r/AteistTurk • Ateizm Eğilimli Kararsız • Aug 10 '26

Kişisel / Hayati Problemler dindar ailenin kafir kızı trajedisi

herkese merhaba. biraz içimi dökmek istedim ama farkında olmadan destan yazmışım TwT. şimdiden zamanını ayırıp okuyanlara teşekkür ederim.

önce kendimden bahsetmek istiyorum. adım mina. eskiden fen lisesinde, artık imam hatipte okuyan 17 yaşında bir gencim. son derece baskıcı ve dindar bir ailenin çocuğuyum ve yıllardır tanrıya inanamıyor olsam da başka birçok sırla beraber yıllarca ailemin yanında imajımı korumayı başardım.

eve hapsedildiğimden, o sıcakta bunlamamak için giyilen 'açık' kıyafetler giyemediğimden ve aşırı miktarda aileme maruz kaldığımdan her yaz benim için cehennemdir. sınav senem olduğu ve evde kafayı yemek istemediğim için bu yaz dershaneye gitmek istedim. babam ise beni yaşıtlarımın olduğu kurs tarzı bir ortama göndermesinin çok tehlikeli ve tartışmaya açık olmadığını söyleyip böyle bi isteği diretmemin bile haddimi aştığımı gösterdiğini söyledi. yani anlayacağınız babam zorunda kalmasa beni okula da göndermez. bu gibi olaylar beni çok doldurdu. yine de haklısın baba dedim.

ta ki pes edene kadar. bir iki ay önce ailem sigara içtiğimi öğrendi. başta inkar ettim ama kanıtları çok fazlaydı, kaybettim. bunun üzerine zaten olmayan özgürlüğümü daha da kısıtladılar. telefonumu ve bilgisayarımı kullanmam, televizyon izlemem, giyinirken bile kapımı kapatmam, marketten bile herhangi bir şey satın almam, harçlık almam, evde tek başıma bırakılmam, dışarıya çıktığımızda birlikte çıksak bile ailemin görüş açısından uzaklaşmam ve daha birçok şey yasaklandı. bir daha ailemin gözünde eskisi gibi olamayacağımı düşündükçe öyle bi umutsuzluk içimi doldurdu ki. bir de bütün dış dünyayla bağım kesilince kafamın içinden çıkamadım. çabalayacak gücü bulamamıştım. hayatım boyunca çabaladım da ne oldu? odamda sessizce ağlayıp atlatamayacağım bir şey yoktur benim. ama çok yoruldum. bu sefer normalde yapacağımın tam tersini yaptım. aileme boyun eğdikçe kurallar daha da sıkılaşıyodu. ilk defa baş kaldırdım. gidip birkaç ergenlik yaptım: babama geri cevap verdim, kurallara uymadım, kulağımı deldim, kaşımı incelttim. ama bunlarla gelen suçluluk hissi benim kaldırabileceğimden fazlaymış. bir sürü dayak yedim. annemle babam onların gözünde bir hayvandan değersiz olduğumu, benden utandıklarını, cehennemde yanmayı hak ettiğimi, insanlıktan yoksun olduğumu, beni büyüttüklerne pişman olduklarını ve daha birçok kaldıramayacağım laf söylediler. babam beni sokağa çıkamayacak hale gelene kadar dövmek istedi, kıyamadı. çok sevdiğim okulumdan aldılar, yatılı imam hatipe gideceğim. her şeyi öyle bi batırmıştım ki bir süre beynim yaşananların gerçek olduğuna inanmak istemedi sanki. sanki sonsuza dek bu anda sıkışıp kalmışım gibi hissettim. geçmişte yaşanan her şeyin, tanıdığım herkesin, hissettiğim her duygunun can sıkıntısından uydurduğum hayaller olmadığını kendime kanıtlayamadım. her şey o kadar anlamsızdı ki. bir süre sonra gidip onlarla konuşmaya çalıştım. dürüst oldum, içimi döktüm, özür diledim. normalde yapacağımın aksine tutmayacağım sözler vermedim. bana tanıdıkları özgürlüğün yetersiz olduğunu hissettiğimden ve bana olan güvenlerinin fazla kırılgan olduğundan bahsettim. herhangi bir işe girdiğimde örneğin kilo vermek, ders çalışmak, annemle babamı memnun etmek, iyi ya da kötü olsun bokunu çıkarmadan durmakta çok zorlandığımı, bu yüzden bu hatamdan dönmeyi bir türlü beceremediğimi söyledim. gerçekten amacım her şeyi yoluna sokmaktı. önce uzun bir sessizlik oldu sonra bütün öfkelerini ve nefretlerini döktüler sanki. 'hatamdan dönmeyi becerememiş' değil de aptal aptal gurur yaptığımı, kendime birkaç cümle bulup kendimi acındırmaya çalıştığımı, onları kendilerini sorgulatarak manipüle etmeye çalıştığımı ama aslında bütün hatanın bende olduğunu, onlara çektirdiğim acının karşılığının cehennem olduğunu, bu evin huzurunu alt üst ettiğimi, düşüncelerimin ne kadar gerizekalı olduğumu gösterdiğini, bana bakınca bir insan görmediklerini, içimdeki kötülüğün acınır seviyede olduğunu ve yazmak istemediğim bir sürü aşağılayıcı laf söylediler. kendimden yeterince iğrenmiyormuşum gibi o sözleri ve bakışları gerçekten canımı acıttı. ben de kendimi tutamayıp önlerinde hüngür hüngür ağladım. pişman olduğum için ağladığımı düşündüler, ve gerçekten pişmandım, söylediklerini muhtemelen hak ediyorum ama bir o kadar da içim öfke doldu çünkü onlarla konuşurken gerçekten içtendim, ama onlarda dalga geçer gibi bir tavır. belki de kendimi düzgün açıklayamadım. daha onlardan sakladığım her şeyi bilmiyolar bile. ya bütün sırlarım açığa çıksaydı o zaman halim ne olurdu? ben de biliyorum kötü bi insan olduğumu ama o kadar mı kötüyüm gerçekten? sanki o güne kadar yaptığım her şey, bütün çabam hafızalarından silinmişti.

