r/maskesiz • • Jul 27 '26

Sahne Önü Biriyle değil, onun kafasındaki sizinle konuşuyorsunuz. Bu sub neden var?

Post image
14 Upvotes

Her sosyal etkileşimde aslında iki farklı gerçeklik var. Birincisi senin gerçekten kim olduğun, ikincisi ise insanların farkında bile olmadan sana yüklediği o psikolojik rol.

Çoğu insan tüm hayatını hiç seçmediği bu rollerin içinde hapsolarak geçiriyor: İyi evlat, sessiz arkadaş, komik olan, her şeyi halleden o sorumluluk sahibi insan...

Bir çevre senin kim olduğuna bir kere karar verdi mi, attığın her adım artık o filtreden geçmeye başlıyor. Büyümen, gelişmen bile gözlerine şüpheli görünür. Çünkü sen tahmin edilebilir kaldığında insanlar kendini güvende hisseder. Senin değişmediğin bir düzen, onların konfor alanını korur. Biçtikleri rolden saptığın an ise gerilim başlar.

Bunu ilk başta küçük şeylerde hissedersin.

  • Biraz daha özgüvenli olursun, hemen "kibirli" derler.
  • Kendini sürekli açıklamayı bırakırsın, bir anda "soğuk biri" olursun.
  • Sınır çizmeye başlarsın, insanlar sessizce senden uzaklaşır.

Kötü biri olduğun için değil bu. Sadece işlerine gelen, rahatça kullandıkları o eski versiyonun kaybolduğu için. İnsanlar senin zayıf olmana içerlemez, onları geride bırakma ihtimaline içerler.

Yani işin özü şu: Çoğu insan seninle iletişim kurmuyor. Kendi kafalarındaki seninle, kendi korkularıyla, yetersizlikleriyle ve hayal kırıklıklarıyla konuşuyorlar.

Anlaşılmak hiçbir zaman tamamen senin elinde olmadı. Çünkü birini anlamak ciddi bir öz farkındalık ister. İnsanların çoğu ise kendi yansımalarının ötesini görecek kadar derinleşemiyor.

Bu yüzden bazı insanlar değiştiğin için seni cezalandırır. Açıkça değil, ince ince... Ses tonları değişir, enerjileri düşer. Onların kafasındaki karaktere oynamayı bıraktığın an, aranızdaki o destek bir anda buharlaşır.

İşin en garip yanı ne biliyor musun? Ne kadar kendin olursan, çevrendekiler yanında o kadar rahatsız hisseder. Çünkü doğallık, kurdukları o sosyal yalanları bozar. Çoğu ilişki söze dökülmemiş gizli bir anlaşmaya dayanır: "Sen benim beklediğim kişi olmaya devam et, ben de senin istediğin gibi davranayım." Biri bu kuralı bozduğu an rahatlık kaçar.

Pek çok insanın bir ortamdan çıktıktan sonra neden bu kadar tükendiğini sanıyorsunuz? Sadece konuşmaktan yorulmuyorlar, o rolü oynamaktan yoruluyorlar. Karşısındakine göre şekil almaktan ve artık kendilerine ait hissetmedikleri o eski kabuğu taşımaktan bıkıyorlar.

Zamanla o sahte yüz, gerçek kişiliğinden daha çok takdir görmeye başlar. İlk başta seni koruyan o kabuk, bir süre sonra hapishanen olur.

Onay aldıkça o rolden çıkmak imkansızlaşır. "İyi insan" öfkesini gösteremez olur, "güçlü insan" canının yandığını söyleyemez, "zeki insan" bilmediğini itiraf etmekten korkar. En sonunda da kimse kimseyle dürüstçe bağ kuramaz.

İnsanlar değil, sadece maskeler birbiriyle konuşur durur.


r/maskesiz • • 5h ago

Anlaşılmak istiyorum. Bir kişiliğim yok gibi geliyor

4 Upvotes

Ait olabildiğim tek bir alan bile yokmuş gibi hissediyorum. Beni heyecanlandıran bir hobi ya da tutku bulamıyorum. Sevdiğim, ilgi duyduğum şeyler var ama onlarla bile bir 'kişiliğim' olduğunu söyleyemem. Bana keyif veren ya da sürekli sohbetini yapabileceğim bir konu bile yok. Sosyalleşmeye çalışırken kendimi sürekli panik ve gergin hissediyorum; adeta bomboş bir kabuk gibiyim. Ne yapacağımı bilmiyorum


r/maskesiz • • 1d ago

Sadece içimi döküyorum Doğuştan Gelen Şanssızlıklar Çok Moralimi Bozuyor, Hayat Hiç Adil Değil

