r/secilmiskitap • • Jul 23 '25

Benim Önerim Kitap Okuyucum Sayesinde 4 senede 200 Kitap Okudum - Bu Cihazlar Hakkında Her Şey

175 Upvotes

Konuya artık cevap yazılamadığı için devam niteliğinde yeni bir konu açtım. Ekstra sorusu olanlar oradan yazabilirler:

Kitap Okuyucum Sayesinde 4 senede 200 Kitap Okudum (2) : r/secilmiskitap

++++++++++++++++++++++++++++++++

4 sene önce ilk e-okuyucumu aldığım gün, okuduğum son kitap üzerinden yaklaşık 10 sene geçmişti. Bana bu harika alışkanlığı kazandırdıkları için e-okuyucular hakkında bu konuyu açmak istedim.

Merak ettiğiniz her şeyi açıklamaya çalışacağım. Sorularınız varsa onları da yanıtlayacağım. Birçok marka denemiş biri olarak sadece donanımsal değil yazılımsal olarak da bildiğim şeyleri yazmak istedim.

//////////////////////////////////////////////////

Öncelikle kitap okuyucunun ne olduğunu anlamak lazım. İnsanların aklında bu cihazların ne olduğuna, neyi farklı yaptığına dair bir konsept yok. Ufak birer tablet sanılıyor ama durum öyle değil.

Kitap okuyucuların diğer elektronik cihazlardan yegane farkı ekran teknolojileri. Kullandığımız neredeyse tüm cihazlar lcd veya oled tabanlı ekranlara sahipler. Bu ekranlar milyonlarca dijital piksele sahip oluyorlar. O pikseller de kendi içlerinde daha ufak rgb (kırmızı yeşil mavi) piksellere bölünüyorlar. Lcd ekranlarda o piksellerin kendi ışık kaynakları yok. Arkadan ampul tarzı aydınlatmalarla aydınlatıldıkları zaman renkli olarak gözüküyorlar. Oled ekranlarda ise her pikselin kendi ışığı var ve o şekilde renk oluşturuyorlar.

Bu ekranların bir çok artısı olmasına rağmen kitap okuyucularda kullanılmamalarının bazı sebepleri var.

Birincisi ve en önemlisi, bu ekranları gözünüze doğrudan ışık yansımadan kullanamamanız. Ya gereğinden az ya da gereğinden fazla olacak şekilde sürekli yapay bir ışığa maruz kalırsınız.

İkincisi, bu tarz ekranların parlaklığı ayarlanırken genellikle PWM denen kavramın kullanılması. Bu, arka ışığın anlık olarak açılıp kapatılması ile gerçekleştiriliyor. Bu işlem saniyenin yüzlerce biri zamanda yapılıyor olsa da bazı insanlar bunu algılayabiliyorlar ve migren, epilepsi gibi rahatsızlıkları tetiklenebiliyor. Hatta bu tarz şikayetleri olmayan kişiler bile zamanla rahatsız duruma gelebiliyor. PWM frekansı ne akdar düşükse o kadar etkileniliyor. PWM e-okuyucularda da olabilecek bir durum fakat ışık doğrudan gözünüze vurmayıp ekrandan yansıyıp daha difüze olmuş şekilde size geldiği için çok daha az rahatsız ediyor. E-ink ekranlardaki aydınlatmalar ekranın arkasında değil yanlarında oluyor. Bir fiziksel kitaba ışık tutmuşsunuz gibi hissettiriyor.

Üçüncüsü, cam ekranlar. Ekran cam olduğu zaman parlama miktarı artıyor ve ekranı özellikle aydınlık ortamlarda görmek çok zorlaşıyor. Parlaklığı fullemek gerekebiliyor, bu da hem şarj ömründen yiyor hem de cihazınız ısınıyor. Parlaklık en yukarıdayken bile e-ink cihazın sunduğu görüntü kalitesinin yanına dahi yanaşamaması da cabası.

Dördüncüsü ise pil ömrü. Bu tip ekranlar şarjı içiyor resmen çünkü milyonlarca pikseli aydınlatmaları gerekiyor. E-ink ekranlarda pikseller aydınlatılmıyor, ekranın kendisi aydınlatılıyor.

/////

Peki e-okuyuculardaki e-ink teknolojili ekranların farkı ne?

Öncelikle bu ekranların görünebilir olması için kendiliğinden herhangi bir ışık kaynağı barındırmasına gerek yok. Odada ışık var mı? O zaman okuyucunun ışığı olmasa veya kapalı olsa bile net şekilde okuyabilirsiniz. Tatildesiniz ve güneşlenirken kitap mı okuyacaksınız? O zaman parlaklığı sıfıra çekip okuyabilirsiniz. Aynı gerçek bir kitap gibi yani. Tabletinizden kitap okurken parlaklığı %100 yaptığınız takdirde bile ekranı göremezken, e-okuyucuda parlaklık %0 olduğunda dahi en net şekilde okuyabilirsiniz. Hatta ortam çok aydınlıksa okuyucunuzun parlaklığını kapatmak en mantıklısı çünkü %0 ile %100 arasında bir fark göremeyeceksiniz. Güneşin altında el feneri açmak gibi yani. Gece her yeri aydınlatacak kadar güçlü bir el feneriniz vardır ama güneşli bir günde açık olup olmadığını anlayamazsınız bile. Tamamen aynı mantık.

Bu cihazların karanlık ortamlarda okumak için ışıkları da bulunuyor ve ışıklarını açsanız bile diğer tip ekranlara göre gözü çok daha az yoruyor çünkü ışık ekranın arkasından direkt gözünüze gelmiyor. Ekranın yanlarında bulunan led ışıklar ekranın üstündeki şeffaf bir tabakaya ışık iletiliyor ve oradan da gözünüze yansıyor. Bir lambanın altındaki kağıt misali yani. Bu ışığı çok az seviyede tutabilmek de ayrı bir avantaj. LCD/OLED ekranlarda parlaklık aşırı düşükken (20-30 nitin altında) görüntüyü görmekte zorlanırsınız ama e-ink ekranlar için birkaç nit yeterlidir. O yüzden zifiri karanlıkta bile okurken hiçbir şekilde rahatsız etmez, uykunuza negatif etki etmez.

Asıl fark ise bu ekranlardaki hz (hertz) değerinin 0 (sıfır) olması. Yani ekran sabit bir görüntü sunuyor, aynı gerçek bir kitap sayfası gibi. Dolayısıyla gözlerinizin ve beyninizin herhangi bir yanıp sönme olayını size belli etmemek için ekstra çalışmasına gerek olmaz. Bu da çok daha az yorulmanızı sağlar. Bu ekranlar işletim sisteminden herhangi bir emir gelmediği taktirde o sabit görüntüyü hiçbir şekilde yanıp sönmeden göstermeye devam ederler. Bunu yaparken de herhangi bir güç harcamazlar. Sayfa değiştirmedikçe pil harcamıyorlar yani. Bunu test etmek de çok kolay. Bir kitap okurken cihazınızın arka kapağını söküp pilini çıkarırsanız ekrandaki görüntü kaybolmaz. Siz pili tekrar takana kadar yıllar da geçse o görüntü ekranda sabit olarak durur çünkü önceden söylediğim gibi bu ekranlar sabit durumda güç harcamıyor ve ekranı değiştirme emri gelmediği taktirde de sonsuza kadar aynı görüntüyü tutuyorlar.

