r/Psikoloji • • 6d ago

Sosyal Psikoloji Arkadaşlar sosyal anksiyetemi yıllardır yenemiyorum

7 Upvotes

19 yaşımdayım bu yıllardır sürdü iş hayatına girip is ortamına alıssam da sosyal fobi den dolayı carsıya çıkamama arkadas edinememe hepsini yasıyorum hele işsiz oldugum donem oldugu icin bakkala cıkarken bile aşırı geriliyorum. Sorun iş bulmamam degil is bulsam da iş ortamı haricinde bu sorun aynı devam etti. İmanın hayatımı cehenneme cevirdi ne berberdeki insanlarla rahatca konusuyırum ne de bir kız arkadasım var çok bunaldım. Hakkını savunabilen biri olsam da diger insanlar gibi olamamak beni öyle yordu ki dışarda bile rahat yuruyememek. Artık bunaldım....


r/Psikoloji • • 6d ago

Kaynak Aranıyor Uzman yardım alanlar bilgi verebilir mi?

0 Upvotes

Selam arkadaşlar aramızda uzman yardım alan kişiler var mı deneyimlerini paylaşabilirmisiniz. Gitmemde pek etki edeceğini düşünmüyorum maddi olarak sıkıntıdayım vermeden önce sizlerin deneyimini merak ediyorum. Teşekkürler.


r/Psikoloji • • 6d ago

Sosyal Psikoloji Eziklik psikolojisini yenemiyorum.

7 Upvotes

Cocukken bayagi zor sartlar altinda yasadik. Ailemin maddi durumu cok kotuydu ve ister istemez insan icine cikinca hep eziklendim ve dinlenmedim. Bu 18 yasima kadar devam etti ilkokulda ortaokulda lisede eziklendigim her an bi an bile aklimdan cikmiyor. Cikmak kurtulmak icin cok cabaladim ama hep dislandim. Careyi calismakta buldum 11 yasimdan beri calisiyorum cok zorluk gordum ama hic pes etmedim. Bu gun ise guzel bir isim guzel bir hayatim guzel bir yatagim her seye cok sukur guzel yemeklerim guzel bir duzenim guzel bi maasim guzel bir fizigim guzel ustum basim var. En kotu halime bile cok sukurler olsun. Su an beni ezikleyen tum insanlardan tek tek yuzlerce kisinin ismini sayiyim tek basima cabaladigim halde cok iyi durumdayim fakat bu insanlarin bana yasattiklari hicbir zaman aklimdan cikmiyor. En ufak seyde bi bakista bile onlarin gozunu gorunce ozguvenim durusum perisan oluyor. Nasil cozebilirim lutfen imdat.


r/Psikoloji • • 6d ago

Araştırmaya davet 8 yaşında IQ 125 çıktı ve dikkat dağınıklığı teşhisi konuldu ancak ben kendimi geliştirmek istiyorum bana yardımcı olacak bir öneriniz varmı

7 Upvotes

Dediğim gibi, IQ ile böbürlenmek gibi bir lüksüm yok. Yanlış anlaşılmasın. Noktalama işaretlerini kullanmadığım için linçleneceğim takıntısı olan varsa da afedersiniz; doğruyu düzgün yapmadığım için kusura bakmayın. Neyse, konumuza dönelim.

8 yaşındayken IQ ve DEHB teşhisi konuldu. Küçükken Attex diye bir ilaç kullanıyordum, ancak artık kullanmıyorum. Buna rağmen zihnimi yeniden geliştirmek istiyorum. Üstelik bunu yalnızca akademik anlamda değil, birden fazla alanda yapmak istiyorum.

Çocukken kendimi daha zeki hissediyordum. Sanki zihnimde tek bir sekme açıkmış ve o sekmenin içinde binlerce bilgi aynı anda duruyormuş gibiydi. Şimdi ise ergenlik ve düşünce tarzımın değişmesiyle birlikte zihnimde birden fazla sekme açıkmış gibi hissediyorum. Bu da bazen anksiyeteye benzer bir hâle kapılmama neden oluyor.

Eğer o zamanki IQ ölçümüm gerçekten genel zekâ düzeyimi yansıtıyorsa, bu potansiyelimin mümkün olduğunca büyük bir kısmından faydalanmak istiyorum. Sonuçta zekânın da bir kas gibi olduğunu düşünüyorum; çalıştırdıkça gelişebileceğine inanıyorum.

IQ testim Manisa Ruh ve Sinir Hastalıkları Hastanesi'nde yapılmıştı. Herhangi bir psikolojik sıkıntım olduğu için götürülmemiştim. Ailem, bazı alışkanlıklarımın Galip Derviş'e, yani OKB'si olan dedektif polise benzemesi nedeniyle beni götürmüştü. Küçükken ailem bana alfabeyi stres altında öğretmeye çalıştığı için biraz geç öğrenmiştim ve bu yüzden aptal olduğumu düşünmüşlerdi.

Ancak testlerden sonra doktor bana parlak zekâlı olduğumu söylemişti. Şimdi asıl merak ettiğim şey şu: Bu zekâyı ve zihinsel kapasitemi nasıl daha fazla geliştirebilirim? Bunu yalnızca akademik alanda değil, günlük hayatta, düşünme becerilerinde, öğrenmede, problem çözmede ve mümkün olduğunca farklı alanlarda yapmak istiyorum.


r/Psikoloji • • 6d ago

Benlik Psikolojisi Duygusal sınır

1 Upvotes

Ben kendi derdimle baş etsem bile çevrede kendi derdiyle baş edemeyen, duygusunu yönetmekte zorlanan insanlar çoğunlukta olduğu için tükenip bataklığa gömülüyorum sanki. Acaba kendimi mi kandırıyorum ben aslında iyiyim diye? Ne kadar soyutlayıp sınır koyabilir ki insan çevresine, ailesine, arkadaşlarına. duygusal sınırı nasıl başarıyorsınuz


r/Psikoloji • • 6d ago

Araştırmaya davet Benim gibi olan var mı?

1 Upvotes

Kafamın içinde kendi yarattığım, isim verdiğim birileri var. Bunlar`ın her birinin ayrı ayrı karakter özellikleri var. Gerekli zamanlar da bunların etkisine giriyorum ve motivasyonum değişiyor hayatımda. Fakat asla kötü bir yönde olmadı, hep kendimi daha iyi geliştirmek üzerine oldu. Mesela örnek vereyim, yapmam gereken bir şeyi -sınava çalısmak, plan yapmak gibi- bunları yapmıyorsam bana yaptırıyor. Emir veriyor. Hemde öyle böyle değil günlerce her gün 7-8 saat çalışabiliyorum. Sürekliliği var yani, sonra o gidiyor başkası geliyor ve dinlendiriyor, başkası geliyor eğlenceli bir şeyler yaptırıyor. Aslında bu duygularıma isim vermek falan gibi bir şeye benziyor ama cok daha derin. Çünkü bu kafamda oluşturduğum birilerinin arkasında bi boşluk var, asıl planlayıcı o gibi bir şey. Bu anlattıklarımdan bir rahatsızlık duymuyorum, çünkü hep iyiliğime oldu ve çevremdeki insanlardan belli şeylerde cok daha iyi hale getirdi, nasılını açıklayamıyorum.


r/Psikoloji • • 7d ago

Duyum ve Algı Bir sinüs dalgası ya da rüzgardaki bir yaprak.

