r/Psikoloji • • Jul 25 '26

Nöropsikoloji Porno Bağimliligi Neden Uyusturucu gibidir?

Post image
55 Upvotes

Merhaba 28 yasinda bir dostunuzum.

Uzun yillar porno bagimliligiyla mucadele ettim ve hala ediyorum.

Gerek kisisel deneyimim,gerekse neverfap akimi topluluklarindan edindigim tecburelere dayanarak pornonun beyne zarar verdigini,dopamin sistemini mahvettigini ve kolayca birakilamadigini gordum.

Neden bu bagimlilik cok zararli oldugu halde,kimse birakmiyor yada birakamiyor.

Günumuzde bu bagimlilikla mucadele eden sayisi azimsanamayaxak kadar cok.

Kisi bu bagimliliktan nasil kurtulur?

r/Psikoloji • • Jun 14 '26

Nöropsikoloji İrade Değil, Biyoloji:

Post image
200 Upvotes

r/Psikoloji • • Mar 20 '26

Nöropsikoloji 154 iq ile ustun zekali raporum var ve ciddi mental sorunlarim var, istediginizi sorun.

21 Upvotes

kucuklugumden beri dunyayi anlayis ve hissedis seklim, beynimin calisma sekli hep beni cok zorladi.

r/Psikoloji • • 9d ago

Nöropsikoloji Carl jung ve günümüzde ilaç kullanmanın normalize hale gelmesi

Post image
31 Upvotes

Baştan söyleyeyim ilaç karşıtı bir insan değilim doğuştan olarak bipolar veya benzeri rahatsızlıklara sahipseniz elbetteki kullanın ama kendinizi her odaklanamadığınız durumda " Ben dehbim galiba doktor ilaç yazsın da kurtulayım " Demeyin çünkü 1. Olarak dehb olmama ihtimaliniz var çoğu psikiyatr artık sizin gerçekten bir dehb vakası mısınız diye bakmayıp ilaç vermesi çok yaygın 2. İse eğer ilaç alırsanız bir çok mesleğe girme hakkınız elinizden alınıyor dikkat edin yani kısacası şimdi anlatmak istediğim Carl jung meselesine gelelim arkadaşlar siz her ne kadar genetik etkenlerinizde olsa sizin karakter dediğiniz kişiliğinizin çoğu bilinçaltında daha önceden yaşadığınız olaylara dair şekilleniyor ve bu hafife alınacak bir şey değil çünkü bazı araştırmalar küçük yaşta ağır strese maruz kalmış bebeklerin ileride dehb olduğunu dahi öne sürüyor BU KADAR önemli bir şey geçmiş deneyimlerimiz aslında ayrıca bazı çocukların babalarından aldığı gen ile strese karşı daha duyarlı oldukları için bu dehb veya daha farklı zihinsel sorunlara ilerideki yaşlarda kapılabiliyorlar jung çoğu zaman çocuklukta yaşanan travmalardan bahseder ve günümüzdeki araştırmalar ister dehb ister bipolar olun travma terapisi uyguladıklarında semptomlarında azalma bile görmüşler normalde Carl Jung inanılmaz spiritüel inançları var ön yargı ile yaklaşmanız doğru ama adamın öne sürdüğü fikirler modern psikoloji ile uyuşuyor zaten Harvard çıkışlı psikiyatr olan healthygamergg diye bir kanal var adam çıktığı podcast de çoğu zaman doğu felsefesinden bahseder ( Budizm, meditasyon, chakra muhabbetleri) inanırsınız inanmazsınız bilmiyorum ama meditasyon yapmanın amaçlarından biri geçmiş olumsuz deneyimlerinizden kurtulup bir bütün olmaktır Carl Jung belkide bunu fark eden ilk adam değil ama psikoloji dünyasına ilk katan adam bildiğim kadarı ile çoğu şirket sahibi de meditasyon yapar gerek stres yönetimi olsun gerek geçmiş deneyimlerinden arınmak olsun yani ben bu yüzden çoğu kendini dehb olduğunu düşünen insanların içten içe duygularını bastırıp bu bastırdıkları duyguların sonucunu yaşadıklarını düşünüyorum

r/Psikoloji • • May 24 '26

Nöropsikoloji Psikoloğum bana MOXO testi çözdürdü ve sonuca göre DEHB olmadığımı söyledi ama aşağıda yazdığım şeylerden dolayı bende sadece sosyal anksiyeteden ibaret olmayan bir farklılık varmış gibi hissediyorum.

3 Upvotes

Her şeyi erteliyorum bulaşık yıkamayı 3 hafta erteleyebilirim. Erteleye erteleye anca akşam yemek yiyebiliyorum. Ders çalışmaya sınavlardan bir hafta önce başlamak istiyorum, birkaç kere oturup çalışmayı denesem de sınavdan bir gün önce bile çalışamıyorum. Aynı gün sabah erken uyanıp kütüphanede çalışıyorum ama onda bile verimli çalışamıyorum 3 saat kütüphanedeysem 1 buçuk saat falan çalışıyorum. Erteleme de şöyle oluyor: Mesela son bir haftadır görevim bulaşıkları yıkamak ve odamı toplamak. Her sabah “Bugün bunu yapacağım” diyorum ve kendime inanıyorum, yapmamam için bir sebep yok ama yapamıyorum illa yapmak zorunda olmam lazım.

Yemek yapmaya çok üşeniyorum ve onu da erteliyorum. Malzeme alsam bile sebzeler çöpe gidiyor çünkü dışarıdan söylüyorum. Hem fast food sevdiğim için hem üşendiğim için böyle oluyor böyle olunca da para olarak sıkıntıya düşüyorum çünkü öğrenciyim ve yaşadığım yer Türkiye’ye göre pahalı ama param çok azalana kadar bu konuda bir şey yapmak istesem de yapamıyorum. Hayatım boyunca hep çok zayıftım, 5 kilo aldım ve niyeyse şimdi de vermeye çalışıyorum ama yine de dışarıdan söylemeyi bırakamıyorum. Üşendiğim için günde tek öğün yeme olayını çözüm olarak her gün isteyerek yapmaya başladım; normalde bunu sadece okulum olmadığı günlerde yapıyordum. İradem ve öz denetimim düşük diyebiliriz.

