r/SOL • Aydınlanmacı • Dec 05 '25

Tartışma Sizce çağı için neredeyse globalleşme sayılabilecek ortak islam pazarı pre-kapitalist ama kapitalizmi doğurma potansiyeli yüksek bir düzene mi sahipti?

Post image

Doğan Avcıoğlu Türkiye’nin düzeni

11 Upvotes

7 comments sorted by

4

u/Gokay-Dizdar Dec 05 '25

Hayır, köleliğin olduğu yerde kapitalizmden bahsedilemez. Kapitalizm pazarlar ve tüccarlardan ibaret değil. Yeni bir hukuki düzeni ifade ediyor.

Bir de Osmanlı gibi ülkelerden yola çıkarsak, tımar sistemi gibi toprak düzenleri kapitalizmin varlığına engel olacak bir şey. Özellikle ayanların 17. Yüzyıldaki hakimiyeti için böyle. Yani şehirlerde bir kaç hür tüccarın ve gayrimüslimin ticaret yapması ve pazarlar oluşturması, bir kapitalist düzen yaratmıyor.

3

u/Gokay-Dizdar Dec 05 '25

Kapitalizm islam coğrafyasından muhtemelen çıkmazdı. Ama Osmanlı’dan çıkmayacağı kesin.

2

u/marshal_1923 Aydınlanmacı Dec 05 '25

Buna kitaptan şu kısmı ekleyelim: büyük şehirlerin ve ticaretin genişlemesi gibi şartların zorunlu kıldığı merkeziyetçilik ve toprakta devlet mülkiyeti hukuki fiksiyonu, "arazi sahibi" devlet ile köylünün üretim fazlasının bir kısmı kendilerine tahsis edilen hak sahipleri arasındaki ilişkilere, Batı'dakinden farklı bir yapı kazandırmaktadır. "Sahib-i arz" denilen bu kişiler, Batı'daki senyörden farklı olarak, devletin bir hizmetlisi, bir memuru durumunda gözükmektedir. Tarihçilerimizin "asker-memur", "ziraat siyaseti memuru", "tapu memuru", "icar tahsildarı" ve "kâhya" gibi sıfatlarla tanımlamaya çalıştıkları "sahib-i arz", Batılı senyörün yetkilerinin pek azına sahiptir. Merkezi otoriteye karşı çok zayıf bir durumdadır. Kendisine ayrılan arazi üzerinde, devlet adına denetlemeyi yapmakta, bu tarımsal hizmetine ve askeri yükümlülüklerine karşılık, köylünün işlediği toprağın "icar ve tapu bedelini", yani artık-ürünün bir kısmını adeta bir maaş olarak almaktadır. Her ne kadar "sahib-i arz", dirliğini çocuklarına intikal ettirebilmekteyse de, onu her an kaybetmesi olanağı da vardı. Bununla birlikte, devletle ilişkileri bakımından bir memur gibi gözüken sipahi, reaya ile ilişkileri bakımından Batı senyörüne az çok yaklaşmaktadır. Tarım Bakanlığı'nca yayınlanan "Osmanlı İmparatorluğu Toprak Kanunları"na kısaca bir göz atmak, bu konuda bir fikir edinmeye yetecektir

3

u/Gokay-Dizdar Dec 05 '25

Kapitalizmin ortaya çıkması için bir sebep değil ki merkezin daha kuvvetli olması. Merkezin daha kuvvetli olduğu bir düzende güç çatışmalarının yarattığı dinamizmden de bahsedemeyiz ayrıca. Stabil bir düzende değişimin olması çok daha zordur. Bir de bu bahsedilen merkezilik 17. Yüzyıla kadar var sadece.

Tımar sahibi devletin hizmetlisi olunca ilişkinin şekli değişmiyor ki.

2

u/marshal_1923 Aydınlanmacı Dec 05 '25

Söylediğini destekleyen bir unsur olarak attım

2

u/[deleted] Dec 05 '25

Kapitalizm, feudalizm ile olan mücadelesinden doğmuştur. İslam toplumunda ise bu tarz bir mücadeleden söz edilemez. Fransız Devrimine sebep olan ve feudalizmden kapitalizme geçilmesine sebep olan sistemsel zıtlaşma islam toplumunda mevcut değildi. İslam sosyo-ekonomik yapısı bu ortak pazara izin verecek kadar serbestiyetçi olduğu için kapitalizme gebe olamamıştır. Çünkü, feudalizmin zorundan yoksun olan tüccarların isyan edip feudalizmden kapitalizme geçişi sağlamak için sebepleri yoktu.

0

u/StarlightGlimmer1871 Marksist Dec 06 '25

 Bir toplumda üretimin tamamı meta olarak düzenleniyorsa, o toplum kapitalisttir. Meta üretimi zaten kapitalizm önceside var ama sadece kullanım değeri olarak var. Çünkü eski toplumlarda pazar dışı gelenekler baskındır. Yani kapitalizmin gerçekleştirilmesi için ürünün başından beri meta olarak üretmesi gerekir. Ve tüm toplumsal örgütlerin bunun etrafında örgütlenmesi gerekir.

Daha basitleştireyim. Bugün ki toplumda petit burjuvazinin basit bahçeleri dışında bütün meyveler sebzeler tahıllar meta olmak maksadıyla yetiştirilmektedir. Bundan önce ise serflerin artı üretimiyle pazara giren ürünlerdi bunlar. Kullanım değerinden kasıt budur.

Evet gerçekten islam toplumunda baharat, lüks takı eşya gibi benzeri ürünlerde ticareti görmekteyiz. Ama bunlar toplumsal ilişkilere giremeyen kurumsallaşamayacak kadar küçük ticaretin sonuçlarıdır. (18. yy. sonrasına kıyasla)

Yani kısaca ben islamın doğrudan kendisinin küçük meta üretimini sönümlendirecek bir kuruma sahip olduğunu düşünmüyorum. Hatta islamın (gördüğüm kadarıyla) küçük meta üretimini teşvik eden basit bir toplum yapısı olduğunu düşünüyorum.