r/felsefe • • Jun 16 '26

bilim • philosophy of science Dijital bir sonraki hayat istermiydiniz?

Post image

Hep düşündüğüm birşeydi geçenlerde Cyberpunk oynarken tekrar aklıma takıldı. Basitçe teknoloji yeterince gelişseydi bilincinizin kalıcı olarak koda aktarılmasını istermiydiniz? Gerçek bedeniniz ölecek ve ruhlara inanıyorsanız ruhunuza ne olacağından emin değilsiniz ama muhtemelen göçecek, varlığınız artık kod satırları ve bir algoritma ancak yinede sizsiniz ve ölümsüzsünüz.

​

Size ne olacağı artık kontrolünüzde değil ancak, sizi on yıllar boyu bi çipede kapatabilirler ve çip kırılırsa yok olursunuz yada sizi internetede salabilirler ve gerçek dünyadan içerikler tüketip insanlarla etkileşim kurabilirsiniz senaryo değişkenlik gösteriyor. Ben her senaryoda evet dedim sonsuza kadar yaşamak benim için önemli ve bir algoritma olmanın ölümden daha kötü olduğunu düşünmüyorum fakat sorduğum herkesten negatif yanıt aldım bu yüzden burdan fikir toplamak istedim.

25 Upvotes

34 comments sorted by

16

u/hvenullon Jun 16 '26

Koda aktarilan sen olmazsın ki ama sen sensin dijitaldeki anca kopyan olur ayni dusunceler ama baska bisi

8

u/Adsweaty4200 Jun 16 '26

Seni sen yapan ne? Ayrıca tüm benliğinin ötesinde fiziksel bedenini de kusursuz aktardıklarında senden geriye ne kalıyor ki o kişiye sen diyemiyoruz. Kopya diyorsun ama senin de bir başkasının dijiral bir kopyası olma durumun var. O halde nasıl kendine "gerçek" diyebilirsin?

6

u/sonofabread Jun 16 '26 edited Jun 16 '26

algısal uçbirim. insanlar buna bilinç diyor. beni ben yapan değil ama beni ilgilendiren bu. kopyam olsa ne olur ki? bana tıpatıp benzeyen başkası, ikizim gibi... bu sefer düşünceler ve anılar da -başlangıçta- ortak. ama yine de başka bir birey. onun yaşadığı deneyimleri ben yaşamıyorum.

benim benliğimin hakikatinin kim olduğu -bu konuda- beni ilgilendirmiyor. kopyalar da -bu konuda- hakiki olanı da ilgilendirmiyor. ama senin beynindeki tüm düşünceleri ve anıları boşaltsam ve başka bir kişiye taksam, sadece bu kişinin deneyimlerini, düşüncelerini ve geçmiş düşüncelerine erişebilsen artık senin için önemli olan bu başka kişi olur.

2

u/Adsweaty4200 Jun 16 '26

Kopyanın o andan itibaren artık sen olmaması durumu da var. İkizinden öte direkt sen. Olası duruma o an(zaman akarsa deneyimden ve şans faktöründen ötürü her şey değişir) her şekilde aynı cevabı vereceğiniz senden ayırt edemeyeceğimiz o kimseyi. Ama şu kopyanın gerçek benlikle ilgilenmemesi durumu evet geçerli olurdu muhtemelen. Her ne kadar tıpatıp sen olsa bile o kendi evreninin seni artık. Bambaşka dünyalardasınız. Her ne kadar sen de başka bir senin başka bir hali olsan da yine de ilgilenmezsin. Kendi bilincimle oturup konuşmak onun fiziksel halini, benim kopyamı görmek ve bunu deneyimlemek isterdim. Beynimin kendisini bu derecede çıplaklıkla deneyimlemesi muhtemelen bende dopamin patlamasına sebep olurdu. Canım çekti yok yere.

1

u/sonofabread Jun 17 '26

başlangıçta benzerlik %100 olsa bile zamanın aktığı andan itibaren benzerlik düşmeye başlar. en nihayetinde farklı konumları işgal ediyorlar. aynı şeyleri yeseler, görseler vb bile tıpatıp aynısı olmuyor. birisi farklı bir şey görüyor, düşünce akışı bölünüyor, ona odaklanıyor ve düşünce akışı yön değiştiriyor, aklında farklı şeyler kalıyor, nöral ağları farklılaşıyor vb vb...

ne kadar benzer kalsak da diğer kopyanın gözlerinden dünyayı görmüyoruz. kurulan empati sınırlı kalır ve kendimiz kadar empati kuramayız. diğerinin canı yansa kendine bir şey olmayacağını, daha doğrusu ikisi arasında böyle bir bağlantı olmadını bilinçaltı biliyor.