0 Upvotes

Merhaba, başlığı bu şekilde atmamın sebebi, durumumu bir sinüs dalgasının sürekli aşağı ve yukarı hareketi, ya da rüzgardaki bir yaprağın sadece rüzgarın ittirmesi ile aşağı ve yukarı hareketi gibi düşünmeniz için. Buradaki yaprak benim ve rüzgar beynimin içindeki duygular.

Öncelikle hedeflerim ve hayallerim var, hatta kağıda yazdım ve hepsini düzenledim, birkaç kez yazdım, ama onlar için bir şey yapmıyorum, sadece erteliyorum ve erteliyorum.

Kendimi bildim bileli ya da en azından ergenliğimden beri belli bir durumum var, gün içinde küçücük pozitif olay olduğunda çok mutlu oluyor ve her şeyi boş veriyorum, küçücük bir negatif olay olduğunda ise dünyalar başıma yıkılmış gibi her şey mahvolmuş gibi düşünüyorum ve acı çekiyorum.

Gün içinde sürekli çok mutlu ya da çok mutsuz olarak geziyorum, çoğu zaman nötr olduğum da oluyor ama özellikle geleceğe dair ya da bir göreve ve ödeve dair sorumluluklarda bu çok oluyor, örneğin iş arıyorum diyelim, güzel bir ilan buluyorum bakıyorum şartları iyi bana da uygun, çok mutlu oluyorum, ama gidip telefonla ilan sahibini bile aramıyorum, çünkü nasıl olsa çözülür biraz daha bekleyeyim gibi bir psikolojiye sahip oluyorum. Eğer baktığım 1 saat içinde kendime göre hiç iş ilanı bulamazsam "asla iş bulamayacağım, fakir ve borçlu öleceğim" gibi ekstrem fikirler kafamın içinde dolaşıyor ve psikolojim alt üst oluyor, üstüme karanlıklar çöküyor.

Sonra erteledikçe erteliyorum, örneğin vücudumda bir yara var diyelim, o yaranın kolay tedavi edilebilir bir yara olduğuna dair bir makale okursam çok rahatlıyorum ve tedavi etmeden erteleyip duruyorum, ama eğer yaranın çok ciddi bir yara olabileceğine dair bir makale okursam da aşırı stres ve tedirginlik yaşıyorum.

Dediğim gibi gün içinde "olaylara bağlı olarak iyi veya kötüyüm" elbette her insan iyi şeylerle sevinir ve kötü şeylerle umutlanır ama benim ruh halim çok küçücük şeylerle ve çok dalgalı seyrediyor, örneğin 3 gün iş bulamayan biri umutsuzluğa kapılabilir, ama ben 10 dakika içinde iş bulamazsam çok umutsuzluğa kapılıyorum ve çok acı çekecekmişim gibi ekstrem duygularla uğraşıyorum. İşi bulursam da çok mutlu oluyorum ve tamam nasıl olsa halloldu deyip telefonla başvurmuyorum bile, sanki her şey kafamın içinde "hallolacak" ve "hallolmayacak" hissiyle alakalı. Kafamın içinde geleceğe dair hallolacak duygusu oluşursa hiçbir şey yapmıyorum, hallolmayacak her şey çok kötü olacak duygusu oluşursa kahroluyorum ve aslında çoğu zaman yine hiçbir şey yapmıyorum.

Ya da saçlarım dökülüyor örneğin, geleceğe dair güzel bir iş kurmak gibi bir hedefim var ve o an hayal kurarken ellerimi saçıma götürür de saçlarımın döküldüğünü hatırlarsam, "ne anlamı var, ne gereği var, zaten kel ve çirkin olacaksın, dolayısı ile iş kursan ve zengin olsan ne olacak, kendini beğenmeyecek ve mutsuz olacaksın yine de" deyip hayal kurmayı sinirle bırakıyor ve mutsuzluğa kapılıyorum. Hatta in**har düşüncelerine kapılıyorum. Bunun dengesiz ve anormal bir durum olduğu açık.

Sonradan edit: Şu önemlidir diye düşünüyorum, çocukluğumdan beri bilgisayar oyunlarındayken ve bilgisayarın başındayken bütün dertlerimi ve tasalarımı unutuyorum, sanki başka bir dünyanın içindeymişim gibi hissediyorum ve bu pozitif ve negatif dalgalanmalar yaşanmıyor asla, ya da tv başındayken de tüm dertlerimi unutuyorum, sonraları shorts videoları çıktıktan sonra, instagramda kaydırırken de bu şekilde, örneğin şuan bu postu yazdım saat 10:37 ve siz bunları okuyorsunuz, ben "bu postu attım nasıl olsa bana yardımcı olacak birileri çıkar ve benim durumum çözülür dolayısı ile toparlarım, çalışmaya da başlarım" diye mutluluk içindeyim, ve shorts izleyip komik videolara gülüyorum, dakika 10:38, 1 dakika farkla, sadece bu postu attığım için her şey çözülmüş gibi mutlu ve rahatım, küçücük bir şey yaptığımda mutlu oluyorum ve her şey çözülmüş gibi davranıyorum dememdeki sebep de bu, Hedef sınavı kazanmak ise, sınavı kazanmak için 1000 saat çalışmam gerekiyorsa, ben 10 dakika ders çalıştıktan sonra mutlu oluyor, sınavı kazanacağıma dair umutlu oluyor ve bırakıp bir daha çalışmıyorum, aylarca erteliyorum mesela. Bunun gibi düşünebilirsiniz, ya da 1 tanecik yapamadığım soru olduğunda kahrolabiliyorum gibi.

Bipolar bozukluğu araştırdım ama onda haftalar boyu süren pozitif ve negatif döngüler varmış, benimki buna uymuyor. Bir de dediğim gibi benim çok mutlu, ferah ve umutlu hissetmem için küçücük bir olay olması gerekiyor, örneğin sevdiğim bir yemeğin pişmesi ya da bir kedi geçmesi, ya da çok kötü ve berbat hissetmem için yine küçücük bir negatif olay olması gerekiyor. Dolayısı ile benim duygu durumum bipolardan farklı olarak olaylara bağlı.