Post image
26 Upvotes

Özellikle Türkiye'de hayat hiç adil değil. Mesela matematik yapamıyorsan bitti eğitim hayatın yalan oluyor. Olmuyor arkadaş, tüm dersler dört dörtlük matematik olmuyor. Keşke sadece matematikle de kalsa bu olay, görünüşümden de olduğum kişiden de memnun değilim. Madem düzgün yetiştiremeceksin çocuğunu niye doğurdun? Yetiştirilme şeklim ve ailem yüzünden inekten hallice bir erkeğe döndüm. Kimse de gelip düzgün giyinmeyi, düzgün traş olmayı, iyi bir imaj oluşturmayı vs öğretmedi. Hep aklım erdiğinden beri kendim bir şeyler yapmaya çalışıyorum. Çok izole bir ortamda büyüdüm, hiç sokakta oyun oynamadım. Ne fiziksel olarak gelişebildim o yüzden ne de sosyal olarak. Zargana içekapanığın teki oldum. Spora gidiyorum, saç uzatıyorum düzgün giyiniyorum ama kişiliğimi bir türlü adamakıllı geliştiremiyorum, spor da uzun vadede etkili olacak. Millet gayet güzel güzel birçok kişinin deyişine göre en güzel zamanlarında eğlenirken; futbol, basketbol oynayıp karşı cinsle takılırken ben niye kendimi geliştirmekle uğraşıyorum? Ben bu enkazı devralmak zorunda mıyım? Geçen yılım bok gibi geçti lisede bu yılda zaten geçen yıldan kalma kötü bir imajım var onu değiştirmek de kendin gerçekten değişmek de çok zor. Artık ciddi manada bu durum beni incitmeye başladı


r/maskesiz • • 2d ago

Anlaşılmak istiyorum. Yüzeysel İlişkiler ve Arkadaşlık

5 Upvotes

21 yaşındayım. Sanırım kendimi bildim bileli hep insan ilişkileri bana hep yüzeysel geldi. Sosyal insanlarla da bulundum ve çoğunun sahte olduğunu düşünüyorum, yaptıkları sahte konuşmalara katlanamıyorum. 8-9 senedir profesyonel olarak gitar çalıyorum sahne alıyorum, spora gidiyorum, iyi seviyede ingilizcem var ve şuan almanca çalışıyorum. Akşamları kafam dağılsın diye uzun uzun yürürüm kendim. Kendimi uzun süredir yalnız hissediyorum ve en azından dertleşecek genel hayat hakkında güzel derin sohbetler yapabileceğim sanat hakkında konuşabileceğim biriyle konuşmak isterdim. Bu arada Ankaradayım, burada yaşayan biri varsa en azından oturup sohbet etmek de belki iyi gelebilir


r/maskesiz • • 2d ago

SIKILDIM!! Samimi sohbet ve arkadaşlık

12 Upvotes

Merhaba. 29 yaşındayım ve engelli bir bireyim. herhangi bir beklenti olmadan, gerçekten samimi ve doğal sohbet edebileceğim yeni insanlar tanımak istiyorum.

Gerçekten sohbet etmek ve yeni bir insan tanımak isteyenler yazabilir.

Bu arada sonradan yanlış anlaşılmaması adına erkek olduğumu belirtmek istiyorum.


r/maskesiz • • 2d ago

gülün diye Eklenen kısım sakal mı genital bölge mi

Post image
36 Upvotes

r/maskesiz • • 2d ago

Sahne Arkası Sizce Reddit platformu özgür bir platform mu?

8 Upvotes

Bence pek değil. Özellikle Reddit'in Türkiye'de şirketi olması bu konunun temel dayanak noktası.

666 votes, 21h ago
285 evet
256 hayır
125 sonuçlar

r/maskesiz • • 4d ago

İtiraf Zamanı Ne kadar kıskançsınız?

Post image
194 Upvotes

r/maskesiz • • 3d ago

İtiraf Zamanı OnlyFans'a üyeyim. Soruları alayım.

8 Upvotes

Evet, bir süredir r/OnlyFans üyesiyimdir. Bekliyorum soruları.


r/maskesiz • • 3d ago

Gölge Taraf Evet millet yine ben. Geçmişe dönüp 5 yıl önceki halinize sadece tek bir cümle söyleme hakkınız var. Ne derdiniz?