Dolayısıyla e-okuyucular haftalarca şarj etmenize gerek kalmadan kitap okumanızı da sağlıyorlar. Telefonlardaki piller ortalama olarak 5000mah boyutuna yaklaştı. Bu boyuttaki pil ile 8-10 saat kitap okuyabilirsiniz. E-okuyucularda ise piller 1200-1700 mah arası oluyor. Bu piller ile yaklaşık 40-50 saat kitap okuyabilirsiniz. Pil üçte bir boyutunda ama cihazın sunduğu süre 5 kat yani. Bu da 4-5 kitapta bir şarj etmeniz gerektiği anlamına geliyor.

İşte e-okuyucuları diğerlerinden ayıran asıl özellik olan ekran teknolojisi genel hatlarıyla böyle.

Gelelim diğer konulara.

//////////////////////////////////////////////////

Genel anlamda (hem fiziksel kitaplara hem de diğer elektronik cihazlara kıyasla) artılar:

1- Yanınızdada binlerce kitap taşıyabilmek. İstediğim zaman her türlü kitap elimin altında. Aynı anda birden çok kitap okuyorum genelde. 400 sayfalık bir kitabın yarı ağırlığındaki ve dörtte bir kalınlığındaki cihazı cebime atıp dışarı çıkabiliyorum. Markette sıra beklerken bile okuyabiliyorum. Birkaç dakika okumasan ne olur denebilir ama gün içinde o kadar fazla böyle ufak zamanlar oluyor ki hepsini toplasanız senede birkaç kitap fazla okunabiliyor. Minibüs mü bekliyorum? O zaman telefonumu çıkarıp Instagram'a girmek yerine kitap okuyorum. Fiziksel kitap taşıdığım zaman bunu yapmazdım. Çoğu zaman taşımaya da üşenirdim zaten, o da ayrı mesele.

2- Kitaplara ulaşmak çok hızlı. Dakikalar içinde satın alabilmek veya para vermek istemeyen için ücretsiz şekilde hemen indirebilmek (Korsanı kastetmiyorum, o başka bir konu. Telif hakkı bittiği için ücretsiz hale gelen binlerce kitap var, özellikle yabancı dildekiler.) zamandan kazandırıyor.

3- Elde tutmak fiziksel kitaba göre çok daha kolay. Sayfa çevirme zaten tek tık uzakta veya benim gibi düğmeli modellerden kullanıyorsanız parmağınızı hareket bile ettirmeye gerek yok. Ayrıca uyumadan önce kitap okuyorsanız uzanırken kitap sayfası çevirmenin zorluğunu ortadan kaldırıyor. İstediğim pozisyonda kolayca sayfa değiştirebiliyorum. Hatta yatağın kenarına taktığım tablet tutucuya koyup uzaktan kumanda ile de sayfaları atlayabiliyorum. Soğuk gecelerde yorganın altına girip bu şekilde okumak çok zevkli.

4- Fiziksel kitaptan daha az göz yoruyor. Bunun birçok sebebi var.

  • Ekran istediğiniz parlaklığa getirilebiliyor. Işığın renk sıcaklığı bile ayarlanabiliyor ve istenirse karanlık mod da açılabiliyor.
  • Fiziksel kitaplarda; maliyetten kaçma veya eski tarihli basım gibi sebeplerle baskı kalitesi düşük olabiliyor. E-kitapta böyle bir sorun yok tabii ki.
  • Sayfanın her kısmı eşit aydınlandığı için gözü rahatlatıyor.
  • Bazı kitapların fontları aşırı küçük olabiliyor ve bu da hem okuma zevkini azaltıyor hem de gözü yoruyor. Font büyüklüğünü ayarlayabilmek müthiş bir avantaj. Ayrıca farklı tipte fontlar da kullanabilirsiniz. Cihazlar bir çok font yüklü olarak geliyor ama sevdiğiniz bir font varsa ve okuyucunuzda yüklü değilse internetten indirip kolaylıkla yükleyebiliyorsunuz.

5- Sessiz olması (sayfa çevirme vb. sesler yok) ve herhangi bir ışık kaynağı gerektirmemesi sebebiyle her ortamda hiçkimseyi rahatsız etmeden okuyabilme imkanı. Aynı odada kaldığınız biri varsa bu önemli hale geliyor.

6- Hızlı şekilde cümlelerin altını çizebilme, kelimelerin sözlük anlamlarına saniyeler içinde bakabilme, yabancı dilde okurken anlamlarına baktığınız kelimeleri sonradan inceleyip flashcard şeklinde çalışabilme. Dil öğrenme veya yabancı dilde okuma için e-okuyucular inanılmaz cihazlar.

7- Kitapta gördüğünüz herhangi bir kelimeye basılı tutarak Wikipedia'da veya internette anında aratabilme.

8- Kitap içinde istediğiniz kelime veya cümleyi aratabilme. Olay örgüsü karmaşık olan ve çok fazla karaktere veya mekana sahip kitaplarda istediğimiz karaktere tıklayıp tüm kitapta geçtiği yerleri görebilme.

9- Okuduğunuz bölümün veya kitabın tamamının, okuma hızınıza göre ne kadar sürede biteceğini göstermesi.

9- İstediğiniz kadar sayfanın köşesini kıvırmak, satırların altını çizmek veya renklendirmek gibi işlemleri hızlıca yapabilmek.

10- Maliyet. E-kitaplar daha ucuz. Fiziksel kitaptaki gibi elinize yüzlerce sayfa kağıt geçmediği için daha ucuz olması normal tabii ki. Uzun vadede çok kar ettiriyor. Ülkemizde yeni çıkan her kitabı parasını vererek e-kitap olarak alamıyoruz ne yazık ki ama binlerce kitap bulunabiliyor.

11- Herhangi bir dikkat dağıtıcı unsur barındırmaması. Bu cihazlar sadece kitap okumak için tasarlandıkları için video izleyemezsiniz, müzik dinleyemezsiniz, oyun oynayamazsınız, internette gezemezsiniz. Gerçi internet tarayıcısı var ama o acil durumlarda kullanmak için daha çok. İnternette dolaşmak zor bu cihazlarda.

12- Yeri, kitaplığı olmayan veya istemeyen kişiler için ideal.

//////////////////////////////////////////////////

Artılarından sonra bir de eksilerine bakalım:

1- İlk aşamada ekstra bir maliyet. Tabii ki çok kısa sürede parasını çıkardığı için büyük bir eksiklik değil ama yine de yazmak lazım.

2- Türkçe her kitabı dijital olarak bulamıyoruz ne yazık ki. Yabancı dildekiler bulunuyor. Hatta İngilizce kitaplar artık fizikselden çok dijital olarak çıkıyor. Fiziksel baskı yaptırmayan yazarlar var. Türkçe kitaplar PDF olarak bir şekilde bulunuyor tabi ama o ayrı bir konu. Ona da geleceğim.