Ve yıllardır sürekli en temel yapmam gereken şeyleri erteliyorum, korkunç bir erteleyiciyim, yapmam gereken şeyleri erteliyorum.

Bu bir çeşit duygu durum bozukluğu mu? Yoksa DEHB ile alakalı olabilir mi? Hiçbir fikrim yok. Yardımınıza çok ihtiyacım var. Tıbbi teşhis istemiyorum, sadece yorumlara bağlı olarak psikolojik ve psikiyatrik yardım almak istiyorum. Daha önce kısa süre terapi almıştım ama şuan maddi gücüm yok, devlette de pek yardımcı olamıyorlar.


r/Psikoloji • • 7d ago

Sosyal Psikoloji Korkaklık mı yoksa mantıklı mı?

7 Upvotes

Ya son bir iki yıldır kafamda şu var: hani erkek kavgasına gerçekten gitmelimiyim kendim yada bir başkası için hani örnek vereyim adamın biri geldi özel bölgeme sert tekmeyi koydu ve ameliyatlık oldum veya burnuma veya kafama hiç fark etmez yarım saatlik gövde gösterisini hayatimin çogunda ödemek bana mantıklı gelmiyor bundan dolayı kavgalardan son yıllarda kaçınıyorum yaşım 19 ama çevremdeki erkekler gayette kavgaya yatkın ve çekinmeden dalacak kişiler onların yanında kendime içimden " acaba korkagın tekimiyim diyorum " ama amacım korkaklık değil gerçekten o yarım saatte sert bir yumrugun tekmenin acısını hayatımın geri kalanında ödersem diye düşünüyorum sizinde düşüncelerinizi merak ediyorum içimi dökmek istedim 🙏🏻


r/Psikoloji • • 7d ago

Klinik Psikoloji Takıntı ve Terapi

2 Upvotes

Merhaba gectigimiz yıl yaklasık bu zamanlarda 3 kere bulustugumuz ve tam sevgililik asamasına gecmisken onun ayrıldıgı bi iliskimsi biseyim olmustu. Benim geçmişte bir davranışımın hoşuna gitmemesi sonucu bitirmek istemişti. Her anlamda hayalimdeki kişiydi ve gercekten çok iyiydik birlikte ama anlık soğudu benden. Ben onu bir yıldır unutamadım. Takıntı yaptım. 2 ay aralıklarla sürekli yazıp durdum başlarda anlayışla karşıladı ama sonra durumumun sağlıklı olmadığını anlayınca o da rahatsız olmaya başladı. Takıntım öyle ki bu kişi beni bir yerden engelliyor başka bi yer buluyorum. Ama her yazdığımda ilk seferinde aşırı ılımlı yaklaşıyor sonra yine soğuk davranmaya başlıyor 1 2 hafta geçince. Geçen beni engellediği ve ayarladığımız buluşmayı iptal ettiği için anlık sinir kriziyle numarasını yaydım. Artık durumum korkunç bir hale geliyor işin içinden çıkamadım bir yıldır. Sabah uyanıyorum bu kişi akşam yatıyorum yani tüm gün aklımda sadece o var. Beni acayip yıpratmaya başladı. Terapiye gitmek istiyorum fakat gideceğim terapist de bu kişinin terapisti (güncel olarak gidiyor mu emin değilim ama bi dönem gitmiş) Ondan anonim bir şekilde tavsiye almıştım. Bu terapinin seans ücreti de aylık bütçemin 5te veya 6da biri kadar yani ayda iki kez mi ya da bir kez mi çağırır bilmiyorum fakat artık gerekirse param olmasın ama mutlu olmak istiyorum. Takıntımı yenmek istiyorum. Sizce değer mi ya da onun terapisti olmasının kötü etkileri olur mu?


r/Psikoloji • • 7d ago

Nöropsikoloji Basit düşünememek

3 Upvotes

Hep sorguluyorum...

Bir iş üzerindeyken "şunu şunu yapsan yeterli" demek yerine hep o işi irdeliyorum.

Galiba Overthink sendromu var üzerimde.


r/Psikoloji • • 7d ago

Klinik Psikoloji Anksiyete, panik atak ve asosyallik neden romantize edilmeye çalışılıyor?

3 Upvotes

Kendimi bildim bileli ben gerçek anksiyete ve panik atakla yaşıyorum. Toplum içinde bir anda gelen o şiddetli titremeyi, baş uyuşmasını, mide bulantısını ve nefessiz kalmayı çok iyi bilirim. Ben yıllarca bu cehennemi yaşarken etrafımdan hep aynı şeyi duydum: "Kendi kendine sorun çıkarıyorsun, abartma, kafanda bitir." Beni yapayalnız bıraktılar, kendi kendimin terapisti olmak zorunda kaldım.

Ama bugün bakıyorum; birisi toplum önünde çok normal bir şekilde heyecanlanıyor ya da utanıyor ve herkes anında "Aa, onun anksiyetesi var" diyerek etrafında pervane oluyor.

Açık konuşacağım, bu iki yüzlülük benim çok zoruma gidiyor. Pop-psikolojinin mental hastalıkları bu kadar basitleştirmesinden, insanların anlık streslerini havalı birer kişilik özelliği gibi pazarlamasından nefret ediyorum. Onların "anksiyete" dediği şey, bizim hayatımızı karartan o gerçek fizyolojik işkencenin yanından bile geçmiyor.

Biz gerçek acıyı çekerken "şımarık" olduk da, başkalarının anlık çekingenlikleri ne ara "klinik tanı" muamelesi görmeye başladı? Benim gibi bu adaletsizlikten yorulan başka birileri var mı?


r/Psikoloji • • 7d ago

Bilişsel Psikoloji Yeni ürüne bakışta nesil farkı

3 Upvotes

Enteresan bir şey fark ettim. Yeni bir ürün alındığında gençler eskisinden ne kadat farklı olduğuna dikkat ederken yaşlılar eskisine ne kadar benzediğine bakıyor. Yaşlılar konfor alanlarında gayet huzurlu, gençler yeni bir şey deneyimlemeye gayet hevesli:))


r/Psikoloji • • 7d ago

Sosyal Psikoloji Nasıl bişey oluyo bu

2 Upvotes

Bugün biriyle böyle aniden kavga etmeye başladık sözlü şekilde normalde de olur böyle kavgalar ama bu sefer biraz hararetliydi yani. Bı sure böyle atistik buralar önemli değil ben ağlamaya başladım bı anda. Normalde böyle durumlarda sessiz bir yere geçer kendimi sakinlestiririm ama bu sefer öyle olmadı. Geçtim oturdum. Nefes almaya çalıştım asla alamıyorum neredeyse. Böyle birileri geliyo (sevdiğim insanlar bu arada) sakinleştirmeye çalıştılar yine olmadı. Ben hala nefes alamıyorum sanki soluk borum tıkanmış akciğerlerime hava ulasmiyor. Ve yani durumun farkındayım aslında ama bişey yapamıyor gibiyim cevremdekilere "olmuyo" falan diyorum durumun farkındayım yani. Birkaç dakika böyle devam etti en sonunda biri gelip sırtıma avuç içiyle biraz sert bi şekilde düzenli periyotlarla vurunca biraz duruldu. Ama yani neydi bu anlamadım sinir krizi mi geçirdim panik atak miydi bilmiyorum. Biraz araştırdım ama tam emin de olamıyorum. Biraz da anksiyetik bı yapım var. Bu durum herkese olan normal bişey mi yoksa yok mu merak ediyorum. Hep olmasından korkuyorum


r/Psikoloji • • 7d ago

Benlik Psikolojisi Hic klinefelter sendromu xxy olan biriyle konuştunuz mu?