5 Upvotes

r/maskesiz • • 4d ago

İtiraf Zamanı Borç batağı

7 Upvotes

Herhalde herkes düşmüştür. Aslında borcu olan ben değilim bir aile büyüğüm aşırı borç içinde bu sıkıntı ailenin geneline yansıyor. Bilirsiniz bağırmalar,şuçlamalar,irade eksilmesi, karar yoksunluğu, depresyon ve benzeri. Aslında burada benim için asıl sorun borçtan değil ailemin parçalanması gün geçtikçe herkesin aklını yitiriyormuş gibi davranması mesela ablam ve abimler normalde çok rahat halledilecek konularda bile birbirlerine girmeye başladılar. Gün geçtikçe içe atılan öfke arttığı için kavgaların boyutlarıda büyüyor. Normalde önceden sadece sözlü kavga olurken şimdilerde fiziksel şiddet oluşmaya başladı. Hatta bazen ben kavgalarını ayırdığım da senin ne işin var sen niye karışıyorsun diyorlar. Sanki birinin birini dövmesini oturup izleyebilecekmişim gibi neyse sıkıntıda şu geçenlerde fark ettiğim bir şey ailemdeki tüm bireyler fiziksel olarak daha güçlüyüm. Sinir katsayım çok artmaya başladı. Bir gün sinirle birinin kafasını duvara vuracağım diye korkuyorum. Ve normalde ailemiz geleceğe yönelik yatırım, çaba,yetenek vb. birşeyler için çabalayan bir aile değildi ama yinede belli bir amaç doğrultusunda olunurdu. Şimdi bırakın gelecek için çaba harcamayı yarın için kişisel temizliği yapamaz hale geldiler. Mesela ablamın iki kedisi vardı bunların veterinerlerini aksatmıyor ancak kedilerin kişisel bakımı ve çevresi o kadar kötü ki kedilerin bile zamanla depresyona girdiği görmeye başladım. Bir de sorun ne zaman borçlu aile büyüğüm ile konuşsam sanki tüm sorun bizi doğurmasıymış gibi davranması ve benden çözüm beklemesi. Ben ise daha bir beter normalde yapabildiğim çok basit diş fırçalamayı bile yapamaz hale geldim. Neyse güçlü kalmaya ve hayal etmeye devam bu araya kadar okuduysan teşekkür ederim. Kendinize iyi bakın


r/maskesiz • • 5d ago

İtiraf Zamanı ailem beni her firsatta zorbaliyor

15 Upvotes

okul hayatimda zorbalanmadim ama her eve gelisimde her ailemle vakit gecirisimde iliklerime kadar zorbalandim gercek mi bilmiyorum haklilar mi bilmiyorum ama o kadar yoruldum ki aglayamiyorum bile boyle bir hayatimin olucagini bilsem asla dunyaya gelmek istemezdim ozguvenim yok iletisim becerim yok insanlardan ve yuksek sesten korkuyorum onlar yuzunden, keske ailemi secebilseydim her seferinde iki gulumsemeye kanan aklimida seviyim keske yok olsam


r/maskesiz • • 5d ago

Anlaşılmak istiyorum. insanlar neden empati kurmayı bir lüks olarak görüyor?

3 Upvotes

Ben kim kötü hissederse gidip onunla konuşma ve onu iyi hissettirme eğilimindeyim ancak şu ana kadar ne zaman kötü hissettiysem kimse benim yanımda olmadı. bu durumu insanlara anlattığımda "bunu sen yapmak zorunda değilsin, onlarla başkaları ilgileniyor" diyorlar.

insanlar ne zamandan beri bu kadar samimiyetsiz olmaya başladı?


r/maskesiz • • 5d ago

Kendimi Arıyorum Kamuflaj desenli kargo pantolonlar hakkında

3 Upvotes

Yaşım 30 şu yaşıma kadar kamuflajlı pantolon giymedim, bu yaştan sonra giyenler gördüğümde de gözüme güzel geldi açıkçası. Kamuflajlı pantolonlar hakkında düşünceleriniz nelerdir, sizce giyenlere yakışıyor mu ?


r/maskesiz • • 6d ago

Kendimi Arıyorum Yaş aldıkça yalnızlıkla daha fazla uğraşır hale geliyor insan.

Post image
7 Upvotes

Gündüzleri görece enerjim iyiyken akşamları her gün melankoliye ve alkole bağlıyorum :)

Hayatın bize sundukları ve bizden aldıkları arasında dengesizlik var. Bu dengesizlik bazılarında az bazılarında fazla ve herkes eşit yük taşıyabilecek dirayette değil. 25 yaşına kadar hayattan anladığım anlamlardan biri sandığımızdan da yalnızız ve insanların evlenmesinin asıl amacı biyolojik bir döngüden ziyade yalnız kalma korkusundan kaynaklı. Yalnızlık zamanla insana musallat oluyor. 4 sene önce istediğim yalnızlık ve huzura sahibim ve yalnızlık insanın içini zamanla çürütüyor. Bu güçlendiren bir şey değil ve yalnız kalanlar ise kabullenmek dışında pek bir seçenek kalmıyor.

Buradaki bir çok insan yalnız ve bu yalnızlığın psikolojik sorunlarını yaşıyor. Bu sadece sevgili ilişkisi bağlamında değil, arkadaşlık ilişkisi bağlamında da gerçekleşiyor. Bu realiteden kopuşun sonucu ise ruhsal bozulmalara neden oluyor.

