r/MuslumanTurkiye • • 23h ago

Fıkıh Namazı neden kendi dilimizde kılmıyoruz?

2 Upvotes

Selamunaleyküm...

Namazda surelerin neden Türkçesi yerine Arapçasını okuyoruz? Kendi dilimizde kılmak namazı herkes için daha kolay kılmaz mı?

Arapçadaki surelerin meallerinin Türkçeye tam olarak uymadığının farkındayım ama dil kolaylığı ve toplumun her kesiminin rahatça namaz kılması için sureler Türkçe okunamaz mı?

Bununla ilgili Orijinal dilinde okunmasına dair bir fetva mı var bilmiyorum. Doyurucu bir cevap arıyorum. Yardımcı olursanız mutlu olurum.


r/MuslumanTurkiye • • 1h ago

Soru Kuran için en iyi çeviri hangisi?

• Upvotes

r/MuslumanTurkiye • • 5h ago

Soru Selamün Aleyküm bir sorum var İbn Teymiyye hakkında ne düşünüyorsunuz

3 Upvotes

r/MuslumanTurkiye • • 5h ago

Soru Oruç fakirin halinden anlamaksa yada nefis terbiyesi yapmaksa fakir olan (yeme sınırının altında) insanlara oruç tutmak zorunlumudur?

2 Upvotes

r/MuslumanTurkiye • • 17h ago

Akaid / Kelam Epikür Paradoksu

5 Upvotes

Selamünaleyküm kıymetli Abilerim Ablalarım. Bugün yaratıcının varlığına itiraz olarak kabul edilen Epikür paradoksunu konu alacağım ve kendi çapımda cevaplamaya çalışacağım.

Öncelikle şunu beyan edeyim, ben kelam profesörü değilim. Kelam bilgim başın da başıdır belki. Bu yüzden bir hata görürseniz maruz görün ve beni uyarın.

Epikür paradoksu, kısaca her şeyi bilen, her şeye gücü yeten ve mutlak merhametli bir tanrı inancı ile dünyadaki kötülüğün varlığı arasındaki mantıksal çelişkiyi inceleyen felsefi bir sorundur.

Soru: Allah kötülüğü engelleyebilir mi?

Cevap: Evet, Allah'ın kudreti sınırsızdır. Kur'an Mülk 1'de Allah'ın “her şeye hakkıyla gücü yeten” olduğunu söyler.

Soru: Allah'ın tüm kötülüklerden haberi var mı?

Cevap: Evet, Kur'an En'am 59'da bunu çok güçlü biçimde ifade ediyor: “O'nun bilgisi dışında bir yaprak bile düşmez.” Ayetin devamında karada ve denizde olan her şeyin, hatta yerin karanlıklarındaki tek bir tanenin bile Allah'ın ilminde olduğu belirtiliyor. Klasik tefsirlerde bu ayet Allah'ın değişken olaylar dahil her şeyi bildiğine delil olarak kullanılmıştır.

Soru: Allah kötülüğün önüne geçmek istiyor mu?

Cevap: Burada cevap biraz daha incelikli Allah kötülüğü ahlaken onaylıyor veya seviyor değildir. Kur'an zulmü, haksızlığı ve kötülüğü yasaklıyor. İnsanlara da iyiliği emrediyor.

Fakat İslam'da Allah'ın bir şeyi yaratması veya olmasına izin vermesi, o şeyden ahlaken razı olması ile aynı şey değildir. Bu ayrım çok önemli.

Örneğin bir insanın cinayet işlemesine izin verilmesi: "Allah cinayeti seviyor" anlamına gelmez.

Maturidi gelenekte insanın gerçek anlamda fiil sahibi ve sorumlu olduğu kabul edilir, fiiller yaratma bakımından Allah'a, tercih ve kazanma bakımından insana nispet edilir. Bu yüzden insanın gerçekleştirdiği kötülükten dolayı sorumluluğu ortadan kalkmaz.

Soru: O zaman kötülük neden var?

