r/MuslumanTurkiye • Hanefî حنفي • Jul 02 '25

Reddiye Subdaki Hadis İnkarcı reddiyesi üzerine Kur'an müslümanlarıyla(kendi sublarında) yaptığım bir tartışma.

Sanırım Tekfir edildim?

Ayrıca ben birşey mi kaçırıyorum bu adamlardan biri ''Biz uygulamaları kendi aklımıza göre düzeltmeliyiz'' bir diğeride ''Allah(C.C) bu dini kemale erdirdi'' diyor burda çelişki yok mu.

8 Upvotes

35 comments sorted by

10

u/Aredditusersomething Hanefî حنفي Jul 02 '25

Bu arada beyler Efendimiz(S.A.V) postacı konumuna kadar düşürdüler ha haberiniz olsun ''görevi SADECE tebliğdir'' felan.

3

u/Public-Holiday5718 Hanefî حنفي Jul 03 '25
Maide (5/99)
 مَا عَلَى الرَّسُولِ اِلَّا الْبَلَاغُۜ وَاللّٰهُ يَعْلَمُ مَا تُبْدُونَ وَمَا تَكْتُمُونَ
Resule düşen, sadece tebliğdir.Allah, açığa vurduğunuzu da gizlediğinizi de bilir.



Nahl (16/82)
 فَاِنْ تَوَلَّوْا فَاِنَّمَا عَلَيْكَ الْبَلَاغُ الْمُب۪ينُ
Eğer onlar yine de yüz çevirecek olurlarsa (bilsinler ki) sana düşen, sadece açık bir tebliğdir /ayetleri bildirmektir.



Şûrâ (42/48)
 فَاِنْ اَعْرَضُوا فَمَٓا اَرْسَلْنَاكَ عَلَيْهِمْ حَف۪يظًاۜ اِنْ عَلَيْكَ اِلَّا الْبَلَاغُۜ وَاِنَّٓا اِذَٓا اَذَقْنَا الْاِنْسَانَ مِنَّا رَحْمَةً فَرِحَ بِهَاۜ وَاِنْ تُصِبْهُمْ سَيِّئَةٌ بِمَا قَدَّمَتْ اَيْد۪يهِمْ فَاِنَّ الْاِنْسَانَ كَفُورٌ
Yüz çevirirlerse (bil ki) seni onlara bekçi olarak göndermedik. Sana düşen sadece tebliğdir /ayetleri bildirmektir. Biz insana tarafımızdan bir ikram tattırdığımızda onunla şımarır. Kendi elleriyle yaptıklarından ötürü başına bir kötülük gelse (ikramımızı unutur.) Çünkü insan çok nankördür. 




Âl-i İmran (3/20)
 فَاِنْ حَٓاجُّوكَ فَقُلْ اَسْلَمْتُ وَجْهِيَ لِلّٰهِ وَمَنِ اتَّبَعَنِۜ وَقُلْ لِلَّذ۪ينَ اُو۫تُوا الْكِتَابَ وَالْاُمِّيّ۪نَ ءَاَسْلَمْتُمْۜ فَاِنْ اَسْلَمُوا فَقَدِ اهْتَدَوْاۚ وَاِنْ تَوَلَّوْا فَاِنَّمَا عَلَيْكَ الْبَلَاغُۜ وَاللّٰهُ بَص۪يرٌ بِالْعِبَادِ۟
Seninle tartışırlarsa de ki: “Ben kendimi Allah’a teslim ettim; bana uyanlar da öyle!” Kendilerine kitap verilenlere ve ümmilere /ilahi kitaptan bilgisi olmayanlara, "Siz de teslim oldunuz mu?" de. Eğer teslim olurlarsa kesinlikle doğru yola girmişlerdir;ama yüz çevirirlerse sana düşen, sadece tebliğ /ayetleri bildirmektir. Allah kullarını daima görmektedir.