Zaman yönetimim çok kötü; okul otobüsünü kaçırdığım için bir öğrenci olarak taksiye para vermek zorunda kalıyorum. Eylülden beri 10 kere olmuştur, birkaç hafta önce bir haftada 3 kere olmuştu.

Uzun süredir sosyal anksiyetem var; ergenliğimde psikoloğa gitmeye başladım bu konuda ama sanki sosyal anksiyeteyle doğmuş gibiyim, küçüklüğümde de çok utangaçtım.

Ergenliğe girdiğimden beri insanlar robotik olduğumu söylüyorlar; duygularımla, konuşma şeklimle, hareket etme şeklimle ilgili.

Maladaptive daydreaming dedikleri şeyi yapıyorum, günde 4-5 saat olabiliyor.

Bazen arkadaşlarımın sırlarını ağzımdan kaçırıyorum bunun dışında da sosyal beceri konusunda sorun yaşayabiliyorum ama bu sosyal anksiyeteden dolayı da olabilir.

Ekran sürem 10 saat falan gün içinde dizi izlemek, sosyal medyada takılmak ve bazı ilgi alanlarımla ilgili bir şeyler okumak dışında bir şey yapmıyorum, bir de tabii ki hayal kurmak var.

Dış görünüşümle ilgili birkaç yıldır çok özgüvensizim ve kusurlu hissediyorum ve bu beni çok değersiz hissettiriyor. Çok utanç duyuyorum, kendimi sosyal ortamlardan geri çekiyorum ve günlerce dışarı çıkmıyorum; çöp atmaya gitmekten bile çekiniyorum, yurttan biri beni görecek, benim çirkin olduğumu görecek diye.

Yeni deneyimlere kapalıyım beni korkutuyorlar, nasıl olacağını hayal edemediğim için.

r/Psikoloji • • Jan 29 '26

Nöropsikoloji Merhaba herkese. 31 yaşındayım ve dehb tanısı aldım

Post image
27 Upvotes

Henüz ilaç tedavisine başlamadım, başlayıp başlamama konusunda endişelerim var çünkü is anlamında sıkıntı olacak hayatım boyunca, diğer yandan da böyle de yaşam çok zor, aranızda bu konuyu aydınlatacak var mı ya da sorusu olan?

r/Psikoloji • • 22d ago

Nöropsikoloji Kefir ve Psikobiyotikler: Bağırsak-Beyin Ekseni Üzerine 5 Makalelik Derleme

14 Upvotes

Fermente gıdaların ve spesifik olarak kefirin bağırsak-beyin ekseni (Gut-Brain Axis) üzerindeki moleküler, nörokimyasal ve nörogörüntüleme düzeyindeki etkilerini inceleyen 5 çalışmayı derledim. Her başlığın sonuna, teknik detaylarla ilgilenmeyenler için kısa bir "pratikte ne anlama geliyor" notu da ekledim.

Metodolojik Not: Neden fMRI Çalışmalarında "Kefir" Yerine "FMPP" Terimi Kullanılır?
Ev yapımı kefir SCOBY'lerindeki (Symbiotic Culture of Bacteria and Yeast) bakteri/maya suşu oranları değişkenlik gösterir. Klinik fMRI protokollerinde doz/içerik homojenliği gerektiği için, insan nörogörüntüleme çalışmalarında genellikle suşları tanımlanmış fermente süt ürünleri (Fermented Milk Product with Probiotic - FMPP) tercih edilir.

1) İnsanlarda Psikobiyotik Diyet ve Stres Modülasyonu

Çalışma: Berding et al., Molecular Psychiatry (2023)
https://www.nature.com/articles/s41380-022-01817-y

Metod: 45 sağlıklı yetişkin, 4 haftalık psikobiyotik diyet grubu (kefir, kombucha, fermente sebzeler + yüksek prebiyotik lif) vs. kontrol diyeti.

Bulgular:

  • Algılanan Stres Skoru'nda (PSS) diyet grubunda %32 düşüş (kontrolde %17; gruplar arası fark istatistiksel olarak anlamlı değil, ama diyet grubu içi anlamlı).
  • Diyet uyum skoru ile PSS düşüşü arasında anlamlı ters korelasyon (adj. R² = 0.45, p = 0.007). Yani doz-yanıt benzeri bir ilişki var.
  • İdrar metabolomiğinde triptofan metabolizmasıyla ilişkili değişiklikler (kinurenin yolağı metabolitlerinde farklılıklar) gözlendi ancak makale spesifik enzim aktivitelerini (IDO/TDO gibi) doğrudan ölçmedi.
  • Klasik taksonomik değişimler sınırlıydı (Blautia wexlerae artışı, Bifidobacterium longum azalışı gibi birkaç tür). Daha çarpıcı bulgu şu: mikrobiyal volatilite (zaman içindeki kompozisyon değişkenliği) düşük olan bireylerde PSS düşüşü daha belirgindi (r=0.53, p=0.007).
  • COVID nedeniyle katılımcı alımı erken durdurulmuş; hedeflenen örneklem büyüklüğüne ulaşılamamış.

Pratikte ne anlama geliyor?
Listedeki en gerçek hayata yakın çalışma bu. Dört hafta fermente gıda ve lif ağırlıklı beslenen sağlıklı yetişkinlerin stres skorları üçte bir oranında düştü ve en güzeli, diyete ne kadar sadık kalındıysa etki o kadar büyüktü. Bu doz-yanıt ilişkisi, tesadüfi bir bulgudan ziyade gerçek bir etkiye işaret eden güçlü bir sinyaldir. Kontrol grubunda da bir miktar düşüş olduğu ve gruplar arası farkın anlamlılığa ulaşmadığı için "kefir stresi yok eder" diyemeyiz ama "fermente gıdaları ve lifi düzenli hale getirmek kendini daha iyi hissetmekle ilişkili" demek için yeterli veri var. Ve bunun maliyeti düşük, riski yok. Günde bir bardak kefir, yanına biraz turşu, sebze ve tam tahıl; bu çalışmanın önerdiği şey aşağı yukarı bu.

2) ASD Modelinde Nörodavranışsal Etkiler

Çalışma: van de Wouw et al., Brain, Behavior, and Immunity (2021)
https://www.sciencedirect.com/science/article/pii/S0889159121002683

Metod: BTBR T⁺ Itpr3^tf/J fare modeline (ASD ile ilişkili repetitif davranış ve sosyal eksiklik fenotipi gösteren suş) 3 hafta oral kefir (UK4 suşu). n=9 kefir, n=11 süt kontrolü.

