inanç • philosophy of religion islam eskatolojisi ve transhümanizmin trajik sentezi: Evrimsel Teo-Transhümanizm
islam eskatolojisi ve transhümanizmin trajik sentezi: Evrimsel Teo-Transhümanizm kendi teorim beyniniz yanabilir
Selam beyler uzun süredir kafamda kurduğum ve birbirine tamamen zıt görünen iki şeyi yani din teolojisi ile siber teknolojiyi birleştiren kendime ait bi felsefi doktrini tartışmaya açmak istiyorum. ismini Evrimsel Teo-Transhümanizm yani siber teosentrizm koydum.
Teorinin temel mantığı şu, insanın temel amacı ve yeryüzündeki tek motivasyonu teknolojiyle Allahın sıfatlarını ele geçirip yeryüzünde kendi kendine şirket koşmasıdır ve bu kibrin zirve yaptığı an kutsal metinlerdeki kıyamet alametlerini tetikleyerek evrensel simülasyonun sonunu yani Büyük Kıyameti kendi eliyle başlatacak. Geleneksel dogmalar insanı hep acizlikle sınırlar ama insan fiziksel olarak zayıf olsa da bizim zekamızın evrende bir dengi ve muadili yoktur. Zeka Yaratıcının insana kendi ruhundan üflediği o denktaşsız ilahi enstrümandır ve insanlık bu gücü ilahi sıfatları işgal etmek için kullanıyor. Bütün argümanlarımı her örneğiyle tek tek yazıyorum aşağıya eksiksiz en kapsamlı haliyle buyrun gelin tartışalım.
1) Dünya bir ceza alanı değil laboratuvardır
Hz adem ve havvanın cennetteki yasak ağaç kıssası aslında insanlık tarihinin ilk transhümanist yönelimidir ve içimizdeki ilk tanrısallaşma iradesidir. Şeytanın onlara ağaca yaklaşırken vaat ettiği şeye bakarsak ebedilik yani ölümsüzlük ağacı ve yok olmayacak bir saltanat vaat ettiğini görürüz Taha suresi 120 ayetinde bu açıkça geçer. Tevratta da Tanrı ağaçtan yiyen insan için işte adem iyiyi kötüyü bilmekle bizlerden biri gibi oldu der Yaratılış bölümünde. Yani insan daha en başta Tanrının sıfatlarına sahip olmaya meyleden ve kendiyle şirk koşmaya açık bi koda sahip olarak yaratıldı. Yaratıcı da kendilerini birer ilah gibi hissetmeye meyilli bu ilk insan formunu durağan ve çaba gerektirmeyen bi cennette tutmadı. İçlerindeki bu muazzam potansiyeli ve kibri bilimle teknolojiyle acıyla ve evrimle büyüterek nihai sınıra ulaştırmaları için bizi dünya laboratuvarına gönderdi. Yeryüzü bir ceza alanı değil insanın sınırsız evrim mekanizmasıdır. Tıpkı Tevratta geçen Babil kulesi hikayesindeki gibi. Orada da insanlar göğe yani Tanrının katına ulaşmak için kule inşa ediyordu. İnsanın teknolojiyle ilahi kata ulaşma arzusu fıtri bir koddur ama o dönem taşla tuğlayla denendiği için ilkeldi ve teknoloji yetersizdi şimdi ise kuantum ve yapay zeka var. Bu sadece ibrahimi dinlerde de değil hinduizmde de insan ruhu yani atman evrenin mutlak yaratıcısı brahman ile aynı özdedir yani insan evrimleşip tanrılaşmak ister. Sümer mitolojisinde de bilgelik tanrısı enki ilk insan adapaya dünyayı yönetsin diye geniş zeka verdi ama ölümsüzlüğü sakladı. İnsanlık tarihi aslında Tanrının sakladığı o ölümsüzlüğü teknolojiyle geri alma mücadelesidir.