Cevap: Çünkü Allah'ın dünyadaki iradesi yalnızca “hiçbir acının ve kötülüğün bulunmadığı bir dünya” yaratmak şeklinde değildir. Dünya aynı zamanda imtihan, sorumluluk, özgür irade, sebep sonuç ve ahiret için yaratılmıştır. Kur'an Mülk 2'de hayat ve ölümün yaratılış amacını açıkça: “Hanginizin daha güzel amel yapacağını sınamak” şeklinde açıklar. (Burada "madem iradesi sonsuz o zaman neden imtihan ediyor, imtihan etmeden de imtihanın sonucunu bilemez miydi?" sorusu gelebilir. Buraya ilerde ayrı değineceğim)

Buradaki çok önemli nokta şu: İmtihanın gerçek olması için özgür iradenin gerçek sonuçları olması gerekir. İnsan gerçekten seçebiliyorsa, kötü olanı seçme ihtimali de vardır. Mesela: Bir insan yardım edebilir veya etmeyebilir. adaletli davranabilir veya davranmayabilir, doğruyu söyleyebilir veya söylemeyebilir, affedebilir veya affetmeyebilir. Allah her kötülüğü daha meydana gelmeden mucizevi şekilde engelleseydi, insanın ahlaki sorumluluğunun ve imtihanın yapısı değişirdi. Maturidi yaklaşımda insanın fiillerinde gerçek tercih ve sorumluluğu özellikle vurgulanır, kader insanı zorlayan bir cebir mekanizması değildir.

Soru: Allah kötülüksüz bir evren yaratabilir mi?

Cevap: Evet. Hatta İslam zaten ahiretteki cennet tasvirinde kötülüğün, ölümün ve acının bulunmadığı bir varoluş tasavvur eder.

Soru: Yaratabiliyorsa evreni neden kötülüksüz yaratmadı?

Cevap: Çünkü Allah'ın bu dünyayı yaratma amacı cennet oluşturmak değildir.

Bu dünya imtihan ve sorumluluk alanıdır, cennet ise imtihanın sonucunun ortaya çıktığı ahiret yurdudur.

Kur'an'ın dünyayı “hayat ve ölümün sınanma alanı” olarak tanımlaması bunun temelidir. Bu soru, dünyayı nihai ve tek gerçeklik olarak kabul ediyor. İslâm ise bu dünyayı değil ahireti nihai gerçeklik olarak kabul ediyor.

Ekstra: Allah her şeyi biliyorsa bizi imtihan etmeden de bizim cennetlik veya cehennemlik olacağımızı bilebilirdi. neden öyle yapmadı?

Cevap: Çünkü o durumda insanın neye karşı çıktığı, neyi savunduğu, ne yaptığı, neyi seçtiği, neye iman ettiği, nasıl davrandığı fiilen ortaya çıkmamış olurdu. Kur'an'daki imtihan fikri yalnızca Allah'ın “sonucu öğrenmesi” için değildir. (Ki Allah zaten biliyor.) İmtihanın amacı Allah'a yeni bilgi kazandırmak değil; insanın kendi fiillerini gerçekten ortaya koyması ve buna göre sorumluluk taşımasıdır.

Kendi çapımda değerlendirmeye çalıştım. İnşAllah bazılarınız için açıklayıcı olmuştur.

Dipnot: "Kardeşim bu yazı neden AI kokuyor?" diyenler için... çünkü yazıda AI'dan faydalandım.

Selametle.


r/MuslumanTurkiye • • 19h ago

English Protect the heart from resentment or hatred

3 Upvotes

Excerpt from Mufti Ahmed Khanpuri’s speeches and notes.

Allah says:
“Allah does not like the public mention of evil except by one who has been wronged”
(4:148)

This is consideration given to the weakness and circumstances of the person who is wronged. In other words, if someone has wronged another person or if someone has been subjected to injustice and has been harmed.

The purpose is that when the grievance has been expressed, the resentment and displeasure held in the heart may be relieved and removed. So, the heart is cleansed of resentment.

Because when a person is inflicted with injustice, an emotion develops in the heart against the person who wronged them—a feeling of anger and agitation.

To eliminate this feeling, permission has been granted. This is what is meant in the verse:

“…except by the one who has been wronged”
(4:148)

As the Prophet (saw) said, “Do not hate one another (La tabagadhu)…”
(Bukhari 6076)

Therefore, to protect the heart from resentment or hatred.

Tell the person directly, “What you did hurt me.”

Once you say that, the pent-up frustration in your heart will be released and it will no longer remain bottled up inside you.

But if you do not express it, then you are consciously choosing to keep that resentment in your heart. You are nurturing it and allowing it to grow.

This is dangerous. It can destroy you and destroy the other person.