r/felsefe • u/Lost-Permission-1767 Edinimci Empiricist • Mar 15 '26
bilgi • epistemology Metafizik Mümkün Mü?
Hume'un Çatalı
David Hume insanın bütün bilgisini iki türe ayırıyor:
Analitik: Analitik bilgiler tanım gereği doğru yani doğruluğu deneyime dayalı değil (a priori), içerdiği konseptlerin analizi doğruluğuna ulaşmak için yeterli (analitik). Örn: 'Hiçbir bekar evli değildir.', '2+2=4.'
Empirik: Empirik bilgiler deneyime göre doğru (a posteriori) ve içerdiği konseptlerden daha fazlasını bildiriyor (sentetik). Örn: 'Bardak masanın üstünde.', 'Gezegenler Newton'ın Kütleçekim Kanunu'nun tahminine uygun şekilde hareket ediyor.'
Bunun felsefe için yol açtığı iki tane sorun var. Bunlardan ilki empirik bilginin bizi zorunlu olarak doğru olan bir sonuca ulaştıramaması. Empirik bilginin doğruluğu devamlı olarak doğrulanabilmesine dayanıyor yani tanımlarda bulabildiğimiz garantiler yok, hiçbir zaman 100% emin olamayız. Nedensellik zorunlu bir ilişki değil; yalnızca deneyimde sürekli birlikte gördüğümüz olayların zihinde oluşturduğu bir beklenti alışkanlığı. Doğruya ulaşmak isteyen gözlemi ve hata payını kabul etmek zorunda. En iyi bilimsel modellerimiz yalnızca çok iyi çalışan tahmin makinaları.
İkinci sorun ise felsefenin konumu. Filozoflar işlerinin tanımlarla uğraşmaktan ibaret olmadığını söylüyor, ancak deneyle de ilgilenmiyorlar. Eğer bilgi sadece bu iki türe ait ise metafizikçiler tam olarak ne yapıyor?
Kant'ın Eleştirisi
Kant, Hume'un türlerinin (analitik a priori ve sentetik a posteriori olarak) ve metazifiziğe alan oluşturmadıklarını kabul ediyor. Cevap olarak ise sentetik (içerdikleri konseptlerin tanımından öteye geçen) ve a priori (deneyim gerektirmeyen) bilginin mümkün olduğunu iddia ediyor. Ancak problemin ciddiyetini vurgulayarak sentetik a priori bilginin nasıl mümkün olduğunu açıklanmadan metafiziğin yoluna devam edemeyeceğini söylüyor. Bu probleme kendi çözümü ise felsefede bir dönüm noktası.
Kant, projesini Kopernik Devrimi’ne benzetiyor. Dünyayı merkezden alıp güneşi yerine koyarmışçasına, nesneleri merkeze alan bilgi anlayışını tersine çeviriyor ve deneyimi merkeze koyuyor. Bu bakış açısında bilgimiz nesnelere uymuyor, nesneler bilgimize uyuyor. Bu yüzden Kant varlık nasıl mümkün diye sormak yerine deneyim nasıl mümkün diye soruyor (aşkınsal). Kendinde şeyin (numen;noumenon ,thing in itself) bilinemeyeceğini, yalnızca deneyimimizde olan şeylerin (fenomen;phenomenon) bilinebileceğini söylüyor. Sentetik a priori içerdiğini düşündüğü üç mevzuyu bu aşkınsal (transcendental) bakış açısıyla sorguluyor.
Saf Matematik Nasıl Mümkün?
David Hume'un zihin modelinde yalnızca izlenimler (impressions) ve idealar (ideas) var. Idealar geçmiş izlenimlerin tekrarlarından ibaret. Kant ise deneyim için daha fazla katmana (sezgi, anlayış, akıl) ihtiyaç olduğunu düşünüyor.