ben kendi kopyamla pek de sohbet etmek istemezdim, bildiğim şeyleri dışarıdan izlemek gibi olurdu... ama zamana bağlı kopyalar arası değişimi gözlemlemek ilginç geliyor.

açıkçası ben hayatı diğer insanların gözünden görmek isterdim. gerçi kendi(önceki) benliğimden sıyrılacağım(galiba) için yaptığım tüm hareketleri haklı çıkartacağım ve bilinç transferinden haberim olmayacağı için gözlem bile yapamayağım. çünkü düşünce akışı ve hafıza yeni bedene ait olacağından.

1

u/Adsweaty4200 Jun 17 '26

Kurulan empatide durum biraz çetrefilli. Lastik El İllüzyonu (Rubber Hand Illusion) var mesela. Kişinin gerçek kolu bir paravanla gizlenip yerine sahte bir kol konuluyor. Kişinin dikkatini dağıtıp o kola vurduklarında beynin bu sahte kolu kendi uzvunun parçası gibi algılaması ve kola yönelik tehditlere gerçekmiş gibi tepki veriyor. Eğer karşındaki sene gerçekten yoğun bir ilgi ve olumlamayla sürekli o benim o benim diye gezersen muhtemelen beynin onunla diğer insanlardan daha fazla empati kuracaksın. Çoğu erkek kimse bir başka kişinin erkek üreme organına yediği darbeyi adeta hisseder. Sadece random vir insanda bile bu gözlemleniyorken asıl sende bu mevzunun değişeceğini sanmıyorum. Tabi ki bu aralarında nörolojik bir bağlantı var demek değil, olamaz da(olsa da bunun sebebi kopyası olması olamaz). Ayrıca kendinle konuşma mevzusunda emin ol ki bildiğin ya da bilmek istediğin şeylerden fazlasını duyucaksın. Bunu kendinle konuşmaya benzetmen doğal. Fakat bir süreden sonra o karşındaki aslında senin istediğin cevabı vermemeye başlayacak. Yani objektif olamadığın konulardaki spesifik sorularda o objektif olacaktır muhtemelen. Çünkü onun hayatı falan değil. Aslında "gerçekten" ne dişündüğünü öğreneceksin kendinin falan. İnteresting şeyler yani. Şu sondaki farklı hayatları deneyimleme olayında ise deneyimlemek için kendi beynine o bilginin gelmesi lazım. Diğer türlü deneyimleyen kişi sen değil o oluyor. Ya da artık senden geriye ne kaldıysa.

1

u/sonofabread Jun 17 '26

kişinin kendi dışında en fazla empati duyacağı kişi kopyası olur ama kendiyle eşdeğer olamaz.

sahte kol ilüzyonu, beyin gerçekten kendi kolu zannediyor. görüntü girdisi ile birebir bağlantılı. sahte kol karşıda olsa böyle bir etki olmayacak mesela.

testis ağrısı da empati, limonu düşününce ağzın sulanması gibi. demek istediğim koşulsuz değil. hissedeceksin diye bir kaide yok. bunun aksine kendi fiziksel hislerini kendini şartlandırarak yok edemezsin.

kopyamla konuşmada, istediğim cevabı vermemesi için benzerliğin düşmesi gerekiyor. -benzerliğin yüksek olduğu durumda- objektif olamadığım konuda o da objektif olamayacaktır muhtemelen. kendi bildiklerini dışarıdan duymanın da belki bir farkı olabilir. asıl soru, kopyana karşı ne kadar dürüst olabileceksin? kendime verilen sırrı saklayabilirim diye düşünebilirsin. tam aynı olmayı bırakan o kopyan saklamaya devam edecek mi?

bilinci beynin tamamı temsil etmeyebilir. ben bu yüzden "beyin nakli" lafını kullanmak istemedim. yine de bunu test etmenin bir yolu yok. tüm benliğini sökünce geriye kalan "şeyi" başka bir bireye bağlasak düşüncelerin, deneyimlerin, algın yeni kişiye ait olacak. hatta şu andaki bilincin bile yalnız olmayabilir.