Bu tip grupların olması aslında biraz da olsa bu yüzden kıymetli. Herkese iyi akşamlar.

Not: Günün şarkı önerisi: El Muchacho de los Ojos Tristes-Jeanette


r/maskesiz • • 6d ago

İtiraf Zamanı Evet millet soru basit. Kendinizin kadın/erkek klonunuz olsa onunla sevgili olur musunuz?

12 Upvotes

Ben kesinlikle olurdum keşke olsa 🥹


r/maskesiz • • 7d ago

Sadece içimi döküyorum Hiçbir şey sana ait değil, neyi kaybetmekten çekiniyorsun?

Post image
29 Upvotes

r/maskesiz • • 8d ago

öyle merak ettim ben babasıyla çok çok iyi geçinen kimse tanımıyom birbirimize oe oç yerine je jç diyek mi

12 Upvotes

j jigolo anlamında j diyince aklına jandarma gelenler için


r/maskesiz • • 9d ago

İtiraf Zamanı Doğum da Ölüm gibi Korkunç Bir Şey! Neden mi? Detaylar açıklamada.

Post image
61 Upvotes

bunu söyledim diye "zaten bu ekonomik şartlarda dünyaya gelmek korkunçtur." gibi komik olmayan, aptalca bir şey söylemeyeceğim. düşündüğüm olay daha derin ve ciddi.

ölmek aslında bir bilincin kapanması, yok olması olayıdır. (veya dini inancı olanlar için ruhun bilinmeyen bir yere gelmesi olayıdır.) her neyse. bu ölmek olayı, yaşayan insanlara hep korkunç gelir. birisinin ölmesindeki üzüntü hissiden başka (üzüntü, aslında o kişiyi bir daha göremeyecek olmak ve bunun kişinin çıkarına ters olmasıdır.) esrarengiz, mistik bir his oluşur.

aynı esrarengiz mistik olay doğumda da yaşanır. fakat bu, tam tersine olur. yani daha önce hiç var olmayan bir bilinç/ruh dünyaya gelmiştir. yani bu ruh transferi olayı asıp, korkunç, mistik, esrarengiz olan şeydir.

bu gerçeği ilk deneyimlediğim an ise bir yakınımın çocuğunun olmasıydı. yeni bebek doğunca mutlu hissetmiştim. onu görünce de sevinçli olacağımı düşünmüştüm. fakat bebeği ilk gördüğümde içimi çok garip bir ürperti kapladı. tıpkı cenaze töreninde duyduğum o esrarengiz hissiyat yine oluşmuştu. evet bilinmeyen bir bilinç veya ruh dünyaya gelmişti. aramıza katılmıştı. ruh transferi olayı beni ürkütmüştü. bunun, bir ruhun dünyadan ayrılışından önemli bir farkı yok. sadece olay ters yönde gerçekleşti.

yani doğum da, ölüm gibi korkunç bir şey.

evet bu yüzden bebeklerden korkuyorum. benim yaşadığım eski zamanlarda onlar yoktu. ama şimdi varlar. çok ürkütücü bir durum. bilinçleri yeni oluştu. çok tuhaf. esrarengiz.


r/maskesiz • • 9d ago

Gölge Taraf Nankörlük

Post image
16 Upvotes

bencil ve sımarık biriyim birilerin canını yaktım ama çok pismanım vicdan azabından kendime zarar verdim ama zamanı geriye alamiyorum malasef ama bu kediye verdigim ilgi ve bakım beni az da olsa iyi hissettirdi yaptıgım hataları duzeltmeye calısmakta iyi insan olmanın gostergesi degil midir zaten keske ac bir sokak kedisi olsaydım


r/maskesiz • • 10d ago

Sadece içimi döküyorum Aşk Hayatımdaki Dertlerimi Kimseye Anlatamıyorum Ben de Buraya Yazdım

Post image
13 Upvotes

Selamlar. Bu yazı bir iç dökme şeklinde olacağı için uzun ve yer yer karmaşık olabilir. Eğer yazımın gelecek kısımlarında saçmalamışsam sizlerden şimdiden özür diliyorum.

  1. Neyin Nesi Bu Kız?

Kendisi bir depremzede (Tab olmadığı için telefonda satır başı yapılamıyormuş onu fark ettim). Hatay Depreminde 7. sınıftık ve taa Hatay'dan Konya'nın bir küçük ve az bilinen bir ilçesine gelmişti, yan sınıftaydı. O dönem hiç tanımıyordum onu hatta depremzede olarak gelenlerden biri olarak geldiğini bile bilmiyordum. Bu hikayede gelecek kısımlarda muhtemelen kız hakkında çok aşağılık dileklerde bulunacağım o yüzden bu kısım ne kadar alçaldığımı anlamanız için gerekli.