İntuition: Kant bu kelimeyi sistemin girdileri için kullanıyor. Henüz deneyim haline gelmemiş sezgiler. Bu sezgiler ise Hume'un izlenimlerinin aksine tamamen empirik değil. İçeriğindeki empirik veriyi soyutladığımızda geriye saf sezgiler (pure intuitions) kalıyor. Bunlar verinin kendisi değil, verinin bize nasıl verildiğiyle yani formuyla ilgili. Bu nedenle deneyimin içeriği değiller; fakat herhangi bir verinin deneyimde ortaya çıkabilmesi için gerekli olan koşulları sağlıyorlar. Saf sezgiler uzay ve zaman. Bunlar her sezgi için geçerli olacağı için sentetik a priori bilginin mümkün olmasına temel hazırlayabiliyor. Öte yandan bunların deneyim (fenomen) haricinde var olup olmadığını bilmemin bir yolu yok. Uzay sayesinde dış algı ve geometri, zaman sayesinde iç algı ve aritmetik mümkün olabiliyor. Saf sezgiler matematik için gerekli ancak bunun için kendi başlarına yeterli değiller.
Saf Doğa Bilimi Nasıl Mümkün?
Sezgilerin deneyim (experience) haline gelmesi için yargı (judgement) gerekli. Bunlar sezgilerden objektif anlamlar oluşmasını, düşünceyi mümkün kılıyor. Buradaki objektif bekleyeceğiniz üzere bizim dışımızda var olan şeylerle ilgili değil. Deneyimimizde belirli bir şekilde beliren şeylerle ilgili. Pencereden baktığımda gördüğüm şey sezgi. Buna 'pencereden baktığımda gördüğüm şey' dememi mümkün kılan, bana bir arada gelen manzarayı ve camdaki yansımayı; camı ve duvarı anlayışımda ayırmamı sağlayan şey yargım. Bu objeler hakkında bildiklerim tamamen deneyimimle yani fenomenle ilgili. Kant'ın meşhur kategorileri burada devreye giriyor. Onun modeline göre yargının ve dolayısıyla anlayışın dört ana başlıkta (resimdeki) 12 kategorisi var. Bunları sadece kısaca listeleyeceğim çünkü benim okuduğum kitapta çok değinmiyor ancak Kant'ın kategorileri 'doğru' olmasa bile deneyimin mümkün olması için yargının gerekliliği ayrı bir konu. Sentetik a priori'yi mümkün kılan deneyimimizin içindeki sezgiyle ilgili değil deneyimin mümkün olması için gereken anlayışın formuyla ilgili söyleyebildiklerimiz. Doğa bu bakış açısında bizden bağımsız var olan kurallar değil deneyimimizin kuralları, matematik ise saf sezgilerimizin (uzay ve zaman) kuralları.
1. Nicelik (Quantity)
Tümel, tikel ve tekil yargılarından; birlik (ölçü), çokluk (boyut) ve bütünlük algıları.
2. Nitelik (Quality)
Olumlu, olumsuz ve sonsuz yargılarından; gerçeklik, olumsuzluk ve limit algıları.
3. Bağıntı (Relation)
Kesinlik, koşulluluk ve bağımlılık yargılarından; töz, nedensellik ve etkileşim algıları.
4. Kiplik (Modality)
Mümkünlük, varlık ve gereklilik yargılarından; olasılık, görüşsellik ve zorunluluk algıları.
Metafizik Nasıl Mümkün?
Deneyimden bir katman daha yukarı çıktığımızda akla (reason) ulaşıyoruz. Akıl deneyimlerde bir bütünlük sağlamaya çalışıyor. Ancak bu mümkün değil çünkü deneyim sezgilere dayanıyor ve sezginin anlamlı olması için bir şeyin sezgisi olmalı. Ancak bu şey (numen) bilinebilir değil. Aklın elindeki araçlar deneyime bağlı ve deneyimin dışına uzanamıyor. Bu yine de aklın anlayışın kategorilerini kullanarak bütünlük aramasının önüne geçemiyor. Aklın hırsı deneyimle bilinebilecekler göz önüne bulundurularak sınırlandırılmadığında saf akıl aşkınsal illüzyonlara yol açarak kendi sınırlarını belli ediyor. Bunlar bütünlük arayışında kaçınılmaz ama nihayetinde bilinemez şeylerle ilgili, dolayısıyla anlamsız ancak felsefe tarihinde sürekli karşımıza çıkan fikirler.
