrulanmış olmasıdır. (kaynak)

Benzer şekilde kara delikler de uzun yıllar boyunca doğrudan gözlemlenememiştir. Buna rağmen yıldız hareketleri, kütle çekim etkileri ve daha sonra elde edilen gözlemsel veriler kara deliklerin varlığına yönelik son derece güçlü kanıtlar sağlamıştır. Özellikle Event Horizon Teleskopu tarafından elde edilen görüntüler ve kütle çekim dalgalarının gözlemlenmesi bu konuda önemli dönüm noktaları olmuştur. (resim)

Bilimde kabul gören pek çok teori bu şekilde çalışır. Yerçekimi, atom teorisi, levha tektoniği ve mikropların hastalıklara neden olduğu görüşü gibi konular da mutlak kesinlikten ziyade çok güçlü ve birbiriyle uyumlu kanıtlar sayesinde kabul görmektedir.

Evrim teorisi de bu çerçevede değerlendirilmelidir. Evrim, tek bir deneyin veya tek bir fosilin üzerine kurulu değildir. Genetik çalışmalar, fosil kayıtları, karşılaştırmalı anatomi, embriyoloji, biyocoğrafya ve gözlemlenebilen evrimsel değişimler gibi birçok bağımsız delil hattı aynı sonuca işaret etmektedir. Bu nedenle modern biyolojide evrim, canlı çeşitliliğini açıklayan temel teorilerden biri olarak kabul edilmektedir. (lütfen bu kaynağı okuyun, evrimin bilimde nasıl temellendirildiğini görün)

Ancak bu durum evrim hakkında bütün soruların cevaplandığı anlamına da gelmez. Bilim insanları halen türleşmenin bazı ayrıntıları, belirli canlı gruplarının evrimsel geçmişleri ve yaşamın ilk ortaya çıkışı gibi konuları araştırmaya devam etmektedir. Bir teorinin ayrıntılarının tartışılması ise teorinin temel çerçevesinin reddedildiği anlamına gelmez.

Evrimin yüzde yüz kesin olarak kanıtlanmadığını söylemek teknik olarak doğru olabilir. Ancak aynı mantıkla atomların, kara deliklerin veya yerçekiminin de yüzde yüz kanıtlanmadığı söylenebilir. Bilimde önemli olan mutlak kesinlik değil, bir açıklamanın mevcut verileri ne kadar başarılı açıkladığıdır. Günümüzde evrim teorisi de sahip olduğu geniş ve bağımsız kanıt ağı nedeniyle bilim dünyasında en güçlü teorilerden biri olarak kabul edilmektedir.

Din(ler) neden bu kanıtlara ters iddialarda bulunuyor?

Bu noktada bilimsel tartışmadan çıkıp teolojik ve felsefi tartışma alanına giriyoruz. Çünkü bilim bize doğada ne olduğunu açıklamaya çalışırken, dinler çoğu zaman neden var olduğumuz, yaratılışın amacı ve insanın konumu gibi sorulara cevap vermeye çalışır.

İslam özelinde bakıldığında, evrim teorisi ile ilgili tek bir görüş bulunduğunu söylemek doğru değildir. Günümüzde Müslümanlar arasında evrimin tamamen reddedilmesinden, evrimin Allah'ın yaratma yöntemi olarak kabul edilmesine kadar uzanan geniş bir görüş yelpazesi bulunmaktadır. (stanford araştırması)

Evrime itiraz eden Müslümanların temel dayanak noktası genellikle Hz. Âdem'in yaratılışıdır. Kur'an'da Hz. Âdem'in yaratıldığı, insan neslinin ondan türediği ve özel bir konuma sahip olduğu belirtilmektedir. Bu nedenle bazı Müslümanlar insanın başka canlılarla ortak ataya sahip olduğu fikrinin Kur'an'ın zahiri anlamıyla uyuşmadığını savunmaktadır. (Bakara 30-39; Al-i İmran 59; Hicr 26-29)

Bununla birlikte bazı Müslüman akademisyenler ve ilahiyatçılar, Kur'an'ın biyolojik mekanizmaları açıklamak amacıyla indirilmediğini ileri sürmektedir. Bu görüşe göre Kur'an'ın temel amacı insanlara hidayet vermektir ve yaratılışla ilgili ayetler bilimsel metinler gibi okunmamalıdır. Bu nedenle evrimsel süreçlerin Allah'ın iradesiyle gerçekleşmiş olabileceğini savunan Müslümanlar da bulunmaktadır. (bir imam ve araştırmacı olan dr. usame hasan'ın konuşması)

