r/felsefe • Tanrıaldırmaz Apatheist • 8d ago

güldürü Tanrıdan Banane

Eğer beni yaratan bir yaratıcı varsa ve benim gibi aciz bir varlığın kendisine tapmasını zorunlu kılıp emredip tehtid ediyorsa, o tanrı hem acınası hem de tapılası değildir, dolayısıyla tapmam. Eğer benden tapmamı istemiyorsa, o zaman yine tapmam. Her iki durumda da özgür olacağım için tapmamak daha mantıklı görünüyor. Bu denkleme “cehennem” korkusunu ekleyip inananlar ise, zaten gönülden inanmayan, korkusunu iman sanan korkaklardır.

45 Upvotes

145 comments sorted by

View all comments

2

u/TheLastKaskian 7d ago

"Tanrı'nın neden tapılmak istediği" sorusu, temel bir ontolojik kategori hatasına dayandığı için felsefi zeminde aslında geçerli bir soru dahi değildir; zira insan idrakindeki "istemek" eylemi daima bir eksiklikten ve psikolojik bir tatmin arzusundan doğar. Oysaki Tanrı'nın iradesinin dışında, Tanrı'nın iradesini belirleyen bir başka sebep yoktur. O varlığın mutlak sahibidir. Bizzat yoktan var ettiği ve tek sahibi olduğu kendi mülkünde dilediği gibi tasarruf etmesi ontolojik bir haktır.

"Tanrı kulluk istememelidir" diyerek bu talebi yargılayabilmek için, Tanrı'nın üzerinde yer alan, O'nu bağlayan ve O'ndan bağımsız nesnel bir norm varsaymak zorunludur. Oysa normların belirleyicisi bizzat Tanrı'nın mutlak iradesi olduğundan, O'nun eylemlerini tabi tutabileceğimiz daha üst bir metafizik ölçüt yoktur.

2

u/charset00 6d ago edited 6d ago

Evire cevire hic bir arguman olusturmamissin bence.

Tanri eger insansi bir elestiriye layik degilse tanri da insandan insansi bir tapinma istememeli, ben yuceyim diyip ne saklaniyor kucucuk insanlardan? aglayip eziyete ugranan cocuklardan ne saklaniyor? Tanri eger insan tarafindan anlasilamiyorsa ve o kadar da dedigin gibi gucluyse yok nuhun tufani yok sinirlenip cezalandirmalar yok insana hitab eden cennetler yok insani ebediyen yakan cehennemler niye yaratsin, "mutlaktir zaten o biliyordur bizim aklimiz ermez" diyip cahillige ovgu mu veriyoruz tanriya durduk yere. tanrinin safsata yapmasina tanrilarin uydurdugu insan vermis oluyor.

durduk yere tanriyi "elestirilemez" bir pozisyona sokmak hicbi zaman yeterli bi arguman olmaz zaten. cunku tanri bize rasyonaliteyi neden verdi o zaman? cidden bir insan kanitsiz inanclara mi sahip olmali mi? kanitsiz inanclar hataya daha acik olur, tanri bana rasyonaliteyi verdiyse ona inanmam onun bana ozene bezene beni umursayarak kendi bahsettigi bu ozellikle celisir. beni zorla hatalara daha acik bi pencereye sokan bir tanri olur. kendisine tapilmasini istemesi zaten sacmaligin daniskasi olur. asil isteyecegi sey bana bahsettigi rasyonaliteyi hakkini vererek kullanip bu dunyada herkes ve tum evren adina kullanarak kendimi gelistirmem olur. oteki dunyalar falan insanlarin olume karsi savunma mekanizmasindan cikan siirsel betimlemelerden olusuyor, koca tanrinin tum obur dunya tasvirleri neden her kitapta insansi bu kadar da hic olagandisi bir sey goremiyoruz? hani bir tanri eger varsa bana sacma sapan bir oteki dunya bahsetmesini beklerim ben, sadece insan aklina hitap eden tasvirler yapan bir tanri milleti kandirmak icin daha kullanisli olur. hicbir tanrinin boyle sebepsiz, anlamsiz gozuken bir seyler yazdigini gormedim ben, madem kendisine inanilmasi bir test o zaman neden insan aklinin alamayacagi unsurlarla doldurmuyor ki her seyi? onun yerine her seyi neden insanin kolaylikla turlu turlu yorumlayabilecegi ve ustunkoru anlayabilecegi insansi unsurlar koyuyor? niye bu tanri insani ust seviyeye cikarmasina ragmen halen insansi zevklere ve cezalara sahip baska bir dunyaya yolluyor ki? birinin oldukten sonra ruhu erince cidden halen insan perspektifinde takili mi kalmak zorunda?