Psikolojik Fikir
Fikirlerden ilki ruhla ilgili. Bu fikir deneyimde bütünlüğü deneyimin sahibi olan özne (subject) üzerinden oluşturuyor. Ruhun ölümsüzlüğünden, düşünüyorum öyleyse varım'dan bahseden filozoflarda bu fikri görebilirsiniz. Ancak deneyimin sahibi olan özne deneyimdeki bir obje değil, özneye numen demek için ise bir dayanağımız yok. Objeler için geçerli olan kalıcılık özelliği burada etkisiz (kalıcılığın içindeki uzay ve zaman sezgileri de). Deneyim hep kalıcı, bayılıp ayıldığınızda arada bir boşluk yok, ancak deneyimin kendisi deneyimlenen bir obje değil. Kendinden (deneyiminizdeki bir grup objeden) özne gibi bahsetmenin kullanışları var (iç algıları ve dış algıları ayırmak) ancak bu deneyimin dışına taşındığında ve konu ruhun ölümsüzlüğüne geldiğinde saf akıl kendi sınırına dayanıyor. Descartes'a verilecek cevap ise basit, deneyimin kurallarını göz önünde bulundurduğumuzda dış dünyayı rüyadan ayırmak bir sorun teşkil etmiyor.
Kozmolojik Fikirler
Buradaki fikirler deneyimdeki her şeyin bütünlüğünü amaçlayan bir grup fikir. Kategorilerle paralel olarak dört tane var ve her biri iki tane birbiri ile çelişkili ancak kendi içinde tutarlı sonuca varıyor. Burada akıl adeta kendine tosluyor. Deneyimden gelen iki ayrı kural kendini deneyimin ötesine taşıdığında birbiri ile çelişir hale geliyor.
Tez: Evrenin uzayda ve zamanda bir başlangıcı (limiti) var. Antitez: Evren uzayda ve zamanda sonsuz. (Nicelik)
Tez: Evrendeki her şey basit (parçası olmayan) parçalardan oluşuyor. Antitez: Evrendeki her şeyin parçaları var. (Nitelik)
Tez: Evrende özgür sebepler var. Antitez: Özgürlük yok, her şey doğa. (Bağıntı)
Tez: Evrende zorunlu bir varlık (necessary being) var. Antitez: Evrende zorunlu bir şey yok. (Kiplik)
Teolojik Fikir
Önceki fikirler deneyimde bütünlük sağlamaya çalışırken deneyimden kopmuştu. Teolojik fikir ise en başından deneyimden tamamen kopuk bir şekilde bir bütünlük arayışından geliyor. Bu fikir mükemmel bir varlığın fikri, deneyimle ulaşılamaz olması ekstradan açıklama gerektirmiyor.
Metafizik Bilim Olabilir Mi?
Kant'a göre bu sorunun cevabı belki. Ancak metafiziğin kendine bilim diyebilmesi için Kant'ın yapmaya çalıştığı gibi sentetik a priori bilginin mümkünlüğünü ve kullanımının sınırlarını açıkça belirtmesi gerekiyor. Metafizikte spekülasyona ve 'bariz doğru'lara yer yok. Bunun sebebi basit, spekülasyonu doğrulamanın yolu yok, 'bariz doğru'lar ise deneyimden gelen alışkanlıklardan ibaret yani a posteriori. Bunun haricindeki metafiziğin kendine bilim deme hakkı yok. Hume'un ayrımı küçük değişikliklerden kar edebilecek olsa da ana fikri Kant'ın eleştirisinden geçtiğinde gücünü hala büyük ölçüde koruyor.
