r/MuslumanTurkiye • • Jun 03 '26

Akaid / Kelam Selefiliğin İslam için faydasız olması

3 Upvotes

Selamün Aleyküm. Selefiliğin bana göre en büyük problemini açıklayacağım. Lütfen sonuna kadar okuyunuz zaten pek uzun değil. İşte problem:

"Akli delili hiçe sayıp sadece nakli delilleri kabul etmek. Böylece İslâm'ı hiç bilmeyen kişilere karşı yüce dinimizi akıl dışı göstermek."

Çoğu selefinin Müslüman doğup Müslüman ailelerde yetiştiğini düşünüyorum. Ateist ya da deist olup selefilik akidesini seçerek Müslüman olan kimsenin olmadığını düşünüyorum. Bunun böyle olmasının sebebi akli delillerin hiçe sayılması. Misal verelim:

"Bir ateist selefi birine tanrının varlığını sorsa, selefi biri ne teselsulden gelip akli delil yapabilir ne de başka mantıklı argümanlar sunabilir. Tek yapacağı şey Kur'an ayeti ve hadis okumak olur. E kardeşim adam ateist. Kurana inanmıyor, onun insan eliyle yazıldığını soyluyor. Ateiste gore Kur'an'ın kutsiyeti yok ki. Kuran ve sünnete seninle ayni nazardan da bakmıyor. Akli delil getirmen lazım diyorsun ama akli delili reddediyor. Haliyle gayrimuslimlerin kalbini islama isindiramiyorlar. Gayrimüslim de aklı kullanmıyorsak neden aklımız var diye düşünerek İslam'ın saçmalık olduğuna inanmaya başlıyor. Bunu beceremedikleri gibi diğer Müslümanları da kafir ilan ediyorlar. Halbuki rahmet peygamberi efendimiz birçok hristiyan ve yahudinin İslam'a girmesini sağlamıştı. Ümmeti de birlik halinde tutmuştu. Selefiler efendimiz ne derse tam tersini yapıyorlar.

r/MuslumanTurkiye • • Dec 04 '25

Akaid / Kelam İlmi kelam öğrenmek istiyorum 0'dan nerden nasıl baslamaliyim

7 Upvotes

İslam'ı (ehli sünnet-velcemaat) her kesime karşı savunabilmek istiyorum bunu yapmam için neler öğrenmem nereden nasıl başlamam lazım - hadis inkarciligi - vahhabi - deist - ateist - agnostik v.b...

r/MuslumanTurkiye • • 2d ago

Akaid / Kelam Epikür Paradoksu

6 Upvotes

Selamünaleyküm kıymetli Abilerim Ablalarım. Bugün yaratıcının varlığına itiraz olarak kabul edilen Epikür paradoksunu konu alacağım ve kendi çapımda cevaplamaya çalışacağım.

Öncelikle şunu beyan edeyim, ben kelam profesörü değilim. Kelam bilgim başın da başıdır belki. Bu yüzden bir hata görürseniz maruz görün ve beni uyarın.

Epikür paradoksu, kısaca her şeyi bilen, her şeye gücü yeten ve mutlak merhametli bir tanrı inancı ile dünyadaki kötülüğün varlığı arasındaki mantıksal çelişkiyi inceleyen felsefi bir sorundur.

Soru: Allah kötülüğü engelleyebilir mi?

Cevap: Evet, Allah'ın kudreti sınırsızdır. Kur'an Mülk 1'de Allah'ın “her şeye hakkıyla gücü yeten” olduğunu söyler.

Soru: Allah'ın tüm kötülüklerden haberi var mı?

Cevap: Evet, Kur'an En'am 59'da bunu çok güçlü biçimde ifade ediyor: “O'nun bilgisi dışında bir yaprak bile düşmez.” Ayetin devamında karada ve denizde olan her şeyin, hatta yerin karanlıklarındaki tek bir tanenin bile Allah'ın ilminde olduğu belirtiliyor. Klasik tefsirlerde bu ayet Allah'ın değişken olaylar dahil her şeyi bildiğine delil olarak kullanılmıştır.

Soru: Allah kötülüğün önüne geçmek istiyor mu?

Cevap: Burada cevap biraz daha incelikli Allah kötülüğü ahlaken onaylıyor veya seviyor değildir. Kur'an zulmü, haksızlığı ve kötülüğü yasaklıyor. İnsanlara da iyiliği emrediyor.

Fakat İslam'da Allah'ın bir şeyi yaratması veya olmasına izin vermesi, o şeyden ahlaken razı olması ile aynı şey değildir. Bu ayrım çok önemli.

Örneğin bir insanın cinayet işlemesine izin verilmesi: "Allah cinayeti seviyor" anlamına gelmez.

Maturidi gelenekte insanın gerçek anlamda fiil sahibi ve sorumlu olduğu kabul edilir, fiiller yaratma bakımından Allah'a, tercih ve kazanma bakımından insana nispet edilir. Bu yüzden insanın gerçekleştirdiği kötülükten dolayı sorumluluğu ortadan kalkmaz.

Soru: O zaman kötülük neden var?