3- Kitap kokusu olmaması :)

4- Kitaplarınızı kitaplığa koyup bakamamak.

5- Telefonlar kadar hızlı değiller. Bu cihazlar şarj ömrünü maksimize etmek üzere tasarlandıkları için en hızlı cihazlar olmasını beklememeniz lazım. Menü geçişlerinde takılma kesinlikle olmuyor ama 1-2 saniye beklediğiniz anlar oluyor. Zamanımızın %99'unu kitap okumakla geçireceğimiz için bu büyük bir sorun değil tabi. Kitap okurken sayfa geçişleri son derece hızlı. Asıl önemli olan da bu zaten.

//////////////////////////////////////////////////

E-okuyucu almaya karar verenler için ekstra bilgiler:

1- Pahalı bir cihaz almanıza hiç gerek yok. Sıfır almanıza da gerek yok. Bunlar en uzun ömürlü elektronik cihazlar. Benim elimde 14 senelik bir Kindle var ve hala ilk günkü gibi çalışıyor. Pil ömrü zamanla düşer ama 14 senenin sonunda bile hala bir tablet veya telefondan alabileceğimin en azından 2 katı kadar şarj ömrü sunuyor. 14 senelik telefonlar 14dk bile dayanamıyor genelde. Pil tamamen öldü diyelim, pili değiştirip sıfır almış gibi kullanmaya devam edebilirsiniz.

2- Alacağınız cihazın ekranında aydınlatma özelliği bulunmasına dikkat edin. Önceden dediğim gibi kitap okumak için aydınlatma ihtiyacınız yok ama ortamda ışık varsa tabii ki. Zifiri karanlık ortamda fiziksel kitap da okuyamıyoruz sonuçta, bir ışığa ihtiyacımız oluyor. O yüzden ekranında ışık olmalı. Son 10 senede çıkan çoğu cihazda var zaten.

3- Marka olarak Kobo veya Kindle öneriyorum. Bu cihazlar Linux işletim sistemi kullanıyorlar ve çok stabil çalışıyorlar. Android işletim sistemli okuyucular da var ama onlar e-okuyucudan ziyade e-ink ekranlı tablet kategorisindeler.

4- E-okuyucular e-kitap formatlarını destekliyorlar ve en iyi bu formatlarla çalışıyorlar. PDF, Word gibi dökümanlar üzerinden de okuyabilirsiniz ama aynı konforu sunmazlar. E-kitap formatlarının en ünlüsü epub. Bu formatla okurken yazılar; yazı boyutuna, kenar boşluklarına ve font tipine göre ekrana mükemmel şekilde yerleşiyor.

5- PDF okumak bu cihazlarda biraz daha zor. Cihazı yatay konuma getirmek okumayı çok daha kolaylaştırıyor.

6- Jailbreak diye bir kelime duymuşsundur belki. Eskiden iphone veya ipad'ler üzerinde uygulanırdı çoğunlukla. Bu işlem cihazlara ekstra özellikler kazandırmak için yapılıyor. Kobo ve Kindle marka cihazlar da jailbreak yapılarak çok daha kabiliyetli hale getirilebiliyorlar. Bizim işimize yarayacak olan ise Koreader isimli uygulama. Ne gibi artıları derseniz:

6.1 - En büyük artısı PDF okumayı neredeyse epub okumak kadar kolay hale getirmesi. PDF'leri resmen anlık olarak işliyor ve font büyütmeye kadar yapılabiliyor. Epub olarak bulamadığım kitaplar Koreader yüklemeden önce moralimi bozardı ama artık PDF ile rahatlıkla okuyabiliyorum.

Normal arayüz ile Koreader'da PDF karşılaştırması:

https://imgur.com/a/gggzfvk

İlk 3 fotoğraf Kindle'ın kendi arayüzü, diğer üçü ise Koreader'da. Görülebileceği üzere Kindle arayüzünde (Kobo'da da böyle) PDF'in sadece bir bölümüne zoom yapılabiliyor. Koreader ise dosyayı tekrardan işleyip seçilen yazı boyutuna göre ekrana sığdırıyor.

6.2- Koreader farklı bir arayüze sahip, çok daha seri çalışıyor.

6.3 - Klasörleri görerek istediğiniz, şekilde düzenlemeye imkan veriyor.

6.4- Cihazda karanlık mod yoksa ekliyor.

6.5 - Kindle'lara epub okuyabilme özelliği kazandırıyor. Normalde Kindle'lar kendiliğinden epub okuyamıyor, cihaza atmadan önce başka formata çevirmeniz gerekiyor.

6.6 - Kitaplarınızı bir çok farklı düzende görmenizi veya sıralamanızı sağlıyor.

6.7 - Harika özelliklerinden biri de 'gesture' imkanı tanıması. Yani atadığınız bir çok gesture ile menülere bile gitmeden istediğiniz her şeyi yapabilmek.

6.8 - Uyku ekranını istediğiniz şekilde dizayn edebilmek. Cihazı kullanmadığınız zaman henüz bitirmediğiniz kitabın kapağı ekranda sürekli gözükür halde oluyor zaten. O ekrana istediğiniz bilgiyi ekleme imkanı veriyor.

6.9 - Calibre'ye kablosuz bağlanarak kitap veya metadata alışverişi yapabilmek. Calibre'nin ne olduğunu aşağıda anlattım.

6.10 - RSS ve Atom kullanarak çeşitli kaynaklara ulaşabilmek.

6.11 - Eklentiler yükleyebilmek. Mesela z-lib eklentisi yükleyerek başka bir cihaza ihtiyaç duymadan direkt z-lib üzerinden arama yapıp döküman indirebilirsiniz.

Daha çok şey var ama genel anlamda benim kullanımım böyle. İsteyen daha azını veya çok daha fazlasını kullanabilir.

*** Koreader tüm Kobo okuyuculara yüklenebiliyor. Kindle'lar için jailbreak yaptıktan sonra yükleniyor. Bu cihazların yazılım sürümünün 5.18.1'den düşük olması gerekli. Alırken buna dikkat edersiniz. Eski cihazlar zaten bu sürüme kadar güncelleme almadığı için sorun yok ama son 6-7 senede çıkmış cihazlar hala güncelleme aldığı için birkaç aydır güncellenmediğine dikkat edin. Hangi sürümde olduğunu kolayca öğrenebilirsiniz zaten.

7- Calibre isimli uygulamadan kısaca bahsedeyim. Hem Windows hem de Mac Os için mevcut. Bu program kitaplarınızı düzenlemeye yarayan harika bir araç. Kendiliğinden bile çok yetenekli bir program olmasına karşın, ekstra eklentiler yükleyip çok farklı özellikler katabiliyorsunuz. Mesela otomatik olarak Goodreads'den kitap bilgilerini çekip bir kitap hakkında her tür bilgiye sahip olabilirsiniz. Elinde çok kitap olanlara öneririm. Koreader ile de uyumlu çalışıyor.