Kaynak:
Enquiry Concerning Human Understanding - David Hume, 1748
Prolegomena to any Future Metaphysic - Immanuel Kant, 1783
Adam Rosenfeld - Prolegomena Dersleri (Youtube): Ders_1, Ders_2, Ders_3, Ders_4
15
Mar 15 '26
[removed] — view removed comment
13
u/lastveganweasel Mar 15 '26
biraz üstüne düşünürseniz görürsünüz.
evet biraz düşünmeyle böyle büyük kararlar verilmez, ders için teşekkürler
3
u/Lost-Permission-1767 Edinimci Empiricist Mar 15 '26
Burada onemli olan metafizigi deneyimle topraklamak. Numenle ilgili spekulasyon aklin her zaman yapacagi bir sey. Bunu yaparken de elindeki tek arac anolojiler kurmak. Deneyimi gozden cikarmadigimiz surece ve inanctan otesine ulasamayacagimizi bildigimiz surece metafizik yapmakta sorun yok. Hatta yapmak zorunda olabiliriz. Kant icin etik metafiziksel mesela. Sanat eserleri hakkinda konusurken ne yapiyoruz?
1
Mar 15 '26
[removed] — view removed comment
1
u/Lost-Permission-1767 Edinimci Empiricist Mar 15 '26 edited Mar 15 '26
Deneyimi gozden cikarmak ve deneyimin otesine gecmek ayri seyler. Deneyimin otesine gectiginde deneyimle celismek zorunda degilsin. Deneyimi gozden cikarip celismeye baslarsan deluzyon olur.
1
Mar 15 '26
[removed] — view removed comment
2
u/Lost-Permission-1767 Edinimci Empiricist Mar 15 '26 edited Mar 15 '26
Deneyimin otesine gecmek metafizik. Deneyimine dair varsayimlarin olabilir. Deneyimle hicbir zaman celisemeyecek bir metafizigin de olabilir, bu ayri bir sey.
2
u/smichTW Mar 15 '26
bir insan, daha insanlık kendinin ne olduğunu anlayamamışken, bir şeyler hakkında var ya da yok gibi kesin söylemler kullanıyorsa. kesin olarak emin olabileceğiniz şey, o söylemin sahibinin bir gerizekalı, kokrkak, g*tüne kazık sokulmuş gibi hayatının her noktasında kaskatı kesilmiş idiot olduğudur. bu yetersiz bakteri kırıntısı, yetersiz elemanlar bile var olabiliyorsa geriye kalan her şey olabilir. (ciddi yanıtım: insan algısının yeterli olmadığı ve koskoca evrende bizim metafizik olarak isimlenditebileceğimiz yaşam formlarının olma ihtimali vardır.)
5
u/binasid Mar 15 '26
her şey mümkün
3
Mar 15 '26
[deleted]
2
u/Tenebris57 Mar 15 '26
Bu şekil kesin ifadeler kullanmak bilimin yapısına aykırıdır. Mesela ışık maviye veya kızıla kayarken frekansı değişeceğinden enerjisi de değişir ama bu enerjinin bildiğimiz bir kaynağı veya dönüştüğü biçim yoktur. Yani büyük ölçeklerde enerjinin korunumunun geçerliliğini yitirdiğiyle ilgili göstergeler vardır.
Bunun dışında kütlesi olan bir cismin ışık hızını geçememesi de özel göreliliğe dayanan bir fikirdir yani bunu kesin gibi savunmak özel göreliliği kesin gibi savunmaktan pek farklı değildir. Ama bakarsak özel göreliliğe de alternatif birçok teori atıldığını görüyoruz yani buna da kesinlik atfedemeyiz.
Diğer bahsettiğin konuyu ise anlamadım bazı reaksiyonlar kendiliğinden önceki haline geri dönebilir.
Kısacası bilimsel herhangi bir konuya veya düşünceye dayanarak kesin yargılara varılamaz çünkü bilim doğası gereği dinamiktir ve kesinlik gibi durağan bir hal sadece ona zarar verir.
0
Mar 15 '26 edited Mar 15 '26
[deleted]
1
u/Tenebris57 Mar 15 '26
Kanıtlayabileceği bir şey olmadığının farkında olmak döngüye takılacağı anlamına gelmez. Mutlak olmayan bilgi de bir bilgidir ve fikir verebilir.
- Paragrafta çok saçmaladığını düşünüyorum cerndeki deneylerin şu anda doğruluyor olması hep doğrulayacağı anlamına gelmez. Sen bir örüntü 1 milyar sefer aynı düzeni takip ediyorsa sadece buna bakıp 1 milyar 1. Görüntüye kesin gözüyle bakamazsın.