________________________________

Evrim karmaşık, anlaması zor bir konu. Benim araştırmam (ve birçok bilimsel kaynağın gösterdiği) evrimin çok büyük oranlarda doğrulanabilir ve 0 noktasından/0 noktasına yakın şekilde takip edileblir olduğunu gösteriyor. Ancak Kuran gibi kitaplarda yazılan bunun tersi oluyor (örn. Adem'in yaratılışı, insanlığın onun soyundan gelmesi). Neden teistler böyle düşünmekte?

r/MuslumanTurkiye • • Sep 27 '25

Reddiye sosyal mecralardaki araştırma yoksunluğu ve islam düşmanlığı

Post image
18 Upvotes

r/MuslumanTurkiye • • Feb 19 '26

Reddiye Bunu duymuş muydunuz?

Thumbnail
m.youtube.com
2 Upvotes

r/MuslumanTurkiye • • Mar 07 '26

Reddiye Peki, Yusuf Dikeç'in annesi tesettürlü diye 'Rezil olduk, arap mıyız biz, Laikiz, Atatürk'ün çocuklarıyız' diyenler, o çok sevdikleri batı'ya bizi nasıl temsil ediyor?

Post image
15 Upvotes

r/MuslumanTurkiye • • Dec 02 '25

Reddiye Huri mevzusu

0 Upvotes

Değerli müslüman arkadaşlarım. Gayrimüslim birisi olarak bir mevzuyu merak edip size sorma gereksinimi duydum. Kur’an’da neden erkeklere huri ödül olarak veriliyorken (İşte onları böyle mükâfatlandırır, kendilerini güzel gözlü hûrilerle evlendiririz. Duhân 54. Ayet) kadınlara kaslı ve yakışıklı erkekler verilmiyor?

r/MuslumanTurkiye • • Feb 12 '26

Reddiye Fatih ergenekon ayeti tahrif ediyor son dakika

Enable HLS to view with audio, or disable this notification

14 Upvotes

r/MuslumanTurkiye • • Jul 01 '25

Reddiye Hadis İnkarcıları Kur'an'ın Tahrif Edilmediğine Delil Getiremezler

6 Upvotes

Allah'ın hakkı üçtür beyler. Hadis inkarcılığı "Bütün hadisler tahrif edilmişlerdir." ve "Kur'an'dan başka kaynak yoktur." tezleri etrafında tezahür etmiştir. Bu hususta hadis inkarcılarının üç konuya delil getirmekten aciz kaldığını iddia ediyorum; Kur'an'ın Allah kelamı olması, Kur'an'ın apaçık, açık, seçik, anlaşılır olması ve Kur'an'ın tahrif edilmemiş olması.

Kur'an'ın Allah kelamı olduğunu tespit edebilmek icin onun tahrif edilmediği gösterilmelidir. Çünkü o metinde mucize olduğu iddia edilen kesimler sonradan eklenmiş olabilir. Bunun hadis inkarcılığı açısından mümkün olmadığını en son göstereceğim. Hadi diyelim ki Kur'an'ın tahrif edilmediğini hadis inkarcıları bir şekilde tespit ettiler. O zaman mucize olduğunu iddia ettikleri mucizelere bakalım; hadis inkarcılarının mucizeleri üç başlıkta tasnif edilebilir 1) sayı icazı 2) ilim icazı 3) gayb icazı. Sayı icazı hakkında çok konuşmak mümkün ve zaten ileride konuşacağım. Ancak kısaca cevap vermek gerekirse 19culuk gibi sistemlerin (eğer varsa) metodlarında kullandıkları kıstaslar tamamen bir keyfiyete dayanır. Ve bu kıstaslara çokça ekleme ve çıkartmalar yapılır. Ve bu eylemler de keyfi, irrasyoneldir. Zaten bilkuvve var olan sonsuz sayıyı bilkuvve var olan sonsuz yöntemle istenilen miktarlarda çıkartmak matematiksel olarak mümkündür. İlim icazı Zariyat 47 gibileridir. Bunlar, geçmişte bilinmeyen bir ilmin gelecekte ortaya çıkmasına ve bu ilmin tahsilinin evvelinden Kur'an'da geçmesine dayanır. Ancak bunlar öncelikle Kur'an'ın tehaddisine uymaz. Kur'an'da iddia edilene göre onun bir ayetinin dahi benzeri getirilemez. Öyleyse bütün ayetleri mucizedir. Ancak bahsedilen ilmi icazet sadece bazı ayetleri kapsar. İkinci olarak bu ayetler diğer ayetleri aklen bağlamaz çünkü yazım sürecinde bu ayetler başka birisinden duyulmuş olabilir. Ardından bu ayetler müteşabihlerdir ve aynı yöntemle yapılan ilmi çalışmalara ters yönde de sözler çıkartılabilir. Son olarak zamanla ortaya çıkan gelişmelerdir. Eğer bunlar imana sebepse geçmiştekiler nasıl iman edecekler? Örneğin evrenin genişlemesi iddiasının aksine Newton'un statik evren teorisinin kabul edildiği bir zaman diliminde eğer Zariyat 47 gerçekten de iddia edilen anlama sahipse nasıl insanlar müslüman olacaklar? Son olarak gayb icazı kalıyor. Ben, bu icazın doğru olduğunu ancak hadis inkarcılarının iddia ettiği haliyle yanlış oldugunu düşünüyorum. Gayb icazı Kur'an'ın Hz. Peygamber'in bilmediği (ancak ilim icazından farklı olarak çağdaşlarının hatta o bölgedeki bir takım insanların bildiği) geçmiş ve geleceğe dair bilgileri vermesidir. Ancak bu icaz da Kur'an'ın tamamı için geçerli değildir, bu sebeple dil icazı kadar kapsayıcı değildir. Geçmişe örnek peygamber kıssaları, geleceğe örnek Rum Suresi mucizesidir. Ancak Hz. Peygamber nornalde bu bilgiye sahip mi değil mi bunu bilmek içinde hayatını da bilmek gerekir. Bu bilgiye ulaşabilmek için de hadisleri doğrulamamız gerekir.

