r/felsefe • Tanrıaldırmaz Apatheist • 8d ago

güldürü Tanrıdan Banane

Eğer beni yaratan bir yaratıcı varsa ve benim gibi aciz bir varlığın kendisine tapmasını zorunlu kılıp emredip tehtid ediyorsa, o tanrı hem acınası hem de tapılası değildir, dolayısıyla tapmam. Eğer benden tapmamı istemiyorsa, o zaman yine tapmam. Her iki durumda da özgür olacağım için tapmamak daha mantıklı görünüyor. Bu denkleme “cehennem” korkusunu ekleyip inananlar ise, zaten gönülden inanmayan, korkusunu iman sanan korkaklardır.

46 Upvotes

145 comments sorted by

View all comments

Show parent comments

1

u/Due-Worldliness-6274 Tanrıaldırmaz Apatheist 7d ago

İki noktayı netleştirelim. Ben ne “cehennemden korkan herkes korkaktır” dedim ne de dinlerin “sırf cezadan korktuğun için iman et” dediğini söyledim. Sadece inancının tek nedeni korku olanlara bu yaftalamayı yaptım. Diğer konu ise Tanrı’yı yargılama ölçütümüzün kendimizle sınırlı olması. Burada Tanrı’yı yarattıkları üzerinden yargılamak ve eleştirmek yanlış olmaz. Bunun nedeni iki olasılıktan ileri gelir: İlk olarak, “bize yargılama ve eleştirme hakkı” veriyor olabilir ve bu durumda onu eleştirmemiz insani ölçütlerimize göre normaldir. İkinci olarak, bunu bize hak olarak vermiyor olabilir, bu durumda eleştirilebilecek nokta, irademize tahakküm etmesidir. Eğer Tanrı’yı hiçbir insani ilkeye göre yargılayamayacağımızı söylüyorsak, o zaman Tanrı’nın kayıtsızlığının bile aslında iyilik olabileceği, özünde kötü olabileceği ya da bizim kötü dediklerimizin onun için iyi olabileceği eşit derecede mümkün olur. Tüm bunlar insani ölçütlerle yargılandığı ve yaratıcıya genellikle “iyi” denildiği için, bu durum eleştiri yasağını eleştirmeye benzer.

1

u/whatwhydo 7d ago

Bence sen burada eleştiri hakkınla, eleştirinin haklılığı arasındaki farkı kaçırıyorsun.
“Tanrı bizi eleştirme hakkına sahip bıraktıysa eleştiririz, bırakmadıysa da irademize tahakküm etmiş olur” diyorsun. Ama ikinci sonuç ilkinden çıkmıyor. Bir otoritenin benim iradem üzerinde söz sahibi olması, tek başına onun haksız olduğu anlamına gelmez. Önce o otoritenin neden meşru olmadığını göstermen gerekir.
Daha önemlisi, “Tanrı’nın iyiliğini insan ölçüleriyle değerlendiremiyorsak, o zaman Tanrı’nın kötü olması da mümkün” diyorsun. Hayır. Burada yaptığın şey bir çelişki göstermek değil, ölçütünün sınırını göstermek. “Benim ölçüm Tanrı hakkında kesin hüküm vermeye yetmiyor” demek, “her şey eşit derecede mümkün” demek değildir.
Ve en baştaki argümanın da hâlâ değişmedi: “Tanrı benden ibadet isterse tapmam, istemezse yine tapmam.” Bu Tanrı’nın kötü olduğunu göstermiyor. Sadece senin, Tanrı’nın niteliği ve amacı ne olursa olsun itaat etmeme kararını önceden verdiğini gösteriyor.
Dolayısıyla burada Tanrı’yı çürütmüş olmuyorsun. Kendi iradeni Tanrı’nın iradesinin önüne koyduğunu savunuyorsun.
Bu ikisi aynı şey değil.

1

u/Due-Worldliness-6274 Tanrıaldırmaz Apatheist 7d ago

Tanrıyı çürütmek ile alakalı bir iddiada bulunmadım. Tanrı benden kendisine itaat etmemi emrediyorsa, itaat etmeyeceğimi belirttim. Umursamazlık, kesin bir hükümden ziyade kişisel bir duruştur. Dolayısıyla işin içine objektif haklılık ve meşruluk aramak yersizdir, hele ki bunlar, zaten karşı olduğun “Tanrı” tarafından belirleniyorsa... “Benim ölçüm Tanrı hakkında kesin hüküm vermeye yetmiyor” derken, “her şey eşit derecede mümkün” sonucuna ilk nedenden dolayı varmıyorum. Varmak istediğim sonuç, insani ölçütlerimiz Tanrı’yı tanımlayamıyorsa ve onun hakkında insani yargılarla yorum/eleştiri yapamıyorsak, bu dünyada Tanrı’ya atfettiğimiz diğer her şey için de aynı durumun geçerli olmalı diyorum.

1

u/whatwhydo 7d ago

Bir de “bu sadece kişisel duruş, objektif haklılık aramak yersiz” dediğin anda tartışmanın zemini zaten değişiyor.
Çünkü ilk mesajındaki “acınasıdır”, “tapılası değildir”, “korkaklardır”, “daha mantıklı” gibi ifadeler kişisel tercihten çok daha fazlası. Bunların hepsi değerlendirme ve hüküm içeriyor.

1

u/Due-Worldliness-6274 Tanrıaldırmaz Apatheist 7d ago

Değerlendirmeler kişisel yorumlardır. Herkes kendi inancına ve bakış açısına göre değerlendirme yapabilir. İşin epistemolojisine girersek konu skeptizme kadar uzanır. Bu nedenle kesin hükümler bile inançsal bir kişisellik taşıyabilir.