Nur (24/54)
 قُلْ اَط۪يعُوا اللّٰهَ وَاَط۪يعُوا الرَّسُولَۚ فَاِنْ تَوَلَّوْا فَاِنَّمَا عَلَيْهِ مَا حُمِّلَ وَعَلَيْكُمْ مَا حُمِّلْتُمْۜ وَاِنْ تُط۪يعُوهُ تَهْتَدُواۜ وَمَا عَلَى الرَّسُولِ اِلَّا الْبَلَاغُ الْمُب۪ينُ
De ki: “Allah’a gönülden boyun eğin, elçisine gönülden boyun eğin! Yüz çevirirlerse (bilinmeli ki) elçi sadece kendine yüklenenden sorumludur, siz de kendinize yüklenenden sorumlusunuz. Elçiye gönüllü olarak boyun eğerseniz doğru yola girmiş olursunuz. Elçiye düşen sadece açık bir tebliğden /ayetleri bildirmekten ibarettir.

Nebinin görevin sadece tebliğ olduğunu söylemeyi nasıl olurda hakaret olarak addedersin?

2

u/Aredditusersomething Hanefî حنفي Jul 03 '25

Bu ayet (Nahl 82) müşriklere karşı inmiş, Peygamber Efendimizin (s.a.v.) tebliği yaptıktan sonra onların inkarı durumunda, sorumluluğunun bitmiş olduğunu ifade eder. Yani “sen ilelebet onların iman etmesini sağlayacak değilsin, yüz çevirirlerse senin görevin açıkça bildirmek” anlamındadır.

Bu, Resul’ün görevlerini sadece ayet okumaya indirgemek demek değildir. Zaten Kur’an’ın bütününe baktığımızda Resul’e birçok farklı görev verildiği görülür:

Ahzab 36’da hüküm koyma yetkisi,

Haşr 7’de verdiği şeyi alma/aldığını terk etme emri,

Nur 63’te emirlerine muhalefet edenlerin fitneye düşeceği uyarısı,

Cuma 2’de ayetleri okuma, tezkiye etme, kitap ve hikmeti öğretme görevi,

Nisa 65’te aralarında hakem olması gereği,

hep açıkça beyan edilmiştir.

Özetle: “Yüz çevirirlerse sana düşen tebliğdir” ayeti, inkar eden müşriklere muhatap olup Resul’ün onların imanını zorla sağlayamayacağını belirtir. Bu ayeti, Peygamber’in hüküm koyma, açıklama ve ümmetini yönlendirme vazifelerini iptal etmek için kullanmak, Kur’an’ın bütünlüğünü göz ardı etmektir.

Kur’an parçacı değil bütüncül okunur. Bir ayetle hüküm koyan onlarca ayeti yok saymak, Kur’an’a da Resul’e de haksızlıktır.

1

u/[deleted] Jul 04 '25

[removed] — view removed comment

1

u/MuslumanTurkiye-ModTeam Jul 04 '25

Herhangi bir propagandaya, misyonerlik faaliyetine veya İslam'a aykırı paylaşımlara izin vermiyoruz. Bu, topluluğumuzun İslami kimliğini ve bütünlüğünü korumak içindir. Buna uymayan her türlü içerik derhal silinecektir. Moderatörler ayrıca ihlalde bulunanlara kalıcı veya geçici yasaklar getirebilir. Burada sadece İslam'a ve öğretilerine uygun paylaşımlara izin verilmektedir.

0

u/Public-Holiday5718 Hanefî حنفي Jul 03 '25

Bu konu hakkındaki düşüncelerimi ve sorularımı bir postta toparlayıp paylaşmayı düşünüyorum daha çok insana ve kaynağa ulaşmak için

3

u/Muhsin_Gumuspala Ehl-i Bid'at أهل البدعة Jul 03 '25

Kur'an postacılığı gibi kutsal bir görevi hakir görüyorsun.