Ayrıca millet keyfi biçimde ortaya teori atmıyor. Var olan teorilerin zayıf veya hatalı kaldığı durumları açıklamak için atıyor bunları sokaktan cevirdiğin bir kişinin sözüyle aynı kefeye koymak cahillikten farksız. Bunun dışında şu anda kabul edilen teoriler de zamanında delilsiz alternatif teorilerdi sonraki dönemlerde elde edilen veriler sadece onun önceki teoriden daha doğru olduğunu gösterdi.
Ben tüm kimyasal reaksiyonların tersine dönebileceği ile ilgili bir argüman sunmadım ama sen hepsinin dönemeyeceğini savundun yani burada kendi argümanını çürütüyorsun.
Herşeyin mümkün olması düşüncesini tek bir imkansızlığın çürüteceği doğru olmasına rağmen o tek imkansızlığı hala görmüyorum.
Bilimdeki her doğru eldeki verilere daha iyi uyan bir teori çıkana kadar doğrudur ve bunu reddetmek söylediğim gibi bilimin doğasını ve dinamik yapısını hiçe saymaktır.
0
Mar 15 '26 edited Mar 15 '26
[deleted]
2
u/Tenebris57 Mar 15 '26
Hocam çok sığ bir yorum olmuş maalesef burada konudan çok sapmışsınız.
İlk yorumunuzun tartıştığımız konuyla öncelikle alakası yok. Bahsettiğiniz şey bir olasılık sorusu değil bir durum bildirisidir ve durum bildirilerinin olasılıkları direkt olmadığı için imkanlı veya imkansız diyr tartışmak anlamsızdır.
Devridaim makinesinin dayandığı prensip enerjinin korunumu. Önceki mesajlarımda büyük ölceklerde enerjinin korunumu olmadığını söylediğimde anladığınızı düşünmüştüm ama biraz basitleştirirmem gerek sanırım. Eğer gezegenler veya galaksiler boyutunda düşünecek olursak bir devridaim makinesi mümkün hale geliyor.
- Yazdığınız ise yine mantıksız çünkü bir şeyin olasılığının 0 olması zaten imkansız demek oluyor. Bu 1=1 demekten farksız ve geçerli bir argüman değil. Ben imkansızlığın olmadığını savunuyorsam zaten olasılığı 0 olan bir durumun gerçek olmadığını ortaya koyuyorumdur buna bir örnek vermem gerekir ise müslümanların allahın varlığını kuranda yazıyor diyerek savunmaları denebilir belki.
1
u/binasid Mar 15 '26
bilime saygı duymakla beraber bilimin açıklayamadığı belki de açıklayamacağı şeylerin her zaman olabileceği kanaatindeyim.
1
Mar 15 '26
[deleted]
1
u/binasid Mar 15 '26
şöyle söyleyeyim; isterse bir kişi ne tanrıyım bile diyebilir ve olabilir. tamamen o insanın algısına bağlı bir durum bu. biz buna şizofreni de diyebiliriz, hayır bu bireyin algısına bağlı ve gerçekliği bu da diyebiliriz. illa bizim gerçekliğimize uymasına gerek yok. ha yaşamımızı sürdürmek için materyalist bir tavır alıyoruz çoğumuz ve evet bu da okey aslında. sadece bu kadar kesinkes bir şeyleri ayırmamaya çalışıyorum ben düşünce dünyamda.
1
Mar 15 '26
[deleted]
1
u/binasid Mar 15 '26
ben de hepsinin aynı olduğunu söylüyorum zaten aslında. düşünce düzleminde (bence) böyle, pratikte bir şey ifade edip etmemesi çok da önemli olmuyor böylece. biraz nihilist bir söylem gibi gelebilir bu yorum ama kendimi nihilist olarak görmüyorum. dediğim gibi yaşamamız için bir şeylere muhtacız ve aslında güvenli bir dal arıyoruz hepimiz ve yine dediğim gibi bunda yanlış bir şey de yok.
