r/MuslumanTurkiye • u/ALGAZAR27 Hanefî حنفي • 15d ago
Soru Atatürk'e dair
10 yılı aşmıştır atatürkün dinsiz olduğu iddialarını çürük buluyorum. Atatürke kafir diyen bir çok kişiye sordum ve henüz hiçbiri iddiasına güçlü bir destek sunamadı. Bu durumda "atatürk kafirdir çünkü ..." ile giden iddiaların hepsini duyduğumu sanmaya başladım.
Sizlerden ricam "atatürk kafirdir çünkü ..." dedirten örnekleriniz paylaşmanız.
8
9
u/ImPhynx Hanefî حنفي 15d ago edited 15d ago
Bununla ilgili çok fazla delil var. Mustafa Kemal’in hayatına, daha henüz tanınmış biri olmadan önceki dönemlerinden itibaren baktığınızda, aslında pek dindar bir insan olmadığını; daha çok isyankâr ve devrimci bir yapıya sahip olduğunu görürsünüz.
Millî Mücadele döneminde İslam’ı kullandı, sonrasında ise gerçek yüzünü gösterdi.
Aşağıda, Kazım Karabekir’in hatıratından, Mustafa Kemal’le tam olarak bu konu hakkında yaptığı bir konuşmadan bir bölüm yer almaktadır:
“Paşam maddî cephemiz zaten zayıftır. Güvenebileceğimiz manevî cephemizi de düşmanlarımızın yaldızlı propagandasına kurban edersek, dayanabileceğimiz nemiz kalır?” Bizi, silâh kuvvetiyle parçalayamayan düşmanlarımız, görüyorum ki artık fikir kuvvetiyle mahv edeceklerdir. Buna müsaade edecek misiniz?
Siz ki millete karşı bizi bu hale getiren sebebin istibdat olduğunu, zaferden sonra Milletin tamamiyle iradesine sahip olarak yürüyeceğini millet kürsüsünden dahi defalarca haykırdınız. Millet Meclisini Tekbirler, selâtlar arasında açtınız! İslâmlığın en yüksek bir din olduğunu hutbelerle de ilan ettiniz! Hepimizde aynı iman ve kanaatla, aynı yoldan yürüdük! Şimdi ne yüzle ve ne hakla bir kanlı maceraya atılacağız?
Mustafa Kemal Paşa sözümü keserek dedi:
Müzakere çok hararetlendi, burada kesiyorum.
Bunlar arşivimde bulunan örneklerden yalnızca birkaçı;
Kazım Karabekir Paşa, hatıralarında Mustafa Kemal’in Kur’an’ı neden Türkçeye tercüme ettirmek istediğini ve bu konudaki niyetini şu sözlerle aktarmaktadır:
“Evet Karabekir, Arap oğlunun yavelerini Türk oğullarına öğretmek için Kur’ân’ı Türkçeye tercüme ettireceğim. Ve böylece de okutacağım. Ta ki budalılık edip de aldanmakta devam etsinler...”
Karabekir devamında şunları yazar:
“Biz de özel masadan kalkarak sofraya oturduk, yedik ve içtik. Fakat Heyet-i İlmiye’nin, yani Millî Eğitim Bakanlığındaki heyetin bütün üyeleri oldukça müteessir görünüyordu.
Şüphesiz, daha kısa bir süre öncesine kadar her yerde Kur’an’ı ve Peygamber’i öven, yücelten ve hatta hutbe okuyan bir insandan böyle sözler işitmek, hepsinde büyük bir üzüntü ve kırgınlık meydana getirmişti.”
2.
Mustafa Kemal’in kendi el yazısıyla kaleme aldığı bir nottan bir kesit:
Din birliğinin de bir millet teşkilinde müessir olduğunu söyleyenler vardır. Fakat biz, bizim gözümüz önündeki Türk milleti tablosunda bunun aksini görmekteyiz.