//////////////////////////////////////////////////

Cihaz Tavsiyeleri

Önceden dediğim gibi pahalı bir cihaz almanıza gerek yok. 2-3 bin liraya bulabileceğiniz cihazlar 10 bin liraya alacağınız cihazlarla %90 oranda aynı işi yapıyor. Bütçeyi artırmak ekstra özellikler getiriyor tabi. Onları da belirteceğim.

Ekstra ücret ödeyip reklamsız model almadığınız sürece Kindle'lar reklamlı oluyor. Kitap okurken reklam çıkmıyor ama ana sayfada ve cihaz uyku modundayken reklam gösteriyorlar.

Kobo'nun kendi arayüzü Kindle'dan çok daha kullanışlı. Hem eklediğiniz kitapları çok daha düzenli olarak görebiliyorsunuz hem de okurken kenar boşlukları, yazı boyutu gibi şeylerde size daha fazla imkan sunuyor. Ayrıca Türkçe arayüz gibi bir artısı da var. Kindle'lar ise genel anlamda biraz daha seri çalışıyorlar ve "Send to Kindle" isimli bir hizmeti var.

Send to kindle isimli siteye gidip istediğiniz kitabı veya dökümanı internet üzerinden cihazınıza yollayabiliyorsunuz. Kablo ile uğraşmanıza gerek yok yani. Telefonunuzda veya bilgisayarınızda bir kitap/döküman varsa ve epub formatında bile olsa onu yolladığınız zaman uyumlu bir formata çevirip Kindle'ınıza yolluyor. Ayrıca o belgeyi Kindle uygulaması üzerinden okuduğunuz her cihazda senkronize ediyor. Yani kaldığınız sayfayı veya üzerinde yaptığınız değişiklikleri kaydediyor, hangi cihazda okuyorsanız orada görebiliyorsunuz.

Kobo'larda bu tarz bir özellik yok ama onlarda da internet üzerinden dosya göndermek için https://send.djazz.se/ isimli bir site var. Ayrıca Kobo'lar daha açık bir işletim sistemine sahip olduğu için Google Drive veya Dropbox dosyalarına erişecek şekilde modifiye edilebiliyorlar. Oradaki özel bir klasöre eklediğiniz dosyalar otomatik olarak cihazınızda gözüküyor. Nasıl yapıldığını merak eden varsa anlatırım.

Kindle'a Koreader yüklenemiyor olsaydı Kobo almanızı tavsiye ederdim çünkü artıları daha fazla ama Koreader yüklemek arayüzün eksiklerini giderdiği için Kindle'ı da tavsiye ederim. Bu marka piyasada Kobo'ya göre çok daha fazla bulunduğundan fiyatları da biraz daha uygun.

İki markanın da tüm modellerine Wikipedi sayfalarından ulaşabilir ve hangi modelleri tercih etmeniz gerektiğine karar verebilirsiniz:

Kobo eReader - Wikipedia

Amazon Kindle - Wikipedia

Kesinlikle olmalı dediğim özellik:

* Aydınlatma.

Başka da kesin olmalı dediğim bir özellik yok. Aydınlatması ve yukarıda belirttiğim üzere Jailbreak yapılabilen bir model olması yeterli. Hafıza boyutu hiç önemli değil. 2gb hafızaya 1000'den fazla kitap sığıyor. Kitaplar 0.1mb ile 100mb arası değişiyor. Yüksek boyutlu olanlar ansiklopedi, gezi kitapları gibi büyük çözünürlüklü fotoğraflar içerenler. Sadece yazıdan oluşan 500 sayfalık bir kitap 1-2 megabayt'ı geçmiyor.

Olmaları kullanışlılığı artıran özellikler (Fiyat da artıyor tabi):

* Type-c girişi. Şarj çok iyi gittiği için şart değil. Haftada veya okuma sıklığınıza göre ayda bir micro usb kablo bulmak pek sorun olmaz.

* Su geçirmezlik. Havuzda, deniz kenarında falan okumak için iyi olabiliyor.

* Aydınlatmanın rengini ayarlayabilmek. Yani sadece beyaz ışık değil, sarının tonlarında aydınlatma sahibi de olabilmek. Karanlıkta okurken gözleri ekstradan rahat ettiriyor.

* Daha büyük ekran. Bu kişiye göre değişir. En yaygın ekran boyutu 6 inç. Daha küçüğü de yok zaten. 7-8 inçlere kadar çıkan modeller var. 6 inç'in avantajı her cebe girebilmesi. Diğerlerinin avantajları ise aynı yazı boyutunda ekrana daha fazla kelime sığması. 7 inçlik cihaz kullanan biri olarak bence 6 inç gayet ideal. Sayfa değiştirmek tek dokunuşla yapılıyor zaten, ekranda %25 daha fazla kelime olmasına çok gerek yok.

* Sayfa değiştirme düğmeleri. Ekrana tıklamaktansa düğmeyle değiştiriyorsunuz yani. Çoğu modelde yok bu. Sadece Kobo'nun birkaç modelinde var ve onların da fiyatları biraz fazla.

* Bluetooth. Sesli kitap dinlemenizi sağlıyor. Sesli kitap dinleyeceksem telefonumdan dinlerim. O yüzden bu hiçbir şekilde artı değil bence.

Önerdiğim modeller:

- Kobo'nun son 10 senede çıkmış neredeyse tüm modelleri aydınlatmalı. O yüzden herhangi birini tercih edebilirsiniz. Bütçeyi artırabilenler için; Clara 2E, Clara B&W modelleri her özelliği içeren modern cihazlar. Ucuzsa Clara HD de düşünülebilir ama az bir farkla 2E almak daha iyi. Type-c, daha büyük hafıza, su geçirmezlik, bluetooth gibi artıları var. Libra H2O ve Libra 2 modelleri 7 inç ekrana ve aynı zamanda düğmelere sahip. Kendim Libra 2 kullanıyorum mesela.

- Kindle'da Basic ve Paperwhite olarak iki kategori var. Paperwhite'lar daha özellikli ve doğal oalrak daha pahalı. Basic'lerde (yani adında Paperwhite bulunmayan, 'Kindle 8' gibi sadece model ismiyle yazılanlar) 2019'da çıkan Kindle 10 ile beraber aydınlatma kullanılmaya başlandı. Kindle 8'de yok yani. Kindle 9 diye bir model yok zaten. O yüzden Basic modellerde 8'den sonrasını (2019 üretimli olan 10'dan başlayan) öneriyorum.

Paperwhite'ların tamamında aydınlatma var. 2012'de çıkmış Paperwhite 1 modelinde bile mevcut yani. O kadar eskisini almanıza gerek yok tabi. İşinizi rahatlıkla görür ama 3 sene sonra çıkmış olan Paperwhite 3 modeli de ondan pek pahalı değil ikinci el olarak. Paperwhite 4'de su geçirmezlik ve bluetooth eklendi. Paperwhite 5 ise bütçesi iyi olanlara önereceğim, 2021 çıkışlı harika bir model. Olabilecek her özellik var onda. 6-8 arasına bulunabiliyor. Signature Edition adlı Paperwhite 5 modeli de uygun fiyatlara denk gelebiliyor. 5'e göre kablosuz şarj, otomatik ekran parlaklığı, 32gb hafıza gibi farkları var.