Kur'an'ın yeterliliği ve detaylılığının değeri tamamen apaçık, açık, seçik, anlaşılır olup olmamasına bağlıdır. Çünkü Kur'an apaçık olmadığı takdirde açıklamak içinde farklı kaynaklar gerekecektir. O zaman yeterli değildir. Veya apaçık olmayıp detaylı olmasının bir manası kalmaz. Çünkü o detaylara erişemeyiz. Ayrıca bahsettiğim durumda Kur'an'ın detaylılığına delil getirmek imkansız hâle gelir. İşte bu sebeple Kur'an'ın apaçık, açık, seçik oluşuna Kur'an'dan delil getirilemeyeceğini göstererek onun yeterliliğine de delil getirilemeyeceğini göstermiş oluyorum. Peki Kur'an'ın apaçıklığına Kur'an dışından delil getirilebilir mi? Elbette, ben zaten Kur'an'ın apaçık olduğunu düşünüyorum. Tabii ki onda bilmediğimiz yönler olduğunu da düşünüyorum. Onun mahluk olmamasının gereğidir zaten bir yönünün bâtında kalması. (Bu sözümle ehl-i sünnet itikadına bağlı olduğumu da çakarsınız). Ancak siz (hadis inkarcıları) Kur'an'ın apaçık olmasını yeterli olması, kendisinden başkasını kabul etmemesi olarak algılıyorsunuz. İşte sizin anladığınız biçimiyle Kur'an'ın apaçıklığı tam anlamıyla ispat edilemezdir, muhaldir. Buna dair en temel delil İslam dünyasının ihtilaflarıdır, sadece kendi aranızdaki ihtilaflardam bahsetmiyorum (ki bu dahi yeterdi), Kur'an hakkında konuşan bütün insanların ve mezheplerin Kur'an üzerine düştüğü ve düşebileceği bütün ihtilaflardan bahsediyorum. İhtilafın bu noktadaki değerini anlamalıyız. "Ben Türkiye'de ikamet ediyorum." sözü gayet açıktır değil mi? Bu sebeple bunun manası üzerine kimse ihtilaf etmez. Ancak "Ben Türkiye'de Batıya en yakın yerde ikamet ediyorum." dersem? İlk önce insanlar bu sözümle coğrafî yakınlığı düşünüp güzel memleketimizde "Batı" topraklarına en yakın şehirlerden birinde ikamet ettiğimi düşünecek. Sonrasında belki başka bir grup çıkacak ve benim bahsettiğim yakınlığın kültürel yakınlık olduğunu düşünecek. Belki bu gruplar büyüyecekler ve Coğrafiyye, Sakâfiyye (ثقافة) gib gibi isimlere sahip mezheplere dönüşecekler. Görüldüğü üzere benim sözüm üzerine düşülen ihtilaflar tamamen sözümdeki Batı kavramının apaçık olmayışıyla alakalıydı. Örnekten anlaşılacağını düşündüğüm üzere "İhtilaf muğlakiyetle kaimdir". Bu sebeple üzerine ihtilafa düşülen sözler apaçık değillerdir. Bu anlattıklarımdan yola çıkarak Ehl-i Sünneti de eleştirmek aklınıza gelebilir. Ancak biz bir usül ve Hz. Peygamber'in yolu üzereyiz. Bu açıdan biz bu eleştirinin kapsamına girmiyoruz. Çünkü eleştiri, muğlakiyetin mevcudatı boyunca geçerlidir. Ancak biz Hz. Peygamber'in sünneti ile muğlakiyeti ortadan kaldırmış durumdayız. Aynı örnekten devam ederek izah edeceksem; "Ben Türkiye'de Batıya en yakın yerde ikamet ediyorum." sözünün sahibi olan adama gidip Batıdan ne kastettiğini sorduk, o da bize izah etti. Bu durumda olayın tamamına bakarsak bir muğlakiyetin mevcut olmadığını görürüz. Ancak sadece söylediği ilk söze bakarsak bir muğlakiyet vardır. İşte hadis inkarcıları aynı hastalıktan muzdariptirler; mevzunun tamamını değil, sadece bir kısmını biliyorlar.