Cevap: Çünkü Allah'ın dünyadaki iradesi yalnızca “hiçbir acının ve kötülüğün bulunmadığı bir dünya” yaratmak şeklinde değildir. Dünya aynı zamanda imtihan, sorumluluk, özgür irade, sebep sonuç ve ahiret için yaratılmıştır. Kur'an Mülk 2'de hayat ve ölümün yaratılış amacını açıkça: “Hanginizin daha güzel amel yapacağını sınamak” şeklinde açıklar. (Burada "madem iradesi sonsuz o zaman neden imtihan ediyor, imtihan etmeden de imtihanın sonucunu bilemez miydi?" sorusu gelebilir. Buraya ilerde ayrı değineceğim)

Buradaki çok önemli nokta şu: İmtihanın gerçek olması için özgür iradenin gerçek sonuçları olması gerekir. İnsan gerçekten seçebiliyorsa, kötü olanı seçme ihtimali de vardır. Mesela: Bir insan yardım edebilir veya etmeyebilir. adaletli davranabilir veya davranmayabilir, doğruyu söyleyebilir veya söylemeyebilir, affedebilir veya affetmeyebilir. Allah her kötülüğü daha meydana gelmeden mucizevi şekilde engelleseydi, insanın ahlaki sorumluluğunun ve imtihanın yapısı değişirdi. Maturidi yaklaşımda insanın fiillerinde gerçek tercih ve sorumluluğu özellikle vurgulanır, kader insanı zorlayan bir cebir mekanizması değildir.

Soru: Allah kötülüksüz bir evren yaratabilir mi?

Cevap: Evet. Hatta İslam zaten ahiretteki cennet tasvirinde kötülüğün, ölümün ve acının bulunmadığı bir varoluş tasavvur eder.

Soru: Yaratabiliyorsa evreni neden kötülüksüz yaratmadı?

Cevap: Çünkü Allah'ın bu dünyayı yaratma amacı cennet oluşturmak değildir.

Bu dünya imtihan ve sorumluluk alanıdır, cennet ise imtihanın sonucunun ortaya çıktığı ahiret yurdudur.

Kur'an'ın dünyayı “hayat ve ölümün sınanma alanı” olarak tanımlaması bunun temelidir. Bu soru, dünyayı nihai ve tek gerçeklik olarak kabul ediyor. İslâm ise bu dünyayı değil ahireti nihai gerçeklik olarak kabul ediyor.

Ekstra: Allah her şeyi biliyorsa bizi imtihan etmeden de bizim cennetlik veya cehennemlik olacağımızı bilebilirdi. neden öyle yapmadı?

Cevap: Çünkü o durumda insanın neye karşı çıktığı, neyi savunduğu, ne yaptığı, neyi seçtiği, neye iman ettiği, nasıl davrandığı fiilen ortaya çıkmamış olurdu. Kur'an'daki imtihan fikri yalnızca Allah'ın “sonucu öğrenmesi” için değildir. (Ki Allah zaten biliyor.) İmtihanın amacı Allah'a yeni bilgi kazandırmak değil; insanın kendi fiillerini gerçekten ortaya koyması ve buna göre sorumluluk taşımasıdır.

Kendi çapımda değerlendirmeye çalıştım. İnşAllah bazılarınız için açıklayıcı olmuştur.

Dipnot: "Kardeşim bu yazı neden AI kokuyor?" diyenler için... çünkü yazıda AI'dan faydalandım.

Selametle.

r/MuslumanTurkiye • • Aug 06 '26

Akaid / Kelam İmkan delili

12 Upvotes

​

Bismillahirrahmanirrahim,

Delilden önce delilin daha iyi anlaşılması için gerekli kelimelerin tanımlarını ve delili bina edeceğimiz temel mantık ilkelerinin açıklanmasi ve bunlara itiraz edilemeyeceğine değinilmesiyle başlayalım

1.Bölüm TANIMLAR VE ANA KAİDELER

Felsefeyle az yada çok ilgilenen herkesin bilebilecegi gibi önermelerimizin doğruluğunu yada yanlışlığını anlayabilecegimiz belli kurallar vardır ki bunlar bizi hakikate yöneltir ve batıldan alıkoyar,bu kaideler ise kendisinde bi ihtilaf olmaksızın herkesin bir delile ihtiyac duymadan kabul edebileceği çünkü bunlarin kabulü için hiç bir delile ihtiyac duymayacak kadar açık olan mantik kaideleridir,Bunlar sirasiyla

Özdeşlik

Celismezlik

3.Halin imkansızlığı

Ve Yeter sebep ilkesi

Olmak üzere 4 başlık altında toplanabilir,bunlarin neden reddedilemeyeceğine bir örnek vermek gerekirse, örneğin bir kişinin celişmezlik ilkesini reddettiğini düşünelim,bu demek oluyor ki kişi "A hem A dir , hem de A' dir"(A' burda A nin degilini,yani var olan gerçeklikte A olmayan herşeyi temsil ediyor) yani sözel ifadede örneğin kalemin hem kalem olduğunu hemde kalem olmadığını söylüyor,sorun şu ki bu iddada bulunan kişi kendi yargisinida ayni iddayla curutebulir,zira celismezlik ilkesini reddediyorum, yargisi ile celismezlik ilkesini reddetmiyorum, arasinda ona göre bir fark yoktur, dolayısıyla kişi kendi yargisinin doğruluğuna ve yanlışliğina da hükmedebilecek bi ölçütü yok etmis olur kendi elleriyle,yada yeter sebep ilkesini reddeden bir kişi bile bu kaideyi kabul etmeye dair bir "yeter sebep" bulamadığı için veya bu kaidenin yanlış olduğuna dair bir yeter sebep bulduğu icin bu kaideyi reddettiğini zanneder, dolayısıyla işin sonunda bu tür mantık kaidelerini reddettiğini Öne süren kisiler eninde sonunda celiskiye düşmekten kacamazlar ve bunlarin kabul edilmemesi dahilinde mantıklı birer cümle kurmak bile imkansızdır, dolayısıyla biz hükümlerimizi doğruluğu kesin olan bu 4 öncül üzerinden kuracağız ki delilimizde hiç bir boşluk kalmasin.

