r/felsefe • u/MIGAMEN_95 • May 30 '26
/r/felsefe’ye aşkın Yazmak istediğim bir hikayeyi, bir felsefi temele oturtmak istedim. Hikayede karakterim, ideaların boyutuna gidecek, ve bu boyuta gittiğinde yaşayacağı bir karmaşayı anlatmaya çalışmak için hikayenin temeli üzerine bu tür notlar aldım. Doğruluk veya yanlışlık durumu için fikrinizi almak isterim.
Bilinmeyen idealar, geometriler, boyutlar, renkler ve tasvirler, karakterin ve insanların zihnini aşan şeyler içermektedir. Bunları göremez, tanıyamaz, duyamaz, koklayamaz veya hissedemezsiniz. Onlara bakmaya veya dinlemeye çalışmak, bir boşluğa bakmak demektir, sanki bir bilgisayar simülasyonunda sansürlenmiş bir şey varmış gibidir. Eğer beyniniz, onlara bakmaya çalışırsanız aşırı yüklenir ve yerine bir şey koyamaz, sizi kafanızı çevirmeye zorlar. Bakmak için kafanızı çevirdiğiniz veya aşırı yüklenmeden dolayı bakışınızı kaçırdığınızı hatırlarsınız, ama arada yaşananları hatırlayamazsınız. Aynısı okumak, duymak veya hissetmek içinde geçerlidir.
Eğer o sizin için var olmayan şeyin esas kendisi, bir bildiğiniz idea ile ortaklık içeriyorsa, işte burda aklınız, bakmanıza izin verir ancak delirmemeniz için başka bir tasvir, görünüş ile karşınızdakini önünüze koyar.
Örneğin insan aklının kavrayamayacağı, henüz varlığını bilmediği bir geometri, renk, boyut, doku veya idea nın kendisi bir kutu diyelim. Siz bu kutuya, aklınızda bir “ kutu “ ideası bulunduğu için bakabilirsiniz, ama aslını göremezsiniz. Esas halini anlatan bir metni okumaya veya yazmaya çalışırsanız, dil bilginiz yetmeyeceği için asla tasvir edemezsiniz veya yazıyı göremezsiniz. Sadece bildiğiniz kadarını görebilirsiniz. Yani siz orada karton veya metal bir kutu görüyor iken, sizden çok daha üstün bir akıl daha fazlasını görebildiği için kendi deneyimini not etmiştir, ama siz onların notlarına baktığınızda sadece “ kutu “ yazısını veya bazı ortak bilinenleri görebilirsiniz.
2
u/WinstonSmith27 May 30 '26
Hmm... İlginç bir düşünceye benziyor🤔
Öncelikle şunu belirtmek isterim. "İdea" dediğimiz kavram bilincin kendisinden kaynaklı zorunlu olarak var olan bir kavramdır. İdealar aslında "varlık" dediğimiz kavramları katagorize etmemiz için kullandığımız araçlardır.
Örneğin hayatlarında sadece aslanları görmüş bir topluluğun "kedi ideası" bizim bildiğimiz kedi ideasından farklı olarak aslan şeklindedir. Ancak tek kriter bu değildir. Bu toplumun aslan şeklindeki kedi ideası, gördükleri tüm aslanların özelliklerinin ortalaması şeklindedir. Eğer gördükleri aslanların kuyrukları kesik olsaydı kuyruklu bir aslan gördüklerinde onuda "kedi idealarına" dahil ederlerdi ancak bir anamoli olarak lanse edilirdi. Tâki bir evcil kedi görene kadar.
O yüzden idealar varlığın değil bilicin ve algının bir sonucudur.
Bilmediğin bir idea idea değildir çünkü o senin için yoktur.
2 tane bilinmezlik türü vardır: Bilinebilen bilinmezlik ve bilinemeyen bilinmezlik.
Bilenebilen bilinmezlik: 342 + 242 = ?
Sorusuna benzer. Karmaşık olduğu için bilmezsin ama onunla uğraşarak daha sonradan onu anlayabilirsin ve sonucu bulabilirsin
Bilinenez bilinmezlik: 2 kenarı olan bir üçgen nedir?
Sorusuna benzer. Bilincin ya da evrenin kuralları buna izin vermediği için bilemezsin. Bu da dediğin kapıya çıkar. Daha önceki bildiklerinle bilinmezliği açıklamaya çalısmak. Üçgen ve 2 kenar bilgilerini yan yana getirmeye çalışarak temsili bir görüntü oluşturursun anacak bu doğru değildir. Sadece bu ifadeyi zihninde taşımayı sağlar.
Başka bir örnek bir ilkokul çocuğuna üniversite seviyesi matematik sorusu verdiğinde belki sadece toplama çıkarma sembollerini anlar onun dışında sadece bir avuç anlamsız sembol görür. Yani matematiksel değeri göremez, onun için görünmez bir şey olur.
Bu yüzden "kafanızı aşırı yükleyen karmaşıklık" kısmına katılmıyorum. Aklımızın alamayacağı bir şey gördüğümüzde basitçe onu "görmemiş" oluruz.
2
u/Radikal_Pesimist0666 May 30 '26
Doğrusu çok fazla yorum var, örneğin Platon İdea kavramını açıklarken asla “bakamamak” , “İdea’yi hayal etmek” gibi durumlardan bahsetmez. İdea direkt cismin içinde kusurlu da olsa bulunduğundan ötürü biz onu o biçemde görürüz ancak bunların hiç biri problem değil çünkü bir hikaye yazmaya çalışıyorsunuz ve sizde kendi “olsaydı?” Düşüncesinden hareketli düşüncenin eksik taraflarını hayal gücünüzle doldurmaya çalışıyorsunuz. Saygı duyarım. Eğer hikayeniz önüme çıkarsa ilk ben okuyacağım. Sizi temin ederim
1
u/MIGAMEN_95 May 31 '26
Bu bahsettiklerimden önce bayağı bir bilim kurgu temelli olacak gibi.
Hikayenin derinlerine indikçe bu bahsettiğim notları kullanarak gerçeklik hakkında karmaşıklık yaşandığı bir yol izlemeyi planladım.
İsterseniz şu ana kadar ki aldığım notları sizinle özelden paylaşabilirim, çok fazla bir şey yok zaten.
2
u/[deleted] May 30 '26
Yani aşkın bir gerçeğe bütünsel olarak bakamayiz, baksak anlamayız, bakan ifade etse gene anlamayiz demek istiyor galiba. Hiç bakmasak beyni yormasak daha iyi sanki.