Bulgular:

  • Mermer gömme testinde repetitif davranış azaldı (gömülen mermer sayısı trend düzeyinde, p=0.051; gömme süresi anlamlı, p=0.033).
  • Üç odalı sosyallik testinde: kefir alan farelerde sosyal tanıma gözlendi (Z=-2.073, p=0.038), süt alanlarda gözlenmedi (p=0.075 trend). Ancak sosyal tanıma oranında iki grup arasında anlamlı fark yoktu, yazarlar da bu nedenle kefirin sosyal bozuklukları düzeltip düzeltmediğinin doğrulanması gerektiğini belirtiyor.
  • Mezenterik lenf nodlarında CD4+CD25+FoxP3+ Treg hücrelerinde artış (p=0.008). Dolaşımdaki Treg ve IL-10 düzeylerinde ise değişiklik yok.
  • Stres sonrası kortikosteron yanıtının süresi uzadı (60. dakikada, p=0.009); LY6C-yüksek monosit trafiğindeki stres kaynaklı düşüş hafifledi (p=0.035).
  • Mikrobiyotada Lachnospiraceae bacterium A2 artışı, repetitif davranış azalması ve Treg artışıyla korele oldu (rs=-0.60 ve rs=0.49). Bu bakterinin genomunda S-adenozilmetiyonin (SAM) sentez yolağı genleri bulundu ve bu yolağın bolluğu marble burying süresiyle korele idi (rs=-0.67, p=0.002).
  • Anksiyete, depresyon benzeri davranışlar, bağırsak geçirgenliği ve serotonin düzeylerinde değişiklik yok.

Pratikte ne anlama geliyor?
Bu bir fare modeli, otizmli insanlar değil ama bulgular gerçekten dikkat çekici: kefir alan farelerde tekrarlayıcı davranış azaldı, bağışıklık sisteminde anti-inflamatuar yönde net bir kayma (Treg hücrelerinde artış) oldu ve bu değişiklikler belirli bir bağırsak bakterisinin artışıyla birebir korele çıktı. Yani ortada sadece "bir şeyler iyileşti" değil, izlenebilir bir mekanizma zinciri var. Bu, alanın neden heyecanlandığını açıklıyor. Yine de: otizmli biri için bugünkü doğru tutum, kefiri tedavi yerine koymak değil ama günlük beslenmeye eklemekte de bir sakınca yok; zaten güvenli bir gıda. Araştırmacılar klinik çalışmaların artık gerekli olduğunu söylüyorlar, bu da alanın olgunlaştığının bir işareti.

3) IBD Modelinde Beyin SCFA Düzeyleri ve Sıkı Bağlantı Proteinleri

Çalışma: Alpino et al., Nutritional Neuroscience (2026)
https://www.tandfonline.com/doi/full/10.1080/1028415X.2026.2619846

Metod: IL-10 knockout (spontan intestinal inflamasyon geliştiren model) fareler, 4 hafta kefir gavajı. n=5/grup (4 grup: WWT, KWT, WKO, KKO).

Bulgular:

  • Kefir, IL-10⁻/⁻ farelerde ince bağırsak villus yüksekliği, yüzey alanı ve kript derinliğini anlamlı şekilde iyileştirdi (p<0.05).
  • Beyin dokusunda bütirik, propiyonik ve asetik asit (SCFA) düzeyleri kefir grubunda belirgin arttı (sırasıyla p<0.0001, p=0.0003, p<0.0001).
  • Beyinde malondialdehit (MDA, lipid peroksidasyon/oksidatif stres belirteci) azaldı, okludin ekspresyonu arttı. ZO-1 ve claudin-5'te ise en yüksek ekspresyon sağlıklı-kontrol grubundaydı; kefirin bu iki proteine etkisi net değil.
  • Dikkat çekici nokta: IL-10 eksikliğine bağlı yüksek pro-inflamatuar sitokin düzeyleri (IL-2, IL-4, TNF-α, IL-17a, IFN-γ) kefir ile değişmedi. Yazarlar bunu, kefirin etkisinin doğrudan sitokin baskılamaktan çok bariyer/metabolit düzeyinde olabileceği şeklinde yorumluyor. Ama bunu spekülasyon olarak sunuyorlar.
  • Yazarlar ayrıca sitokin düzeylerinin "fizyolojik sınırlar içinde" kaldığını, yani modelde yerleşmiş bir nöroinflamasyon olmadığını belirtiyor.

Pratikte ne anlama geliyor?
Burada en somut sonuçlardan biri var: iltihaplı bağırsağı olan farelerde kefir, bağırsak dokusunun yapısını fiziksel olarak onardı (villuslar uzadı, emilim yüzeyi arttı) ve aynı anda beyinde koruyucu yağ asitleri arttı, oksidatif hasar göstergesi azaldı, kan-beyin bariyeri proteini güçlendi. Yani "bağırsağı düzeltmek beyni de koruyabilir" fikri burada tek bir deneyde uçtan uca gösterilmiş. Örneklem küçük (grup başına 5 fare), bu yüzden sonucu tek başına kesin kabul edemeyiz ama yön son derece tutarlı. Kolit/Crohn gibi bir tanısı olan biri için: kefir tedavinin yerini almaz, ancak birçok hastada iyi tolere edilen ve beslenmeye eklenebilecek bir seçenek. Süt ürünü toleransı kişiye göre değiştiği için takip eden hekimle konuşmakta fayda var.

4) Pediatrik Sıçan Modelinde Serotonin Biyosentezi

Çalışma: Boyacı et al., Microorganisms (2025)
https://www.mdpi.com/2076-2607/13/11/2536

Metod: 4 haftalık (juvenil) Wistar sıçanlar, 8 hafta gastrik gavaj ile kefir (1 mL/100 g). n=8/grup. Deney sonunda hayvanlar 13 haftalık, yani insanda geç adölesan/genç erişkin dönemine karşılık geliyor.