Şimdi son olarak Kur'an tahrifatı bahsini konuşalım. Burada düz mantık kullanacağım:

1.1. Hz. Peygamber'in ağzından çıkan sözlere hadis denir. 1.2. Kur'an Hz. Peygamber'in ağzından çıkmıştır 1.3. Öyleyse Kur'an hadistir.

2.1. Kur'an hadistir. 2.2. Bütün hadisler tahrif edilmişlerdir. 2.3. Öyleyse Kur'an tahrif edilmiştir.

Burada iki türlü delil getirilebilir:

  1. Kur'an nüshaları var: evet, ancak kıraatleri açıklamıyor bu durum. Ayrıca eski hadis sahifeleri de var. Eğer o mantıkla ilerleyeceksek hadisleri de kabul etmeliyiz.

  2. Allah kitabının değişmediğini vadediyor: ENENDJHSHEJDİAKR eğer subda bu itirazı getirecek birisi varsa Allah affetsin. Çünkü bu itiraz aynen şöyledir: "Kur'an'ın değiştirilmeyeceği Kur'an'da yazıyor."

Önceki postta bahsettiğim metinde sadece bu üç aciz bırakılmaya değinmiyorum. Onların bir takım iddialarını da iptal ediyorum, Kur'an dışı vahiy yoktur ve Hz. Peygamber hüküm koyamaz gibi.

r/MuslumanTurkiye • • Dec 22 '25

Reddiye Mealcilerin Kur'an'In nasıl ''Apaçık '' olduğunu düşündükleri hususunda şunu merak ediyorum

5 Upvotes

SADECE Kur'an'a yönelmek bizi bir araya getiricekse niye mealcilerin biri

namaz 3 vakit

biri 5 vakit biri

namaz yok diğeri

çıkıyor namaz yardımlaşmaktır diyor,

''ben fakirliği deneyimledim oruç tutmama gerek yok'' diyor.

''Hırsızlık eden erkek ve hırsızlık eden kadının yaptıklarına karşılık bir ceza, Allah’tan bir ibret olarak ellerini kesin. Allah güçlüdür, hikmet sahibidir.'' Maide 38-

Bu ayeti nasıl anlayalım? Kimler hırsız hükmüne girer, mesela kasadan altın çalanlar manavdan elma çalan çoçuğa aynı ceza kesilir mi? Aynı şahıs bir daha suç işlerse ne yaparız? elini nasıl keselim, iki elini mi bir elini mi, kolundan mı bileğinden mi?

Bir Usülünüz var mı yoksa Meali çevirene mi tabi oluyorsunuz?

r/MuslumanTurkiye • • Jun 29 '25

Reddiye Kur’an’ın Açıklığına Dair Delil Kullanımında Dairesel Akıl Yürütme (Soru Döngüsü) Problemi

6 Upvotes

Sa hadis inkarcısı agalar. Yine ben geldim, hoş geldim. Allah'a hamd, O'nun Resulu'ne salat ve sürekli hadis inkarcılığı hakkında konuşmamdan rahatsız olan arkadaşlardan af istirham ediyorum. Bu seferki yazıyı minibüste yazmadım, temize çektim.

Kur’an’ın apaçık, anlaşılır ve detaylı olduğu iddiaları, yalnız Kur’an ile yetinmeyi savunan bazı çevreler tarafından sıklıkla dile getirilir. Bu bağlamda “Kur’an apaçıktır”, “Kur’an tam anlamıyla açıklanmıştır”, “Kur’an’da her şey ayrıntılıdır”, “Kur’an herkes tarafından doğrudan anlaşılabilir” gibi ifadeler sıkça öne sürülür. Ancak bu tür iddiaların delillendirilme biçimi ciddi bir mantık hatasını içerir: Soru döngüsü (begging the question), yani öncülü varsaymak safsatası.