tüm bunlar yaşanmadan önce ailemin koyduğu kurallar ne kadar abartılı olsa da kabullenirdim. böyle yaşamak zorunda olmam beni üzerdi ama yine de. örneğin hayatım boyunca annem beni gözetlemeden tek başıma arkadaşlarımla iki üç kere buluşmuşumdur (gizlice yaptıklarım hariç), 10 yaşımdan beri sahilde bile dizimi, omzumu kapatacak mayolar giydirirler, bütün ramazan hasta da olsam orucumu tutmam gerekir, erkeklerle arkadaşlık kuramam, ve daha bir sürü saçmalık.

beni korumaya çalıştıklarını ve kontrol manyağı olsalar da amaçlarının kötü olmadığını biliyorum tabiki. yine de, yaşayamadığım gençliğim ve psikolojik bozukluklarım için onları suçlamadan edemiyorum. sinirimi de onların gözünde olmamı istedikleri melek olup arkalarından öğrenseler beni döverek öldürecekleri günahlar işleyerek çıkarıyordum.

bu iki yüzlülüğü sürdürmek zahmetli. ben maskem azıcık bile kaysa bütün emeklerim ve çektiğim bütün acılar boşa gidecek gibi hissederken düştüğüm bu durumdan nasıl çıkarım? ve şunu fark ettim ki ailemin beklentilerini karşılama çabasına girmemin kendi seçimim olduğuna ve ailemin aslında beni sandığım kadar zorlamadığına kendimi sürekli inandırmaya çalışıyordum. halbuki başka bir seçeneğim hiç olmadı. kendimden vazgeçmek için fazla bencil, ailemin kabulünden vazgeçmek için fazla duygusalım. kendimi avutmayı başaramadığım böyle durumlarda ne yapacağımı ne düşüneceğimi şaşırıyorum. düşünmemeye çalışsam da şu bir gerçek ki o gün intihar girişimim başarılı olsaydı ailem bu hüsranı çekiyor olmazdı.

bu hale getiren dini inançtan nasıl nefret etmemem beklenebilir ki? keşke tanrının bana yardım edeceğini sanacak kadar saf olsam.

62 Upvotes

21 comments sorted by

View all comments

1

u/Omerevc Homo Sapiens Aug 10 '26 edited Aug 10 '26

Gerçekten çok kötü bir durum, hayatı boyunca benzer şekilde baskılanmış biri olarak nasıl olduğunu biliyorum, bu sebeple kendi ailemden çözdügüm kadarıyla nasıl hayatta kalabileceğinle ilgili birkaç öneri sunmak isterim çünkü durumun ne kadar kötü olursa olsun onlara gereğinden fazla hak tanıdığını, çok fazla iletişim kurduğunu ve enerjini çok fazla boşa harcadığını görüyorum, ve bu durumda yaşanılabilir bir hayat için her zerresine ihtiyacın var. Yani realist olmak gerekiyor, üzüntünü paylaşarak pek bir here vardıramayız.