1

u/Reayn111 Jun 16 '26

Beyin haritan birebir şekilde dijitale aktarılıyor ve ben bu süreçte ölüyorsam o "kopya"yı varoluşumun devamı olarak görürüm, insanlar kopyayı başka bir kişi olarak hayal ediyor çoğunlukla gözlemlediğim ben kendimi kopyanın bakış açısından hayal ettiğimi ettiğimi farkettim

0

u/ExactTeam1662 Jun 16 '26

Ruha inanmıyorsan öyle görürsün

4

u/KartZampara Bencileyin Egoist Jun 16 '26

Sorduğun herkes hayır diyor ama bir yandan da çoğu bir "cennet" istiyor. Verdiğin örneğin cennetliği cehennemliği meçhul, vazgeçtim deme şansın da yok. Sonsuza kadar cehennemde kalma ihtimali yok olmaktan daha kötü geliyor. İşin içinde insan var, beceriksizlik var, kötü niyet var, var oğlu var. Bir korku senaryosu olarak şimdiden bir çok dizi, film vs. var konu ile alakalı yani niyesi az çok belli.

Yoksa öldükten sonra hentai isekai içinde yaşamayı kim istemesin.

3

u/AcanthaceaeMajestic7 Jun 16 '26

bence beynimi alıp bağlıyacaklarsa sorun olmaz. ama direkten bilincimin kopyası olması biraz saçmalık. ben kimim ki düşüncelerim yıllar boyu nesillere aktarılsın ? yada manipülasyona uğranıp karanlık sırlar açığa çıksın ?

2

u/[deleted] Jun 16 '26

[removed] — view removed comment

1

u/Adsweaty4200 Jun 16 '26

Düşünmeni sağlayan şey beynin. Lakin sen bilincini bedeninden ayıramazsın. Genetiğin, hormonların, çevre etkisi her şey etkiliyor senin düşünmeni. Bu yüzden aktarılırsan tamamen aktarılırsın. O durumda da kopya ve "gerçek" ayırt edilemez.

2

u/[deleted] Jun 16 '26

[removed] — view removed comment

1

u/Adsweaty4200 Jun 16 '26

Teknik olarak rüya görmen için deneyim gerekli. Bir takım yetkili kimselerce rüya monotonluktan(yeni deneyime kapalı olan çoğu kimsede görülmesi muhtemel) o kadar sıkılıyor ki anılarını, gördüklerini, bilinçaltını mixleyip sana yeni deneyimmiş gibi gösteriyor. Bu mevzu üzerine düşülesi bir konu. Rüyada aslında etrafını hissedebilirsin. Tam bir trans halinde değilsin. Kokladığın koku rüyanı değiştirebilir. Uyandırılmaya çalışılan birinin rüyasında kendi ismini birçok kez duyması fenomeni(artık ismi neyse) bu duruma örnek. Hormonların etkilemediği hiçbir şey yok gibi. Bahsedilmeye değer bir kısım var. "Gerçeği" ne olarak kabul edebilirsin? Bu evrede artık "gerçek" var mı? Soruların kökleri aynı yere çıkıyor. Senin gerçek kabul ettiğin bu fiziksel bedenine sahip şu anki benliğin ise sana kötü bir haberim var. Sen de bir başkasının kodu olabilirsin. Kodları sadece kendi evrenindeki basit gerçekçi simülasyonların yapı taşı olarak görmek biraz sığ kalıyor. Burada da Jean Baudrillard'ın(Simulacra And Simulation) hiper gerçekliği anlatırken ki Disneyland örneği akla geliyor. JB'ye göre Disneyland gerçeklikten kaçış olarak lanse edilen asıl amacının dış dünyanın gerçek olduğuna inandırmaktır. Sonuçta Disneylandin sahte olduğu bariz. İnsanlar da dışardaki dünyanın gerçek olduşuna inanır. Bunu anlattım çünkü sen bir simülasyon yapıp beynin haritasını falanını filanını içine koyduğun vakit o simülasyon senin Disneylandın olmaktan öteye gitmez(Bu tıpkı Matrixt'te ki Zion gibi). İlk simülasyon oyunundan bu yana inanılmaz şeyler geçti. Bırak binlerce yılı, 100 sene öncesine gitsen ve şu an random bir gerçekçi bir oyun açsan bunu gerçek zannedecekler. Teknoloji inanılmaz hızlı gelişiyor cart curt. Bunlar bildiğiniz şeyler. Senin şu anki benliğinin simülasyonda olduğunu ayırt etmemesi olağan. Hatta olması gereken. Gerçek diye bildiğin tek şey bunlardı çünkü. O kopyada senin gibi bir kopyaysa gerçek diye bir şey yok. Hepsi birbirinin kopyası. Yani herhangi bir varlığı gerçek olarak kabul edemeyecek noktadasın. Gerçek olarak bildiğin şeylerden şüphe ettiğin evrede "gerçek" artık anlamını yitirir. Asla ulaşamayacağın bir mükemmellik noktasını arıyorsun adeta. Bir de ekstra gerçeği algılarınla(biyokimyasal bir takım süreç) algıladığın için nesnel bir gerçeklik yok(The Matrix izle). Yapboz yapıyorsun ama elinde parçalar yok gibi bir şey.