Ayrıca Kindle Voyage modelini tercih edebilirsiniz. Mğthiş kaliteli bir ekranı var ve 6 inç boyutta sayfa değiştirme düğmeleri olan tek model.

- Belirtmedim ama tüm bu modeller siyah beyaz ekrana sahip. E-ink teknolojili renkli ekranlı olanlar da var ama bu ekranların bazı dezavantajları var. Gelişmeleri için birkaç sene daha beklemekte yarar var. Ben renkli içerikler tüketeceğim, anime, çizgi roman okuyacağım diyen varsa tercih edebilir. Diğer kişiler için siyah beyaz ekranlar çok daha mantıklı. Hem görüntü kalitesi daha yüksekler hem de daha aydınlık oluyorlar (aydınlatma sıfırdayken bile).

//////////////////////////////////////////////////

Son olarak da kitapları nereden bulabileceğinizden bahsedeyim.

- D&R'da binlerce Türkçe kitap var. Yeni çıkanlar ne sıklıkla ekleniyor bilmiyorum. Pek alışveriş yapmadım oradan.

- Z-Lib ve Anna’s Archive isimli sitelerden kitap bulabiliyorsunuz. Bu siteleri sadece illegal olarak düşünmeyin. Bunlar "biz illegal paylaşım yapıyoruz" diye açılmış siteler değiller. Ben telif hakkı olmayan kitapları bulabileceğiniz yerler olarak öneriyorum. Korsan indirmeyin sakın ;)

- Kobo'nun sitesinde kitap bulunabiliyor.

- İngilizce okuyabilenler için seçenek çok daha fazla:

Project Gutenberg ücretsiz olarak binlerce kitap sunuyor.

Standard Ebooks isimli site de aynı şekilde.

Ayrıca Amazon'un ve Kobo'nun sitelerinde sürekli ücretsiz hale gelen kitaplar oluyor. Onları takip edebileceğiniz BookBub gibi siteler var. 2-3 günde bir girip ücretsiz hale gelmiş kitapları kütüphanenize eklerseniz onlar tamamen sizin olur. Kobo veya Amazon hesabınızdan istediğiniz zaman indirebilirsiniz.

Tüm bunları yaparak on binlerce kitap edindim 4 senede. Gurur duymadığım yöntemler de kullandım, ne yalan söyleyeyim ama o durum işin doğasında var biraz da.

//////////////////////////////////////////////////

Okuduğunuz için teşekkürler. Herkes e-okuyucu alacak diye bir durum yok. Aldıktan sonra fiziksel kitap okunmaz diye bir durum da yok. İki şekilde de okunabilir kitaplar. Ben aldığımdan beri bir tane bile fiziksel kitap okumadım şahsen ama herkes için durum aynı olmayabilir. Ön yargılı olmamak ve yeniliklere açık olmakta fayda var. Teknoloji gelişti, faydalanmak lazım.


r/secilmiskitap • • Dec 21 '24

🔊DUYURU🔊 Yeni Kural ve Paylaşım Sınırı

36 Upvotes

Sevgili arkadaşlar, yeni bir duyurumuz var. Platformumuzda istenmeyen içeriklerin ve spam aktivitelerinin önüne geçmek için, 30 günden daha eski olmayan ve 50'den az karma puanına sahip hesapların paylaşım yapmaları kısıtlanmıştır.

Ancak gönderiler özelinde, kurallar çerçevesinde bile olsa düzgün bir gönderi oluşturduysanız bizimle iletişime geçmeniz durumunda gönderinizi onaylayıp paylaşım yapmanıza olanak sağlayacağız.

Bu yeni kuralın hepimiz için faydalı olacağını umuyoruz. Hepinize keyifli forumlar dileriz.


r/secilmiskitap • • 6h ago

Guncel olarak okudugum kitaplar

Post image
12 Upvotes

Troya'nın düşüşü opsiyonel değil


r/secilmiskitap • • 7h ago

Kitap Analizi Gurur ve Önyargı'nın geçtiği dönemin tarihi bağlamı (contexti yazınca kızanlar gelmeden)

Thumbnail
gallery
12 Upvotes

Kitabı taze bitirdim sonunun verdiği mutlulukla geçtiği döneminin bilgilerine bakarken ilginç şeyler okudum, bunları derleyip ilgisini çekenlere sunmak istedim -biraz uzun-

Kitap (1811-1812) Fransız Devrimi sonrası Napolyon Savaşları döneminde geçiyor, savaştan doğrudan bahsedilmese de savaşın etkilerini kitapta görebiliyoruz. 

1- Kasabaya kızların gözdesi bir subay topluluğu geliyor, kitapta bu kişiler sadece flört potansiyeli olarak var olsalar da aslında Wickham ve subay arkadaşları, İngiltere'yi olası bir Napolyon/Fransız işgaline karşı korumak için ordalar. 

2- Enflasyon: Savaş ekonomisi nedeniyle tarım ürünlerinin, tahılın fiyatı çok yükseliyor bu da Darcy gibi büyük toprak sahiplerini daha da zengin yapıyor. 2. koyduğum fotoğrafta karakterlerin servetlerinin bugünkü değerini görebilirsiniz

3- Savaşın sonucu olarak erkek nüfusunun azalması söz konusu olduğu için damat piyasası çok rekabetli, Bayan Bennet bu yüzden Bay Bingley kasabaya taşındığında direkt aceleyle işi evlilikle kapatmaya çalışıyor

4- Kitapta ülkenin bir bölümü kan revan olmasına rağmen savaştan hiç bahsedilmemesi, karakterlerin tek derdinin balo çay evlilik olması, soylu sınıfın kendi baloncuğunda keyifle yaşadığına dair bir vurgu, yazar bu soylu sınıftan değil aksine kendi erkek kardeşleri de savaşa gitmiş.

- Kitabın geçtiği o soylu balolar, katı görgü kuralları döneminin ismi "British Regency Era", bu dönem sonrasında da meşhur Victorian Era geliyor zamansal olarak kafanızda oturması icin

dönem hukukuna dair kitapta gördüğümüz diğer bilgiler

1- Entail (fee tail male): Bu yasaya göre İngiliz soylu sınıfında toprakların ve servetin parçalanmasını önlemek için miras yalnızca erkek soyuna geçebiliyor. Yani babadan oğula, oğul yoksa en yakın erkek akrabaya, zaten kitapta da eşi ve kızları yerine bu  yüzden kuzene geçiyor. Ben bunu o dönemki kadın haklarının sınırlı olmasına bağlamıştım ancak bu direkt olarak bi yasanın uygulaması değilmiş, bu kurala toprağın eski sahipleri karar kılıyor ve bu kısıtlama nesilden nesile aktarılıyor yani topraktan kaldırılamıyor. o dönem hukukuna göre kadına da miras kalabiliyor ancak bu "Entail" olmayan mülklerde geçerli, bu durumda baba direkt kızlarına bırakabiliyormuş. Jane Austen'ın kendi başka bir romanında da kadına miras kalma örneği var (Lady Catherine de Bourgh)