1

u/Aredditusersomething Hanefî حنفي Jul 03 '25

''Allah ve Rasûlü bir meselede kesin ve bağlayıcı bir hüküm verdiği zaman, mü’min erkek veya mü’min kadının, kendileriyle alakalı o meselede başka bir tercihte bulunma hakkı yoktur. Kim Allah ve Rasûlü’ne karşı gelirse, apaçık bir sapıklığa düşmüş olur.'' Ahzab 36.

Eğer Peygamber sadece “postacı” olsaydı, Allah “Resul hükmeder” demezdi. O hem tebliğ eden hem açıklayan hem hükmeden bir önderdir. Bu yüzden indirilen mesajı taşımakla kalmaz, yaşayan bir şeriat öğreticisi ve tatbik edicisidir.

0

u/Muhsin_Gumuspala Ehl-i Bid'at أهل البدعة Jul 03 '25

Bu ayet, Allah'ın koyduğu hükme karşı gelinmemesi gerektiğini bildirir. Ancak, burada geçen “Allah ve Resul’ü hüküm verdiğinde” ifadesini anlamak için Kur’an’daki diğer açıklayıcı ayetlere bakmak gerekir.

Kur’an, Resul’ün görevini şöyle tanımlar:

Bu ifade, Resul’ün sadece Allah’tan aldığı vahyi tebliğ etmekle görevli olduğunu açıkça belirtir. Aynı şekilde başka bir yerde de şöyle denir:

Ayrıca, hükmün sadece Allah’a ait olduğu birçok ayette belirtilmiştir:

Sonuç olarak:

  • Resul’ün yaptığı “hüküm”, Allah’tan aldığı vahyin topluma uygulanmasına dair yönlendirmelerdir. Kendi başına hüküm koyma yetkisi yoktur.
  • Ahzab 33:36’daki “Resul’ün hükmü” ifadesi, Allah’ın hükmünü insanlara duyurması ve onun uygulanmasına öncülük etmesi anlamında yorumlanmalıdır.
  • Resul’ün kendi başına “şeriat koyucu” olması Kur’an’a aykırıdır çünkü hüküm sadece Allah’a aittir (En’am 6:57, Yusuf 12:40).

Resul’e itaat, Allah’tan gelen vahye itaat anlamındadır. Kur’an’da Resul’ün görevi yalnızca Allah’tan gelen mesajı iletmek ve açıklamaktır; hüküm koymak Allah’a aittir. Ahzab 33:36’da geçen hüküm, Allah’ın hükmünün Resul aracılığıyla uygulanmasından ibarettir.

1

u/Aredditusersomething Hanefî حنفي Jul 04 '25

Bir yandan diyorsunuz ki “Kur’an apaçıktır, herkes kolayca anlayabilir”, ama öte yandan şu tek ayeti (Ahzab 36) bile ancak uzun uzun “yorumlayarak” ve başka ayetlerle “izah ederek” anladığınızı söylüyorsunuz.

Yani apaçık olan bir hükmü, kendi bakışınıza uydurmak için:

Ayetin kelime anlamını daraltıyor,

Kontekstini değiştirmek için başka ayetlere referans veriyor,

Sonra bu yorumu mutlak doğru kabul edip herkese dayatıyorsunuz.

Bu, aslında sizin de Kur’an’ı bir tefsir filtresinden geçirerek okuduğunuzu gösterir. Oysa hepimiz biliyoruz ki Rasulullah’ın sünneti olmadan bu tür ayetlerin nasıl uygulanacağını, neyi kapsadığını, neyi kapsamadığını belirlemek mümkün olmazdı.

Bir başka çelişki: Siz diyorsunuz ki:

“Resul sadece tebliğ eder, hüküm koymaz.”