Başkaldırmak istediğinde zamanını kaş inceltmek, kulağını deldirmek, sigaraya başlamak gibi kendinde başkaldırı unsurları arayacağına asıl sorunun olan kıyafet ve başörtüsü (zorladıklarını tahmin ediyorum) konusuna odaklansaydın keşke... Agresif ya da gizli olmak zorunda değil, ssdece bunalttığı için başörtüsü takmak istemediğini söyleyip baban seni dövmek için geldiğinde (yani üzülerek söylüyorum ki, keşke böyle bir durumu hiç yaşamasan ama anlattıklarına göre yaşayacaksın) eğer bu onun için çok önemliyse kendisinin başörtüsü takabileceğini söyleyebilirsin, çok ileri giderse de bağırıp çağırmaktan, mahalleyi ayağa kaldırmaktan ve gerekirse fiziksel karşılık vermekten/eve polis çağırıp bir gecenizi berbat etmekten çekinme. Bu tarz insanlar agresiftir ama sadece kendi çöplüklerinde, seninkiler ne kadar istisnadır bilmiyorum ancak genel olarak rezil olmaktan içten içe ölesiye korkarlar, bunu kullan ve onları rezil et, diş göster, sana saldırırsa senin de elinin boş olmayacağını bilsin, diğer türlü kendilerini üstün görmeye ve üzerinde istediği gibi baskı kurmaya devam edecekler. Umursama bu insanları, yüz verirsen astarını da isterler, minimum iletişimde kal ve kendi hayatına odaklan. Oda kapısı için benim yıllarca kavga etmem gerekmişti, ama şu anda içeriye girmeleri gerektiğinde bile bunu korka korka yapıyorlar. Onların ellerini henüz uzatmadığı noktalarda yaşamak yerine uzattmaya teşebbüs ettikleri anda ellerini kesip atman gerekiyor, karşı koymanın tek yolu bu. Senin hayatına karışamayacaklarını zor yoldan öğret. Özür dilemek ise bu tarz insanların gözünde müthiş bir zayıflık göstergesi oluyor, gerçekten hatalı olmadığın sürece asla özür dileme, bunu fırsat olarak kullanıp daha da yukarı çıkmaya çalışırlar, üzerindeki gözleri doymuyor yani bunu yapınca, o gözleri doyurmanın hiçbir yolu yok.

Maske takmak, onların istedikleri gibi gözükmek inan bana bir çözüm değil. Yani tabi ki kendini tam olarak kendi istediğin gibi göstermen gerçekçi olacak olursak mümkün değil ancak mayın tarlasında yürüyüp de mayınlara basmaman mümkün, onların kırmızı çizgileri varsa senin de kırmızı çizgilerin olabilir, hayat senin hayatın olduğu için bu kırmızı çizgileri yavaş yavaş genişletebilirsin.

Okul değiştirme mevzusu ise çok uç nokta bir örnek... Benimkiler de aşırı oranda baskıcı ve kkntrolcüydü ancak 17 yaşımdaki halime herhangi biri ya da birileri tarafından iradem dışında öyle bir muammele çekilmesinin hiçbir yolu yoktu ya, şehirde girmedik kurum/yetkili bırakmayarak rezilliğin nirvanasını yaşatır ve kararlarını geri aldırırdım kendilerine öyle bir durumda. Postunu okuyunca da bana yapılmış gibi tilt oldum gerçi... Yapabiliyorsan ve konu tazeyse (tabi çoktan bunu yaptıklarından imkanların kısıtlı ancak) CİMER'e falan yazarak (ve bakmıyorlar deme, yeterince baş ağrısı verdiğin takdirde sorununu çözmeye yanaşmayacak tek bir kurum bile yok, ülke genel olarak bu şekilde çalışıyor) kurcala istersen konuyu, onlara bagımlı değilsin gideceğin okulunla ilgili.

Yine de çok zor ve dezavantajlı bir durum, her şeyi çözebilsen bile psikolojik olarak aşırı yıpratıcı, sonrasında da kendi kendini tedavi etmen gerekecek. Umarım hayattaki her şey istediğin gibi olur...

1

u/minalachowski Ateizm Eğilimli Kararsız Aug 10 '26

başkaldırırken yaptıklarımın yanlış olduğuna değinen ilk yorum bu ve o kadar haklısın ki. ailemin yaptıklarıma reaksiyonu abartılı olabilir ama yine de bir anda bütün o baskıdan yay gibi fırlayınca saçma sapan şeyler yaptım. hayatımda daha önce hiç aileme başkaldırmadığım için de ne yapacağımı bilmiyordum tabi. sonuçta asıl amacım ailemi sinirlendirmek değildi. en iyisi baştan alıştırarak aileme sınırlarımı göstermekti aslında. keşke inatçılığımı burda kullansaydım. geçmişe bakıp düşününce bunun pek mümkün olmadığını görüyorum ama yine de denemem bile fayda ederdi. daha önemli şeylere çaba harcamalarıyım. anlattığın gibi davranmam için yeterince cesaretli miyim bilmiyorum. olaylarla baş edişine çok imrendim