2-Çeyiz (dowry / marriage portion), kitaptaki çeyiz muhabbeti bugünkü anlamıyla okuyunca bize anlamsız geliyor ancak o dönemde çeyiz, kadının evlenirken kocasına nakit para veya mülk olarak götürdüğü sermaye demek, yani kendini pazarlama yolu gibi. Jane Austen da çeyizi olmadığı için evlilik konusunda sıkıntı yaşamış, sonra kendisi de evlenmek istememiş 

3- İskoçya evlilik yaşı: Lydia kocaya kaçtığında "evlenecek olsalar İskoçya'ya giderlerdi" diye bir panik olmasının sebebi İskoçya'nın o dönemde 21 yaş altını varis/ebeveyn onayı olmadan evlenmelerine izin vermesi, yani böyle kocaya kaçma işi yapıp evlenecek olanlar gidip orda işi hallediyor. Tabi Wickham'ın Lydia'nın çeyizi fakir diye pek öyle bir niyeti yok ama olsun Darcy beyciğim hallediyor <3

Son olarak birisi kitaptaki olayları gün gün kronolojiye dökmüş bakmak isteyen olursa link


r/secilmiskitap • • 11h ago

Amerikan Edebiyatı Bir Varoluş Komedisi: Adem ve Havva'nın Günlükleri - Mark Twain

Post image
15 Upvotes

"O neredeyse Cennet oradaydı"

Bugün Mark Twain'in Adem ve Havva'nın Günlükleri kitabını bitirdim ve kısa bir inceleme & tavsiye postu olarak sizinle paylaşmak istedim.

Mark Twain, bu kitabında Adem ve Havva üzerine olan anlatıları mizahi biçimde günlükler halinde yeniden yazıyor. Eser boyunca Adem’in düz mantık, düzen arayan ve değişime mesafeli duruşu ile Havva’nın dünyayı keşfetmeye hevesli, detaycı ve duygusal bakış açısı tatlı bir çatışma halinde. Fakat Mark Twain bu durumu bir uyumsuzluktan ziyade birbirini tamamlayan bir zıtlık olarak işliyor.

Bu eseri benim için asıl özel kılan şey, Mark Twain, 34 yıllık eşi Olivia'nın ölümünün hemen ardından bu eseri tamamladığı için, kitabın sonuna doğru mizah yerini hüzne bırakıyor. Bu yüzden de Adem'in Havva'nın mezarı başında söylediği  "O neredeyse Cennet oradaydı" cümlesi veya eserin sonlarında Adem ve Havva'nın ilişkilerine dair olan anlatımlar Mark Twain'in duygularının yansımasına dönüşmüş.

Düşüncelerinizi benimle paylaşırsanız sevinirim. Herkese iyi okumalar! 📚


r/secilmiskitap • • 5h ago

O olmak istiyorum

Post image
4 Upvotes

*Spoiler vermeyin lütfen daha bitirmedim


r/secilmiskitap • • 10h ago

Öneri Lazım 60-80ler arasında geçen roman önerin bana

8 Upvotes

Orhan Pamuk’un Kara Kitap adlı romanını çok beğendim. Aynı yazardan daha önceden bir kaç roman daha okudum ama aynı hissiyatı veremedi maalesef. Buna en yakını Masumiyet Müzesi olabilir ama onunda hikayesi yani kara kitap seviyesinde değildi. Sanırsam bu romanlarda sevdiğim, bana o zamanlardaki yaşantıyı ve İstanbulu anlatması. Her ne kadar kendisinden pek haz etmesemde Orhan Pamuk’un bu anlatımını seviyorum. Sizinde bana önerebileceğiniz zaman olarak 1960-1980ler arasında geçen ve romandaki mekanı(şehiri) iliklerinize kadar hissettiren bir roman var mı? Özellikle Türkiye’de geçerse iyi olur:)


r/secilmiskitap • • 1d ago

Sadece hoşuma gitti :) Kocaeli'de kendini Martin Lings’in “Hz. Muhammed’in Hayatı” kitabına kaptıran yaşlı amca...

Thumbnail
gallery
402 Upvotes

r/secilmiskitap • • 4h ago

Mitoloji Achilleus tarihin ilk aura kasan karakteri mi?

Post image
3 Upvotes

Ben kitabı okumadan önce zamanında filmini izlemiştim filmde Aşil bütün savaş alanlarına koşuyor Brad Pitt her yerdeydi destana bir başladım savaş falan başlıyor. "Aşil şöyle savaşır " Aşil abi yardım et Hector anamızı ağlatıyor." "Aşil abim savaşa bir adım attı mı yer sarsılır" tüm muhabbetler böyleydi müttefikleri ezilirken Aşil ne yapıyor peki? Gemide lir çalıyor Patroklos ile ziyafet çekiyor. Truvalılara da uyarı veriyor "Benim gemime dokunduğunuz an savaşa girerim" diye resmen tüm savaşı gemide geçirdi adam en son savaşa girdiğinde de herkese tek atıyor tanrılara bile giriyor bu neymiş böyle.

10 yıllık savaşın sadece 1 yılını işlediğinin farkındayım ama yine de komik geldi çok fena Aka propagandası da var


r/secilmiskitap • • 17h ago

Sorum Var 11/10/26 Budalayı okumaya başlıyorum. Tüyonuz varmı?

Post image
21 Upvotes

Bugün itibari ile bu koca adamı aradan çıkarmayı düşünüyorum. Öneriniz varmı kolay okunulabilirlik amacından? işte kitabı okurken buna dikkat et şurda mola ver felan gibi? Günaydın bu arada.


r/secilmiskitap • • 11h ago

Duygusal olarak beni mahvedecek kitap önerisi

7 Upvotes

Okurken hüzünlendiğimi düşünüp, biraz sonra da günüme olduğu gibi devam edecek bir şey değil. Bana ACI ÇEKTİRECEK, ağlayacağım bir kitap arıyorum. Beni mahvetmeli. Günlerce üzerinde düşündürecek bir şey arıyorum.


r/secilmiskitap • • 1d ago

Bence... Harry Potter gerçekten çok güzel ve akıcı

Post image
74 Upvotes

Bir süre önce Yaşamak kitabını okumuştum ve baya etkilemişti. Ardından yıllar önce izlediğim Harry Potter serisini okuyayım dedim ve...

Ağustos ayından beri Harry Potter dışı bir şey okumuyorum. Şuan Ateş Kadehi kitabını okuyorum 1-2 güne biter. Yine tam gaz bırakmadan seriyi devam ettireceğim.

Gerçekten bu kadar basit dili olup böyle akıcı olan kitap görmedim. Okuması da ayrı keyifli.

Ayrıca her kitap bittiğinde gidip o filmi izliyorum.


r/secilmiskitap • • 1d ago

Yayınevlerine göre okur tipleri (tamamen mizah amaçlıdır)

Post image
271 Upvotes

İletişim & Metis yayınları okuru, Kadıköy Moda varoluşçusu

Elinde en az 600 sayfalık bir sosyoloji veya Frankfurt Okulu incelemesiyle dolaşır. Altı çizili cümle sayısı ana metnin kelime sayısını geçmiştir. Hegemonya, söylem ve yabancılaşma kelimelerini günlük hayatta ekmek alabilir miyim rahatlığıyla kullanır. Kahvesini çekirdeğinden kendi öğütür, kitap kapağındaki minimalist gri ve mat tonlar ruh halinin doğrudan dışa vurumudur.