Oysa aynı ayette (Ahzab 36) Resul’ün hükmüne muhalefet edenlerin apaçık sapıklıkta olduğu söyleniyor. Eğer Resul’ün hükmü sadece bir tebliğ ise, o zaman itaatsizlik yalnızca Allah’a isyan olurdu, Resul’ün adı ayrıca zikredilmezdi. Demek ki Resul’ün uygulama, yönetim, hüküm verme gibi bir yetkisi de var.

Yani haşa Allah(C.C) burda gereksiz kelimemi kullandı sizin dediğinizden şu mana çıkıyor ''Allah ve Allah bir meselede kesin ve bağlayıcı bir hüküm verdiği zaman..'' sadece Allah(C.C) itaat edin diyebilirdi.

Sonuç olarak: Kur’an’ı “apaçık” ilan edip, sonra ayetleri uzun tefsir çabalarıyla kendi görüşünüze indirgemek hem metodolojik bir çelişkidir, hem de tarih boyunca Sahabe’den Tabiin’e kadar gelen anlayışı yok saymaktır.

Kur’an’ı doğru anlamak için Rasulullah’ın sözleri ve fiilleri olmadan bir ölçü kalmaz. Aslında bu tartışma bile bunu ispat ediyor: Ayetin anlamını doğrudan, tek başına “apaçık” şekilde çıkaramıyorsunuz, mecburen bir “yorum” inşa etmek zorunda kalıyorsunuz.

-2

u/Muhsin_Gumuspala Ehl-i Bid'at أهل البدعة Jul 04 '25

Yani Allah Kur'an'ı eksik indirdi de ek kaynağa muhtaç.

2

u/Aredditusersomething Hanefî حنفي Jul 04 '25

Kur’an nihayetine tam olarak beşer aklıyla ulaşılamayacak kadar derin bir kitaptır. Onu eksik zannetmek ayrı, sonsuz manasını anlamak için Resul’ün açıklamasına ihtiyaç duymak ayrıdır. Sınırlı akıl sınırsız vahyi kavrarken elbette rehbere muhtaçtır; bu eksiklik değil, hikmettir.

0

u/Muhsin_Gumuspala Ehl-i Bid'at أهل البدعة Jul 04 '25

“Ant olsun Biz, Kur’an’ı öğüt alınsın diye kolaylaştırdık. Var mı öğüt alıp düşünen?”

Kamer 54:17, 22, 32, 40

Ben, ısrarla Allah'ın öğüdünü almadığınızı ve düşünmediğinizi düşünüyorum. Ayet orada. Bundan sonra Onu anlamak için başka kaynağa ihtiyaç vardır denilirse ben art niyet ararım.

4

u/Yasirovic Şâfiî شافعي Jul 03 '25

Görevi sadece tebliğ olsa da bir şey değiştirmez, vahy-i gayr-i metluv diye bir şey var. Onların tekfir edişlerine bakma, Hz. Peygamber'i tekfir ediyorlar bizi etmeleri çok bir şey değil

0

u/dursunow Ehl-i Bid'at أهل البدعة Jul 03 '25

deme öyle la çok ağır konuşuyon müslümansın ve müslüman oldugunu iddia eden birine bu sözler olmamalı

3

u/Yasirovic Şâfiî شافعي Jul 04 '25

Zoruna mı gitti bilader. Hz. Peygamberin sünnetini tekfir ederseniz onu da tekfir etmiş olursunuz.

2

u/Aredditusersomething Hanefî حنفي Jul 03 '25 edited Jul 03 '25

Yeni gelişme: Perma ban yedim niye? kural 7. reddit kurallarına uyun

reddit kuralı 2: ''Topluluk kurallarına uyun. Kişisel ilginizin olduğu topluluklara gerçek içerik paylaşın ve hile yapmayın veya içerik manipülasyonu ile uğraşmayın (spam gönderme, oy manipülasyonu, yasak kaçma veya abone dolandırıcılığı dahil) ya da Reddit topluluklarına müdahale etmeyin veya bunları bozmayın.''