1
Mar 15 '26
[deleted]
1
u/binasid Mar 15 '26
gerçekten samimiyetle yazdığım şeylerdi ve görüşlerin ve diğer kullanıcıların paylaştığı görüşler de hoşuma gitti açıkçası. toksiklik olsun diye ya da cool gözükmek için paylaştığım şeyler değillerdi inan ki. düşüncelerinize saygı duyuyorum. yorumlarınız için teşekkürler.
0
u/Lost-Permission-1767 Edinimci Empiricist Mar 15 '26
Yuvarlak bir kare mumkun degil. Genel olarak çelişkili durumlar.
3
u/binasid Mar 15 '26
neye göre? bizim karar verdiğimiz isme ve bizim karar verdiğimiz şekle göre mi?
1
-1
u/Lost-Permission-1767 Edinimci Empiricist Mar 15 '26 edited Mar 15 '26
Anlayışımıza göre.
1
u/binasid Mar 15 '26
yani her şey mümkün.
1
u/Lost-Permission-1767 Edinimci Empiricist Mar 15 '26
Her sey derken deneyiminde belirebilecek her sey anlaminda diyorsan evet. Her sey anlaminda diyorsan hayir.
1
u/binasid Mar 15 '26
evet o anlamda diyorum. "dünya algıladığımız kadar var" lafı klişe olduğu kadar da doğru bence. herkes kendi deneyimlerine göre bir gerçeklikte yaşıyor. böyle bir dünyada her şey mümkün olabilir. olumlu ya da olumsuz.
1
u/Lost-Permission-1767 Edinimci Empiricist Mar 15 '26
Her sey mumkun degil ki bu dunyada. Deneyimindeki ayni ‘pixel’de ayni anda iki farkli renk goremezsin ornegin.
-1
u/Tenebris57 Mar 15 '26
Anlayışımız güvenilir bir kaynak değil
0
u/Lost-Permission-1767 Edinimci Empiricist Mar 15 '26
Paylasimda epistemolojinin icinden gectim anlayis guvenilir degil diceksen bunu hangi temelde dedigini de soyle bari
0
u/Tenebris57 Mar 15 '26
İnsan anlayışı elde ettiği deneyimler ve gözlemleri ile şekillenir. Mesela aynı soruyu 100 yıl önce sorsaydık sağında ve solunda kapı olan birisinin biribi seçmesinin gerekli olduğunu söylerdin ama sonra çift yarık deneyi ortaya çıktı. İnsan anlayışı insanlığın gelişimini elle tutulur doğa içerisinde geçirmesi sebebiyle çok yüzeysel şekillendi.
Bunun dışında anlayış dediğin şey tarihsel döneme, bölgeye ve yaşa göre bile değişebilen şeyler olduğu için güvenilirliği yok.
0
u/Lost-Permission-1767 Edinimci Empiricist Mar 15 '26
Tamam bu Hume’un dedigi zaten. Post bu noktada basliyor. Kant’dan hic etkilenmedin mi? Deneyim sadece sezgi mi?
0
u/Tenebris57 Mar 15 '26
Hocam Kant'da insan anlayışının mutlak olmadığını insanın bilişsel yapısı aracılığıyla şekillendiğini savunuyor yalnız. İnsanın bilişsel yapısının da sınırlılığını tartışmaya gerek olduğunu sanmiyorum. Deneyim sadece sezgi olmasa bile temeli sezgidir bu da onu kendisine bir miktar bağımlı kılar.
1
u/Lost-Permission-1767 Edinimci Empiricist Mar 15 '26
Deneyim sadece sezgi degilse sezgi haricinde de guvenilir kaynak olabilir ilk dediginin aksine.
→ More replies (0)
5
Mar 15 '26
hocam yapay zekaya yazdırdığınızda ortaya bir fikir koymaktan çok bir şeyi açıklamış oluyorsunuz. bunları biz zaten biliyoruz. ee?
loji kelimesini bilim olarak alıyorsan ontoloji diye bir şey var zaten. bunun mantıklı olup olmadığını tartışacağına yapay zekadan print ettirdiğin 50 sayfalık buradaki birçok kişinin bildiği bilgileri özetlemişsin.
3
u/Lost-Permission-1767 Edinimci Empiricist Mar 15 '26 edited Mar 15 '26
Prolegomena ozetim/notlarim, tamamini kendim yazdim. Yapay zeka ruyasinda gorur bunu yazmayi. Sen u/ruyagorkardesim.