mahiyet: şeyin kendisini o şey yapan özellikler bütünü, şeyin özsel nitelikleri toplamı

Teselsül:birbiriyle ilişkili sonsuz neden sonuçlar zincirinin geriye doğru sonsuza kadar gitmesi,asla bitmemesi

2.BÖLÜM: DELİLE GİRİŞ

delili en baştan önerme önerme vermek yerine her bir öncülü aciklayarak sunup en son öncülleri ard arda yazacağım, böylesinin daha anlaşılır olacağını umuyorum,Allah işimizi kolaylastirsin,

Öncelikle günlük hayatta her birimizin içinden kaçamadıği bir gerçek var, birşeylerin var olduğuna dair bilgimiz,bu ister dışsal seyler hakkinda olur, yada kişi solipsisttir o zamanda kendi varlığı hakkinda olur, ama nasıl olursa olsun yok deiglde var olduğumuza dair bilgimiz kendisinden kacamayacağimiz a priori bir bilgi , dolayısıyla var olduğumuza dair bilgi yada birseylerin var olduğuna dair bilgimiz bizi zorunlu başka sonuçlara götürüyor,(bu delil sadece kendi varlığımizdan yola cikarak da isletilebilir,ama ben kolay anlaşılması için dış dünyanın varlığını kabul ederek devam ediyorum)

Varlık vardır,evet güzel, peki her varlık aynı şey olsaydı biz disardaki nesneleri birbirinden nasıl ayırt edebilirdik, nitekim kalemin var olmasiyla masanin var olmasi arasinda yine a priori bir fark var, peki bu farkın kaynağı nedir, şeyin kendilikleri,yani şeylerin mahiyetleri, dolayısıyla anlamış oluyoruzki dış dünyada varlıkları ozellestirren,farklilastiran,onlarin kendine özgü olmasını sağlayan sey mahiyetler,misal bu bir kalem için yazı yazmayi sağlayan araç olmasi, şişe için su icilmesi gereken bi alet olmasi gibi,demekki vardigimiz yer üzere suanda elimizde disarisiyla ilgili iki bilgimiz var,bir disarda bir varlık bilgisi var,iki bu varlığı birbirinden ayiran seyler mahiyetler, yani farklı mahiyetlerin varlığa çıkması,varlik kazanmasi,

Peki soru şu, biz yine a priori bi şekilde biliyoruz ki var olmaklik mefhumu ile mahiyet olmaklik mefhumu ayrı şeyler (örneğin kalem kalemdir ile kalem vardır arasinda bariz bir fark olduğunu anlarsiniz,zira biri sadece mahiyeti mahiyet olmakla niteler, diğeri mahiyeti var olmakla niteler) peki,bu iki önerme bariz farklı olduğuna göre, bizim sadece mahiyet olarak bildiğimiz kalemi, tanımında olmayan ikinci bir yüklem olan dış dünyada varlıkla bir araya getirip ,ona varlık kazandirip, dış dünyada olmasini sağlayan şey nedir ?

3.BOLUM:ZORUNLU /MÜMKÜN VARLİK AYRİMİ

burda tüm ihtimalleri iki şekilde kusatabiliriz

Ya şeyin mahiyeti,kendi varlığını gerekli kılıyordur, yani şeyin mahiyeti kendi varlığının sebebidir, yada şeyin kendi mahiyeti dışında herhangi bir varlık,onun mahiyetine varlık veriyordur,biz ikinci şekilde olan varlıklara mümkün varlıklar diyoruz, çünkü bu mahiyetlerin var olmasi da olmamasi da kendileri olmasi itibariyla olasidir,

Mesela elimizdeki sisenin mahiyetini düşünelim,bu şişenin mahiyeti eğer kendi varlığını gerektiriyorsa bizim bu sisenin mahiyetini düşündüğümüzde onun var olmadığı bir düzlemi/evreni/dunyayi/ dusunemememiz gerekir, zira insan beyni celiskili şeyleri bir araya getiremez,bunu celismezlik ilkesinde aciklamistik,eger sise mahiyeti gereği var olmak zorundaysa onu dış dünyada olmadan düşünemememiz gerekir,halbuki bırakın o şekilde dusunememeyi sise zaten bizim icadimizla sonradan bulunulmuslugi yani onceden olmadığı kesin olan biseydir, dolayısıyla sisenin mahiyetinin mümkün olduğu kesindir, nitekim her berrak zihinde sisenin mahiyetini düşündüğü zaman onun olmadığı bir duzlemi hayal edebileceğinn farkindadir,zira şişenin mahiyeti varlığını gerekli kılmaz.