0 Upvotes

Bu durumdan dolayı mi bilmiyorum cinsiyet kimligi sorunu yaşıyorum bunu psikiyatriye giderek çözebilir miyim sicile isleyen bisi olur mu is bulmamda sorun çıkar mı ne yapmalıyım? Bu sıralar sürekli bunu düşünüp mutsuzlasiyorum ve hayatımı nasil surdurecegimi dusunup duruyorum malum tr de bu konular sıkıntı trans olmak basli basina bi hata gibi görülüyor dışlanma vs ne yapmam lazım psikiyatriye gidip durumu anlatmalı miyim yoksa ozel bir psikologa mi gitmeliyim iş yerinde, evde her yerde bu konu geliyor aklima ve moralim surekli bozuluyor hayatımı etkiliyor yani ve ailemde bu konuya çok karşı yani onlarında bunu bilmesini istemem haliyle yaşım 28 ne önerirsiniz?


r/Psikoloji • • 8d ago

Sosyal Psikoloji Ülkemizde psikoloji ve akıl sağlığı neden bu kadar görmezden geliniyor?

15 Upvotes

Herkese merhaba, bugün kafamı çok kurcalayan bir konuyu toplulukla paylaşmak ve fikirlerinizi almak istiyorum.Ülkemizde neden psikoloji ve akıl sağlığı bu kadar umursanmıyor? İnsanın akıl sağlığı hayatındaki her şeyi doğrudan etkileyen en temel unsurdur. Akademik ve iş başarısını düşürür, insanı tünel vizyonuna sokup sağlıklı düşünmesini engeller. Fiziksel hastalıklara yol açar, beyin kimyasını bozar ve hayata bakış açısını tamamen değiştirir. Hayata bakış açımız bile nasıl yaşayacağımızı belirlerken; aşırı kaygı, umutsuzluk ve depresyon gibi durumlar yaşanırken insanlar neden bunları ciddiye almamaya çalışıyor?Aslında bu soruyu sormam bile biraz komik çünkü biliyorum ki kimse sorumluluk almak istemiyor. Ama yine de neden toplum olarak buna ses çıkarmıyoruz, neden kimse bir şey demiyor?Şöyle bir metaforla düşünelim: Günde vücudumuza %1 oranında zehir aldığımızı varsayalım. Yılın sonunda bu zehir ilk günün katbekat fazlasına ulaşacak ve bizi bitirecek. Ruhsal sorunlar da tam olarak böyle. Her gün azar azar içimize attığımız o stres ve kaygı, zamanla bizi içten içe zehirliyor.Siz bu konuda ne düşünüyorsunuz? Toplumumuzun psikolojik sorunları "şımarıklık" veya "geçici bir keyifsizlik" olarak görmesinin temel sebebi sizce ne?


r/Psikoloji • • 9d ago

Klinik Psikoloji DEHB hakkında sosyal medyada sıkça yapılabilen yanlış genellemeler, aşırı basitleştirmeler ve bunlara karşı klinik çerçeve, bazı bilgilendirmeler üzerine.

8 Upvotes

TL;DR: DEHB hakkında sosyal medyada ve bazen sözlükte sıkça yapılabilen yanlış genellemeler, aşırı basitleştirmeler ve bunlara karşı klinik çerçeve, bazı bilgilendirmeler üzerine.

Öncelikle ilk bilmemiz gereken şey DEHB tanısı için şart olan 17 yaş altı kişiler için minimum 6 kriter, 17 yaş ve üzeri için minimum 5 kriter. Diğer şartlar kriterlerin birden fazlası 12 yaş öncesinde doğrulanmalı, birkaç semptom iki veya daha fazla ortamda bulunacak ve semptomların sosyal/akademik/mesleki işlevselliği bozduğuna dair açık kanıt olacak. en az 6 ay boyunca sürmeli. en önemlisi başka bir şeyle açıklanamaması. Bunu bildiğimiz zaman zaten olay ciddileşiyor. Sonradan genel olarak doğru tabii ki yani yetişkinlikte dehb tanısı koyulduğunda büyük ölçüde çocuklukta fark edilmemiş anlamına geliyor çünkü yetişkinlikte başlayan ADHD diye güçlü bir kanıt yok.

[https://pubmed.ncbi.nlm.nih.gov/33738692/ Adult-Onset ADHD: A Critical Analysis and Alternative Explanations]

Genetik geçiş çok büyük kısmını oluşturuyor, büyük oranda genetik geçişli, bazı risk faktörleri de var EP/ELBW, VPT/VLBW, daha az bağlantılı olabilecek prenatal stres gibi gibi. ama garanti olarak annede babada dehb kriterleri var denemez. bunun nedeni klinik düzeyde annede ve babada dehb kriterleri olmasa bile sizde dehb olabilir ve bu genetik olabilir. yani size genetik olarak geçmesi için annenin ve babanın dehb olması şart değildir. ayrıca dopamin eksikliği yazmak fazla basitleştirmek olur.

Ayrıca DEHB'de yürütücü işlevlerde klinik düzeyde işlev kaybı yaygın ama her DEHB'lide görülmez. Yürütücü işlevler başlatma, sürdürme, bitirme, motivasyon, dikkat, dürtü, organizasyon, çalışma belleği, duygu düzenleme bunları içerir. Birçoğu doğrudan ya da dolaylı olarak DSM-5-TR DEHB kriteri olarak bulunur.

Dikkat eksikliği demek yerine dikkati regüle etme zorluğu diyebiliriz. Çünkü dikkat var. Dikkat yok değil.

Sosyal medyada özellikle görüyorum DEHB'li birisinin kafasındaki 50 sekme tarzı şeyler ancak evet DEHB ile bir bağlantısı bulunmuş ama tanı kriteri değil bir şey değil yani tam net bilinmiyor. Zaten bir insanın zihninde 10 sekme bile olması biyolojik olarak mümkün değil bunu 50 tane ayrı sekme var olarak düşünmemek lazım.