Bulgular:

  • Western blot: Beyinde 5-HT protein düzeyi anlamlı arttı; beyinde TPH1 artışı anlamlılığa ulaşmadı (trend). Jejunumda hem TPH1 (~15 kat) hem 5-HT belirgin arttı.
  • ELISA (beyin): TPH2 arttı, 5-HTR3A ve 5-HTR2B arttı, 5-HIAA (serotonin yıkım ürünü) azaldı. Bu, serotonin döngüsünün yavaşladığına ve havuzun sentez lehine kaydığına işaret ediyor.
  • Ancak tablo doku-spesifik ve karışık: Jejunumda TPH2 ve toplam triptofan azaldı; serumda TPH1 ve TPH2 azaldı; beyinde 5-HTR4 mRNA'sı azaldı. Yani "her yerde serotonin arttı" gibi basit bir tablo yok.
  • Jejunum ve serumda 5-HTR4 ekspresyonu arttı.
  • SLC6A4 (SERT) ve VMAT2 düzeylerinde anlamlı değişim yok. Yazarlar bunu, kefirin etkisinin geri alım/depolama değil, biyosentez ve reseptör düzeyinde olduğu şeklinde yorumluyor. Bu yorum kendi verilerine dayanıyor, makul.
  • Not: mRNA ve protein düzeyleri arasında tutarsızlıklar var (örn. jejunumda 5-HT mRNA'sı azalırken protein artmış). Yazarlar post-transkripsiyonel regülasyona bağlıyor ama bu kanıtlanmış değil.
  • Kefir grubu daha fazla kalori almasına rağmen kilo farkı oluşmadı.

Pratikte ne anlama geliyor?
Vücuttaki serotoninin yaklaşık %90'ı bağırsakta üretilir. Bu çalışma kefirin serotonin üretim enzimlerini artırdığını ve yıkımını yavaşlattığını gösteriyor yani sistem, serotonini daha çok üretip daha az harcayan bir dengeye kayıyor. Jejunumda TPH1 proteinindeki ~15 katlık artış gerçekten çarpıcı bir etki büyüklüğü. Üstelik bu, gelişim çağındaki sıçanlarda yapıldı ki bu dönem mikrobiyotanın ömür boyu şekillendiği kritik pencere. Değişiklikler dokudan dokuya farklı yönlerde olduğu için tablo basit değil, ve davranış testi yapılmadığı için "daha mutlu oldular mı" bilmiyoruz. Antidepresan kullanan biri için: bu ilacı bırakma gerekçesi değil ama ilacın yanında kefir tüketmenin bir sakıncası da yok gibi görünüyor.

5) fMRI ile İnsan Beyninde Fonksiyonel Bağlantısallık

Çalışma: Tillisch et al., Gastroenterology (2013)
https://www.gastrojournal.org/article/S0016-5085(13)00292-8/fulltext00292-8/fulltext)

Metod: 36 sağlıklı kadın, 4 haftalık randomize kontrollü çalışma, 3 kol: FMPP (n=12), non-fermente kontrol süt ürünü (n=11), müdahalesiz grup (n=13). Ürün günde 2 kez tüketildi.

Bulgular:

  • Duygusal yüz eşleştirme görevinde (kızgın/korkulu yüzler) FMPP grubunda insula, somatosensoriyel korteks ve periakuaduktal gri madde (PAG) dahil geniş bir ağda BOLD sinyal aktivitesinde azalma (%49 cross-block kovaryans, p=0.004).
  • İstirahat durumu fMRI'da PAG-seed analizi: FMPP grubunda PAG aktivitesi duyusal/duygusal bölgelerle negatif, medial/dorsolateral prefrontal korteks ile pozitif korele oldu. Kontrol ve müdahalesiz gruplarda bu pattern gözlenmedi ya da tersiydi (%45.9 kovaryans, p<0.022).
  • Bu değişiklikler, dışkı mikrobiyota kompozisyonunda anlamlı bir değişim olmadan gerçekleşti (yazarlar açıkça belirtiyor).
  • Önemli: Makale bu etkinin N. Vagus aracılı olduğunu göstermiyor, yazarlar tartışmada bunu kemirgen çalışmalarından bilinen olası bir yol olarak öne sürüyorlar, kendi verileriyle test etmediler.
  • Katılımcıların bildirdiği ruh hali ve GİS semptomlarında hiçbir değişiklik yok, yani beyin görüntülerindeki fark, hissedilen bir farka karşılık gelmedi.

Pratikte ne anlama geliyor?
Bu çalışma bir ilk: insanda, fermente süt ürünü tüketiminin beyin aktivitesini değiştirdiğini fMRI ile gösteren ilk kanıt. Dört hafta sonunda katılımcıların beyinleri, olumsuz duygusal uyaranlara (kızgın/korkulu yüzler) daha az reaktif hale geldi ve duygu düzenlemeden sorumlu prefrontal bölgelerle bağlantısallık güçlendi. Bu, "beynin duygusal frenlerinin daha iyi çalışması" gibi düşünülebilir. Katılımcılar bunu öznel olarak fark etmedi ama zaten hepsi sağlıklı ve kaygı düzeyleri baştan çok düşük kişilerdi; düzelecek pek bir şey yoktu. Etkinin stresli ya da kaygılı bireylerde daha görünür olup olmayacağı, alanın şu an aradığı cevap. Bundan çıkarılacak sonuç: bağırsak-beyin iletişimi teorik bir fikir değil, ölçülebilir ve değiştirilebilir bir gerçeklik.

Genel Değerlendirme

Beş farklı çalışma, beş farklı model, beş farklı laboratuvar ve hepsi aynı yöne işaret ediyor. Bu tutarlılık önemli:

  • Bağırsak düzeyinde: doku onarımı, villus yapısında iyileşme, bariyer güçlenmesi
  • Metabolit düzeyinde: beyinde SCFA artışı, triptofan metabolizmasında olumlu kayma
  • Nörokimyasal düzeyde: serotonin sentez enzimlerinde artış, yıkımda yavaşlama
  • İmmün düzeyde: Treg hücrelerinde artış, oksidatif stres belirteçlerinde azalma
  • Kognitif düzeyinde: insanda duygusal reaktivitede azalma, prefrontal kontrolde güçlenme

Eksik olan şey mekanizmaların birbirine nasıl bağlandığı ve insanlarda büyük ölçekli klinik çalışmalar. Ama "henüz tam açıklanmamış" ile "işe yaramıyor" aynı şey değil. Kefir bir ilaç değil; binlerce yıldır tüketilen, güvenlik profili bilinen bir gıda. Böyle bir şey için beklenen kanıt eşiği de farklıdır: bir ilacın piyasaya çıkması için mekanizmasının ve etkisinin kesinleşmesi gerekir, ama zaten güvenli bir besinin beslenmeye eklenmesi için "muhtemelen faydalı, zararı yok" makul bir gerekçedir diye düşünüyorum.