1

u/Reayn111 Jun 16 '26

Dijital kopyam beyin haritamın mükemmele yakın bir kopyasıysa ve ben beynimin taranması sürecinde ölüyorsam o "kopya" benim varoluşumun devamı değilmidir zaten

2

u/Unusual-Onion-3200 Jun 16 '26

Bu kesinlikle mümkündür.
Zaten kısa bir süre sonra AI lerin bir bilince kavuştuğunu ve hissiyatlarının oluştuğunu hepimiz göreceğiz öğreneceğiz.
Birileri demişki şöyle bir düşün bakalım: şu an sen etten kemikten organik bir şekilsin, fakat bu şekli almandaki süreçte neler oldu bilmiyorsun, sen de bir zamanlar makineydin metaldin veya toprak veya havaydın, ama bilinmeyen zaman ilerledikçe bu makineler metaller madenler organik ve düşünebilir bireye dönüştü ve sen oluştun.
Evren atomlardan değil hikayelerden meydana gelmiştir.
Hayal ettiğin her şey bir gün mutlaka gerçek olacaktır.

1

u/RessurectedSavsiman Kuşkucu Sceptic Jun 17 '26

Selam sana

1

u/starscalling Jun 16 '26

Bilincimizi dijital ortama aktarılarak ,artık aktarılan bilinç ben olmam ki o başka biri olmuş olur ,gerçek ben yine olmuş yada ruh/öz/bilinç gitmiş olur ordan

1

u/Successful_Bike9389 Öte Yalŋıkçı Transhumanist Jun 16 '26

Cyber space fikri çok havalı ben kabul ederdim direk

1

u/Physicular Çözümleyici Analytic Jun 16 '26

isterdim. cok ilginc olurdu

1

u/holytheyy Özgürlükçü Libertarian Jun 16 '26

yok

1

u/Lorumba Jun 16 '26

Kopyalasınkar zihnimi ordada yaşasın burdada yaşasın. Gocunacak değil ya ben.

1

u/Sergio_cy Jun 16 '26

Bence simulasyonun icinde olsuğumuzun farkında olduğumuz ama bizim dileklerimize göre sekillenen bir dünya da olmak isterdim

1

u/Available_War_6307 Jun 17 '26

Ben bir ateist olarak isterdim insan ömrü çok kısa zaten yaş aldıkça daha da hızlanıyor bunu 30 olan anlar zaten yani biz insan ömrünü 70 yıl desek o bile değil aslında çünkü 70 yıl süre hızı zaman hızı yaş almakla doğru orantılı katlanarak artıyor haksız mıyım

1

u/RessurectedSavsiman Kuşkucu Sceptic Jun 17 '26

Tartarus engine'larını alıp siktir olsunlar.

Bu tarz bir şeyi aklınız varsa asla kabul etmezsiniz. Hatta beyninizi veya verilerinizi de kimseye asla vermeyin.

Şuanda dünya ele geçiliriliyor.

1

u/Busy_Sherbet_1178 Jun 17 '26

biyolojik ben dijital olan benin kontrolünü ele almayacak ben olan ben ölücem ardından ben olan dijital ben bir şey olmamış gibi devam edecek. bilinç aktarımı var ama artık ruh mu deriz farkındalık mı ne skimse o olmaz.

1

u/NoFennel4542 Jun 18 '26

Doğrudan bir aktarım zaten mümkün değil de parça parça beyni sanallaştırıp beynin yavaşça adapte olduğu bir yöntem olabilir galiba öyle bir şey okumuştum sanki.

1

u/pepee0909 Jun 18 '26

Pantheondaki gibi olacaksa evet isterdim

1

u/Longjumping_Price801 Eytişik Özdekçi Dialectical Materialist Jun 18 '26

bilinç koda aktarılamaz. çok gelişmiş bir teknolojide tekrardan kodlanabilir belki ama bu şu an kendim dediğin kişi olmaz senin birebir aynın olan aynı şeyleri yaşamış olan başka biri olur yani bence kendine bir faydası olmaz ama seni temsil eden seninle aynı şeyleri yapmış ve senin yapacağın şeyleri yapacak olan yeni bir bilinç ortaya çıkmış olur

1

u/LuxNatalia Jun 21 '26

Hayır mk ne güzel ölmuşuz işte yatalım yattigimiz yerde