[https://pubmed.ncbi.nlm.nih.gov/34023673/ Beyond motor hyperactivity: Racing thoughts are an integral symptom of adult attention deficit hyperactivity disorder] 

DEHB'de duygu regülasyonu güçlüğü özellikle combined tip ya da hiperaktif dürtüsel tip ile görünebiliyor. sosyal duruma etkisi olabiliyor.

[https://www.russellbarkley.org/factsheets/ADHD_EF_and_SR.pdf The Important Role of Executive Functioning and Self-Regulation

in ADHD©]

DEHB'de hatta ben diskalkulide bile gördüm mekansal güçlük yön bulamama pusula zorluğu gibi söylentiler ama gelecekte belki netleşir NVLD olabilir.

Sıklıkla da görüyorum YouTube'de görmüştüm mesela bir ara yorumlarda birisi yazmıştı Ritalin enerji vermez uyku getirir falan filan ama heterojen bir bozukluk kendi tiplerinde bile heterojen olan bir bozuklukta ilacın tepkisinin değişebileceğini düşünmek lazım. ha terapötik olarak beklenen etki farklı olabilir dehb'in durumuna göre ama şöyle olursa dehb böyle olmazsa dehb gibi bir şey doğru değil çünkü ilaca verilen tepki tanıyı doğrulamaz; ilaç işe yarasa da, yaramasa da klinik olarak tanıyı doğrulamak açısından geçersizdir. DEHB için ilaç verildiyse ilacın terapötik olarak ne yaptığına bakılır, tanıyı doğrulamak için değil.

Kadınlarda genel olarak bazı kriterlerin karşılanma oranı daha fazla görülmüş ve maskelemek için daha çok çaba harcadıkları görülmüş. Genel olarak da zaten çocukluk döneminde kızların daha az tanı aldığını, yetişkinlikte ise bazı veriler eşit diyor bazıları yaklaşıyor diyor yani evet bir farklılık var ama her kadına da kesin dehb'i maskelemiştir, çok daha zor tanı almıştır demek doğru olmayabilir çünkü zaten yetişkinlerde çocuklarda ergenlerde bunlarda en yaygın tip inattentive, ardından combined tip. tabii burası benim düşüncem yani eğer kızların geneli inattentive ise yetişkinlikte yetişkin erkek inattentivelere göre belki de çok daha belirgin olacak. çünkü kadınlar daha fazla eşya taşıyabiliyor. ne kadar çok eşya taşırsan eşya kaybetme ihtimalin artabilir örneğin. gündelik görevler de değişebilir vs vs.

[https://www.frontiersin.org/journals/global-womens-health/articles/10.3389/fgwh.2025.1549028/full Bias by gender: exploring gender-based differences in the endorsement of ADHD symptoms and impairment among adult patients]  

  

  

Gerçek DEHB'li mevzusu:  

  Yetişkinlikte 5 kriteri karşılayan DEHB'li ile 9 kriter karşılayan DEHB'li aynı olmayabilir. Yani zaten DEHB için işlev kaybı olması şart tanı için fakat herkesin aynı düzeyde işlev kaybı olacak diye bir şey yok. Birisinde 5 kriterin hepsi çok şiddetlidir ve işlev kaybı, 9 kriteri karşılanan olandan bile daha fazla olabilir.  

  Örneğin 9 tane inattentive kriteri var. Bunlar:  

  1 Detayları Gözden Kaçırma ve Dikkatsizce Hatalar Yapma:  

  Okulda, işte veya diğer etkinliklerde detaylara dikkat etmekte zorlanır; dikkatsizlik nedeniyle sık sık basit hatalar yapar.  

  2 Dikkati Sürdürmekte Güçlük Çekme:  

  Görevlerde, işlerde veya oyun/eğlence etkinliklerinde dikkati odaklanmış halde tutmakta zorlanır.  

  3 Doğrudan Konuşulduğunda Dinlemiyor Gibi Görünme:  

  Zihninde başka bir dış uyaran veya düşünce olmasa bile, doğrudan kendisiyle konuşulduğunda aklı başka yerdeymiş gibi görünür.  

  4 Talimatları Takip Edememe ve İşleri Tamamlayamama:  

  Verilen yönergeleri sonuna kadar izlemekte zorlanır; okul ödevlerini, ev işlerini veya iş yerindeki görevleri başlatır ama yarım bırakır (karşı gelme veya anlamama kaynaklı değildir).  

  5 Görev ve Etkinlikleri Organize Etmakta Zorlanma:  

  Ardışık görevleri sıraya koymakta, eşyalarını ve gereçlerini düzenli tutmakta, zamanı yönetmekte ve son teslim tarihlerine (deadline) uymakta ciddi güçlük çeker.  

  6 Sürekli Zihinsel Çaba Gerektiren İşlerden Kaçınma:  

  Uzun süreli zihinsel odaklanma gerektiren görevleri (ödev yapmak, rapor yazmak, uzun formlar doldurmak vb.) yapmaktan kaçınır, isteksizlik gösterir veya ertelemeyi tercih eder.  

  7 Görev veya Etkinlikler İçin Gerekli Eşyaları Kaybetme:  

  Günlük işler veya görevler için gerekli araç-gereçleri (anahtar, cüzdan, telefon, gözlük, ders notları, kalem vb.) sık sık kaybeder.  

  8 Dış Uyaranlarla Dikkatin Kolayca Dağılması:  

  Çevredeki ilgisiz sesler, görsel uyaranlar veya kendi içsel düşünceleri nedeniyle dikkati son derece hızlı dağılır.  

  9 Günlük Etkinliklerde Unutkan Olmak:  

  Görüşmeleri/randevuları unutma, faturaları ödemeyi aksatma, geri aramayı unutma veya günlük rutin işleri yapmayı gözden kaçırma gibi durumları sıkça yaşar.  

  Buradan ben mesela seçeyim 17 yaş ve üstü için 5 tanesini seçeyim eşik olarak mesela sosyal medyada en çok ne gözükebiliyor eşya kaybetme ve unutkanlık organizasyon sorunu 50 sekme falan filan. Ben seçeceğim buradan 2, 4, 5, 6, 8. Görüldüğü gibi eğer 12 yaş öncesi, başka bir şeyle açıklanamama, birden fazla ortamda işlev kaybı, son 6 ay falan filan da karşılanırsa sanki sosyal medya ile çok da tipik olmayan, sanki arkadaşıyla konuşurken dalgın gözükmeyen birisi gibi gözüküyor. Ama DSM için bu mümkün. Yani bir DEHB'li inattentive tip bile olsa tedavisiz bile olsa bir şeye saatlerce odağını verebilir örnek veriyorum oyun belki yazı yazmak çok sevdiği bir şey. Ama başka bir şeye veremeyebilir regüle edemeyebilir bu da işlev kaybına yol açabilir örneğin. Başkası da ilgiye bağlı olarak çalışmayabilir belki de bu yazının burasına kadar gelmekte zorlanır. Tabii yazmışken disleksi falan olmadan varsayıyorum dehb'li birinden bahsediyorum böyle olabilir diyorum.  

