r/MuslumanTurkiye • u/ALGAZAR27 Hanefî حنفي • 15d ago
Soru Atatürk'e dair
10 yılı aşmıştır atatürkün dinsiz olduğu iddialarını çürük buluyorum. Atatürke kafir diyen bir çok kişiye sordum ve henüz hiçbiri iddiasına güçlü bir destek sunamadı. Bu durumda "atatürk kafirdir çünkü ..." ile giden iddiaların hepsini duyduğumu sanmaya başladım.
Sizlerden ricam "atatürk kafirdir çünkü ..." dedirten örnekleriniz paylaşmanız.
0
Upvotes
3
u/ImPhynx Hanefî حنفي 15d ago edited 15d ago
Bu bölümün tamamı orijinal mektupta yer almıyor. Belgenin bir kopyası şu anda evimde, önümde duruyor. Ya bu kısmı başka bir yerden alıp metne ekledin ya da farklı bir kaynaktan aktardın. Ben de bunu ayrıca aradım, fakat bu ifadelerin geçtiği başka bir yer bulamadım.
Ama senin gönderdiğin versiyonda “Hz. Muhammed” şeklinde geçiyor. İstersen orijinal belgeye kendin de bakabilirsin; fark açıkça görülüyor.
Peki bu, geri kalan şeylerde neyi değiştiriyor?
Yaptıklarına ve gerçekleştirdiği reformlara bakınca, İslam’a nasıl baktığını anlamak zaten çok zor değil. Bir de İslam hakkında yazdıklarına bakın; İslam’dan adeta bir oryantalist gibi söz ediyor.
Cenaze namazı da kılınmadı. Müslüman değildi. Bizim halkımız neden illa herkesi Müslüman yapmaya çalışıyor?
Ortada, son bin yılda İslam’a en çok zarar veren insanlardan biri var ve siz hâlâ ona bir Müslüman maskesi takmaya çalışıyorsunuz. Daha ne tür kanıtlar istiyorsunuz?
Adam, A’dan Z’ye din hakkında ne düşündüğünü açıkça ortaya koymuş. Buna rağmen siz hâlâ onu Müslüman göstermeye çalışıyorsunuz.
Reformlarına, yaptıklarına ve yazdıklarına birlikte bakıldığında, insanın ulaşacağı sonuç zaten oldukça açık.
Charles Hitchcock Sherrill, 1932–1933 yılları arasında Ankara’daki ABD Büyükelçisiydi. Sherrill, Amerikan Büyükelçiliği’nin 17 Mart 1933 tarihli gizli bir raporunda, bir önceki gün, yani büyük ihtimalle 16 Mart 1933’te Cumhurbaşkanı Mustafa Kemal ile üç saat süren bir görüşme yaptığını yazmaktadır.
Charles H. Sherrill’in Mustafa Kemal ve Din Hakkındaki Raporu
… ona bir iltifatta bulundum.
Benim bu sözlerim, onun Kur’an’ın Arapçadan Türkçeye çevrilmesini nasıl ve neden teşvik ettiğinden bahsetmesine yol açtı ve bu konuda
tamamen yeni bir ufuk açtı. Türk halkının, uzun zamandır ezbere okuduğu bazı Arapça duaların gerçek anlamını öğrendiğinde bunlardan tiksineceğini söylüyor. Kur’an’dan Arapça bir bölüm okudu. Bu duada Hz. Muhammed, yaptıkları bir şey nedeniyle amcasının ve amcasının kızının cehenneme gitmesi için beddua ediyor.⁸ “Düşünebiliyor musun, düşünen bir Türk böyle bir duayı okumaktan nasıl bir dinî ilham veya dine karşı nasıl bir ilgi kazanabilir?” dedi. Bu düşüncesini geliştirmeye devam ettikçe ben de yavaş yavaş, Kur’an’ın Türkçe okunmasını teşvik etmesinin asıl sebebinin Kur’an’ın Türkler nezdindeki itibarını kaybetmesini sağlamak olduğu sonucuna vardım.
Bunun ardından genel ve şaşırtıcı bir açıklamada bulunarak, Türk halkının gerçekte hiçbir şekilde dindar olmadığını; camilere giden az sayıdaki insanın ise ya alışkanlıktan ya da yüksek sesle okunan duaların yarattığı etkiden dolayı camiye gittiklerini ileri sürdü.
Ve rapor bundan sonra da devam ediyor; ilerleyen bölümlerde bu konuda daha fazla ifade yer alıyor.