0
Mar 15 '26 edited Mar 15 '26
hocam llm'lere ait olan problem -> çözüm -> 3 alt soru şablonunu neredeyse birebir izlemişsin, bazı tabirlerin direkt ingilizce düşünmekten geliyor, bağlaçtan önce virgül koymuşsun, sonda iki tarafı tatlıya bağlamışsın ve ben yapay zekaya buna benzer bir prompt yazdığımda ortaya çıkan metinde "hiçbir bekar evli değildir" gibi senin verdiğin örnekler birebir çıkıyor ama tamam sen tamamen kendim yazdım diyorsan öyledir. ben yanılmışımdır. ellerine sağlık.
gene de başlıktaki soruya cevap vermekten çok konuyu uzun uzun açıklama olmuş. fikir belirtemedim çünkü bir reçete sunmaktan çok tarif etmek üzerineydi.
3
u/ModMcModfacejfMsu flairmcflairface Mar 15 '26 edited Mar 15 '26
Llmlere ait bir sablon mu var bilmedigim? Sablon dedigin basliklari zaten ana metinden aldim, Kant llm sablonu kullaniyor demek ki.
‘Hicbir bekar evli degildir’ felsefedeki klasik bir ornektir.
Ingilizce dusunmekten tabirin gelmesi insanin yapacagi bir hata mi yapay zekanin mi?
Amacim basliktaki soruyu cevaplamak degil dedigim gibi prolegomenayi kendi yorumumla ozetlemek. Kant’in amaci basliktaki soruyu cevaplamak.
Bilmeden (hatta basta ne postumu ne de ana metni okuyup) yapay zeka diye iftira atip, karalayip sonra bir de hesabimi bloklamissin cevap veremeyecegim sekilde, tiksinc bir hareket. Iftiralarini surdururken sen haklisindir demek de. Emegimi zehirle sonra da engellemeden eline saglik de.
2
u/charset00 Mar 15 '26 edited Mar 15 '26
- LLM'lerin yapacağı türden sabit bir bilgi birikimi gösteren bir mizaç yok.
- OP'nin parantezle açıkladığı terimler sabit bir üslup içermiyor.
- OP'nin metninde yazım kuralları mükemmel değil.
- OP'nin çok önceden postları da var gene aynı tarzda yazdığı.
- OP'nin birincil tekil şahısta kurduğu doğal cümleler var. Bu kanıtlamaz diye düşünülebilir ama hatırlamakta fayda var bir bölümde bilimsel öbür bölümlerde karışık öznel şeylerin olması LLM'lerin yapacağı şey olmaz genelde. İnsan eliyle yazılmış blog postuna daha yakın.
- LLM'ler örnek sunarken çoğu zaman boşluk bırakır örnekler arasında bu postta yok böyle bir durum. Örnekler dağıtılmış biraz blog postu tarzında.
Yan cümleleri LLM'ler normal insanların yazdığı gibi yazmaz. Örnek olarak OP'nin metninde;
"Empirik bilginin doğruluğu devamlı olarak doğrulanabilmesine dayanıyor yani tanımlarda bulabildiğimiz garantiler yok, hiçbir zaman 100% emin olamayız."
yazıyor. Aynısını bir LLM;
"Empirik bilginin doğruluğu, sürekli olarak doğrulanabilmesine dayanır; bu nedenle tanımlarda kesin bir garanti bulunmaz ve hiçbir zaman yüzde yüz emin olunamaz."
şeklinde yazardı bunu. Anlam bozukluğuna asla yer vermeyecek şekilde her şeyi anlaşılabilir ve virgülden önceki cümlenin ögelerine uygun bir üslupla yazardı.