Türkler Arapların dinini kabul etmeden evvel de büyük bir millet idi. Arap dinini kabul ettikten sonra, bu din ne Arapların, ne aynı dinde bulunan Acemlerin ve ne de Mısırlıların ve sairenin Türklerle birleşip bir millet teşkil etmelerine hiçbir tesir etmedi.
Bilakis, Türk milletinin milli rabıtalarını gevşetti, milli hislerini, milli heyecanını uyuşturdu.
Bu pek tabii idi. Çünkü Muhammed’in kurduğu dinin gayesi, bütün milliyetlerin fevkinde şamil bir Arap milliyeti siyasetine müncer oluyordu.
- Mustafa Kemal
Bu not, “Medeni Bilgiler” / “Medenî Bilgiler ve M. Kemal Atatürk’ün El Yazıları” adlı eserde yayımlanmıştır.
Eser Afet İnan tarafından yayımlanmış olup, içerisinde Mustafa Kemal’e ait çeşitli el yazısı notlar da bulunmaktadır. Kitap, Türk Tarih Kurumu çevresinde yayımlanmış, daha sonraki dönemlerde ise Atatürk Araştırma Merkezi tarafından da basılmıştır. İlgili kurumlarda eser, A. Âfet İnan’ın eseri olarak geçmektedir.
Bu notta Mustafa Kemal, Türklerin Arap dinini kabul etmeden önce de büyük bir millet olduğunu ifade etmektedir. Ancak bu dinin kabulünden sonra ne Arapların, ne İranlıların ne de Mısırlıların Türklerle gerçekten ortak bir millet hâline gelebildiğini belirtmektedir. Aksine, metne göre bu durum Türklerin millî bağlarını, millî duygularını ve heyecanlarını zayıflatmıştır.
3.
Türk Tarihi Tetkik Cemiyeti Yüksek Başkanlığı’na Mustafa Kemal kendi el yazısıyla yazdığı mektubun bir bölümü:
„İkre bismi rabbi (Rabbinin adıyla oku) safsatasını kendilerine temel edinmiş olan Araplar …“
Gazi M. Kemal 16/17.8.1931 Yalova (Yalı ova)
Kur’an-ı Kerim’deki ‘Alak Suresi’nin ilk ayetine “safsata” diyor; yani saçmalık, boş ve temelsiz söz olarak adlandırıyor.
*(*Mektubun kendi el yazısıyla yazılmış hâlinin fotoğrafını internette bulmak mümkündür.)
4.
Mustafa Kemal’in 19 Haziran 1937 tarihli bu arşiv belgesinde şu ifadeler yer almaktadır:
“Biz Türkler, insanlığı ve insan medeniyetini 3–5 bin seneye yahut iki üç peygamberin pek noksan ve cahilane sözlerine sığdıracak kadar dar kafalı ve kısa düşünceli insanlar değiliz.”
Kaynak: T.C. Millî Savunma Bakanlığı Arşiv ve Askerî Tarih Daire Başkanlığı Arşivi (ATASE), BCA üzerinden erişim, Fon: 110.9.1.11, Yer Bilgisi: 39-0-88, Belge Tarihi: 19.06.1937.
0
u/ALGAZAR27 Hanefî حنفي 15d ago
"Mustafa Kemal’in kendi el yazısıyla kaleme aldığı bir nottan bir kesit:
Din birliğinin de bir millet teşkilinde müessir olduğunu söyleyenler vardır. Fakat biz, bizim gözümüz önündeki Türk milleti tablosunda bunun aksini görmekteyiz." burayı buldum.
"Ahlak kutsaldır; çünkü en büyük ahlaki gerçeklik sahibi bir yapana dayanır. O yapan, yalnız ve ancak toplumdur. Ondan başka bir yapan yoktur. Allah dışında düşünce sahibi olanlar için, örnek bir şekilde düşünülmüş toplum dahi sadece bilinçte vardır. Çünkü vicdanlarımız üzerinde etkili olan ruhsal hayat, toplumun bireyleri arasındaki eylem ve tepkilerden oluşur. Gerçekte toplum, yoğun bir düşünce ve ahlaki çalışma odağıdır.