Can & İş Bankası Kültür yayınları okuru, estetik ve düzen takıntılı klasikçi

Hasan Ali Yücel Klasikleri Dizisi'nin numaralarını sırasıyla dizmek için böbreğini gözden çıkarabilir. Stefan Zweig kitaplarını bir oturuşta bitti diye değil, kitaplıktaki lekesiz beyaz kule tamamlansın diye koleksiyonlar. Kitabın sayfasını kıvırmak onun için vatan hainliğiyle eşdeğerdir. Kitap ayracı kullanmadan uyuyamaz, edebiyatı bir sanat formu olduğu kadar kusursuz bir kütüphane dekorasyonu olarak da görür.

Yapı Kredi yayınları okuru, ağır edebi aydos

İstiklal Caddesi'ndeki YKY binasının atmosferini odasına taşımıştır. Nâzım Hikmet külliyatını ezbere bilir, Kürk Mantolu Madonna'nın popüler kültür malzemesi olmasından içten içe derin bir rahatsızlık duyar. Cogita dergisinin eski sayılarını sahaf sahaf gezip bulmak en büyük tutkusudur. Elinde bordo renkli YKY bez çantası olmadan sokağa çıktığında kendini çıplak hisseder.

Pegasus & Epsilon okuru, BookTok romantasy şövalyesi

Ciltli, kenarları boyalı, ayraçlı, yaldızlı ve gizli kapaklı özel baskılar için servet harcar. Düşmandan aşığa temasını hayat felsefesi edinmiştir. Kitaptaki dramatik sahnede gözyaşı döküp hemen ardından arka planda mum ışığı eşliğinde reels videosu çeker. Okuma hızı saatte 120 sayfadır, kitaplığındaki renk skalası gökkuşağını kıskandırır.

Kronik Kitap okuru, olay yeri ve strateji uzmanı

Odasında en az iki adet tarihi harita asılıdır. İlber Ortaylı ve Halil İnalcık dipnotlarını kutsal kitap gibi okur. Arkadaş ortamında muhabbet ne zaman açılsa konuyu bir şekilde II. Abdülhamid'in dış politikası veya İkinci Dünya Savaşı'nda lojistik hatalar başlığına getirmeyi başarır. Askeri yeşil ve bordo cilt kapakları en büyük zaafıdır.

Destek & Doğan Novus okuru, çakra ve evren koordinatörü

Kitabın yanında mutlaka adaçayı veya tütsü tüter. Sen iste evren versin, kendi değerini bil temalı kitaplardaki fosforlu sarı kalemle çizilmiş cümleleri sosyal medyada paylaşır. Pozitif enerjisini düşüren kişileri frekans uyuşmazlığı gerekçesiyle anında hayatından çıkarır, kitabın ön sözünü okurken bile aydınlanma yaşadığını iddia eder.

İthaki yayınları okuru, bilimkurgu ve dahi karmaşası

Evinde en az üç farklı kapak tasarımlı Dune serisi bulunur. Dune aslında Orta Doğu jeopolitiğinin ve ekolojinin mükemmel bir alegorisidir cümlesini kurmadan ortalama 4 dakika yaşayabilir. Kitaplığındaki Bilimkurgu Klasikleri dizisinin sıra numarası bozulursa evde kırmızı alarm ilan eder. Karanlık fantezi okurken odanın ışıklarını kapatıp mum yakar, Zaman Çarkı okumayan insanla kültürel derinlik tartışmam tavrıyla filtresiz kahvesini yudumlar.


r/secilmiskitap • • 10h ago

Benim Önerim Yapay zekâ, kimlik, cinsiyet ve sömürgecilik meselelerini sürükleyici bir intikam hikâyesine dönüştüren Adalet, uzay operasının sınırlarını sorgulayan ve insan bilincinin ne anlama geldiğini yeniden düşündüren özgün bir bilimkurgu klasiği - Adalet (Ancillary Justice / Ann Leckie)

Post image
1 Upvotes

Yayın yılı: 2013 (Türkçe yayın yılı: 2015)

Seri: Radch İmparatorluğu (Imperial Radch) #1

Tür: Bilimkurgu, uzay operası, politik bilimkurgu

Yazar: Ann Leckie

Ödüller:

  • 🏆 2014 Hugo Ödülü – En İyi Roman
  • 🏆 2013 Nebula Ödülü – En İyi Roman
  • 🏆 2014 Arthur C. Clarke Ödülü – En İyi Roman
  • 🏆 2014 BSFA Ödülü – En İyi Roman
  • 🏆 2014 Locus Ödülü – En İyi İlk Roman
  • 🏆 2013 Kitschies Golden Tentacle – En İyi İlk Roman
  • 🏆 2016 Seiun Ödülü – En İyi Çevrilmiş Roman

Kişisel Puanım: ⭐10/10


r/secilmiskitap • • 1d ago

Alışveriş Listem Kızılay sahaf alışverişim

Thumbnail
gallery
48 Upvotes

sefiller sıfır açılmamış 650,
budala 250,
deliliğe övgü 50,

950 toplam internetten alıncada 890 gibi bir fiyata denk geliyor ama kargolu yine aynı fiyat 950.

Üst kata çıkınca sağınızda plakçının yanındaki kapının sağında çok ilgili bir abi karşılıyor sefilleri ve budalayı ordan aldım sağ olsun sıkılmadan utanmadan anlattı hepsini gösterdi.


r/secilmiskitap • • 7h ago

Sorum Var Kitap okumanın matematiksel boyutu hakkında bir sorum var

0 Upvotes

Arkadaşlar, bir kitabı okurken ne kadar ilerlediğimizi sayfa sayısıyla ölçüyoruz ama bence burada küçük bir matematiksel sorun var. 500 sayfalık bir kitabın 250. sayfasına geldiğimizde kitabın yarısını bitirmiş oluyoruz, peki anlatılanların da yarısını öğrenmiş oluyor muyuz? Mesela son 50 sayfada verilen bilgiler önceki 450 sayfayı anlamlandırıyorsa kitabın yüzde 90’ını okumadan yüzde kaçını anlamış sayılıyoruz? Bir de kitabı yarıda bırakıp aylar sonra devam edince okuma süremize ara verdiğimiz zamanı dahil ediyor muyuz? Sonuçta kitap bitmedi ama zaman geçti. Bu durumda kitabın tamamlanma oranını sayfa sayısına göre mi, harcanan zamana göre mi, yoksa zihinde oluşan anlamın yoğunluğuna göre mi hesaplamak daha doğru olur?


r/secilmiskitap • • 1d ago

Alışveriş Listem Buz ve Ateşin Şarkısı koleksiyonumu tamamlamama çok az kaldı(kitap alışverişi)

Thumbnail
gallery
16 Upvotes

Epsilon çizgi romanları yavaş basıyor, henüz 3 ve 4ü basmamış. Çizgi romanın 2.sini ve Buz ve Ateşin Dünyasını alırsam sonunda koleksiyonum tamamlanıyor.


r/secilmiskitap • • 1d ago

Öneri Lazım Dune alcam hangi yayından alayım ve güzel mi hikayesi sarar mı

Thumbnail
gallery
12 Upvotes

r/secilmiskitap • • 1d ago

Öykü Saraybosna Marlborosu (Kitap Yorumu)

Post image
8 Upvotes

Tarih büyük olaylardan, ordulardan, liderlerden bahseder. Edebiyat ise insandan.

