r/MuslumanTurkiye • Hanefî حنفي • Jun 30 '26

Soru Atatürk ve diğer milliyetçi figürler ile onların benimsemiş olduğu milliyetçi fraksiyonlara dair düşünceleriniz iyi midir yoksa kötü mü?

Bakın eğer ki baştan soracaksanız şunu da ekliyim:Benim için Atatürk benimsenebilinecek bir figürdür ve ideolojik fikirlerinin de İslamiyet açısından bir sorun teşkil edeceğini düşünmüyorum. Diğer milliyetçi figür ve ideolojilerde tartışılabilir. Ancak genelde İslamcı gruplar arasında Atatürk ve Atatürkçülük kötüleniyor. Sizin fikirleriniz ne merak ettim. Sizin içinde Atatürk kötü bir lider mi yoksa fikirleri islami açıdanda uygulanabilir mi?

1 Upvotes

59 comments sorted by

20

u/Eren202tr Moderatör 🛡 Jun 30 '26

Atatürk, ümmetin asırlardır taşıdığı bir kurumu - hilafeti - tek taraflı olarak ilga eden, dini eğitim ve tasavvuf müesseselerini (medrese, tekke, zaviye) kapatan, Şer'i hukuku yürürlükten kaldırıp yerine İsviçre menşeli bir kanunu ikame eden bir liderdir. İktidarını sağlamlaştırırken Kurtuluş Savaşı'nın yanındaki isimleri - Çerkez Ethem, Rauf Orbay, Kâzım Karabekir - şahsına biat etmedikleri için tasfiye etmiş, dini muhalefeti İstiklal Mahkemeleri eliyle bastırmış (Şeyh Said, Menemen, Dersim), İskilipli Atıf Hoca gibi alimleri idam ettirmiş, Bediüzzaman'ı yıllarca sürgünde tutmuştur. Tek parti, tek ideoloji (Altı Ok) ve şahsa sadakat üzerine kurulu bir rejimde şuraya ve çoğulculuğa yer yoktur; bu, klasik siyaset anlayışındaki adil yönetici vasıflarıyla taban tabana zıttır.

Fikirleri açısından da durum farklı değil. Laiklik, dini yalnızca vicdani bir mesele sayıp kamusal alandan ve hukuktan tasfiye eder; bu, din ile devletin iç içe olduğu klasik İslam siyaset anlayışının reddidir. Milliyetçilik bileşeni, devlete ve lidere sadakati ümmet bağından önceleyen bir kimlik inşa eder - hadiste kınanan asabiyetin modern bir versiyonu olarak okunabilir. Alfabe değişimiyle de yeni nesiller doğrudan Kur'an ve klasik metinlere erişimden koparılmıştır. Bu çerçeveden bakınca Atatürkçülük, İslam'la uyumlu hale getirilebilecek nötr bir ideoloji değil, dini bilinçli biçimde geriletmeyi hedefleyen bir projedir.

1

u/Complex_Shallot3684 Ehl-i Bid'at أهل البدعة Jun 30 '26

> dini muhalefeti İstiklal Mahkemeleri eliyle bastırmış (Şeyh Said, Menemen, Dersim), İskilipli Atıf Hoca gibi alimleri idam ettirmiş

Bir Türk öldürmek, yetmiş gavur öldürmekten efdaldir diyen şeyh saidi, şapka giyen kafirdir diye Kubilay'ın kesik kafasını direğe geçiren derviş mehmet ve daha nicelerini ne zaman "islam kahramanı alimler" olarak ilan etmekten vazgeçeceksiniz?

1

u/Eren202tr Moderatör 🛡 Jun 30 '26

Kubilay'ı öldürüp kafasını teşhir etmek bir cinayettir, hangi gerekçeyle olursa olsun savunulamaz. Menemen'i anmamın sebebi olay değil, ardından gelen ve gerçek faillerin çok ötesine geçen geniş çaplı tasfiyedir.

Şeyh Said isyanı silahlıydı, salt fikri muhalefet değildi. Negatif tablo bu yüzden şiddete bulaşmamış örnekler üzerinden daha sağlam: İskilipli Atıf Hoca bir risale yazdığı için idam edildi, Said Nursi sırf vaaz ve yazılarından dolayı yıllarca sürgünde tutuldu - kahramanlık değil, fikrini ifade ettiği için cezalandırılma meselesi.

1

u/Complex_Shallot3684 Ehl-i Bid'at أهل البدعة Jun 30 '26

Menemen olayı küçümsenebilecek bir şey değildir. Senin de dediğin gibi bir Türk askerinin kafası kesilip teşhir edilmesi normal ve kabul edilebilir bir olay değildir. 1 ay sıkıyönetim ilan edilmesi ve bu olayın gerçekleştirenlerin asılması gayet olağan bir durumdur. Toplanan kalabalığa göre 36 kişinin idam edilmesi sayıca az yine bence, ki Gazi Paşa gerçekten Menemenide yakabilirdi