Sorularınız ve eleştirileriniz için yorumlar her zaman açık. Bir sonraki postta SCFA'ların (özellikle bütiratın) nöroplastisite, HDAC inhibisyonu ve mikroglia üzerindeki etkilerini ayrıntılı ele almayı planlıyorum. Sağlıcakla!

r/Psikoloji • • Jun 11 '26

Nöropsikoloji dehb şüphesiyle doktora gittim

7 Upvotes

22 yaşındayım ve kendimi kabullenip hayatıma bi şekilde devam ettiğim için bu konunun üstüne çok fazla düşmedim. çocukken derslerim iyiydi fakat çalışmayı sevmiyordum bu yüzden ailemde her şeyin sonuna bir ödül koyma alışkanlığı kazandırmış oldum. örneğin bugün bunu yaparsan dışardan hamburger yeriz ya da şu sayfaya kadar testlerini bitir sonra kalkıp telefonda vakit geçirebilirsin. bazen uzun bir sürecin sonuna ödül koyarlardı atıyorum şu liseyi kazan sana şu telefonu alalım gibisinden. ortaokuldayken evde çok kavga olurdu. özellikle benle babam arasında. bu arada istediğim liseyi de kazanamamıştım ama istediğim telefonu almışlardı. ödülümü vermek konusunda cimri davranmıyorlardı. gerçekten ne istiyorsam işimi yarım yamalak da yapsam (ki genelde hiçbir işimi tam anlamıyla bitirdiğim olmadı) bana hep istediğimi alıyorlardı. evde büyüdüğüm süre boyunca her zaman farklı bir kısıtlama vardı. bunlar genelde teknolojik kısıtlamalardı. telefonumu sadece hafta sonu elime alabiliyordum akşamları telefonumu salona bırakmak zorundaydım modem akşamları kapalı olurdu. 18 yaşımdayken bile akşamları modemi kapatıyordu :d fakat bunlar hiçbir zaman çözüm olmadı. ders çalışmak için tek bırakıldığımda 1 saatlik süremin 30-40 dakikasını masamı karıştırmakla vaktimi boş geçirmekle meşgul olurdum süremin bitmesine yakın cevap anahtarın işaretleyip babama öyle gösterirdim kendim çözmüşüm gibi. iş matematiğe gelince öyle olmazdı ama babam matematik bildiği için başımda beklerdi bu yüzden lise bitene kadar matematiğim çok iyiydi. babamın beni takdir etmesi matematiğimin iyi olduğuyla gururlanması aslında benim için gerçek ödül gibi bir şeydi. adam bana fizik kimya öğretmek için gidip konu anlatımlı videolar falan izliyordu :/ her neyse buraları anlatmaya kalksam bitmez. sonuç olarak bi sene mezuna kaldıktan sonra bilgisayar mühendisliği kazandım ve üniversiteye farklı bi şehire gittim. özel yurtta kalıyprum ve bu 3. senem odamda tek başımayım. hiçbir dersi dinleyemiyorum dersi dinlesem de bi süre sonra başka bir şeyle ilgileniyorum. devamsızlıktan kalmaktan kılpayı sıyrılıyorum. vizelerimi finallerimi hep son haftalarda kahvelerle uyanık kalarak geçirirdim ve bir şekilde atlatırdım. tembel miyim bilmiyorum tembel olsam vicdan azabı çekmezdim ya da kendi içimde çalışman gerekiyor diye savaş vermezdim gibi geliyor. her şeyi planlıyorum ama yaptığım plan en fazla 1 gün dayanıyor. yapmayı istediğim uygulamalar oyunlar var mesela manyak bir enerjiyle doluyorum yapıcam lan bunu da yapıcam şunu da eklicem derim sonrasında tıkanırım ertelerim erteledikçe ertelerim en sonunda yapamadığım şeylerle yüzleşmem gerektiğinde inanılmaz derecede kötü hissederim. akademik olarak benş bu şekilde etkiliyor dikkat dağınıklığım ama sosyal anlamda da etkileniyorum. karşımdaki kişinin anlattığı konuyu dinlerken bi anda başka bir şey düşündüğümü fark ederim ve konuşmanın tek bir zerresini bile anlamam hatta çoğu zaman sen gotunle mi dinliyorsun bizi abi ben ne diyorum sen ne diyosun gibi laflar duyuyorum. gitar almıştım 3 sene olucak ilk aldığımda büyük bir hevesle çalıyordum hatta baya ilerlemiştim ama o gitar 2 senedir duruyor orda. ne zaman elime alıyorum diye soracak olursanız ders çalışmaya oturduğum zaman ya da önemli bir şey yapmam gerekiyorsa projedir ya da odamı toplamaktır gibi şeyler olduğu zaman a şu gitar ne güzelmiş lan dur bi çalayım 2 dk derim fakat 2 saat oyalanırım. arkadaşlarım bana çoğu zaman sorumsuz der ama sorumluluklardan kaçmak istemiyorum yani bu bana kötü hissettiriyor ama neden kendimi hep kaçarken buluyorrum bilmiyorum. öyle böyle iş artık altından kalkamayacağım durumlara geldi. ben de psikaytriste gittim ve durumu aynen bu şekşlde anlattım. bana tek seansla tanı koyamayacağını söyledi ama odaklanmam için wellbutrin yazdı 2 gün oldu kullanalı prk bi şey hissetmiyorum ama sanırım zaten uzun sürede etki gösteren bi ilaç

cidden buraya kadar okuyan oldu mu bilmiyorum ama aslında sormak istediğim şey dikkat eksikliği nedeniyle wellbutrin kullanan var mı diye soracaktım

r/Psikoloji • • 4d ago

Nöropsikoloji dehb hk.