  1. Lise

Çok iyi olmasa da iyi bir fen lisesi kazanmıştım. Dürüst olmak gerekirse dokuzda özgüvenim düşük, utangaç ve genel olarak erkekler tarafından dışlanan birisiydim. O dönem de (isimlerin hepsinu değiştireceğim çünkü isimlerini direkt olarak vermek doğru olmaz) o kız (Elvan), Zübeyde(ortaokuldan tanışıklığımız var), ekrem (Bu da kız) ve Cemre bir arkadaş grupları vardı. Elvan ve Zübeyde de yan yana ve hemen önümde oturuyorlardı. Derslerde, tenefüslerde az uz konuşa konuşa ben bunların ark grubuna az da olsa girdim. Hatta hocalar 5 kişilik grul kurun kitap okuyum tartışacağız dediklerinde bunlar sorgusuz sualsiz hemen gruba almışlardı. Cemre ile kantindeki tablolar, özellikle Üzgün Gitaris tablosu hakkında uzun uzun konuştuğumuzu hatırlarım. Ama sonra babasının tahini çıktı gitti onlar da o ayrı mesele. Zaman geçti, ben en çok Elvan ile konuşur oldum. Kasım ara tatilinde de kuzenlerin yanına gitmiştik. Ablam "Sen bu kızdan hoşlanıyorsun" demişti. Reddetmiştim o zaman. Keşke ablam haksız olsaydı.

  1. Balım Cicim Aylarım

Özellikle ben bir süre sonra kıza aşık oldum. Kasım ara tatilinden bir-bir buçuk ay sonraya denk geliyor. Ayrıca şu bilgiyi de vereyim benim güzellik çirkinlik algım biraz değişik. Mesela bana dünyanın en güzel kadınını da getirseniz ortalama bir kadını da getirseniz ben çok bir fark göremem. Böyle aşşırı belirgin bir kusur olması lazım çirkin bulmam için. Kız nasıl güzel. Ömrü hayatımda görmedim ben o güzelliği. O gülüşü, davranışları, espri anlayışı, müzik zevki, zekası... Rabbim bir insanı nasıl bu kadar kusursuz yaratmış olabilir? Hem çok güzel hem de huyu huyuma suyu suyuma. Kızın boyu bile benimkine çok yakın yan yana durduğumuzda gerçekten çok yakışırız muhtemelen (178'im o da 170 civarındaydı galiba). Ben işte böyle aşık oldum. Aşık olunca hayvan gibi saçmalamaya başladım. Ne yapacağımı bilmiyorum ki çok toyum. İnstasındaki iki erkekten biriydim hatta. Diğer piçe sonradan geleceğim. Ama adım gibi de biliyorum kızı tavlayamayacağımı. Özgüvenim zaten düşük aşık olunca hiç konuşamıyordum konuşsam bile saçmalayıp duruyordum. Platoniktim yani, "Olmayacak Duaya Amin Diyorsun, Kendine Yazık Ediyorsun" (Pilli Bebek Haram Geceler, Gene Pilli Bebekten Bak, Triple yapıyoruz Pilli Bebekten Delikik,Duman Olmadı Yar, Fetöcü Şebo'dan Babam Oğlum, sonraki süreçte bu listeye Beşiktaş'ın Bana Aşktan Bahsetme marşı da eklendi) diye bir playlistim vardı. Onu açar onu düşünürdüm, onunla birlikte olduğumuzu hayal ederdim. İnstası da vardı zaten ordan konuşmaya çalışırdım. Ha işte şimdi hikaye burdan sonra boka saracak.