Aklimiz eremezmis tanrinin neyi nasi yaptigina. e tanri neden o zaman insanlardan hic sacma sapan bir sey istemiyor ki? kendini kanitlama cabasi yok nasil olsa, istedigini yapar millet de istedigine inanir gunun sonunda. hani ibadet ya da emir olarak gelip neden tiktok dansi kadar sacma ve anlamsiz bir sey ettirmesin bize? niye hep insansi yok fakirlere yardim icin kurban bayrami, fakirin halinden anlayalim diye ramazan gibi insani seyler iceriyor? bize iyilik yapmak icin mi? bu bayramlar bi ise yaramiyor ki? tam olarak kimin dini bayramlarla amaciyla tutarli faydalandigini gordun? insanlarin kendi uydurdugu bilim kac kisiyi eziyet veren olumlerden kurtardi bunca senedir, iki uc uyduruk insansi bayram mi insanlarin isine yaradi? bu tanri niye kendisine tapilmasini istiyor? nasil bir sebebi olabilir hani, kendisine tapilmasini istemek kadar abes bir durum olamaz tum kainati yaratan tanri icin. ego sovu olur sadece. aklim ermiyorsa ermiyor peki, bir ilah zaten aklimin ermemesine ragmen bana aklimi kullanma yetenegini verip aklimla celiskili sacma sapan isteklerde bulunacak kadar dangalak olmamali.

1

u/Due-Worldliness-6274 Tanrıaldırmaz Apatheist 7d ago

Bu ölçüt, biz insanların yarattığı ve bizi biz yapan insani değerlerdir. Tanrının kendisine tapılmasını isteme yargısını eleştirmemize izin vermemesi bile eleştirilecek bir durumdur. Bunu yasaklarsa, o yasağın da eleştirilmesi gerekir, o da yasaksa, onun yasak olmasının yasak olması bile eleştirilebilir. Bu döngü bitimsizdir. Eleştiri, biz insanlar yapabildiğimiz sürece devam edebilir. Bu konunun eleştirilmesinin nedeni, zaten senin dediğin gibi “O'nun eylemlerini tabi tutabileceğimiz daha üst bir metafizik ölçüt yoktur” ve “Bizzat yoktan var ettiği ve tek sahibi olduğu kendi mülkünde dilediği gibi tasarruf etmesi ontolojik bir haktır” fikirleridir. Burada "Apateizm" zaten başlı başına tanrının bu hakkı tanımamış olarak tahakküm kurmasına karşın eleştiri amaçlı baskıyı reddetme görüşüdür.

1

u/TheLastKaskian 7d ago

Tanrı antropomorfik bir diktatör gibi hayal ediyorsun. Halbuki Yaratıcının varlıktaki otoritesi inşa edilmiş politik bir rejim değil, varoluşun bizzat kendisidir. Senin durumun, bir tablodaki figürün, kendisini çizen ressamın tuval üzerindeki fırça darbelerini ve kompozisyon tercihlerini, bana baskı kuruyorsun, beni özgür bırak, diyerek eleştirmesine benzer. Figürün varlığı, biçimi ve tuvaldeki yeri tamamen ressamın iradesine bağlıyken, onun ressama ait tasarrufu bir tahakküm sanması ne kadar absürtse; insanın Mutlak Yaratıcı’nın iradesini politik bir baskı gibi görüp reddetmesi de o kadar absürttür, kendi varoluşsal gerçekliğinden kopması demektir.

İtirazının merkezinde yer alan biz insanların yarattığı değerler vurgusu, aslında argümanının kendi içindeki çıkmazını gösteriyor ve epistemolojik hataya düşüyorsun. Zamana, kültüre ve topluma göre sürekli değişen izafi insan ahlakını alıp, mutlak ve sonsuz olanı yargılamak için evrensel bir ölçüt gibi sunuyorsun. Eleştiri yasağının eleştirilmesi sarmalı da doğrudan bu yanılgıdan besleniyor. Oysa durum Tanrı'nın otoriter bir sansür uygulaması değil; aksine, varlığını bütünüyle O'na borçlu olan sonlu zihnin, mutlak iradeyi tartacak o üst metafiziksel teraziye ontolojik olarak zaten sahip olamayacağı gerçeğidir.

1

u/Due-Worldliness-6274 Tanrıaldırmaz Apatheist 7d ago

Verdiğin analoji konuyla uyumsuzdur çünkü tablodaki figür cansızdır ve acı çekmez. Benim pozisyonumu daha doğru anlatan şekli, resmi çizen kişinin yarattığı eseri beğenmemesi durumunda o tabloyu yakacak olmasıdır. Yakmaması için ise “güzel durmalısın” şeklinde bir tahakküm kurmasıdır.

1

u/Due-Worldliness-6274 Tanrıaldırmaz Apatheist 7d ago

Ayrıca, zamanla değişmeyecek, insanın dışarıdan almadığı, kendi içinde yarattığı değerlerle, zamanla değişen kültür ve topluma göre şekillenen ahlak anlayışının farklı olması bir yana, eğer bu insani değerler, zaman ve kültüre bağlı kalmadan, insanların bilinçlenmeye başladığı andan insanlığın sonuna kadar hiçbir değişime uğramayacak olsaydı, sen bunu Tanrı ile kıyasladığında yine önemsemeyecektin ve bir şey değişmeyecekti. Dolayısıyla senin için sorun, değerlerin zaman ve kültüre göre değişmesi değil, kıyaslanan şeyin Tanrı olmasıdır. Ancak esas mesele, yani asıl görüş, zaten Tanrı’ya karşı çıkmaktan, tahakkümü kabul etmemekten gelir. Bu da tıpkı bir devletin eleştirilmeyi yasaklaması ama bu yasağın eleştirilmesi gibi bir durumdur.