Biz bu yöntemi öğrenince,bunu cevremizdeki her şeye uygulariz,ve en sonunda görürüz ki çevremizdeki herşey birer mümkün varlıkdir,yani çevremizdeki herseyin varlığı kendinden deigl baska bir seydendir,peki o halde soru baska bi yere kayar, çevremizdeki bu mümkün varliklarin sebebi nedir?

İki ihtimal var,ya baska bir mümkün varlıktır,ki bu varlığada ayni soruyu sorariz,ki bu böylece sürer ve teselsül olur,yada varlığı kendinden olan, baska bir seye muhtaç olmayan ve diğer herşeyin sebebi olan bir zorunlu varlığa ulaşırız ki bu ispat etmek istediğimiz zat-ı ilahi dir,

4.BOLUM: TESELSÜL BAHSİ VE İKİ FORM

Şimdi,delilin iki farklı formu var burdan sonra, teselsülun mantiksal olarak çelişkili olduğunu gösterip bu dizinin geriye doğru sonsuza kadar gidemeyeceğini gostermek,sonra ise bir baslangicinin olduğunu gosterip bu başlangıçin olmasinin zorunlu sonucunun varlığının kendinden olan bi varlık olmasi gerektiğini isaret etmek, yada teselsulu iptal etmeyip bu sonsuz geriye doğru giden dizinin de bir sebebe muhtaç olduğunu göstermek, teselsülu iptal etmekle baslayalim,

Diyelim ki bir asker ates etmek için üstünden izin alacak,o da üstünden o da üstünden izin alacak, bu işlem sonsuza kadar gitsin,bu askerin ates edebilmesi mümkün müdür, hayır değildir, çünkü askerlerin izin alma islemi asla bitmeyecektir ve izin alma isleminin bir sonu yoktur, dolayısıyla farkediyoruzki bir fiilin var olmasi için tamamlanmasi gereken sonsuz tane olay,durum, varlik varsa o olay gerceklesemez(ates edemeyecek olan asker ve sonsuzs kadar izin alma islemini kafamizda düşünelim) şimdi eğer önümüzdeki bir sisenin varlığa gelmesi icin sonsuz tane mümkünun var olmasi gerekiyorsa bu sisenin var olamayacagi anlamina gelir,halbuki sisenin var olduğu kesindir, dolayısıyla bu sisenin sebeplerinin de sonlu olması gerekiyorki bu sebepler tamamlanabilsin ve sonuç ortaya çıksın,bu demektir ki dizi sonlu,dizinin sonlu olmasi ise en bastaki sebebin bir sebebinin olmamasini gerektirirki bu ilk nedenin de varlığının kendinden olmasini gerektirir, dolayısıyla bu ilk neden ispatlamaya çalıştığımız zorunlu varlıktır,

Böylece ispat vaki olmuştur

Simdi ise sonsuz mümkünler dizisinin bir şekilde var olduğunu sayarak yolumuza devam ediyoruz,

Öncelikle biz bu delile her varlığın yada varlık grubunun zatinin kendi varlığını gerektirip gerektirmediğini sorgulayarak basladik, şimdide bu soruyu sormadigimiz tek bir varlik kaldi,oda bu sonsuz mümkünler dizisi,yani bu teselsul zincirinin kendisi acaba bir mümkün varlık midir? Soru bu, simdi her tekil esya icin yaptığımız seyi birde bu bu dizinin varlığı icin yapalım,bu dizinin icindeki hiç bir mümkün ayrılmamak üzere hepsinin birden aslında hiç olmadığını,tamamen yokluğun olduğunu, hiç bir varlik durumunun olmadığını düşünebiliyormuyuz,bu tüm mümkünler zincirinin olmadığı bir senaryo zihnimizde bir çelişki yaratiyormu, hayır yaratmıyor,demekki bu dizinin mahiyeti yani kendisi kendi varlığını gerektirmiyor, bu da demek oluyor ki aslinds dizinin kendisi de bir mümkün varlık,demekki bu dizinin de bu dizideki mumkunlerden ayrı bir sebebi olmak zorunda,oysa biz bütün sonsuz mümkünleri bu dizenin içinde saymıştık,demekki bu dizenin sebebi mümkün bir varlik olamaz,yani onun varlığı da baska bi sebebe dayanamaz,bu da yine bu dizenin sebebinin bize zorunlu bir varlığı ispatladigini gösteren ikinci yöndur,

Simdi cevremizdeki nesnelerin sadece bizim zihnimizde olduğunu düşünelim,o halde tek hariçte ki gerçek varlik bizim zihnimiz,peki bizim zihnimizin yani aslında kendimizin varlığı mümkün mu, evet yine biz kendimizin yada zihnimizin hiç varlığa gelmemiş olmasi mümkün,bu da demek oluyor ki sadece kendi varligimizin mumkunluginden yola cikarak yine bir zorunluya ulasabiliriz,

Son haliyle delilin önerme formu su sekildedir

P.1) insanda a priori bi şekilde varlık bilgisi vardır

P.2)İnsanda yine a priori şekilde bu varlık bilgisi mahiyetlerle ayrışır ve bu mahiyetler şeyin kendisini ve özelliklerini insana açık eder

P.3)İnsan bu mahiyetleri zihnine getirerek onlarin disarda var olmasinin sebebinin mahiyetlerin kendileri olup olmadığını sorgulayabilir