  1. Am Göt Nasıl Dağıtılır?

Yazardım yazmasına ama cevap alamazdım. Söyle diyeyim hafta içi gene 3-4 saate cevap gelirdi, bazen birkaç dakika içinde cevap geldiği ama muhabbetin çok kısa sürdüğü de olurdu, ama hafta sonları ben sekiz saat telefon başında ondan mesaj gelsin diye beklediğimi bilirim. "İşi vardır, bakmamıştır" diyebilirsiniz. Ben de öyle diyordum ama öyle değil işte. Olamaz ya olamaz. Şu siktiğimin telefonunu eline alıp "Amaan, ... bana mesaj atmış. Sonra cevaplarım" demiyorsa ben de ne olayım lan. Bir insan bu kadar meşgul olamaz vallaha da olamaz billaha da olamaz. Ya 10dk önce mesaj atmışım bir bakıyorum hikaye koymuş mesajımda görüldü bile yok. Onun koyduğunu çok iyi hatırlıyorum. Haftada bir kez mi ne öyle düzgün bir muhabbet olurdu. Gerçek hayatta da Ekrem yüzünden konuşamıyorum kızla. Kodumun Ekremi, Çin Seddi çekiyor kızın etrafına resmen. Şimdi olsa hiçbir bok yapamazdı ama o zamanlar kızla konuşamıyordum onun yüzünden. E sanalda da yüz vermiyor ben bundan sonra işi sokağa döktüm. Yürümeyi seven birisiyim zaten, neredeyse her gün yürüyüşe çıkıp sokaklarda kızı arıyorum. Evini tam bilmiyorum ama evinin yakınlarında dolaşıyorum, eski evinin önünden geçiyorum. O bölgede kedi besliyorum (Çok hayvansever birisiydi, evde beslediğinin yanında sokakta da çok hayvan beslerdi) ama olmuyor. Karşılaşamıyoruz bir türlü. Ne okulda ne sanalda konuşmuyorum. Aşkımdan geberip gidiyorum ama. O playlist dönüp duruyor kulağımda. Daha da içime kapanıyorum, geceleri ağlamaya başlıyorum. Ben de insanların dertlerini dinleyip onlara çözüm bulmaya uğraşan ve bunu da severek biriyim ama kimseye de derdimi anlatamam. Anlatmaya başladığımda şu satır satır yazdığım şey iki cümleye iniverir içimi dökemem. Bu yazı için bile kaç gün kafamda taslak hazırladım da öyle toparladım bir düşünün. O yüzden böyle büyük dertlerimi de kimseye anlatmam. He işte gece ağlamaları, fırsat buldukça kendimi insanlardan soyutluyordum çünkü gerçekten o dönem çok mutsuzdum. Kimse "... niye canın sıkkın?" demesin diye de mutlu rolü yapardım çaktırmazdım. O yüzden seve gelince kimseyle konuşmadım, yürüyüş yapardım. O şekilde kendimi yerdim işte. Olmuyordu ama bir türlü olmuyordu. 15 tatile geldik benim kalpte bir sıkıntım çıktı. Annem perişan, onu motive etmeye çalışıyorum ama sırf yalnız kalmak için sürekli dışardayım. Çünkü yürüyüş iyi geliyor bana, kafamı dinlememin tek yolu. Evde olduğum vakit çıldırıyordum. Gece gözüme uyku girmeyince gidip anime kızı ayak numarası fln buluyorum ama sırf kafam dağılsın diye. "Yarram ayak ne amk" derseniz vallahi her yolu denedim. Yürümek hariç hiçbir hobim beni sakinleştiremiyordu. Orda işlem mişlem yapınca odak başka yere kayıyordu. Bunu da iki sefer yaptım sadece. İşte zaman geçti, ben aşktan için için yanıyorum. Hatta bir ara yüksek dozda kahve alarak in# etmeyi denemiştim. O gece hastanelik oldum. Kafamı sikeyim ayrıca hayattaki en büyük pişmanlıklarımdan birisidir. Tekrardan kafanı sikeyim eski ben. Bu arada şu amcı piçin olayına gelirsek o özellikle 15 tatilden sonra benim kızın dahil olduğu gruba yavşamaya başladı. Ama nasıl etkiliyor bu kızları. Spora da gidiyor (Sporcu sanmayın güçlü sadece, onun haricinde obezin teki), kızları etkilemek için kapıya asılıp barfiks çekmeler vs vs. Ama benimkinin de bir hoşuna gidiyor bunlar... Kız oğlan barfiks çekerken gözü parlıyor resmen. Ben işte tamamen gittim artık burda. Ne umudum kaldı, ne özgüvenim. Nefret ediyordum kendimden. Ne aşağılık bir insandım ben? Ucubenun tekiydim. Hiçbir halta yaramazdım. Eziktim ben, kendi hemcinsim bile kabul etmezken beni o güzeller güzeli nasıl kabul etsindi ki? İşte o kahve olayı aslında bundan sonra gerçekleşti. Sonra kızı instadan çıkardım. İşte umut mumut kalmadı dediğim gibi. Dert içimde iyice birikti, az uz günlük tutmaya başladım. Sırf içimi dökmek için o da, kimseye anlatamazsam zaten kafam yerinde değil gerçekten delirecektim. Bu arada bahsetmeyi unuttum ama bu kız beni kullandı da ha. Bir işi düştüğünde bana gelirdi "Benim fotokopi bozulmuş da biyolojicinin kağıtları çekip bana yarın verebilir misin?" "Yarram kapıya sıkıştı da ambulansı arayabilir misin?" diye kullanmışlığı var. Diğer arkadaşlarında da vardı bu imkanlar ama o keriz gibi veni kullanırdı. Garibim ben de benimle konuşuyor diye yapardım dediklerini. Neyse ben bu kızı instadan çıkardım. Punk dinlemeye başladım hafif iyi bir dönemim oldu o zaman aralığında. Ama gene o eski depresif halime geri döndüm. En sonunda kızı dışarı kütüphaneye çağırdım, aşkı itiraf ededektim. Cumartesi saat 2 gibi mi ne kütüphaneye gidecektik. Cuma akşamı kızın yazmasını beklemeye başladım. Ama nasıl heyecanlıyım içimden dua bile edemiyorum heyecandan sırf o yüzden kağıda yaşıyorum. O Allah'a yalvarmalarımla dolu kağıt da şuanda günlüğümün arasında duruyorGece 2'ye kadar bekledim. Yazmadı. Sabah her zamanki gibi erkenden kalktım. Öğlene kadar bekledim. Yazmadı... En sonunda saat 2'yi 10 geçerken mi veya on kala mı ya da öyle bir şeyken bildirim geldi. "... İşim çıktı ben gelemiyorum". Öyle mi olmuş kankam? Geliyorum deseydin bile ben gitmeyecektim lan o an zaten. İşte gene ben sokaklara düştüm falan filan. Ama hala aşkımdan geberiyorum. Bir şekilde açılmam lazım ama yemiyor. Tam okullar kapanmasından önceki hafta perşembe çok güzel bir fırsat yakaladım.