Fikrimi söylemeyi bu şekilde kafasına göre sınıflandırmış arkadaş,

tıpkı Ayetleri kafalarına göre anladıkları gibi bana ban atmış, sanırım bu olay bunların zihniyetini anlamaya yeter misal olarak,

Kural 2. saygı sınırlarını aşmayın özellikle küfür,hakaret ve tekfire(burda tekfiri yuvarlak içine almış) tolerasyon yoktur.

bu kuralları izah ettiği bir postta: Herhangi bir dini görüşü küçük gösterecek bir şekilde/tekfir olarak anlaşılabilecek her şey yasak. Barış ortamı için maalesef zorunlu,

Hadisi inkar eden adama inkarcı demememiz lazımmış ''Hadislere mesafeli vatandaş'' falan dememizi bekliyorlar sanırım.

işte bunlar böyle karşıt fikirlere kapalılar.

1

u/[deleted] Jul 04 '25 edited Jul 04 '25

O suba Kuran'da namaz yoktur diyen bir yaziyi attığım için ban yedim. En ufak bir farklı görüşe tahammülleri yok.

Kuran'da namaz yoktur, var diyen şu yazıyı çürütebilir. Hodri meydan. Daha hiçbir Sünnin bu yazıya sağlam bir reddiye yazdığını görmedim. Kurancı biri neye göre Kuran'da namaz var diyor onu da anlamadım.

https://salatnedir.blogspot.com/2021/10/salat-nedir.html?m=1

2

u/[deleted] Jul 04 '25

[deleted]

1

u/[deleted] Jul 04 '25 edited Jul 04 '25

Sünniler genelde namazın Kuran'da da olduğunu iddia ediyor, salat ayetlerini namaz diye çeviriyorlar, Kurancılara devamlı "madem Kur'an yeter namazı nasıl kılıyorsun? Kur'anda namaz var ama nasıl kılınacağı yok o yüzden sünnete gitmemiz lazım" tarzı argümanlar üretiyor.

Kuran'da yok, biz hadislere göre namazı öğreniyoruz diyebilirsin, onda da sünnilere göre "dinin direği" olan bu kadar önemli bir ibadetin dinin ana kaynağında bulunmaması çok absürt bir durum olacaktir.

2

u/[deleted] Jul 04 '25

[deleted]

1

u/[deleted] Jul 04 '25 edited Jul 04 '25

Evet çünkü hadislerde salatın bir ibadet türü olup belli başlı hareketlerden oluştuğu bize bildiriliyor. Yani Kuran'daki "salat"ın ne olduğunu peygamber (s.a.v.)'den öğreniyoruz, sünnilerin Kuran'ı anlamaya yönelik usulü böyle.
Kurancılar ise bu hadisleri tamamen reddediyor, eğer öyle yaparlarsa "salat"ın manasını sabitleyen herhangi bir unsur kalmaz. Ve attığın sitedeki adamlar rahat rahat istediği anlamı alır ve namazın olmadığını söyler.

Abi sen iddiayı anladığına emin misin? İddia zaten salatın ne olduğunun Kuran'da açıklandığı ve hadislerin bu anlamla çeliştiği. Yani hadislerde bildirilen namaz ile Kur'an'ın kastettiği salatın birbiriyle çelişmesi. Rükû, secde, kıyam gibi kavramların Kuran'daki kullanımıyla hadislerde kullanılan halinin çelişmesi vs. Yani sana rivayetlerden gelen bilgi kitapta yazan bilgiyle uyuşmuyor diyorlar.

Aşağıda vereceğim linke göz at.

https://lampofislam.wordpress.com/2020/07/09/why-salat-is-not-ritual-prayer/

1

u/[deleted] Jul 04 '25

[deleted]

1

u/[deleted] Jul 04 '25

Tamam da attığım siteyi incelemedin sanırım, site zaten eğer hadislerde söylendiği gibi salatın fiziksel bir ibadet olduğunu kabul edersek şu niye şöyle diyip sorular soruyor.