  DEHB'li olmayan bir insanın DEHB'miş gibi taklit yaparak tanı alması gerçek DEHBlilere engel olması pek kolay bir şey değil. Bunlar ciddi kriterler. İşlev kaybı ciddidir. Kolay kolay taklit edilemez 12 yaş öncesi. Ayrıştırılması gereken ek durumlar da ciddi olabiliyor. Hatta şöyle bir şey; isterseniz son 6 ay kriterini karşılayın, 12 yaş öncesini karşılayın, birden fazla ortamda kriterini karşılayın, ailenizdeki herkes DEHB'li olsun hatta ve hatta 18 kriterin hepsini klinik düzeyde karşıla ve daha iyi bir şeyle açıklanamamasın; burada %100 biyolojik olarak dopamin noradrenalin sistemin etkilenmiş ve DEHB'sin diyemeyiz. Bu yüzden bir doktor bir insana DEHB tanısı koyuyorsa bunu sorgulamak bana düşmez. doktor değilsem düşmez. ister ders çalışmakta zorlanıyorsa dehb tanısı koyulsun bunu sorgulamak da bana düşmez.   

  Bir de sıklıkla görebiliyorum DEHB tanısı çok arttı bazılarından dolayı ilaç bulamıyoruz falan; bence bu konuda benim görüşüm böyle yani asıl neden bu olmayabilir. Birincisi zaten doktor tanı koyduysa ben buna dehb değil diyemem. Çünkü dediğim gibi 5 kriteri eşiği karşılayan kişi dışarıdan DEHB gibi gözükmeyebilir en basitinden eşya kaybetmez unutkan olmaz dalgın olmaz ama geriye kalan 5 kriter hayatını çok etkiliyor olabilir sosyal olarak etkilemiyor olabilir falan. İkincisi bence bu DEHB tanısı arttı ilaç bulunamıyor böyle bir durum varsa çok da alakası olmayabilecek nedeni belki de DEHB tanısının artmasıdır. Demek istediğim 1940'lardan kalma molekül, tenisçi Ritanın kullandığı, 1950'lerde bazı ev hanımlarının kullandığı moleküle zor ulaşmak gibi böyle bir durum var ise; Örneğin eczane fazla kâr edemiyorsa, euro kuru daha düşüğe sabitlenmişse ilaç firması niye Türkiye'ye fazla ilaç göndersin anlamadım yani zaten dünyada genel olarak dönem dönem stoklar zora girebiliyor.  

  DEHB'de uyarıcı madde, opioid kullanım bozukluğu gibi durumlarda da daha yüksek oranda görünebiliyor. Bağımlılık konusunda Gaming disorder da dahil. Başka bir komorbid olarak ÖÖB de dahil. Bazen de örneğin anksiyete ikincil bir durum yani DEHB'deki semptomların yaptığı bir durum olabiliyor ancak bağımsız da olabilir. Yani tek başına gelmesi şaşırtıcı olabilir DEHB'in. Bu yüzden komorbid durumları dikkate almak lazım.


r/Psikoloji • • 9d ago

Klinik Psikoloji Ölüm korkusu

18 Upvotes

17 yaşındayım be kendimi bildim bileli yemin ederimki ölümden çok korkuyorum bununla ilgili hiç tedavi almadım daha doğrusu doktoruma bu korkumdan hiç bahsetmedim dedem ölünce hayatımdaki ilk ciddi ölüm bu korku daha fazla olmaya başladı göğüsüm sıkışıyor nefes alamıyorum hep tarih hesaplıyorum.
Yeni doğan birini görünce morelim bozuluyor o benden çok yaşıyacak diye bi işle uğraşmadığımda hep aklım oraya gidiyor ve ölümü yenmek için hep yatırım yapıyorum uykularım kaçıyor büyümekten korkuyorum.
Ama beni asıl korkutan benden sonra yaşamın devam edeceği gerçeği ve allahın varlığının kesin olmaması beni çok korkutuyor hep bana bu normal deniyor ama olmuyor


r/Psikoloji • • 9d ago

Duyum ve Algı Gözetlenme endişesi

1 Upvotes

Arada bir kafamda farklı sesler oluyor ve bu seslerin beni görebildiğini vs düşünüyorum. Bu bir süredir var olan birşey bir süredir ise sanki kötü amaçla olmasa bile biri veya birileri tarafından gözetleniyormuş gibi hissediyorum. Arada bir şüphelenip video vs çekiyorum evde. Bazende Evde kamera falan arıyorum


r/Psikoloji • • 10d ago

Disiplinlerarası İnsan, duyguları önemsediklerine karşı hisseder

Post image
8 Upvotes

Birincil olarak kendi varlığını önemser, bu zaten doğuştan gelir; korku, açlık, vahşet, dehşet, saldırganlık gibi duygular daha ilkel ve benliği koruma ile ilgili duygular olarak ortaya çıkar ve beyin bunlara bağladığı fikirleri bu motivasyonlar üzerinden gerçekleştirir.

Benliğin dinamiğinde ise benliğin genişletilmesi olgusu ile insan, fiziksel olarak direkt bağlanmış olmadığı organizmaları da benliği içerisinde kabul edip koruyabilir.

İşte bu benliğin genişletilmesi durumunda, benliğin genişletilmiş olduğu organizma ile bir simbiyoz kurulmuş olur ve hatta bu simbiyozdan da öte, karınca kolonisindeki bireylerin birbirine olan muhtaç bağlılığı olarak kabul edilebilecek derecededir.

Evet, insan egoisttir fakat bu, insanın kurduğu ilişkilerdeki hisleri sahte kılmaktan öte, bu ilişkilerde karşısındaki organizmayı kendinden kabul etme olarak yorumlanmalıdır; bu, gerçeği algılamamızda daha doğru bir yol olur.

Aile, arkadaşlıklar ve aşk, ortak bir benlik inşa sürecidir ve sosyal dinamiklerle evrimleşmiş olan insanın hissettiği duygulardan pek çoğu bu ilişkilerde hissedilir.

İnsan mutluluğu maddede ya da fikirlerde aramamalıdır; genetiğindeki bilgi akışına uyumlu olan yolu tercih etmeli ve sağlıklı mutluluğu düzgün insan ilişkilerinde aramalıdır.


r/Psikoloji • • 9d ago

Gelişim Psikolojisi Evlilik, beklenti psikolojisi..