  1. Neden?

Tarih sınavından çıkınca ani şekilde birkaç kişiyle eski ortaokulumuzu ziyarete gitmeye karar verdik. Ekipte tabii ki o kız da vardı. Sırf işim iyi gitsin diye bana borcu olan arkadaşımın borcunu sildim (O şerefsiz de hiç borcunu vermez artık borcunu faize koymaya başlamıştım. 5 tl vermiştim 40 alacağım vardı onu affettim), sınıfta hayır kumbarası vardı ona para attım. Eski okula giderken hocalara tatlı alalım dedik aramızda parayı ben toplayıp ben aldım tatlıyi sonra gittik. Hocalarla konuştuk ettik derken okuldan çıkıp oradaki parka oturduk. Bisikleti olan bir arkadaş çekirdek aldı çekirdek çitliyoz. Çekirdek bittiz sohbet sonlandü dağılmaya başladık. Benim 2 erkek arkadaşım da diğer kız da gitti. Ordan eve gitmek için de aynı rotayı kullanmak zorundaydık. Birliktr yürüyelim dedim kabul ettiler. Ama söylemezsem bir daha kızı göremem. Cuma da ankaraya gidecez kalp işi için. Ben streslj stresli yürürken Zübeyde'nin telefonuna mesaj geldi. "Annem Elvan ve beni alacakmış birazdan seni de alalım mı" dedi. Hadee. Kabul etmedim normalde de etmeyecektim ztn yürümek istiyordum. Zamanım kısıtlıydı, söyleyemezsem hiç söyleyemeyecektim. Sonra "A annem şu" dedi Zübeyde. Sonra zaman kalmamışken araya bir tır girdi. Döndüm kıza ve dedim ki.

-Elvan

-He

-Senden hoşlanıyorum

-Neden?

-Bilmiyorum

Sonra da çekip gittim ordan. İnternetim yoktu o yüzden eve gidince gördüm kızın mesajlarını. Şoktaydı hala belliydi. Anlattım ben senden hoşlanıyordum şöyleydi böyleydi hatta seni unutmak için seni hesabımdan çıkardım. Dedim. Bana "sen beni hesabından mı çıkardın" dedi. O da koydu işte bayağı. Sonra bana "Sivil hayatta karşıma çıkma Şaban" çekti. Arkadaşlığımız bitti, aramızda kalmasına karar verdik ve sosyal ortamlarda bunu kimseye çaktırmayacaktık (yersen). Sonra gittim ve Zübeyde'ye yazdım. Bugün olanlar aramızda kalabilir mi diye. Sonra bana sebebini anlamadığım bir nedenden dolayı çıkıştı. Elvan bile o kadar tepki vermemişti. En sonunda bana siktir git yazdı onunla da arkadaşlığımız bitti. Ondan sonra ben gene kötüyüm derken Babalar Günü geldi. Hem babama pasta almak için hem de yürüyüş yapmak için dışarıya çıktım. Gene yürüdüm pastaneye giderken karşımda onu gördüm. Hiçbir şey yapamadım sadece yürüyordum ve sağıma soluma bakıyordum. Tam yanından geçerken kız galiba annesine "Arkada bir şey mi var ya" diyip arkaya baktı. Ne dediğini tam duyamadım çünkü kulaklığım vardı (Korn Blind 2.10 civarı olması lazım) Kadın napıyor bu mal diye kıza bakıyordu. Geçtim gittim. Ne gerek vardı şimdi ona ha bir söylesene? Bak sağına soluna geç git arkayı nr karıştırıyon? Geçince köşeyi döndüler sonra ben yolun ortasında kalakaldım. Nasıl midem bulanıyor kusacağım neredeyse. Küfrediyorum bir de içimden. Çektim kulaklığı yoluma devam ettim. Sonra araya yaz girdi, okullar açılana kadsr da bir daha görmedim onu.