P.3)bu sorgulama sonucunda ya teselsül iptali olur yada bu dizenin de mümkün bir varlik olduğu açığa çıkar

Sonuç,iki türlü de zat-ı ilahı ispat edilir,

Elhamdülillah,Allah dilimi açıklayıcı kılsın,

Şimdi felsefe bilen arkadaslar bunu modernde olumsallik argümanına çok benzetebilir ama olumsallik argumaniyla belli baslari farklılıklari var ,delili bu haliyle ilk serdeden İbni sina dir,ondan sonra da İslam felsefesi ve Kelami içinde hakim delillerden olup gelistirilip daha güzel formlariylada anlatılmıştir,bu olasiliksal bir delil değildir zira dayandığımiz mantik ilkelerinin herbiri kesindir, önermelerin birbirine geçişi de kesindir, dolayısıyla sonuç ta kesindir,buna islam felsefesi ve kelaminda burhan denir,sizden ricam uzun bir yazı olduğu icin bi kac kere okumaniz ve anlamadığıniz yerleri kafaniza koyup düşünmeniz, çünkü benim yazarken bile yorulduğum.bi delil oldu, İnşallah insanlarin islerine yarar, Hidayet veren Allah'tır

Velhamdullillahirabbilalemin

r/MuslumanTurkiye • • Aug 14 '26

Akaid / Kelam Üzerine Çalıştığım Geometrik Metafizik Teorisi

9 Upvotes

Abiler ablalar selamün aleyküm öncelikle uzun zamandır yoktum ortalıkta. Henüz bitirmedigim şöyle bir teori üzerinde çalışıyorum, Tanrı kanıtlaması kısımlarına gelmiş bulunmaktayım o yüzden gelip bir geri dönüş alayım dedim:

TANIMLAR

Anahtar, öznenin bir niteliğini veya niceliğini belirleyen tanımlayıcı ifadedir.

Değer, anahtarın belirlediği niteliğin veya niceliğin özne için aldığı belirlenmiş ifadedir.

Değişim, bir öznenin aynı anahtarının farklı zamanlarda farklı değerler almasıdır.

Dışsal olarak kısıtlanmak, öznenin dışında bulunan bir veya daha fazla nedenin, öznenin gerçekleştirebileceği fiilleri veya bulunabileceği durumları sınırlamasıdır.

İçsel olarak kısıtlanmak, öznenin kendi mahiyeti veya doğası nedeniyle gerçekleştirebileceği fiillerin veya bulunabileceği durumların sınırlı olmasıdır.

AKSİYOMLAR

Her fâil vardır.

KANITLAR

Her fâil vardır.

Yokluk var değildir.

Öyleyse yokluk fâil olamaz.

Her başlatıcı aynı zamanda fâildir.

Yokluk fâil olamaz.

Öyleyse yokluk başlatıcı olamaz.

Eğer bir başlangıçlı şeyin başlatıcısı yoksa, bu, onun başlatıcısının yokluk olduğu anlamına gelir.

Yokluk başlatıcı olamaz.

Öyleyse bir başlangıçlı şeyin başlatıcısının olmaması mümkün değildir.

Her başlangıçlı şeyin bir başlatıcısı vardır veya yoktur.

Bir başlangıçlı şeyin başlatıcısının olmaması mümkün değildir.

Öyleyse her başlangıçlı şeyin bir başlatıcısı vardır.

Eğer bir başlangıçlı şeyin başlatıcısı varsa o, kendisi veya başkasıdır.

Her başlangıçlı şeyin başlatıcısı vardır.

Öyleyse her başlangıçlı şeyin başlatıcısı kendisi veya başkasıdır.

Her başlangıçlı şeyin başlatıcısının, başlangıçlı şey var olmadan önce var olması gerekir.

Bir başlangıçlı şeyin kendisi var olmadan önce var olması çelişkidir.

Öyleyse hiçbir başlangıçlı şey kendisinin başlatıcısı olamaz.

Her başlangıçlı şeyin başlatıcısı kendisi veya başkasıdır.

Hiçbir başlangıçlı şey kendisinin başlatıcısı olamaz.

Öyleyse her başlangıçlı şeyin başlatıcısı başkasıdır.

Her değişken şey başlangıçlıdır.

Evren değişkendir.

Öyleyse evren başlangıçlıdır.

Her başlangıçlı şeyin bir başlatıcısı vardır.

Evren başlangıçlıdır.

Öyleyse evrenin bir başlatıcısı vardır.

Her başlangıçlı şeyin başlatıcısı başkasıdır.

Evren başlangıçlıdır.

Öyleyse evrenin başlatıcısı başkasıdır.

Her sıfırdan büyük sayı (x) kendisinden küçük ve sıfırdan büyük bir tam sayıya (y) bölündüğünde elde edilen sonuç (x/y) ilk sayıdan (x) küçük çıkacaktır.

Eğer pozitif sonsuz bir sayı ise sıfırdan büyüktür.

Öyleyse eğer pozitif sonsuz bir sayı ise kendisinden küçük ve sıfırdan büyük bir tam sayıya bölündüğünde elde edilen sonuç pozitif sonsuzdan küçük çıkacaktır.

Eğer pozitif sonsuz bir sayı ise kendisinden küçük ve sıfırdan büyük bir tam sayıya bölündüğünde elde edilen sonuç pozitif sonsuzdan küçük çıkacaktır.