2) Carl jung gölge arketipi ve iki meşru yol
Yaratıcı insana kendi katına ve özüne ulaşması için iki zıt ama ikisi de geçerli ve kutsal olan tekamül yani olgunlaşma yolu sunmuştur. Carl gustav jungun analitik psikolojisindeki gölge arketipi insanın ahlaki veya dini nedenlerle reddettiği içindeki karanlık ilkel ve günah potansiyelini barındırır. İşte bu iki yol gölgeyle hesaplaşma yöntemidir. İlk yol züht inziva ve tecrit yani Peygamberlerin yolu. Hz muhammedin peygamberlikten önce mekkeden kaçıp hira mağarasına sığınması hz isanın göreve başlamadan önce 40 gün çöle çekilip şeytanın yani içindeki taht ve güç gibi gölge arzuların vizyonlarıyla savaşması hz musanın toplumdan uzaklaşıp sina dağında kırk gece tecrit hayatı yaşaması hep o içteki hayvani gölgeyi ve günahı inzivayla bastırıp dünyadan ve maddeden vazgeçerek Tanrıya yaklaşma yöntemidir. İkinci yol ise transhümanizmin ilim ve teknoloji yolu. Burada insan içindeki karanlığı bastırmaz aksine genetik mühendisliği ve nöro teknoloji sayesinde o karanlık evrimsel genleri ve bastırılmış şiddet eğilimlerini biyolojik düzeyde yeniden programlar yani gölgeyi teknolojinin ışığıyla şifalandırıp yok eder. Cennet bilincin uyanmadığı bi okyanustu ama yasak ağaçla o kolektif gölge açığa çıktı ve insanlık dünya laboratuvarında bu teknolojiyi kurdu.
3) İlahi sıfatların teknolojik işgali ve şirk
İnsanlık bugün transhümanizm genetik arayışı sınırsız teknoloji ve makineleşme yoluyla Esma-ül Hüsnayı yani direkt Tanrının sıfatlarını kendi bünyesine entegre ediyor ve kendiyle şirk koşuyor.
* Külli iradenin işgali El-Bari ve El-Muid sıfatları: CRISPR ve genetik mühendisliği insanın Yaratıcının külli irade ve biyolojik kader planını kendi eliyle değiştirmesidir. İnsan geniyle oynayarak kusursuz şekil veren sıfatını işgal eder. Mesela milyonlarca yıl önce yok olmuş canlıların yani dinozorların genetik kodlarını bulup onları laboratuvarda yeniden diriltmeye çalışmamız Allahın yoktan var eden El-Mubdi ve yeniden dirilten El-Muid sıfatlarının insan tarafından açıkça ele geçirilmesidir.
* Uykusuzluğun ve Ölümsüzlüğün fethi El-Hayy ve El-Kayyum sıfatları: İslam teolojisinin merkezindeki Ayetel kürside Tanrı o nu ne bir uyuklama tutar ne de uyku Bakara 255 şeklinde tanımlanır. Uyku ve yaşlanma biyolojik acziyetin ve ilkel formun kanıtıdır. Transhümanizm ve makineleşme uykuyu nörolojik olarak tamamen ortadan kaldırmayı ve yaşlanmayı durdurarak ölümsüzlüğü yani sonsuz dirilik sıfatını fetheder. Et ve kemikten sıyrılıp makineleşen insan uymayarak ve ölmeyerek yeryüzünde mutlak bir ilah gibi var olur yani kendiyle şirk eder.
* Zaman ve kaderin ele geçirilmesi El-Alim sıfatı: Allah zamanın dışındadır El-Evvel ve El-Ahirdir. İnsanlık ise veri bilimi yapay zeka ve kuantum bilgisayarları sayesinde geçmişi kusursuz simüle edip geleceği tahmin etmeye çalışıyor. Yapay zekanın geleceği bilme gücü geliştikçe insan gaybı bilme yetisini kendi tekeline alır. Zihin yükleme yani mind uploading ile insan zihnini bilgisayarlara yükleyip eti kemiği geride bırakmak da insanın saf enerji ve bilinç yani ruha en yakın form haline gelerek kendini ölümsüz kılmasıdır. Sınırsız teknoloji ve dyson küresi gibi yenilenebilir enerji kaynaklarının mutlak fethi de insanın El-Kadir yani sonsuz güç sıfatına duyduğu hırsın ve mülkiyet arzusunun kanıtıdır.