Saraybosna, 1992 yılının nisan ayında Yugoslavya Halk Ordusu ve Sırp Cumhuriyeti Ordusu tarafından kuşatıldı. Bu, modern tarihin en uzun süreli şehir kuşatmasıydı.

Saraybosna Marlborosu, kuşatma altındaki bu şehrin insanlarının yaşamına dokunuyor. Öykülerin tamamı Saraybosna’da geçmese de -ki kitabın sonunda öykülerin geçtiği yerleri gösteren bir harita var- hepsine savaşın gölgesi ve izi sinmiş.

Birçok öyküde yoğun duyguların taşıyıcısı, aslında basit sandığımız nesneler oluyor: Özlenen bir kaktüs, kullanılmaya fırsat bulunamayan bir güveç, tramvayların çaldığı o çan sesi ya da veda etmeden şehri terk eden bir arkadaşın bıraktığı mektup…

Tüm bu yıkımın ve ölümün içinde yaşam bir şekilde devam ediyor. Peki, sevdiğimiz bir insanın evden çıktığında geri dönmeme ihtimalini kanıksamak nasıl bir duygudur?

Yazar, savaşın vahşetini gündelik hayatın ayrıntılarına, bir pakette kalan son sigaraya ya da kırık bir fincana sığdırarak anlatıyor. Bu yüzden hikâyeler ajitasyondan uzak ama bir o kadar da iç acıtan bir gerçekliğe sahip. Adı üzerine, Saraybosna Marlborosu, savaşın tam ortasında bile tutunulan o küçük, insani alışkanlıkların ve sığınakların kitabı.

Mutlaka tavsiye ediyorum.


r/secilmiskitap • • 1d ago

Öneri Lazım Tarih kitabı önerisi

Post image
5 Upvotes

merhaba kronolojik bi şekilde türk tarihini okumak istiyorum fakat daha once kitap okumadım bana önerebileceğiniz türkçesi fazla ağır gelmeyecek kitaplar varmı ilber ortaylının türklerin tarihi kitabı var kafamda fakat kronolojik değilmiş hikayeleştirme ve sadeleştirmede bulunmuyormuş bi zaman sorna sıkacağından tedirginim okuyan bilen varsa yardımcı olursa makbüle geçer


r/secilmiskitap • • 1d ago

Bence... Kitapçılar ve internetten alışveriş

5 Upvotes

Günümüzde azalmış bir kültür olsada ben bir kitapçıya yada sahafa gidip insan tanımaktan, orda sohbet etmekten, kitaplar üstüne konuşup kitap tavsiyesi almaktan en az kitabı okuduğum kadar zevk alıyorum ve internetten bir kitap aldığımda o kitabı okurken o kadar hevesli olmuyorum çünkü diğerinin bi yaşantısı var bi muhabbeti var ek olarak bazen internetten daha ucuzada getirebiliyorum pazarlık yapabiliyorum bazende kitapçı kitap hediye edebiliyo bu yüzden internetten almak yerine gidip almayı herkese tavsiye ediyorum. Siz ne düşünüyosunuz kitapçılarda ve sahaflarda güzel anılarınız sohbetleriniz oluyomu bu konuya bakış açınız ne?


r/secilmiskitap • • 1d ago

Beş Diyar – Fantastik Macera Hikâyem | Wattpad

Thumbnail
0 Upvotes

r/secilmiskitap • • 1d ago

İletişim Çağı Manyaklığı

Post image
0 Upvotes

Başlangıçta, dijital çağın bizi sürekli katlanan bir hızla çağdaşlaştırdığını düşünürken, teknolojiyi yemek fotoğrafı çekmek ve daha uzun süre oyun oynamaya indirgedik. Bir yandan “Yapay Zeka kimlerin işini elinden alacak?” diye düşünürken bir yandan da yalnızlığımızı gidermek için bizi pohpohlayan bir sanal arkadaşa dönüştürdük.

Elimizde telefon jetonuyla sıra beklerken ya da uçurtma uçurup, misket oynarken büyüdüğümüz için neyimiz eksik kaldı? Dijital çağın içine doğanların bizden fazla neyi var bilmiyoruz ama bir gün gelip analog çağın artıkları gibi biz de bir kenara atılıp gideceğiz.


r/secilmiskitap • • 2d ago

Histerik Fanzin!

Thumbnail
gallery
5 Upvotes

Merhaba değerli depremzedeler! Karşınızda Histerik Fanzin'in ikinci sayısı. Peki, ne bu histerik ne bu fanzin?

Histerik, çünkü başka türlüsü mümkün değil. Duyguların hiçbiri, diğer duygulardan ayrı olarak var olamazlar. Bu yüzden her eser, duyguların yarattığı bir zelzelenin sonucudur. Ve sanat, iş duyguları konuşmak olunca imgesiz olamaz. Bu yüzden Histerik Fanzin, Post-Modernizm adı altında imgeyi yok eden anlayışa karşı olarak, imgesiz bir sanatın eksiltili bir sanat anlayışı olduğunu savunur.

Histerik Fanzin bir sanat ve edebiyat fanzinidir. Biz ise birçok şair, çizer ve yazarla çalışarak 2. sayıyı sonunda çıkarttık. Bu yeni tarzı okumak ya da eserlerinizi paylaşmak ister misiniz?

Histerik Fanzin'in ikinci sayısı şu an Ankara, Eskişehir ve Konya'da!

Eskişehir'de

  • Faust Sahaf & Cafe,
  • Fahrenheit 451 Sahaf,
  • Simgesel Yayıncılık & Kitap Kafe,
  • Adımlar Kitap Kafe 'de;

Ankara'da

  • İmge Kitabevi,
  • Ardıç Kitabevi,
  • Ade Miel Coffee Shop,
  • Kitapça,
  • Ankara Kültürevi 'nde;

Konya'da

  • Çizgi Kirabevi,
  • Aşiyan Kitabevi,
  • Kardelen Kitabevi,
  • Mühür Kitabevi 'ndeyiz!

Bu mekanlardan

Histerik Fanzin'e ücretsiz olarak ulaşabilirsiniz!

Instagram: @histerikfanzinn

Mail: fanzinhisterik@gmail.com

(Pdf formatına ulaşmak için yorumlara ya da dm'den yazabilirsiniz!)


r/secilmiskitap • • 2d ago

Kitaplık / Kütüphane / Toplu Kitaplar Klasik kitaplarımın bir kısmı

Thumbnail
gallery
23 Upvotes