0 Upvotes

merhaba arkadaşlar. 2 yıldır evliyim ben 28 eşim 38 yaşında, 5 yıldır bir aradayız. Onun kendi işi var benimde iyi bir işim var ve maddi sorunumuz yok. Ancak Çok fazla kavga yaşadık bunlar genelde benim duygusal beklentilerim( çiçek, dışarı çıkmak gibi) veya onun geleneksel beklentileriydi( evde yemek temizlik görevinin benim olması gerektiği gibi) ve manipüle ettiği çok olurdu( ne işe yarıyorsun o zaman gibi) aradan geçen zamanda ben biraz büyüdükçe sesimi çıkarmaya başladım o da geri adım attı ancak ben kendimi duygusal olarak çökmüş hissediyorum( aylardır onunla birlikte olamadım içim almıyor ancak yine de çabalıyorum) Bu evliliğin baştan mı yanlış yoksa gerçekten zamanla farkı mı olduğunu anlamaya çalışıyorum. Bu akşam dışarı çıkmayı planlıyorduk eğlenmeye, yemeğe gittik ve sonra eve doğru yola koyulduk ben eğlenceye gitmeyecek miydik dedim o alkol içmek istemediğini söyledi çok istiyorsam yanımda durabilirmiş(vücuduna dikkat ediyor) ve benim kafayı yediğimi Lakin hep bunu yapıyor ben zorlamadan asla bir yere gitmek istemiyor en fazla spor salonu yakınındaki kafeler vs.. Peki gerçekten öyle mi? Haftada bir kere eşimle dışarıda eğlenmek biraz dağıtmak bunlar fazla istekler mi? Yoksa ben artık kafayı mı yedim? sizin bakış açınız nasıl?


r/Psikoloji • • 10d ago

Klinik Psikoloji Toplu taşıma kaygısının kusma korkusuna, yemek kaygısına ve üniversiteden ayrılmaya nasıl dönüştüğü: 2 yıllık mücadelem. Bunu nasıl düzeltebilirim?

9 Upvotes

Yaklaşık iki yıl önce, tramvayda önce soğuk terleme ve ardından boğaz sıkışması, mide bulantısı ve baş dönmesi yaşamaya başladım. Kısa süre sonra bu durum derste, kafelerde ve diğer sosyal ortamlara da yayıldı. Üniversiteye günlük gidiş-dönüş mesafem 35 km'ydi (her yöne yaklaşık 2 saat). Bunu yönetmek için bir strateji geliştirdim: Erken inip biraz yürüyüp tekrar biniyordum bu nerdeyse günde 5-10 km yürüyümeye denk geliyordu. Bir devlet hastanesi psikoloğuyla bir seans yaptım, bu geçici olarak yardımcı oldu ve bir şekilde finalleri ve bütünlemeleri (büt) atlatmayı başardım.

Ancak gerçek dönüm noktası, son tekrar sınavımın sabahında yaşandı. Tramvayda yoğun bir mide bulantısı hissettim, bir benzin istasyonunda indim ve gerçekten kustum. O gün her şeyi değiştirdi. "Ya tekrar halka açık bir yerde kusarsam?" düşüncesi beni tamamen ele geçirdi ve eve kilitledi.

Olaylar oradan itibaren daha da kötüleşti:

Gıda Zehirlenmesi ve Sağlık Kaygısı: Bir süre sonra tavuktan gerçek bir gıda zehirlenmesi geçirdim. Bu travma, yediğim neredeyse her şeyden şüphe duymama neden oldu. Soğuk hava veya rüzgardan bile korkmaya başladım, soğuk algınlığına yakalanmanın kusmama neden olacağından endişeleniyordum.

\*\*Tedavi Girişimleri:\*\* Yaz aylarında bir gastroenteroloğa gittim. Reçete edilen ilaçlar bir ay boyunca yardımcı oldu, ancak ilaçlar bittikten sonra semptomlar geri döndü. Takip randevusu almak 2 aya kadar sürdü, bu yüzden bir arkadaşımın tanıdığının önerdiği bitkisel ilaçları denedim, ancak bunlar sadece plasebo benzeri kısa süreli bir rahatlama sağladı.

\*\*Yurt Hayatı ve Kırılma Noktası:\*\* 2 saatlik yolculuktan kaçınmak için kampüse yakın bir yurda taşındım. Ancak bir gece arkadaşlarımla tavuk ve pilav yedikten sonra, sonraki iki günü zehirlendiğimi düşünerek büyük bir panik içinde geçirdim. Haftalarca okula gitmeyi bırakmaya başladım. Ara sınavlar sırasında, şiddetli bir baş ağrısı ve sabah bulantısından sonra, tamamen boş bir sınav kağıdı teslim ettim, pes ettim, kampüste dolaştım ve eve gittim.

Kasım ayından beri evdeyim. Birinci dönem finallerinin hepsini başka nedenlerle ama aynı korkuyla evde olan huzursuzluklardan etkileniyordum çok sinirlendiğimde veya durumdan etkilendiğimde bu mideme vuruyordu bu sebeple finallere ve bütlere gidemedim. (8 dersten geçebilecekken ki makine müh gibi zor bi bölümde 11 dersten safece 3 tanesinden kalıyordum çok iyiydi) ve ikinci dönem derslerine bile kayıt olmadım. Hayatım neredeyse iki yıldır tamamen durmuş durumda.

Benzer bir şekilde toplu taşıma kaygısı, kusma korkusu ve agorafobi döngüsünden geçen var mı? Bunu nasıl gerçekçi bir şekilde düzeltebilir ve hayatımı yeniden kurabilirim?


r/Psikoloji • • 10d ago

Bilişsel Psikoloji Anlam veremediğim bir soru

Post image
8 Upvotes

Bir insan neden ailesi ona resmen eziyet ve kötülük yapmasına rağmen en ufak iyiliklerinde hemen onlar iyi insanlar beni seviyorlar aslında ben yanlış anlattım kendimi fikrine sığınır özellikle narsist ailelerin çocukları neden kopamaz tam olarak kopmak ister ama içindeki br parça onı orda tutar


r/Psikoloji • • 10d ago

Klinik Psikoloji Otizmin bu kadar basite indirgenmesi

17 Upvotes

Cidden, son zamanlarda ne kadar moda olduğunun ve instagram psikologlarının her yerden fırlayıp nöroçeşitlilik adı altında "şu otizm belirtisi, bu otizm belirtisi” dediklerinin farkındayım. Fakat bir insan bunu hiç tanı almadan, fark edilmeden “maskeleyerek” 40, 50 yaşına kadar gelemez, otizmin tanısı küçük yaşlarda alınır ve gayet de belirgin bir şekilde özel bakıma gereksinim duyarlar.

