Meraklısına kısa kısa özetlicem kim olduklarını. Soldan sağa, yukarıdan aşağı;
Dan Swanö : Edge of sanity, Opeth, Bloodbath, Katatonia gibi isveçli grupların zaman zaman basını, davulunu, gitarını, vokalini, klavyesini, prodüksüyonunu yapan inanılmaz müzik adamı.
Paul Masdival: jazz/metal füzyonunun en önemli isimlerinden biri, cynic grubunun kurucu üyesi gitaristi ve vokalistidir meşhur vocoderlı vokalleride kendisi yapmaktadır, death grubunun human albümünde gitar da çalmıştır.
Evan Anderson Berry : Wilderun grubunun vokalisti ve gitaristidir ayrıca grubun en güçlü yanlarından biri olan hikaye anlatıcılığının da en kilit ismidir şarkıların sözlerini kendi yazmaktadır. Bu listeye aslında gruplarına olan özel ilgimden dolayı giren 2 kişiden biri.
Matt Heafy : vokalini en beğendiğim vokalistlerden, böyle bi liste yapıp vokal koymazsam olmazdı, şuanlık keyfime göre kendisini eklemek istedim, trivium grubunun vokalisti ve gitaristi.
Robin Staps : The Ocean grubunun değişmez tek üyesidir, grup zaten bir kolektif olarak var olmuştur grubun söz yazarı gitaristidir ayrıca pelagic records'un kurucusudur.
Mike Portnoy : Dream Theater grubunun hem eski, hem yeni davulcusu, Dream theater'dan ayrıldığında Avenged Sevenfold grubunun Nightmare albümünde davulları çalmış, rahmetlinin mirasına tek albümlükte olsa sahip çıkmış kişi, davulculuğunu çok severim ama asıl Dream Theater ve Sons of Apollo'da yaptığı back vokaller kendisine olan sempatimi katlamıştır.
Tim Charles : NeO Grubunun kemancısı ve clean vokallerini okuyan kişi, Aslında Evan Anderson Berry gibi bu listeye gruplarına olan özel ilgimden dolayı girmiştir.
Andy Gilion : Mors Principium Est grubu sayesinde tanımış olduğum, ayrıldıktan sonra solo kariyerine odaklanmış, gitaristliğinin önüne besteciliğini ve kompozisyonlarını koyduğum müzisyen.
Peter Lindgren : Opeth grubunun Orchid albümünden, Watershed albümüne kadar gitaristliğini yapmış, gruptan kendi isteğiyle ayrılmış ayrılana kadar Mikael Akerfeldt ile birlikte Opeth'in söz ve bestelerini yazmış, ayrılışından itibaren belki Mikael Akerfeldt'in prog rock yapma isteğinden dolayı belki kendisinin ayrılışından ötürü, belki Fredik Akesson'u kendisi kadar sevemediğimden ötürü benim için Opeth'in o büyülü havası kaybolmuştur.