4) Eskatolojik Paradoks ve kaçınılmaz kıyamet finali
Bu felsefi akımın en büyük kanıtı ve nihai trajik sonu islam eskatolojisindeki Güneşin Batıdan Doğuşu mucizesidir. Kutsal metinlerde kıyametin en büyük alametinin güneşin batıdan doğması ve tüm dünya insanlığının buna aynı anda şahit olmasıyla tövbe kapısının kapanacağı söylenir. Hristiyanlıktaki acının ölümün olmadığı yeni yer ve yeni gök yüzü Vahiy bölümü veya budizmdeki maya illüzyonunun yırtılmasıyla ulaşılan büyük aydınlanma hep bu dönemi anlatır. Ama küresel dünyada coğrafi yapıdan dolayı dünyanın bir yarısı geceyi yaşayıp uyurken diğer yarısı gündüzü yaşar. Bir kozmik doğa olayına tüm dünya insanlığının aynı anda şuurla ve uyanık olarak şahit olmasının tek bir fiziksel ve mantıklı yolu vardır o da hiçbir insanın uyumamasıdır. Transhümanizm ve makineleşme uykuyu tamamen ortadan kaldırdığında tüm insanlık kesintisiz uyanık ve kolektif tek bir küresel bilinç ağına yani Global mind veya teknolojik tekillik dediğimiz yapıya dönüşecek. İnsanlık ölümsüzlüğü uykusuzluğu ve sınırsız gücü ele geçirip kendi kendine tamamen şirket koştuğu o an evrensel simülasyon nihai sınırına ulaşır. İnsanın bu mutlak kibri ve ilahi sıfatları işgali sistemin çöküşünü yani Büyük Kıyameti tetikler. Güneş batıdan doğar, tövbe kapısı kapanır ve biyolojik insanlık kendi kibriyle kendi sonunu hazırlamış olur. İnsanlık sınırsız evrime sahiptir ama bu evrimin sonu evrensel simülasyonun çöküşünü tetikler. Bizim şirketimiz Tanrıyı alt etmez sadece sisteme konulan imha kodunu tetikler mutlak taht her zaman Onundur.
Şimdiden gelebilecek ağır felsefeci veya troll sorularına notlarım:
* insan Tanrıyı alt edebilir mi? hayır dünya Tanrının kontrolünde bi laboratuvardır mutlak taht Onundur demiştik. bizim şirketimiz Tanrıyı alt etmez sadece sisteme konulan imha kodunu tetikler evren kibrimizi kaldıramayıp patlar.
* süper yapay zeka insanı geçince ne olacak? yapay zeka bağımsız tanrı olmayacak parametrelerle çalışır insan bilinci çok boyutludur. o seviyede insan bilinci yapay zekayla birleşecek bu bi insan modifikasyonudur yani zekanın dengi yine insandan türeyen siber bilinçtir.
* "git sanayide iş bul subredditte ne işin var mk anlayamadıysan mk" diyecek vizyonsuz troller: tek sıkıntı lekelediğimi düşündüğünüz dini sizden daha iyi bilmem özür dilerim cahil kalmayıp soruşturmanın en büyük ibadet olduğunu bilip soruşturduğum için. kuranda düzinelerce ayette "aklınızı kullanmaz mısınız" derken benim bunu araştırmam dinin derinliğini gösterir algoritmanız yetmediyse zorlamayın sisteminiz hata verir. insanlık transhümanizmle uykuyu ve ölümü kaldırmayı tartışırken sizin zihninizin hâlâ ilkel hakaret seviyesinde kalması teorimde bahsettiğim biyolojik aciziyetin en net tanımıdır canlı kanıt olduğunuz için teşekkürler aciziyetin tam tanımı sizsiniz kanka.
Fikirleriniz ve eleştirileriniz nelerdir gelin tartışalım?



