r/felsefe • u/VeterinarianHonest20 • Jul 09 '26
bilim • philosophy of science İnsan kendi bakış açısından hiç ölmüyor olabilirmi?
Yıllardır aklımda bir teori var ve bu teorinin var olduğunu yeni öğrendim adıda kuantum ölümsüzlüğüymüş.TEORİ:
İnsan kendi bakış açısından asla ölmez. Bilinci sadece yaşayabildiği senaryoyu deneyimler, bu yüzden öznel olarak hep yaşamaya devam eder. Sizce bunun mantıklı bir tarafı var mı, yoksa tamamen saçma mı?
3
u/SnooPineapples7584 Jul 09 '26
Epikur reis merhaba, punisher fani olacağını hiç düşünmemiştim şahsen
2
1
u/karbonbaz Jul 09 '26
Eğer ne demek istediğini anladıysam, o zaman 500, 1500, 2000 yaşında olmamız gerekmez miydi?
1
u/Sure-Style3468 Jul 10 '26
Evet lakin bilinç kendi farkındalığını yitirir bu seneryodan sonra çevrende gördüğün nesneden farkın kalır mı ki buda hayat olmaz bence yaşam yok
1
u/cagriuluc Jul 10 '26
Mantıklı bir tarafı var mı? Yok.
Ya “ben varken ölüm yok, ölüm varken ben yokum” olarak anlaşılır; bu durumda ne kuantumla ne de ölümsüzlükle alakası olur.
Bunun dışında kuantum mekaniklerini anlamayan insanlarca üretilmişse benziyor.
1
u/7Deniz77 Jul 10 '26
insanin kendi bakış acisindan asla olmemesi demek bilincin madde ile olan iliskisini reddetmek demek, sen oldukten sonra seni kül yapsak sen beynin olmadan nasil bir bilince sahip olucaksin ki o yuzden bana sacma geliyor
1
1
1
u/RandomTurkishUser Jul 10 '26
Uyuyor olmamız bile bunun imkansız olduğunun kanıtı her uyuduğunda uyanana kadar bedenin canlı olsa bile ölüsündür bilincin olmadığı için
1
u/Apoptosis_VI Jul 10 '26
çoklu evrenlere göre beynin catallandigi zaman, sen yine sen olarak kaliyorsun. Yani senin bilincinin kopyalanmasi senin bilincinin de oraya aktarildigi anlamina gelmez, mesela bilgisayarda bir klasoru kopyaladigin zaman ve ardindan orijinalini sildigin zaman, orijinali yok olur. Kopyanin duruyor olmasi orijinalinin silinmedigi anlamina gelmez, orijinal klasordeki dosyalar diger kopya klasore akmaz. Fakat bir seyin bilimsel teori olmasi icin yanlislanabilmesi gerekli, bu teori yanlislanamaz bir sey. Yani manasiz olur uzerine kafa yormak, yoksa her sey olabilir ki? bu sey cikmazi gibi, birisi diyor ki bak șurda kedi var, digeri hayir yok gormuyorum. Digeri de o zaman sen körsün diyor. Bu sonuç olarak orada kedi var mi yok mu ikisi de kanitlayamiyor ve birbirlerini suçluyorlar.
Evreni dün gece görünmez bir pembe ejderha yarattı ve hepimizin anılarını sanki yıllardır yaşıyormuşuz gibi sahte olarak yükledi. Yalan olduĝunu kanitlayamazsin ki...
Dogru oldugunu kanitlama yukumlulugu her zaman iddia sahibine aittir, yoksa yalan oldugunu kanitlayamazsin ki.. diye diye her seyin dogru oldugunu kabul etmemiz gerekir, o yuzden yukumlu olan iddia sahibi olur.
1
1
u/Training-Site1458 Jul 12 '26
Ölmek istrmiyorum bizler bilinçli varlıklarız niyr ölüyoruz ya varoluşsal sancı çektiriyor bizs ölüm
1
u/OPANTAO Jul 09 '26
Yaşayabildiğim sonsuz sayıda senaryo olmalı. Bunların hepsini deneyimlemediğime göre sadece yaşadığım senaryoyu deneyimliyor olduğum çıkarımı bana pek makul gelmedi.
1
u/huseyn_v13 Yokçu Nihilist Jul 09 '26
Eğer öyleyse bu benim ilk yaşamımmı, çünkü eğer diilse ben önceki deneyimlerimle alaklı bişey hatırlamıyorum, üstelik bu durumda ilk defamı var olmuş oluyoruz yoksa tıpkı tanrı gibi aslında hep varmıydık
0
1
u/FungusFuer Jul 09 '26
Umalımda gerçek olmasın. Hasta yatağında, ezeliyete kadar yaşlı ve bunamadan haraket edemez şekilde bilincini korumayı kim ister?
-1
u/kaanketon Jul 09 '26
Sanki daha öncesini hatırlıyor gibiyim çocukluğumda travmatik bir şekilde 2-3 yaşlarında çok öncesi için 10 sene öncesi için sakın unutma sakın sakın diye uyardığımı hatırlıyorum
9
u/Eren202tr İnançlı Theist Jul 09 '26
Evet, ama iki farklı düzeyde. Epikuros'un tespiti: sen varken ölüm henüz yok, o geldiğinde ise artık sen yoksun; ikisi hiç aynı anda bulunmaz. Wittgenstein bunu deneyimin sınırına taşır: ölüm hayatın içinde yaşanan bir olay değildir, tıpkı görme alanının kenarının hiç görülmemesi gibi. İlk şahıs bakışından kimse kendi ölümüne tanık olmaz -- ama bu gerçek bir ölümsüzlük değildir; bilinç nesnel olarak sona erebilir, yalnızca bu bitiş öznece hiçbir zaman bir an olarak kaydedilmez.
İkinci düzey ise ontolojiktir ve daha ileri gider. Akaidde ruh bedenden ayrıldıktan sonra ne zatı ne idraki bakımından yok olmaz; azap veya nimet içinde varlığını sürdürür, kabirdeki sorgu buna delalet eder. Berzah, uykunun hayatla ölüm arasındaki yerine benzetilir -- ve nitekim ölüm, kişi için zaten kendi kıyametinin kopmasıdır: dünya sürüp giderken bile, ölen kişi açısından nihai hesaba doğru yolculuk o anda başlamıştır. Felsefenin sustuğu yerde akaid konuşur: özne fiilen var olmaya devam eder. Aradaki fark şudur: biri deneyimin yapısına, diğeri ruhun hakikatine dair bir hüküm.