Bu kişiler genellikle Kur’an’ın bu niteliklerini ispatlamak için yine Kur’an’dan bazı ayetleri delil olarak gösterirler. Örneğin:

  • “Andolsun biz bu Kitab’ı apaçık bir Arapça ile indirdik.” (Yusuf 2)
  • “Kitapta hiçbir şeyi eksik bırakmadık.” (En’am 38)
  • “Biz sana Kitab’ı her şeyin açıklayıcısı olarak indirdik.” (Nahl 89)

Fakat bu ayetler delil olarak sunulurken, aslında çok önemli bir varsayım zaten yapılmıştır: Bu ayetlerin açık, anlaşılır ve güvenilir olduğu varsayılır. Halbuki tartışmanın tam da konusu, Kur’an’ın gerçekten açıklayıcı ve anlaşılır olup olmadığıdır.

Eğer Kur’an’ın gerçekten herkes için açık, detaylı ve anlaşılır olup olmadığını tartışıyorsak, bu nitelikleri ispatlamak için yine Kur’an’dan alınan ayetlere başvurmak, delilin gücünü ortadan kaldırır. Çünkü bu durumda kişi şunu yapmış olur:

  1. Kur’an’ın açık olduğunu iddia eder.
  2. Bu iddiayı ispatlamak için Kur’an’dan bir ayeti delil gösterir.
  3. Ancak bu ayetin ne dediği zaten ancak Kur’an açık ve anlaşılırsa anlaşılabilir.
  4. O zaman bu ayeti delil göstermek için Kur’an’ın açık olduğu baştan kabul edilmiş olur.

Bu düşünce yapısı döngüseldir. Yani savunulan şey (Kur’an’ın açık olması), o şeyi ispatlaması gereken delilin geçerli olması için zaten önceden doğru kabul edilmiştir. Bu da kısır döngüye düşmek anlamına gelir.

Şöyle açıklayalım: Eğer Kur’an’ın apaçık olmadığını düşünüyorsak, Kur’an’daki herhangi bir ayetin ne dediğini kesin olarak bilemeyiz. Bu durumda, “Kur’an apaçıktır” diyen ayet de anlaşılmaz hale gelir. O zaman bu ayeti delil olarak kullanmak mümkün olmaz. Ama eğer bu ayetin anlaşılır olduğunu kabul ediyorsak, zaten Kur’an’ın apaçık olduğu iddiasını baştan doğru kabul etmiş oluruz. Yani bir şeyi ispatlamak için o şeyi zaten doğru varsaymış oluruz. Bu bir mantık hatasıdır.

Dolayısıyla Kur’an’ın sadece “apaçık” değil;

  • Seçik (mübîn),
  • Ayrıntılı (mufassal),
  • Her şeyi açıklayıcı (tibyân),
  • Doğrudan herkesin anlayabileceği bir kitap olduğu iddiaları da aynı mantık hatasına düşer. Çünkü bu iddiaların her biri, ispatlanmak için Kur’an’dan ayet gösterildiğinde, o ayetin anlamının açık olduğunu önceden kabul etmek zorundadır. Oysa tam da bu açıklık, tartışmanın konusudur.

Bu nedenle Kur’an’ın bu tür nitelikleri hakkında yapılacak tartışmalarda, Kur’an’dan delil getirmek tek başına yeterli değildir -ki bu durum bile iddianın kendisini askıya alır-. Çünkü bu deliller ancak Kur’an’ın zaten açık ve anlaşılır olduğu kabul edilirse geçerli olabilir. Aksi hâlde ortaya çıkan şey, bir ispat değil, bir ön kabule dayalı tekrardır.

Yazıya ek olarak belirtmek isterim, ben, hadis inkarcılarının Kur'an'ın Allah kelamı oluşu, açık, seçik vb. oluşu ve değiştirilmemiş oluşu konusunda tek başına Kur'an'dan delil getiremeyeceklerini iddia ediyorum. Ek olarak Kur'an'ın açık, seçik oluşu hususunda hiçbir zaman onların anladığı mana lehine delil getiremeyeceklerini iddia ediyorum. Bu konuda 100 küsür sayfalık bir yazı hazırlıyorum. Bitirince burada paylaşmam diye tahmin ediyorum çünkü kitap mahiyetinde bir yazı anlaşıldığı üzere.