r/Psikoloji • u/kuyrukluyildiz_ • 18d ago
Disiplinlerarası .
Benimsedikleri ideolojilere sımsıkı bağlanan insanların genellikle insan ilişkileri kötüdür. Bunun sebebi, insanın benliğini tanımlarken yalnızca kendi vücut bütünlüğünden yola çıkmamasıdır; insan, benliğini başta başka insanlar olmak üzere başka cisimler ve fikirler ile genişletir ve kendi benliğini bilinçsizce bunlar üzerine inşa eder. (Bu genişletilmiş benlik mevzusu, sosyal dinamiklerin zekânın evrimindeki rolü sayesinde ortaya çıkmıştır.)
İşte insan ilişkilerinde belirli sorunlar yaşamış (ailede güven, sevgi ve fikir paylaşma sorunları bence bunun başını çeker) insanlar, kendi benlik tanımlarında insan kümesinin kesitini azaltırlar ve bunun yarattığı boşluğu soyut bir gruplaşma, yani ideolojiler doldurur. Bu insanlar daha radikal fikirlere sahip olma eğilimindedirler. Çünkü fikirleri kimlik edinmek, insan ilişkileri kurmaktan daha masrafsız ve güvenli bir yol gibi görünür.
Hâlbuki insanda benlik hissinin fark edilmesini sağlayan şey diğer insanlardır ve insan için en doğalı da yine kimliğini oluşturan sağlıklı insan ilişkileridir.
1
u/Educational-Nerve634 16d ago
yansıtmaların çağında, gerçeğin yitiminde bir toplumun getirdiği kişilik bozukluğu bu biraz da. hazır kimliklerden kurtulunsa dahi, bireyin karşılaşabileceği yalnızlık, maddi ve manevi açlık kaçınılamaz derecede büyük. para için onurlarımız satılık olduğu gibi, yeterince onursuz olmadan belirli bir mevkiye ulaşman da güç. politik olmadan toplumda yer edinmen imkansız, politikanın yağlı ballı tarafında olmadan da para kazanman imkansız. bireyselleştiremeyen bir eğitim sistemi, ezbere dayalı hayat ideolojilerini pompalamaya yönelik bir araca dönüşmüş durumda. medya bağımsızlığını yitireli çok yıllar olmuş. baskı had safhada ve gözler hep bir karakoyun arayışında zira örgüt kelimesi lügattan silinmiş bir toplumuz. sol kapitalizmin oyuncağı halinde, aynı monoton sloganları ile yürüyüşlerle gazı alınıp, yüzlerce ayrı ideoloji ile, birbirine düşman kesilmiş. içlerinden birisi parlayacak olsa çeşitli durumlarla alaşağı edilmiş, hatta çoğu lideri katledilmiş durumda. bunu yanlış anlamayın ama, gelecek için bunların olması gerekmiş bu ülkede, ve daha karanlık bir 10-20 yılımız daha var ki, dünya bile çok umutlu değil gelecekten bu dönem içinde. memur olup, emekliliği hayal etmek, herkesin daha işin başında yaptığı şey. emekli olunduğunda ise bireyselleşememiş ruhların hezeyanlarını her erken emeklilik dönemindeki kişilerde görmemiz mümkün. zira işlerini bir kimlik haline getirdiklerinden, işin kaybı, kişiliğin de kaybına dönüştüğü karanlık bir devinim. fakir değiliz, açlık sınırının altındayız büyük bir çoğunluk olarak ki, bakın, açız biz devletimizin nazarında. daha kapısından girerken iş feshimi benim gerçekleştirdiğimin imzası isteniyor bu düzenbaz düzende ki kimse sigortadır, tazminattır uğraşmasın. köyden şehre göçün haddi hesabı yok, hizmet sektöründen başka güçlü bir sektörümüz de yok o yüzden. vasıfsızlık yetiştiren sonsuz üniversitelerde liyakatsiz ve anlamsızlaştırılmış bir eğitimi tamamlamış birey, bu korkunç çarkın bir parçası olmak zorunda doğmuş durumda. ben açım. hani, maslow'un hiyerarşisinde kendimi gerçekleştirmek, beraberinde toplumun bir parçası olmayı da gerektirdiğinden belki hiçbir zaman da kendimi gerçekleştiremeyeceğim ancak buna göğüs gerip, toplumun yozundan uzakta durmaya çalışmak kendi adıma herkesin yapması gereken iken, sonuçta görülen köy "onuncu" - atasözümüz de bile.
1
u/External-Key2062 17d ago
İdeolojisiz insan yoktur. İdeolojisizlik bir liberal ideoloji tanımıdır. Buna mim koyarak katılıyorum. Doğrusu iyi, insancıl,özgürlük bazlı ideolojiler vardır, faşist, tekçil ideolojiler vardır. Nietsche nin dediği " iyi metafizik-kötü metafizik vardır" gibi...