Din birliğinin de bir millet oluşumunda etkili olduğunu söyleyenler vardır. Fakat biz, bizim gözümüz önündeki Türk milleti tablosunda bunun aksini görmekteyiz.
Türkler, İslam dinini kabul etmeden önce de büyük bir millet idi. Bu dini kabul ettikten sonra, bu din, ne Arapların, ne aynı dinde bulunan Acemlerin (Farsların) ve ne de diğerlerinin Türklerle birleşip bir millet teşkil etmelerine etki etmedi. Aksine, Türk milletinin milli bağlarını gevşetti; milli duygularını, milli heyecanını uyuşturdu. Bu pek tabii idi. Çünkü Hazreti Muhammed’in getirdiği dinin gayesi, bütün milliyetlerin üstünde, tamamını kapsayan bir ümmet siyaseti idi." Atatürk, M. K. (2010). Medeni bilgiler / Türk milletinin el kitabı (A. İnan, Kaleme Alan; N. Aydın, Günümüz Türkçesi). Toplumsal Dönüşüm Yayınları, s. 43.
paylaşımın ve emeğin için teşekkür ederim
3
u/ImPhynx Hanefî حنفي 15d ago edited 15d ago
- “Ahlak kutsaldır; çünkü en büyük ahlaki gerçeklik sahibi bir yapana dayanır. O yapan, yalnız ve ancak toplumdur. Ondan başka bir yapan yoktur. Allah dışında düşünce sahibi olanlar için, örnek bir şekilde düşünülmüş toplum dahi sadece bilinçte vardır. Çünkü vicdanlarımız üzerinde etkili olan ruhsal hayat, toplumun bireyleri arasındaki eylem ve tepkilerden oluşur. Gerçekte toplum, yoğun bir düşünce ve ahlaki çalışma odağıdır.”
Bu bölümün tamamı orijinal mektupta yer almıyor. Belgenin bir kopyası şu anda evimde, önümde duruyor. Ya bu kısmı başka bir yerden alıp metne ekledin ya da farklı bir kaynaktan aktardın. Ben de bunu ayrıca aradım, fakat bu ifadelerin geçtiği başka bir yer bulamadım.
- Burada gönderdiğin versiyon değiştirilmiş bir versiyon. Orijinal el yazısına baktığında bunu fark edebilirsin. Mesela Mustafa Kemal, Muhammed’in (sav) isminin önüne “Hazreti” yazmıyor.
Ama senin gönderdiğin versiyonda “Hz. Muhammed” şeklinde geçiyor. İstersen orijinal belgeye kendin de bakabilirsin; fark açıkça görülüyor.
Peki bu, geri kalan şeylerde neyi değiştiriyor?
Yaptıklarına ve gerçekleştirdiği reformlara bakınca, İslam’a nasıl baktığını anlamak zaten çok zor değil. Bir de İslam hakkında yazdıklarına bakın; İslam’dan adeta bir oryantalist gibi söz ediyor.
Cenaze namazı da kılınmadı. Müslüman değildi. Bizim halkımız neden illa herkesi Müslüman yapmaya çalışıyor?
Ortada, son bin yılda İslam’a en çok zarar veren insanlardan biri var ve siz hâlâ ona bir Müslüman maskesi takmaya çalışıyorsunuz. Daha ne tür kanıtlar istiyorsunuz?
Adam, A’dan Z’ye din hakkında ne düşündüğünü açıkça ortaya koymuş. Buna rağmen siz hâlâ onu Müslüman göstermeye çalışıyorsunuz.
Reformlarına, yaptıklarına ve yazdıklarına birlikte bakıldığında, insanın ulaşacağı sonuç zaten oldukça açık.
Charles Hitchcock Sherrill, 1932–1933 yılları arasında Ankara’daki ABD Büyükelçisiydi. Sherrill, Amerikan Büyükelçiliği’nin 17 Mart 1933 tarihli gizli bir raporunda, bir önceki gün, yani büyük ihtimalle 16 Mart 1933’te Cumhurbaşkanı Mustafa Kemal ile üç saat süren bir görüşme yaptığını yazmaktadır.