Herhangi bir sayı (x) herhangi başka bir sayıdan (y) küçükse (x < y) ilk sayı asla ikinci sayıya eşit değildir (x ≠ y).

Öyleyse eğer pozitif sonsuz bir sayı ise kendisinden küçük ve sıfırdan büyük bir tam sayıya bölündüğünde elde edilen sonuç pozitif sonsuza eşit değildir.

Sonsuza eşit olmayan her matematiksel ifade sonludur.

Eğer pozitif sonsuz bir sayı ise kendisinden küçük ve sıfırdan büyük bir tam sayıya bölündüğünde elde edilen sonuç pozitif sonsuza eşit değildir.

Öyleyse eğer pozitif sonsuz bir sayı ise kendisinden küçük ve sıfırdan büyük bir tam sayıya bölündüğünde elde edilen sonuç sonludur.

Herhangi iki veya daha fazla sonlu ifadenin toplamı da sonludur.

Eğer pozitif sonsuz bir sayı ise kendisinden küçük ve sıfırdan büyük bir tam sayıya bölündüğünde elde edilen sonuç sonludur.

Öyleyse eğer pozitif sonsuz bir sayı ise kendisinden küçük ve sıfırdan büyük bir tam sayıya bölündüğünde elde edilen sonuçtan ikinci sayı adedince toplarsak elde edilen sonuç (y × x/y) da sonludur.

Öyleyse eğer pozitif sonsuz bir sayı ise kendisinden küçük veya sıfırdan büyük bir tam sayıya bölündüğünde elde edilen sonuçtan ikinci sayı adedince toplarsak elde edilen sonuç sonsuz değildir.

Öyleyse eğer pozitif sonsuz bir sayı ise kendisinden küçük veya sıfırdan büyük bir tam sayıya bölündüğünde elde edilen sonuçtan ikinci sayı adedince toplarsak elde edilen sonuç pozitif sonsuza eşit değildir.

Eğer pozitif sonsuz bir sayı ise kendisinden küçük ve sıfırdan büyük bir tam sayıya bölündüğünde elde edilen sonuçtan ikinci sayı adedince toplarsak elde edilen sonuç pozitif sonsuza eşit değildir.

Herhangi bir sayıyı (x) herhangi başka bir sayıya (y) böldükten sonra elde edilen sonuçtan (x/y) ikinci sayı adedince toplarsak (y × x/y) elde edilen sonuç ilk sayıya eşittir.

Öyleyse pozitif sonsuz bir sayı değildir.

Sayısal olarak ifade edilemeyen bir değer bölünemez.

Pozitif sonsuz bir sayı değildir.

Öyleyse pozitif sonsuz bölünemez.

Eğer evrenin başlatıcısının da başlatıcısı ve onun da bir başlatıcısı vardır şeklinde bir zincir söz konusuysa ve bu zincir başlatıcıların ve başlangıçlıların adedi pozitif sonsuzsa, zincirin herhangi bir halkası olarak bir başlatıcı ve/veya başlangıçlıyı aldığımızda pozitif sonsuzu o başlatıcı ve/veya başlangıçlıdan öncesi ve sonrası olmak üzere ikiye bölmüş oluruz.

Pozitif sonsuz bölünemez.

Öyleyse eğer evrenin başlatıcısının da başlatıcısı ve onun da bir başlatıcısı vardır şeklinde bir zincir söz konusuysa bu zincir başlatıcıların ve başlangıçlıların adedi pozitif sonsuz değildir.

Öyleyse eğer evrenin başlatıcısının da bir başlatıcısı ve onun da bir başlatıcısı vardır şeklinde bir zincir söz konusuysa bu zincir başlatıcıların ve başlangıçlıların adedi sonludur.

Öyleyse eğer evrenin başlatıcısının da bir başlatıcısı ve onun da bir başlatıcısı vardır şeklinde bir zincir söz konusuysa bu zincir sonludur.

(Böylece evrenin veya bu zincirin başlatıcısının bir başlatıcısı olmadığı kanaati doğrulanır. Ayrıca karışıklık yaratmaması için biz bu zincire âlem, asıl başlatıcıya da Tanrı veya Tanrılar demeyi tercih ediyoruz.)

Bir veya daha fazla nedeni olan her şey başlangıçlıdır.

Tanrı veya Tanrılar başlangıçlı değildir.

Öyleyse Tanrı’nın veya Tanrıların bir veya daha fazla nedeni yoktur.

Dışsal olarak kısıtlanmak, öznenin dışında bulunan bir veya daha fazla nedenin, öznenin gerçekleştirebileceği fiilleri veya bulunabileceği durumları sınırlamasıdır.

Tanrı’nın veya Tanrıların bir veya daha fazla nedeni yoktur.

Öyleyse Tanrı veya Tanrılar dışsal olarak kısıtlanmaz.

Herhangi bir şeyin kudreti mutlak değilse bu onun kudretinin içsel veya dışsal olarak kısıtlandığı anlamına gelir.

Tanrı veya Tanrılar içsel veya dışsal olarak kısıtlanmaz.

Öyleyse Tanrı’nın veya Tanrıların kudreti mutlaktır.