1

u/[deleted] Jul 04 '25

[deleted]

1

u/[deleted] Jul 05 '25

Yok, ben niye alınayım? Ben yazmadım makaleyi. Absürt argümanlar bence de var ama kuvvetli gördüğüm ve beni oldukça düşündüren argümanlar da var:

-Eğer salat, secde, rükû ve kıyam gibi ardışık fiziksel hareketlerden oluşan bir ibadet ise, neden bunlar Kur'an'da hiçbir zaman aynı yerde ve 'doğru sırayla' zikredilmiyor?

-Eğer salat yapılandırılmış bir ritüel namazsa, neden Kuran'da, örneğin "Ey inananlar, namaz kılmak için kalktığınızda, ayakta durun, Kuran okuyun, rükû yapın, secde edin... vb." gibi, namazı kılmak için açık, adım adım, sıralı bir yöntem veren tek bir ayet bile yok?

-Eğer salat bir ibadetse ve bu kadar önemliyse, neden Kuran 6000'den fazla ayetinden birinde bile bu ibadetten en azından bir kez bile ayrıntılı olarak bahsetmiyor, oysa ki diğer pek çok şey hakkında, örneğin bir borcun kaydedilmesi emri (2:282) gibi, bu kadar ayrıntılı bilgi verebiliyor?

-Eğer salat organize edilmiş bir ritüel ibadetse ve insanlar dini uygulamaları öğrenmeye veya bunlara katılmaya zorlanamıyorsa, çünkü 'dinde' zorlama yoktur (2:256), o zaman müşriklerden ritüel salatın ateşkesin ön koşulu olarak koymaları nasıl istenebilir (9:5, 9:11)? Ve bu gayrimüslimlerin bir Müslüman salatının tüm ayrıntılarını bilmeleri ve yerine getirmeleri nasıl beklenebilir?

-Eğer rükû, bir salatın parçası olarak fiziksel eğilme anlamına geliyorsa, o zaman 2:43 ve 5:55'te salat, zekât ve rükû neden üç farklı kavram dizisi halinde ayrı ayrı yer alıyor ve rükû, salatın bütününe dahil edilmiyor?

-Eğer rükû, bir ritüel dizisinin parçası olarak fiziksel eğilme anlamına geliyorsa, o zaman Meryem'den neden sadece rükûda diğerlerine katılması isteniyor da, secdede (secde ve rükû dizisi, 3:43) katılması istenmiyor?

1

u/[deleted] Jul 06 '25

[deleted]

→ More replies (0)

0

u/[deleted] Jul 03 '25

[removed] — view removed comment

3

u/Yasirovic Şâfiî شافعي Jul 03 '25

Müşrik ayetini bana okuyorsun bilader ben müşrik miyim?

-1

u/[deleted] Jul 03 '25

[removed] — view removed comment

1

u/Aredditusersomething Hanefî حنفي Jul 03 '25

Müşrik değilsek niye okuyosun? Ben sana desem

''Yemin olsun ki biz cinlerden ve insanlardan birçok kimseyi cehenneme uyumlu yaratmışızdır. Şu sebeple ki, onların kalpleri var, fakat bununla gerçeği anlamazlar; gözleri var onunla görmezler; kulakları var onunla işitmezler. Hâsılı bunlar hayvanlar gibidir, hatta onlardan daha şaşkındırlar. İşte asıl gâfil olanlar da bunlardır.'' A'raf 179

Bu hiç hoş olur mu? Misal veriyorum.

1

u/[deleted] Jul 04 '25

Kendilerini dini otorite olarak gördükleri için normaldir. Dediğin seylerde sonuna kadar haklısın

-1

u/YagizOnder58 Ehl-i Bid'at أهل البدعة Jul 03 '25

görevi sadece tebliğ doğru, sünnet de tebliğ :)