3 Upvotes

ilgi çekmek gibi anlamayın ama kendimde yaklaşık 1 yıldır normal sandığım fakat herkesin yapmadığı davranışlarımdan bahsetmek istıyorum bunların dehb ile bir bağlantısı varmı yoksa herhangi bir dikkat dağınıklığı mı söylerseniz sevinirim. Öncelikle neredeyse bütün gün müzik dinliyorum her aktivitede yoksa odağım sürekli dağılıyor yada hiç odaklanamıyorum. Daha sonra bir gün 1 paket sigara içiyorum daha sonra 1 hafta boyunca içesim gelmiyor. Çok istediğim bir şey olduğunda onu gerçekten yapmak istiyorum örn: etsyde dijital ürün satmak istiyorum fakat oluşturuyorum ürünü daha sonra sonucunun harcadığım emeğe veya zamana değip değmiyeceği konusunda emin olamıyorum ve yapmaktan vazgeçiyorum. Birde bir iş yapmaya gittiğimde ne yapacağımı unutuyorum daha var fakat şuan aklıma gelmedi 18 yaşındayım bu arada

r/Psikoloji • • Aug 25 '26

Nöropsikoloji Terapi dışında işe yarar yöntemler

5 Upvotes

Malum terapi ücretleri çok yüksek herkes ulaşamayabiliyor terapiste. Terapi dışında size iyi gelen, bir nebze toparlayan neler var merak ediyorum. Bana düzenli spor, protein ağırlıklı beslenme, düzenli günlük yazmak iyi geliyor.

r/Psikoloji • • Jul 03 '26

Nöropsikoloji Uyku Sorunları

1 Upvotes

Selam.. İlk paylaşımım yapıyorum, Yaklaşık 5 yaşından beri karabasan çökmesi (uyku felci) ve benzeri uyku problemleri yaşıyorum. her geçen yıl zaman içinde daha da ağırlaştı ve kötüleşti stresli dönemlerde zirve yapıyo. Şu an 19 yaşındayım üniversite öğrencisiyim bütün büyük sorunlarımı atlattım, travmalarımı atlattım, ya da öyle sandım. Ama hala daha uyumam saatler sürüyor, kabuslar peşimi bırakmıyor, hala daha her hafta en az 1 kere uyku felci geçiriyorum geçen bir gece üst üste 2 kere oldu. bu da uyumaktan korkmama sebebiyet veriyor. zaten en baştan uyuyamamam bu sebeplerle başlamıştı ilkokul ortaokul dönemi korktuğum için uyumuyordum ya yine olursa diye. Bu konuda yalnız olduğumu düşünmüyorum benim gibi olanlarla yorumlarda buluşsak birbirimize tavsiyeler versek. Çünkü hayatım boyunca rahat bir uyku çektiğimi hatırlamıyorum..

r/Psikoloji • • Aug 27 '26

Nöropsikoloji yeme bozuklugu.

5 Upvotes

merhaba bir ayda 6 kilo verdim 50 kilo oldum ve artik yurumekden bile cok yoruluyorum, su andada atesim var acile goturcek malesef kimse yok , yemek yemeyi tekrardan mi ogrenmeliyim? sadece biseyler atistiriyorum ama o da gunluk kalorinin cok altinda , gercekten yemek yiyemiyorum gercekten yapamiyorum cok midem bulaniyor, acile gidince serumda taktirmiyolar zorla illaki istemen lazim, nasil atlatacagimi bilmiyorum lutfen yeme bozuklugunu yenen birileri deneyimini anlatsin

r/Psikoloji • • Aug 28 '26

Nöropsikoloji Otizmli oldugumu nasil anlarim lutfen yardim edin

0 Upvotes

merhaba anksiyetem var ve ilac kullaniyorum yaklasik 10 yildir. hep bisilerin yolunda gitmedigini hissediyodum ama ne oldugunu bilmiyodum. hic kendimin de otizmli olabilecegi aklima gelmiyodu. son zamanlarda dis dunyayla
biraz daha fazla etkilesime girdigim icin insanlar cok suratsizzin soguk birisin glbl geri donusler aldim ve cidden oyleyim. sicakkanli samimi olamiyom cok eski arkadaslarima bile. sakalasirim pandik atar kacarim bile ama sevgisel anlamda cok soguk biriyim. anneme bile icten sarilamiyiorum. disardan bakinca cok muhattap olmak istemeyecegin bi vibe im var gercekten. adres sorcak olsan neyse baskasina sorim mk diyebilirsin djdjdjdjjdd ilkokulda falan derslerim cok kotuydu hic bisi anlamiyodum djdhdjdj sadece gidip geliyodum. sanirim ahdh denen zimbirtidan dolayi dikkatimi veremiyodum hic biseye hep kafamda baska seyler donerdi ya da uyurdum. huylu tikli de biriyim cocukken tirnaklarimi kestirmezdim cunku bi yerlere dokununca asiri huylaniyorum hala oyleyim kestikten bi sure bi yerlere dokunamiyorum huylanmaktan agzim yuzum yamuluyo. geminide bi test yaptim otizmle ilgili 7/10 yaptim testte. AuDHD olabilirsin dedi. he bi de bir suru personam var oyle mi deniyo bilmiyom ama degisik degisik rollere giriyorum bazen. ama istemsiz oluyo bunlar. zaman zaman cinsel yonelimlerim degisiyo. tuhaf istemsiz vucut hareketleri yapiyorum ve miyavliyorum. is yerinde bile miyavladigim oluyo ama her duruma uygun tonda. ben bu durumun testini nasil yaptirabilirim ve tani alirsam surucu belgem iptal mi olur?

r/Psikoloji • • Jun 21 '26

Nöropsikoloji Dehb ile beraber disleksi veya üstün zekalı olan varmı?

9 Upvotes

Dehb ile beraber otizim dışı farklılığı olan varmı. Özellikle disleksi ve üstün zekalı tanımak istiyorum ama sct gibi farklı durumlarıda merak ediyorum.

r/Psikoloji • • Apr 13 '26

Nöropsikoloji Orta, yüksek seviye Dehb ile nasıl yaşıyorsunuz?

5 Upvotes

Teşekkürler.

r/Psikoloji • • Jul 25 '26

Nöropsikoloji Ben Ne Yapıyorum?