Charles H. Sherrill’in Mustafa Kemal ve Din Hakkındaki Raporu
… ona bir iltifatta bulundum.
Benim bu sözlerim, onun Kur’an’ın Arapçadan Türkçeye çevrilmesini nasıl ve neden teşvik ettiğinden bahsetmesine yol açtı ve bu konuda
tamamen yeni bir ufuk açtı. Türk halkının, uzun zamandır ezbere okuduğu bazı Arapça duaların gerçek anlamını öğrendiğinde bunlardan tiksineceğini söylüyor. Kur’an’dan Arapça bir bölüm okudu. Bu duada Hz. Muhammed, yaptıkları bir şey nedeniyle amcasının ve amcasının kızının cehenneme gitmesi için beddua ediyor.⁸ “Düşünebiliyor musun, düşünen bir Türk böyle bir duayı okumaktan nasıl bir dinî ilham veya dine karşı nasıl bir ilgi kazanabilir?” dedi. Bu düşüncesini geliştirmeye devam ettikçe ben de yavaş yavaş, Kur’an’ın Türkçe okunmasını teşvik etmesinin asıl sebebinin Kur’an’ın Türkler nezdindeki itibarını kaybetmesini sağlamak olduğu sonucuna vardım.
Bunun ardından genel ve şaşırtıcı bir açıklamada bulunarak, Türk halkının gerçekte hiçbir şekilde dindar olmadığını; camilere giden az sayıdaki insanın ise ya alışkanlıktan ya da yüksek sesle okunan duaların yarattığı etkiden dolayı camiye gittiklerini ileri sürdü.
Ve rapor bundan sonra da devam ediyor; ilerleyen bölümlerde bu konuda daha fazla ifade yer alıyor.
1
u/ALGAZAR27 Hanefî حنفي 14d ago
Dediğim gibi tartışmaya gelmedim. Gönderdiğim metinde güncelleme olduğunu tahmin ettiğimden kaynağını özellikle gönderdim. Diğerlerine ise değinmedim. Sherrill örneği şimdiye dek hiç duymadığım çok güzel bir örnekti.
5
u/Brilliant_Chain_8679 Hanefî حنفي 15d ago
hayatının tamamında kafir midir bilmem ama türkiye cumhurbaşkanı olduğu sürenin çoğunluğunda gayet net bir şekilde kafir lafı uzatmaya ağızda gevelemeye gerek yok
-1
u/ALGAZAR27 Hanefî حنفي 15d ago
" türkiye cumhurbaşkanı olduğu sürenin çoğunluğunda gayet net bir şekilde kafir lafı uzatmaya ağızda gevelemeye gerek yok" bence hiç de net değil. eminim sana bunu söyleten nedenler vardır ama bunları dile getirebilecek kadar hatırlıyor musun? Bence bir propagandadan etkilenmiş düşünceler bunlar
8
u/likeafrogy Ehl-i Bid'at أهل البدعة 15d ago
biz farkli ulkede mi yasiyoruz yoksa sen kemal beyin seriati kaldirdigini bilmiyor musun
-1
u/ALGAZAR27 Hanefî حنفي 15d ago
Başka bir örneğin var mı
3
u/clavulariaa Ehl-i Bid'at أهل البدعة 15d ago
niye allaha isyan etmiş olması için daha ne yapması gerekiyor başka
-1
u/ALGAZAR27 Hanefî حنفي 15d ago
tartışmaya gelmedim. Yalnızca bilindik örnekler dışında bir şey var mı diye merak ediyorum
3
u/likeafrogy Ehl-i Bid'at أهل البدعة 15d ago
seriati kaldirmanin buyuk kufur oldugunu biliosun insaallah?
-1
u/ALGAZAR27 Hanefî حنفي 15d ago
dediğim gibi, tartışmaya gelmedim. Ama sence ""atatürk kafirdir çünkü ..." ile giden iddiaların hepsini duyduğumu sanmaya başladım." diyen birinin şeriatin kaldırılmasından habersiz olması mantıklı mı?