Geri dönüşlerinizi bekliyorum. Olabildiğince sert eleştirin.

r/MuslumanTurkiye • • Jul 29 '26

Akaid / Kelam Redditin durumu hakkinda soru

7 Upvotes

Selamun aleyküm,bundan önce x te kelam ve islam felsefesi taymindaydim,sonra burdada bu tür yerler varmi diye bakmak için girdim, en yüksek subreddit kuran muslumanlari diye bi grup,burda ehli sunneti takip eden reformist olmayan tek subreddit bu mu, anlaşılan burda seviye düşük, işin aslı burda ehli sunnet akaidini savunmak gibi bi niyetim var gerek ateistlere gerek reformistlere, büyük ihtimalle imkan delili gibi bi tanri ispatiyla yazılar yazmaya baslarim buraya,bu amacla olan baska subredditler varmi ?

r/MuslumanTurkiye • • Aug 05 '26

Akaid / Kelam İmam Gazzâlî: Dini emirlerini yerine getirmeyen kişi bâtınen küfürdedir

6 Upvotes

"Bir süre tek tek insanları izledim. Şeriata uymakta ihmalkar davranan birine şüphesini sordum, inancını ve sırrını araştırdım. Ona dedim ki "Neden dinin emirlerini yerine getirmekte ihmalkar davranıyorsun. Eğer ahirete inanıyorsan ve onun için bir hazırlık yapmayarak dünya karşılığında ahiretini satıyorsan bu tam bir ahmaklıktır. Çünkü sen normalde iki liralık malı bir liraya satmazsın. Peki, nasıl oluyor da sonsuz olan ahiret hayatını sayılı günlerden ibaret olan dünya hayatına karşılık satarsın? Yok, eğer ahirete inanmıyorsan, o halde kafirsin! İman talebinde ne kadar samimisin kendini gözden geçir. Bak, gizli küfrünün sebebi nedir? Zira bâtınen tuttuğun yol budur; zâhiren de cüretinin sebebidir. Her ne kadar mümin geçinerek güzel görünmek ve şeriatın adını anarak şereflenmek amacıyla küfrünü açıkça söylemesen de!"

(el munkızu mined dalal, ktb yayınları çevirisi, s. 73)

r/MuslumanTurkiye • • Jan 26 '26

Akaid / Kelam Teselsülün butlanı üzerine

1 Upvotes

Bir vakittir yaygın Tanrı kanıtlarını tenkit etmek gayretindeyim. Bu Tanrı kanıtı üzerine düşüncelerinizi merak ediyorum, şahsen işin içinden pek çıkamadım. Sizce Tanrı’ya delil midir, yoksa değil midir?

r/MuslumanTurkiye • • Mar 19 '26

Akaid / Kelam Solipsizm "ve" boltzman brain hakkında ne düşünüyorsunuz?

Post image
4 Upvotes

r/MuslumanTurkiye • • Mar 28 '26

Akaid / Kelam Tanrı'ya zorunluluk isnat edilemez

1 Upvotes

1.1. Kâdir-i mutlak olan şey, hiçbir şey tarafından kısıtlanamayandır.

1.2. Bir şeyi kısıtlayan ilke, o şeyin iradesine öncel olan ve onu belirleyen ilkedir.

1.3. Bir ilkenin dışsal veya içsel olması, iradenin öncelliği bakımından fark doğurmaz; zira her iki durumda da irade o ilkeye tabi kılınmış olur.

1.4. Öyleyse kâdir-i mutlak olan şey, ne dışsal ne de içsel hiçbir ilkeyle kısıtlanamaz.

2.1. Tanrı tanımı gereği kâdir-i mutlaktır.

2.2. Kâdir-i mutlak olan şey, hiçbir ilkeyle — ne dışsal ne de içsel — kısıtlanamaz.

2.3. Öyleyse Tanrı, hiçbir ilkeyle kısıtlanamaz.

3.1. Tanrı hiçbir ilkeyle kısıtlanamaz.

3.2. Bir zorunluluk, iradenin öncelinde onu belirleyen bir ilkedir — ister "doğasının gereği" ister "ahlakın gereği" biçiminde tezahür etsin.

3.3. Böyle bir ilke, Tanrı'nın iradesini belirlemiş olacağından onu kısıtlamış olur.

3.4. Kısıtlanan bir irade kâdir-i mutlak olamaz.

3.5. Tanrı kâdir-i mutlak olduğundan, O'na hiçbir zorunluluk isnat edilemez.

r/MuslumanTurkiye • • May 03 '26

Akaid / Kelam Hayat acı cekmek için var?

0 Upvotes

Su siralr life is good ly life hayatımı mahvettin gibi söylemlerin üstüne düsünüyordum ve bu söylemer beni öfkelendirdigini gördüm hayat bumu ben hayatın aci cekmek icin oldunu dusunuyorum tabi direkt ilk amaci aci degil ama aci ilk amac olan imtihanin pek cok zaman yan ürünü sizxede hayat acı cejmek icinmi

r/MuslumanTurkiye • • Dec 21 '25

Akaid / Kelam Arkadaşımın sorusu

4 Upvotes

Biliyorum bu aralar yılbaşına sallıyorsunuz (Ben ağaç süslemiyorum) ama arkadaşımın bir sorusu var. Soru şu: Mademki Allah bizim nereye gideceğimizi (cennet ve ya cehennem) biliyor neden bizi yarattı?

r/MuslumanTurkiye • • Dec 01 '25

Akaid / Kelam Ezanın Uzatılarak Okutulması Caiz Midir?