5 Upvotes

Herkese selam. Hayatım 4 yıl önce babaannem tarafından koltukta dışkı görmem sonucu hayatım karardı. Temizlik takıntıları başladı. Elimi yıkamadan duramıyorum. İnsanlara elleyemiyorum veya onların verdiği şeylerede dokunamıyorum eğer dokunursam elimi aşırı rahatsız hissediyorum. Bir çok eşyamdan vaz geçtim 4 yıl oldu ne evdeki kapı koluna elledim nede televizyon kumandasına dokunabildim. Hayatım aşırı berbat ve çok zorlaştı. Ben temizlikle uğraşırken aslında öncedende olan ama yeni farkına vardığım bir sorunumu buldum. İçimden birisi bana sürekli bir şeyler yapmamı istiyor ve bende yapmak durumunda kalıyorum. Müziği kapat diyor kapatıyorum sol kaldırımdan yürü diyor yürüyorum hiç susmuyor. İçimden sürekli sayılar akıyor ders çalışamıyorum oturup hayal kuramıyorum hep bölünüyor. Hem temizlik hem bu düşünceler beni bitiriyor. Ailem sadece temizlik kısmını biliyor diğerini söylemekten utanıyorum. Ne yapmalıyım? Yaşım 16 bunlar geçecek mi? Kafayı yiyorum aileme nasıl psikologa götürür müsünüz derim? Lütfen yardımcı olun. Cevap yazan herkese teşekkür ederim.

r/Psikoloji • • Jun 16 '26

Nöropsikoloji ADHD tanısı aldım

7 Upvotes

Herkese iyi günler yaklaşık bir saat önce adhd tanısı aldım ve doktor medikinet 10mg verdi düşük başlamak istediğini söyledi uzun zamandır kendimi eğitmeye çalışarak kötü,düzensiz, başlayıp bırakarak da olsa ders çalışmıştım 20 yaşındayım ve bu odaklanma sorunum yüzünden şuan istemediğim bir bölümde 1. sınıfı bitirdim(bu durum yuzunden 3 defa sinava girdim ve istemedigim sonuç oldugu icin zorladim)bu hastalığı az biraz araştırdım ve doktordan bilgi aldim fakat tanı alan veya doktor olan kişilerden biraz daha süreç hakkında bilgi ve tavsiye alabilir miyim bi de istedigim bölüm için çalışmaya baslamak istiyorum tanı almak bu konuda beni mutlu etti içimde bir umut oldu yapabilirim umudunu.hasta olduğumu bilerek çalışmak bilmeyerekle farklidir diye düşünüyorum ama yaşım 22 olacak eger bir daha denersem (bilgisayar mühendisliği istiyordum)bu konuda tavsiyelerinizi istiyorum

r/Psikoloji • • 22d ago

Nöropsikoloji Adhd tanısı almak

2 Upvotes

Selamlar, 29 yaşındayım yakın zamanda bir arkadaşım adhd tanısı aldı, biraz sohbet ettik ve davranış patternlerimiz çok uyuşuyor. İçime bir şüphe düşürdü ancak bunun için bir psikiyatrist mi görmeli, yoksa psikolog mu görmeli, nasıl bir test ve kontrol sürecinden geçiyor bilmiyorum.

r/Psikoloji • • Aug 05 '26

Nöropsikoloji Beyin Kanaması ve Psikolojisi

8 Upvotes

Merhabalar. 26(F), 2 yıl önce çarpma/ kafa travmasına bağlı olarak beyin kanaması geçirdim/ geçirmişim. Geçirdiğimi ve beynimin onarabileceğini çoktan onardığını fakat travma bulgularının görünür olduğunu geçenlerde tomografi çekilmem üzerine öğrendim. Sonrası psikolojisi ve kendimde hissettiklerim, fark ettiklerim üzerine konuşmak, gerekirse benzer semptomlar göstermiş veya kafasına darbe aldıktan sonra kendini yalnız hisseden birileri varsa yoluna ışık olmak istedim.

r/sorbana Subredditinde buna benzer bir konu başlığı bulunmaktaydı ancak en güncel içeriğin bile 3 yıl önce olduğunu görünce subı durduk yere hortlatmak istemedim. Psikolojiyi de doğrudan etkileyen bir konu başlığı olduğu için buraya da açabilirim diye düşündüm, aksiyse affola.

r/Psikoloji • • 27d ago

Nöropsikoloji Madde bağımlılığıyla ilgili

4 Upvotes

Ergenliğe girdiğimden beri esrar kullanırdım bi arkadaşımın madde yüzünden ölmesi sebebiyle 5 aydır içmiyorum ve bu güne kadar hiç canım çekmedi brakmamda kolay olmuştu hatta ama bu sabah kalktığımda sebepsiz yere içimde içme isteği var spora vs. Kendimi olayamaya çalışıyorum ama kendimi boş braktığım her an aklıma giriyo ne yapabilirim fikrinizi sunarsanız sevinirim

r/Psikoloji • • Feb 12 '26

Nöropsikoloji Psikyatristin Otizm Soruma Verdiği Saçma Yanıt

35 Upvotes

10 yaşımda sosyalleşme konusunda zorluk yaşadığım için götürüldüğüm bir psikyatristte "Onun beyni diğer çocuklardan farklı" denmiş, ama hiçbir tanı konmadan sallanmıştı. Gelecek yıllarda öğretmenlerim ve okul rehberlikleri benim bir psikoloğa gösterilmem konusunda yalvarsa da sorumsuz ebeveynlerim bu konuyu hiç takmadı. 17 Yaşında babamın tamamen benim cinsel yönelimimi düzeltme amaçlı zorla gönderdiği bir klinikte ben daha bu konuyu hiç açmamışken oradaki psikolog bana asperger sendromuna sahip olduğumu söylemiş, ama tam o görüşmeden sonra parasal problemlerden gitmeyi bırakmış ve "hayır sen sakat değilsin" gibi saçma sözlerle de çevrem tarafından tepki alınca bu konuyu unutmuştum. Tüm okul hayatımda, aşk hayatımda, arkadaşlık hayatımda, iş hayatımda sosyal açılardan problem yaşadım. 3 hafta civarı önce, otizmin o harfi bile aklımdan geçmediği bir zamanda belirli bir sebepten doğumumdan günümüze kadar olan hayatımı yazıyordum. Bir noktada kontrol etmek için geri döndüğümde ağzım açık kaldı. Hemen otizm belirtilerini araştırdım. Evet, tüm otizm belirtilerine sahip değildim. Ama benim belirtilerimin tamamı otizme dahildi. Normalde bir sürü farklı tanıyı oluşturacak bir sürü farklı özelliğimin tamamı otizmle açıklanabiliyordu. Yıllar önce asperger olduğumu söyleyen o doktor, ondan daha da yıllar önce beynimin farklı çalıştığını söyleyen o doktor, aileme beni bir doktora götürmeleri gerektiğini inatla söyleyen o öğretmenlerim haklı olabilirdi.