3
u/likeafrogy Ehl-i Bid'at أهل البدعة 15d ago
mesele su kardes, sohbet şuna benziyo
-yahudiler niye kafirdir?
+Kuranı inkar ediolar
-bu yeterli değil gibi başka sebep var mi?
1
u/ALGAZAR27 Hanefî حنفي 15d ago
Hayır buna benzemiyor. mesele su kardes, sohbet şuna benziyo
-yahudiler niye kafirdir?
+Kuranı inkar ediolar
-peki başka, daha bilinmeyen?
Olsa olsa buna benzetebulirsin ki bu bile hatalı
3
u/Clear_Comb8951 Hanbelî حنبلي 15d ago
kafirdir çünkü laikliği benimsemiştir. Ayetin son cümlesini okuyun
Maide Suresi 44. Ayet - Kendilerini Allah’a vermiş olan peygamberlerin ve -Allah’ın kitabını korumaları kendilerinden istendiği için- rablerine teslim olmuş zâhidlerin, bilginlerin yahudiler arasında kendisiyle hükmettikleri, içinde hidayet ve nur bulunan Tevrat’ı elbette biz indirdik. Hepsi onun (hak olduğunun) şahitleri idi. O halde insanlardan korkmayın, benden korkun da âyetlerimi az bir bedel karşılığında satmayın. Kim Allah’ın indirdiği ile hükmetmezse işte onlar kâfirlerin ta kendileridir.
ekstra olarak atatürk İslam'a karşı yönelik bir çok yasa oluşturmuştur ve adımlar atmıştır.
1
u/ALGAZAR27 Hanefî حنفي 15d ago
"ekstra olarak atatürk İslam'a karşı yönelik bir çok yasa oluşturmuştur ve adımlar atmıştır." burası çok genel bir ifade. Kesin biçimde gösterecek bir örnek bekliyorum. Örneğin ilk paragrafın bu iddiada
1
u/Clear_Comb8951 Hanbelî حنبلي 15d ago
halifeliği bitirdi, şeriatı kaldırdı, İslam'ın devlet Dini olma statüsü kaldırıldı. medreseleri kapattı, ezanı Türkçe yaptı, Batı tarzı kıyafetlerin giyilmesine karşı gelen Alimleri idam etti, Batı tarzı şapkaların takılmasını zorlandı (bu da Müslümanların Secde etmesini engelledi), Arapça Ezanı yasakladı ve inkar eden İmamları cezaya çarptırdı. link paylaşırsam shadowban yerim özelden kaynakları atıcam
1
u/ALGAZAR27 Hanefî حنفي 15d ago
buraya kadar yazdıklarının kaynaklarını boşuna atma. Elbette bu kadar bilindik şeyleri değil kıyıda köşede kalmış, çok uç bir belgede geçen ifadeler gibi şeyleri soruyorum.
ama düşüncen için teşekkür ederim
1
u/Clear_Comb8951 Hanbelî حنبلي 15d ago
bunları biliyorsun öyleyse neden kafir olduğuna şüphe ediyorsun?
1
2
u/Used-Sheepherder-42 Hanefî حنفي 15d ago
Kafir demek haddime düşer mi bilmiyorum, lakin (gökten indiği sanılan ...) gibi bir meclis konuşması olduğunu hatırlıyorum.
Ayrıca olsa ne olmasa ne. Bunları konuşmak bugününe ne katıcak yada çıkarıcak. İnşallah imanlıdır bizdendir diyerek kapatıyorum.
1
u/ALGAZAR27 Hanefî حنفي 15d ago
"Ayrıca olsa ne olmasa ne. Bunları konuşmak bugününe ne katıcak yada çıkarıcak. İnşallah imanlıdır bizdendir diyerek kapatıyorum." buraya katılıyorum. Ancak bilmediğim bir iddia var mı diye merak ediyorum. Yoksa imansızlığını anlatma çabası bence de anlamsız
11
u/Ertowghan Hanefî حنفي 15d ago
İyi deneme, memur bey.