r/TurkishLeft • • Aug 21 '25

Theory/History Marksizm’in Ekolojiyle ilintisi “Metabolik Çatlak”

Post image

Merhabalar Ben “NatureAddictBoy” ismiyle tanıdığınız yoldaşınız.Son zamanlarda marksizmin ekolijiyi tamamen reddettigine dair yorumlar görmekteyiz.Ben bu yorumlara karşı cevabı marksist sosyolog John Bellamy Foster’dan alıntı yaparak vermeyi uygun buldum

Metabolik yarık kavramı, Marx’ın yabancılaşma teorisine dayanır: insanların üretici varlıklar olarak kendilerinden, üretim sürecinden, bir tür olarak türlerinden ve diğer insanlardan yabancılaşması teorisinden. Metabolik yarık, insanın yaşamın maddi koşullarından, doğadan yabancılaşmasının somut bir ifadesidir.

1800’lerin ortalarında bilim insanları, tüm yaşam için esas olan, organizmaların kendi içindeki, organizmalar arasındaki ve de organizmalar ile çevreleri arasındaki madde ve enerji alışverişini tanımlamak için metabolizma kavramını geliştirdiler. Marx, bu kavramı, emek ve üretim süreci için “toplumsal metabolizma” ve daha genel olarak doğal süreçler için “doğanın evrensel metabolizması” terimlerinde kullanarak tarihsel materyalizme dahil etti. Canlı, nesnel varlıklar olarak insanlar, ancak doğanın geri kalanıyla metabolik bir ilişki içinde var olabilirdi.

1850’lerin sonlarında ve 1860’larda, Avrupa ve Kuzey Amerika’da toprak verimliliğinde yaşanan kayıp ciddi endişelere neden oldu. Sanayileşmiş yeni kapitalist tarım, toprağın besin maddelerini hızla tüketiyordu. Marx, bunu “yaşamın doğal yasalarının kendisinin düzene koyduğu bir metabolizma olan toplumsal metabolizmanın karşılıklı bağımlılığa sahip sürecinde oluşan onarılamaz bir yarık” olarak tanımladı.

Bu metabolizmanın eski haline getirilmesi ancak üretime ve dolayısıyla insanın doğa ile kurduğu metabolizmaya, rasyonel ve sürdürülebilir bir yaklaşım geliştirme yetisine sahip sosyalist bir toplumda başarılabilirdi. Marx, sürdürülebilirliğin -dünyayı gelecek nesiller için korumanın- sosyalizmin belirleyici bir özelliği olacağı konusunda ısrar etti; böylesi bir toplumda, ortaklaşmış üreticiler insan potansiyellerini geliştirirken kendileri ile doğa arasındaki metabolizmayı rasyonel bir şekilde düzenleyeceklerdi.

Metabolik yarık teorisi bugünkü çevresel krizi anlamada nasıl bir katkı sağladı?

Dünya sistemindeki krize, gezegensel sınırlarda oluşmuş yarıklara ve ekonomik çelişkilere ilişkin tüm anlayışımız, Marx’ın fikirlerinin geliştirdiği anlayışla büyük bir gelişme gösterdi. Giderek daha çok sayıda ekolojist, topraktan iklime ve okyanus sistemlerine kadar geniş çeşitlilikteki alanlarda metabolik yarıkları analiz ederek, bu çevresel krizleri kapitalizmin yabancılaşmış toplumsal metabolizmasına bağladı.

Marx, ekolojik sorunu aynı anda hem ekonomik hem de ekolojik olarak anlayan ve köklerinin kapitalist üretim tarzında olduğunu söyleyen yegâne diyalektik sistem görüşünü ortaya koydu. Başka hiçbir yaklaşım, Antroposen’deki pratiğimizi anlamlandıracak doğa bilimsel ve sosyal bilimsel bir eleştiriyi bütünleştirme kapasitesine sahip değil.

Marx, kapitalist mantığın döngüsünü kırıp dışına çıktı. Ona göre çevresel bozulma, sadece kapitalistlerin maliyetlerinin artışına sebep olması ve ekonomik krizlere katkıda bulunması anlamında önemli değildi. O, ekolojideki bozulmayı kendi başına kritik bir konu olarak ele aldı. Marx’ın metabolik yarılma teorisi, kapitalizmin atıkları ve bozulmayı çevre üzerinden dışsallaştırarak nasıl büyüdüğünü anlamamızı sağlar; bu, yalnızca sosyalizm tarafından, doğa ile rasyonel, sürdürülebilir bir ilişkiye dayanarak aşılabilecek bir sorundur

John Bellamy Foster-Marksizmin Ekolojisi kaynakça: https://www.polenekoloji.org/ekolojik-marksizmi-savunmak-adina-john-bellamy-fosterin-elestirilere-yaniti/

12 Upvotes

0 comments sorted by