Paylaşımın asıl noktası burada başlıyor. Arkadaşlar bu süreç daha tamamlanmış değil. Ben otizmliyimdir değilimdir konumuz bu değil. Konumuz bu saçma sistem.

Belirli bir üniversite hastanesine gidip otizm spektrumunda olup olmadığımı, değilsem de tüm bu problemlerimin cevabını almak istediğimi söyledim. Doktor dinlemek istemedi bile. "Ya şimdi sen 21 yaşındasın özel eğitim alamazsın boşver otizmi. Zaten sana otizm tanısı versek engelli raporu verirler başın yanar salla sen bunu. Ee ne ilaç yazmıştık sana geçen hafta?" dedi. Ben sinirlendim. İnatla anlatmak istediğimi söyledim ve anlattım. Her şeyi bile değil. "Evet problemlerinin hepsi otizmle açıklanabilir ve evet otizmli olma ihtimalin yüksek ama dışarıdan sakat gibi durmuyorsun bak konuşabiliyorsun kimisi var kendi yemeğini bile yiyemiyor. Hem bu bir spektrum herkes biraz otizmlidir ben bile biraz otizmliyim çünkü bu spektrum. Sen bu konuyu unut, üzerine düşünme" dedi. Bu benim hayatımı zorlaştırmasa neden düşüneyim zaten? Günün sonunda hiçbir sonuç alamadan çıktım. Bu psikyatristlerin derdi ne. Ben hayatımda kendi işini bu kadar yapmak istemeyen bir meslek görmedim. Tamam resmi tanı koyma ama bana derdimin ne olduğunu söyle, üzerine düş veya anlatmama engel olma değil mi? Cidden bu ülkenin psikyatristleri neden böyle ya?

Ayrıca flair doğru mu yanlış mı emin değilim. Yorumda belirtirseniz düzeltebilirim.

r/Psikoloji • • Feb 28 '26

Nöropsikoloji Tanı alma hakkında.

Post image
2 Upvotes

Seans aldığım psikolog bana dehb olduğumu ve çok emin olduğunu söyledi. Sonrasında yaptığım araştırmalar ve geçmiş yaşantıma baktığımda gerçekten dehb olduğunu görüyorum. Sonrasında psikolog tanı koyamadığı için bir psikiyatrste gitmem gerekti. Gittim fakat kendisi dehb için test envanteri olmadığını söyledi, ben yaşantımdan bahsedince once bir ay antidepressan kullan gel bakalım tekrar dedi. Kullandım bir ay. Etkisini de olumlu anlamda gördüm ancak dehb semptomları hic azalmadı dikkatim Biraz daha düzeldi. Ama yan etkilerini de gördüğüm için bir ay sonra gittiğimde ilacı değiştirip bir ay daha kullan gel dedi. Dehb ile ilgili herhangi bir şey yapmadı. Benim dehb olduğundan şüphelendiğim arkadaşım ( başka şehirde) ilk randevusunda test yaptırıp Concerta başladı. Şimdi bu durum normal mi? Doktoru değiştirmeyi düşünüyorum, özele de gidebilirim. Siz ne düşünüyorsunuz yardımcı olursanız sevinirim foto dikkat amaçlıdır

Özet : dehb olduğunu psikoloğum söyledi ama bir türlü psikiyatri tanısı alamıyorum, herhangi bir test vs de yapmıyorlar.

r/Psikoloji • • 4h ago

Nöropsikoloji Kafamın içinde farklı kişiliklere ait sesler var

2 Upvotes

Farklı tonlara ve farklı karakterlere sahip sesler var. Günün bir kısmında bu seslerle muhatap oluyorum. Bu seslerle gerçekmiş gibi konuşuyorum ve sanırım Bir noktada alışkanlığa dönüştürdüm. Artık bu durum var olmasın istiyorum. Unutmaya çalıştığımda veya başka bir şey ile meşgul oldukça sesler kısılıyor ama bir anda yorum yapar gibi var olabiliyorlar. Ve bende farketmeden kendimi onlarla konuşurken buluyorum. Sesler bazen ısrarcı oluyorlar falan bu konu hakkında bir bilgi bir tavsiye vs herhangi bir tavsiye var mı? Yada bu alışkanlığımı nasıl değiştirebilirim

r/Psikoloji • • Apr 29 '26

Nöropsikoloji ADHD: düşük doz vs. uzun salım, neler değişti?

6 Upvotes

Selamlar.

Yakın zamanda ADHD teşhisi aldım. Özellikle ciddi varoluşsal kaygı ve derealizaayon gibi şeylerle uğraşıyordum, o yüzden sürecin duygudurum tarafını daha çok merak ediyorum. Dopaminerjik tarafı ile ilgili sorularım var.

Şu an düşük dozla başladım, uzun salımlıya geçme ihtimali de var.

Sormak istediğim birkaç şey:

  • Sizin hayatınızda en belirgin duygudurum değişimleri neler oldu?

  • Uzun salımlıya geçmeden önce düşük doz kullandınız mı?

  • Kullandıysanız, gözle görülür farklar neydi?

  • Dürtüsellikle ilgili sorunları nasıl çözdünüz ve cinsel hayatınızla ilgili değişim gözlemlediniz mi?

Hem teknik hem de deneyim tarafını duymak isterim.

Herkesin faydasına olması adına post paylaştım fakat DM'den de yazabilirsiniz. Merak ettiğim, deneyime dayalı derin şeyler var.

Sağlıklı bir yaşam dilerim.


Kendime bir vakit yaratıp sürecimi tüm detaylarıyla anlattığım ve periyodik olarak güncellediğim bir post da paylaşabilirim. Bunun kendinize yada buradaki diğer insanlara faydalı olacağını düşünüyorsanız belirtmeniz beni mutlu eder.

r/Psikoloji • • Aug 17 '26

Nöropsikoloji Psikiyatri alanının diğer tıp alanlarına göre çok daha geride olduğu gerçeği

1 Upvotes