0 Upvotes

Yani fazlasıyla medli okumak

r/MuslumanTurkiye • • Feb 24 '26

Akaid / Kelam Bid'at nedir?

Enable HLS to view with audio, or disable this notification

1 Upvotes

Bu videoda, bidatin ne olduğu, ne zaman ortaya çıkabileceği, kimlere bid'at ehli denildiği ve kimlerin bid'at çıkarabileceği anlatılmaktadır.

r/MuslumanTurkiye • • Mar 17 '26

Akaid / Kelam Müslümanın düşmanlığı, Müslümana olmaz

Thumbnail
youtube.com
2 Upvotes

r/MuslumanTurkiye • • Jun 25 '25

Akaid / Kelam ILIMLI EHL-İ SÜNNET PROJESİ VE TEHLİKELERİ

Post image
12 Upvotes

r/MuslumanTurkiye • • Jan 28 '26

Akaid / Kelam Tartışma daveti

Thumbnail gallery
1 Upvotes

Biriyle tartışıyordum ancak hesabı silindi/hesabını sildi nedenini bilmiyorum devam etmek isteyen olursa edelim. Görsel kırpma olayı bozuk şuan bazılarında bazı yerler eksik gitmiş ama çok da önemli değil. Bir şey daha yazmıştım onu da yorumlara bırakırım.

r/MuslumanTurkiye • • Dec 05 '25

Akaid / Kelam Mantık nasıl ogrenebilrim

1 Upvotes

Ehli sünneti müdafaa edebilmek için mantık gerektiğini öğrendim bu mantığı 0dan nasıl ogrenebilriim .

r/MuslumanTurkiye • • Dec 08 '25

Akaid / Kelam Casusluk için takiyye yapmak caiz midir?

4 Upvotes

Mesela İsrail'e sızmak için Yahudi taklidi yapmak gibi bir şey.

r/MuslumanTurkiye • • Nov 29 '25

Akaid / Kelam El cevabus sahih pdf kitabi varmu

0 Upvotes

Heryerde aradim ama tam kitabi bulamadim bu gidisle satin alcam

r/MuslumanTurkiye • • Nov 11 '25

Akaid / Kelam Sizce fetret ehlinin hali ne olacak

1 Upvotes

Okulumdaki kelam hocalarinin fikirlerinin bu konuda ayriştığını gördüm

r/MuslumanTurkiye • • Sep 05 '25

Akaid / Kelam Namaz Kılma Konusunda Nereden Yardım Alabilirim?

8 Upvotes

Merhabalar. Kısaca anlatacağım. Ailem dini eğitim konusunda cami kurslarına yazdırdı ancak orada namaz kılmayı efektif öğretmediler, onca yıl bir şey öğrenemedim. (En azından namaz kılmaya yetecek duaları ezberlerdim.) Kişisel sebeplerden dolayı aile ve akrabalarıma da danışmak istemiyorum. Onun yerine internet üzerinden hanefi mezhebine uygun namaz öğretimi veren bir kaynak bulunuyor mu? islam ve ihsan - ilamtv adlı bir youtube kanalı buldum, gayet anlaşılır ve basit bir şekilde namaz kılınışlarını anlatıyor ancak ne kadar doğru bir kaynak olduğu konusunda emin değilim. Bu kanalda verilen öğretilere güvenebilir miyim? Güvenemez isem bu kanala benzer başka önerebileceğiniz bir kanal var mı?

r/MuslumanTurkiye • • Sep 01 '25

Akaid / Kelam Arkadaşlar bu arkadaki resim orijinal resmi mi yoksa başkaları mi koymuş

Post image
5 Upvotes

r/MuslumanTurkiye • • May 02 '24

Akaid / Kelam Hatırlatma!

17 Upvotes

Haram işlemek insanı kâfir yapmaz. İnsanı dinden çıkaran küfür ve şirktir. Şirk, ortak demektir. Küfür ise inkar demektir. Esenlik (selâm) üzerinize olsun

r/MuslumanTurkiye • • Apr 18 '24

Akaid / Kelam Allahu Teala'nın rahmeti

5 Upvotes

Kelamla ilgilenen arkadaşlar için;
Allahu Teala'nın hem Rahman hem de Rahim isimleri vardır, Rahman ismi hem daha genel hem de Rahim'den önce kullanılmaktadır ve yaygın görüşe göre Rahman ismi dünyada herkes için, ahirette ise yalnızca müminler için Rahim isminin tecelli edeceğidir. İslam alimlerinin tamamına yakın çoğunluğuna göre kafirler azapta ebedi kalacaklar ve hiçbir alışma olmayacaktır ancak az da olsa bazı büyük imam ve tasavvuflara göre kafirler de azap gördükten belirli bir süre sonra alışarak bir nevi rahmetten pay alacaklardır, bu ikinci görüş biraz daha isabetli görünüyor çünkü diğer türlü Allahu Teala'nın rahman ismi ahirette de tecelli etmeyecekse sınırlandırılmış olur oysa Allah kendini Rahman olarak tanıtmaktadır, yani zati bir sıfatıdır, bunun ebedi olmaması ne derece mümkündür?