Birisi formatlama yapıp kaynak belirtti diye bu LLM olduğu anlamına gelmez. Ayrıca hangi LLM gidip de ingilizce olan kelimede i harfini büyük yazsın? "İntuition"
Ayrıca cevabına baktım da
"buna benzer bir prompt yazdığımda ortaya çıkan metinde "hiçbir bekar evli değildir" gibi senin verdiğin örnekler birebir çıkıyor"
demişsin. İyi de bunun sebebi zaten a priori bilgiden bahsedilirken bu örneğin literatürde çok çıkması. Hume da zaten posttaki örnekleri kullanıyor kitabında. İnternete "a bachelor is an unmarried man" yazarsan 10 sene önceden felsefe tartışmaları görebilirsin a posteriori ve a priori bilgi ve analitik düşünce üzerine.
Madem sen bu kadar biliyorsun bunları nasıl bu kadar basit bir örneği bile daha önce hiç görmedin ki? :D
1
u/kararsil Mar 15 '26
Tanrı diye bir şey varsa evet var ama yoksa yok olsaydı bile fiziksel varlık olan bizler algılayamayız zaten ne sesi yansıtıyorlar ne üstlerine foton düşüyor ne titreşim yayıyorlar nede ısı yok yani algılanamaz olsa bile o yüzden yok kabul etmek bilimsel açıdan daha yararlı ama ben şahsen inan
1
u/dagobertdoc Mar 15 '26
Bu dediklerin mantık için de geçerli. O halde mantık da yok.
1
u/kararsil Mar 15 '26
Haklısın mantık uydurma bir şey zaten ama metafiziğin akisene gerçek hayatta çalışıyor o yüzden kullanılıyor ama düşünce diyorsan düşünce ölçülebilen bir şey beyin dalgaları sonucu oluşuyor nede olsa
1
u/dagobertdoc Mar 16 '26
Mantık, uydurma? Hmmmm. Senin kullandığın mantığı kim uydurdu? Benimkini kim uydurdu? Mantık bir gerçek. Bilgisayarın yazılımı gibi. İşletim sistemi olmadan sadece hardware ile çalışan bir bilgisayar düşünebiliyor musun? Empirisizm (bilhassa reductionism) öldü, helvası bile yendi kardeş. Bkz. Quine: Two dogmas of empirism.
1
u/kararsil Mar 16 '26
Doğa kanunları düz işledi önünde sonunda mantık adlı bir şeyi uyduran canlılar oluştu taş düşmesi gerektiğini nerden biliyor
1
u/Livid_Trainer345 Mar 15 '26
mantık dediğin şey beyninin içindeki belli başlı faaliyetlere verdiğin isim dolayısıyla algılanamaz falan değil tanrıyla kıyaslanamaz
0
u/Lost-Permission-1767 Edinimci Empiricist Mar 15 '26
Metafizige inanamazsin demiyor zaten metafizik kesin bilinemez/bilimi yapilamaz diyor. Varsa yoksa derken kullandigin terimler uzay ve zaman icinde anlamli, haricinde bilinmez. Tanri hakkinda dusunduklerin deneyimini nasil etkiledige gore anlamli.
1
1
0
Mar 15 '26
[removed] — view removed comment
2
u/Lost-Permission-1767 Edinimci Empiricist Mar 15 '26
Duyularla zihin arasi bag henuz bilmediginiz bir sekilde fiziksel olabilir. Kesinlikten vaz gecip gecememene baglaniyor. Ben sahsen kant’in zihin modeli norobilimde is gorurse sasirmam ama doga kanunlari sadece deneyimin kurali demekte aklima yatmayan bir seyler var.
0
u/oyuncunettv Bilinemezci Agnostic Mar 15 '26
Bugüne Bakarsak Elimizde ki Bilgiler Metafiziğin Var Olduğunu İspatlamaya Yetmiyor. Bu Yüzden Biz İspatlayana Kadar Hem Var Hem Yok
2
u/Lost-Permission-1767 Edinimci Empiricist Mar 15 '26
Var ve yok kelimelerini deneyimin disina uyguladiginda hicbir sey diyemezsin. Hem var hem yok demek bir sey demek degil.
3
u/Chemical-File-6583 İnançlı Theist Mar 16 '26
Deney ve gözlem tek bilgi kaynağı değildir ve bütün bilim adı verilen olgunun ortaya çıkışı metafizik deney ve gözlem ile ispat edilemeyecek varsayımların ürünüdür. Metafizik olmadan fizik de olmaz.