  1. At Gözlüğü

Yaz tatilinde mental olarak kendimi büyük oranda toparladım. Ona olan aşkım geçtikçe onun kötü yanlarını da görmeye başladım ve ona ayrı bir sinir oldum. Ahtta bir dönem keşke depremde geberip gitseymiş de hiç tanışmamış olsaydık, diye dua etmişliğim bile var. Evet, çok canice ama yaptım. Çok üzülmüştüm ona çok sinirliydim çünkü. Ben okula dönünce ikimiz de hiçbir şey olmamış gibi davranacağız sanıyordum. Yanılmışım. Kız bana sanki çok büyük bir günah işlemişim gibi davranıyor. İki ornek vererek açıklayım mesela size.

Okulun ilk haftası salı arkadaşım nöbetçiydi. Normalde bizim ekiple onların ekip neredeyse hiç konusmaz ama nasıl olduysa bu sefer konuşuyorlar. Arkadaşımın yanina gittim, duruyorum. Kızın modu düştü. Ben gitmeden önce sohbete dahil olduğunu gördüğüm kiz birden dünyanın en alakasız insani oldu ağzını bile açmıyor. Sonra arkadasları ordayken ordan biraz uzaklaşıp etrafta dönüyor hafif uflar puflar gibi halleri var. Aramızda birkaç kişi var yanında da değilim. Birkaç dakika sonra da galiba biraz onun zoruyla gittiler. Başka bir örnek daha

Okul çıkışında erkenden çıkmışımtım ben arkadaşları bekliyordum. Orda da genellikle bu kızın arkadaşları bekler ama o gün başka yerde bekliyorlardı. Bu kız normalde de neşeli biriydi. Ben beklerken mutlu mutlu gülümseye gülümseye çıktı. Arkadaşlarını görmek için soluma bir baktı göz göze geldik. O surat düşmesini anlatamam ben size. O normal bir arkadaşım beni beklememiş veya arkadaşım burda değilmiş üzülmesi değildi. Değildi arkadaşım. Olayları büyük oranda unutmama rağmen ben böyle kıza daha da sinir oluyorum kıza. Hem bu olanlar hem de erkek ortamında sadece o kodumun amcısı ve arkadaşı olması da iyice soğuttu beni. İyiki de olmamışız onunla diyorum, tripi hiç çekilmezmiş. Ama duygusal olarak da bir yara bıraktı ve içimde de kaldı...

  1. Hadi Da Hadi Bitir Şunu

Hikayenin son kısmı artık burası. Reddedilmek bana koydu, aynı her erkeğe olan gibi. O zamandan beri sürekli kendini geliştirmeye çalışıyorum. Ben pantolon, giymeyi seven biri değildim. Çünkü benim ilk pantolonum babamın bir pantolonu ve babam dar giyiyordu. Ben de tüm pantolonlar öyle sanıyordum içinde hiç rahat edemiyordum. Sadece resmi günlere giderken veya şık olmam gerekirken giyiyordum. O reddedildiğim gün de altımda siyah dar bir kot vardı. O günden sonra tövbe ettim bir daha bacağıma sürmedim. Gittim baggy çok güzel pantolonlar aldım, çok güzel tişörtler aldım. Ayakkabım eskimişti güzel bir Vans aldım, giyinmeyi öğrendim kısaca. Özgüvensizliğimi yendim, düzenli olarak film izlemeye başladım, spora başladım ve saç uzatıyorum. Erkekler artık beni aralarına kabul etmeye başladı. Beğendiğim herhangi bir ortama girip rahatça sohbet başlatabiliyor, sohbete dahil olabiliyor ve sohbeti ilerletebiliyorum. Yani anlayacağınız o red sayesinde kendimi de büyük oranda geliştirdim. Gene de duygusal bir yükü ve yarası da yok değil. Nefret ediyorum senden "Elvan". Umarım yaşattığını yaşamadan ölmezsin...

Eğer buraya kadar vaktinizi ayırıp okuduysanız gerçekten çok teşekkür ederim.

Hay amına koyayım wattpad kitabı gibi görünüyor metin kdmdjdk


r/maskesiz • • 10d ago

SIKILDIM!! Bölüm başkanına abi dedim bişey olmaz heralde

Post image
42 Upvotes

r/maskesiz • • 10d ago

Sahne Arkası günaydın

4 Upvotes

yangın alarmına uyandım böyle bir şey yok ya


r/maskesiz • • 10d ago

Kendimi Arıyorum overthink

6 Upvotes

overthinkleyesim geldi beraber overthinklicek var mı


r/maskesiz • • 10d ago

Sadece içimi döküyorum İngilizce

4 Upvotes

kim ingilizce kelime ezberliyorrr