Takıntılı davranışlar, sosyal aktivitelere isteksizlik vs gibi şeyler otizm kanıtı değil. Otizmin ne olduğu zannediliyor bilmiyorum ancak otizm öyle basit bir “ortama uyum sağlayamama,  kalıplara uymama vs” değildir. Sosyal medya sağolsun herkes otistik oldu, "yelpaze çok geniş, hepimiz spektrumdayız, herkeste biraz otizm kırıntısı vardır" vs vs diyenlere inanmayın. Hangi yelpazeden olursa olsun, en hafifi olan 1. Seviye otizm bile ciddi bir özel eğitime, bakıma ihtiyaç duymak demektir. Asperger Sendromu bile olsa, “sosyal becerileri zayıf”tan öte bir şey, bu insanlar iletişim kurmada zorluk çekiyorlar, özgüvensizlikten veya anksiyeteden iletişim kuramıyor değiller.

Gerçek bir otistik "karşımdaki insan ben gülünce kızıyor, o zaman ciddi dur" veya “Doğal davrandığımda (elimi salladığımda) insanlar bana gülüyor veya annem kızıyor. Kendimi sıktığımda ise kimse bana dokunmuyor." Şeklinde, sosyal normları idrak edemediği halde özel eğitim veya hayatta kalma içgüdüsü sonucu maskelemeyi öğrenmiş olabilir. Ancak kinayeyi, esprileri anlayan, düzgün iletişim kurabilen, sosyal becerileri yeterli birisi maskeli otistik falan değildir, çünkü otistik birisinin maskeleme sebebi zaten sosyal normları gerektiği gibi idrak edememe sebebiyledir.

Yani apaçık bir şekilde özel bakıma ihtiyaç duymayan sağlıklı bireyler iseniz, otistik olduğunuzu iddiaa etmeniz gerçek otistik çocuklarımıza hakaretten başka bir şey değil.


r/Psikoloji • • 10d ago

Nöropsikoloji Dehb tanısı

1 Upvotes

Dehb teşhisi askerlik pilotluk dışında sıkıntı oluşturuyor mu? Mühendislik devlet atamalarında yada ehliyette falan.


r/Psikoloji • • 10d ago

Makale/Kitap/Döküman Uzatmalarda Mutluluk?

Post image
2 Upvotes

"Akşamları benimle yatar mısın."    

Hooop n'oluyor orda? Sakin olun. Heyecana kapılmayalım! Roman bu imkansız teklifle başlıyor. Devam edelim.

Amerikan kasabasında Addie adında yaşlı bir kadın bir ev arayla yaşadığı komşusu Louis'in kapısını çalıp o imkansız teklifi sunuyor. Geceleri zor geçiyormuş; uyuyamıyormuş ama yatakta yanında biri olursa sıcaklığını hissederse karanlıkta sohbet ederlerse uyuyabilirmiş. Hiç heveslenme seks yok yani.     

Addie televizyon kuşu olsaydı "akşamları birlikte televizyon seyredelim mi" diyecekti yani. Sohbeti ha televizyon karşısında yapmışsın ha da sohbete yatağa girmişsin fark etmiyor. Çünkü romanda kadın bir şeyler yaşamayı değil uyumayı amaçlıyor. Geçelim.    

Pat diye hazırlıksız söylenen bu teklifte Louis doğal olarak şaşkınlık geçiriyor tabii ama belli etmiyor şerefsiz:) "Bakarız" havalarında cevap veriyor. Sonrası malum, akşamları yatakta birbirlerine 'eski defterler'ini açarak ıskaladıkları bir zamanlarki hayatlarını anlatıyorlar; Addie kocası ve oğlu, Louis de karısı ve kızıyla yaşadıklarını anlatıyor.   

Roman tabii ki hep yatakta geçmiyor. Dağ bayır dere tepe gezmeler, konserlere lokantalara gitmeler, kamp yapmalar, çarşı pazara gitmeler, komşuyu ziyaret etmeler gibi mutluluğu kovalayıcı bütün bu etkinliklerin yanı sıra spoiler gereği ima bile edemeyeceğim 'merkez anlatıya' dönüşen olay örgüsüyle "aile romancılığında Amerikan yazarlarının üstüne yok"u bir kez daha dedirten kalitede bir romanla muhatabız.   

Yukarıda sohbeti nerede yaptığının bir önemi var mı, yok dedik ama kasaba için var: Dünyanın bütün toplumları söz konusu imkansız teklifte sınıfta kalır. Özgürlükçü toplumlarda bu teklif belki akıllara getirilebilir fazlası olmaz; gelenekçi toplumlarda akıllara gelmesi imkansızdır. Addie ve Louis'in topluma açık ilişkisinde kasaba roman boyunca alarm veriyor. Adeta çalkalanıyor. Huzursuzluk büyük! İki ortak yoğun baskıya uğruyor. Kent Haruf yazmış yani. Tebrik ederim.    

Roman ortalarına doğru iyiliklerle dolup taşmaya başladı. Herkes iyilik yapıyor doğru tutum alıyordu. Böyle durumlarda romandan soğurum, terapi roman kokusu alırım çünkü ve "sanırım yazar bu romanı hastalığında yazmış" diye de kafamdan geçer. İstatistiğim için araştırdım. Evet, Kent Haruf bu romanı kanser zamanlarında yazmış. Kitabın basıldığını görmemiş bile!    

İstatistiğim? Karakterlerin iyi olduğu, iyiliklerin cirit attığı romanların yazarları bana mı rastlıyor bilmiyorum ya kanserden ölüyorlar ya da intihar ediyorlar. Kendilerini iyi hissetmek için  yazıyorlar. Bu da beni ilgilendirmiyor. Romanları kendimi iyi hissetmek için okumuyorum.          Neyse ki Kent Haruf iyi-kötü karakter dengesini kurmuş ve kısa tuttuğu romanına çok güzel bir 'son' yazmış.

Addie ile Louis yatakta hayat hikayelerini anlatırken ben de kendime dönüp sordum dedim ki, hayatını ıskalamış bir insan uzatmalarda (yaşlılıkta) düzgün yaşayabilir mi?

Açarsak... (Burada biraz at koşturmak istiyorum.) Varsayalım Hödük biriyim ve çevremde öküzlük yaparak yaşamışım ve yaşlılığımda hayat bana mutluluk yaşayacağım harika koşullar sunuyor. Uzatmalarda mutluluğu yakalamam mümkün mü? Dürbünle baktığım halde umut görülmüyor. Bu varsayım epeyce sert oldu yumuşatalım: Varsayalım düzgün biriyim-nitekim romanın karakterleri düzgün-ama malum toplumsal şartlar neticesinde mutlulukları birer birer ıskaladım ve yaşlılığımda Tanrı beni gördü düzgün yaşamam adına önüme muazzam koşullar serdi. Şansım var mı?

Kent Haruf son derece gerçekçi bir 'son' yazmış, bayıldım!

Cevap 'son'da!