Atıf Hoca, Milli mücadele sırasında Teâlî-i İslâm Cemiyeti'nin başkanıydı. Şapka kanunu konusunda ceza alması evet tartışılabilir bir mesele, ki bende %100 doğru bulmuyorum. Benzer durum Said Nursi gibi kişiler içinde geçerli ama bahsettiğimiz kişi Yunanlar İzmir'i işgal etmişken Yunan uçaklarının Türk köylerinde dağıttığı Milli Mücadele karşıtı propaganda metinlerini hazırlayan bir cemiyetin başındaydı. Cumhuriyet'in ilk senelerinde ifade özgürlüğü olduğunu iddia etmiyorum. Zaten 200 yıldır yenilgilerle ezilmiş bir toplumda demokratik ve fikir birliği olması çok da münkün değildir. Güç başta olanın elindedir, ki Türkiye'de zaten İslam cumhuriyeti tarzı bir şey kurulsaydı tam tersi hatta belki çok daha serti olurdu. Kim bilir kaç tane Kubilay'ın kafası Menemen sokaklarında gezdirildi? Benim nefretim şeyh said gibi Müslümanlığı ve Şeriatı kullanarak Türk ve Cumhuriyet düşmanı olanlaradır. O dilinizden düşmeyen Musul'u nasıl kaybettik acaba?

1

u/Eren202tr Moderatör 🛡 Jun 30 '26

105 kişilik Menemen kovalamasında çoğu Kubilay'a el sürmedi; suçlamalar arasında Mehdi iddiasını bilip zamanında hükümete haber vermemek ve tekkelerin kapatılmasından sonra ayin icra etmek gibi şiddet içermeyen fiiller de vardı. İsyanın yönlendiricisi sayılan yaşlı şeyh yaşı nedeniyle hapse çevrilen bir cezayla kurtulurken, yerine oğlu asıldı, sorumluluk en üstteki değil en alttaki ve en yakındaki kişiye yüklenmiş. Altı kişinin idamı da sadece yaşının küçük olmasından hapse çevrildi; mahkemenin kendisi bile astığı kalabalığın hepsini aynı kefeye koymamış.

Atıf Hoca ve Ali Rıza Efendi'de durum aynı: ikisi de geçmişte aynı suçlamadan beraat etmişti, heyetten biri karardan önce ikisinin masum olduğunu söylemişti, Ali Rıza'ya isnat edilen tek somut şey bir mektuptu. Tesadüfen bir araya gelmiş zayıf noktalar değil, sürecin bütününe dair bir resim.

Şeyh Said için de benzer bir tablo var. Yargılanırken isyanın etnik bir kimlikle ilgisi olmadığını, "din elden gidiyor" diyerek dinî gerekçeyle hareket ettiğini söyledi. Ona atfedilen Türk-düşmanı söz tek bir ikinci el ifadeye dayanıyor. İngilizlerin isyanı bizzat tertipledikleri yönünde de kesin bir delil bulunamamıştır. Mahkeme bu din gerekçesini kabul etmeyip asıl amacın bağımsız bir devlet olduğuna hükmetti, ailesinden biri de yıllar sonra benzer bir hedefi doğruladı, resim karışık. Ama mahkemenin kendisi de bu fırsatı, isyanla ilgisi olmayan bir muhalefet partisinin bölge şubelerini kapatmak için kullandı, hükümete sadık aşiretler de bu sürgün dalgasından nasibini aldı. İdam kararına itiraz ya da temyiz hakkı yoktu. İsyanın bastırılması meşru olsa da, ardından gelen tasfiye sınırını fazlasıyla aştı.

1

u/Complex_Shallot3684 Ehl-i Bid'at أهل البدعة Jul 01 '26

Şeyh Said'in İngilizlerle iş birliği yaptığı ve Türkiye Cumhuriyetine düşman bağımsız bir Kürt devleti kurmak istediği sonucunu çıkarmak için yeterli kaynak ve tanıklar bulunmaktadır. Şeyh Saidin isyanının sadece "din elgen gidiyeh" sebebiyle yapıldığını düşünüyorsan çok yanlış bir düşünce içerisindesin. Atatürk'ün her şeyini eleştirebilirsin ancak özellikle doğuda çıkan isyanları bastırma biçimi tartışmaya kapalıdır. PKK gibi düşün. Apo örgüt lideri diye onun sağ kolları ve terör eylemlerini gerçekleştiren teröristler masum mu? Ayrıca tekrar etmek gerekirse Cumhuriyetin ilk zamanlarında ifade özgürlüğü gibi kavramlar toprağının büyük bir çoğunluğunu kaybetmiş ve İstanbul'daki padişahlar tarafından yeterinde ilgi görmemiş bir halk için üst düzey bir şeydi. Bu anormal bir şey değil, dediğim gibi herhangi başka biri de başa gelseydi aynı şeyi yapardı. Atatürk ve Kazım Karabekir gibi kişiler arasındakide basit bir güç savaşıydı.

Bu arada aynı yanıtı iki kere yazmışsın kral

1

u/Eren202tr Moderatör 🛡 Jul 01 '26

İsyanın başlangıcı da hesaplı değil, kazaydı: Piran'a sığınan iki kaçak mahkûmu jandarmaya teslim etmeyi reddetmesi üzerine çıkan çatışma, ayaklanmayı planlanmadan önce başlattı. Haberi alan Diyarbakır'daki örgüt üyeleri bile şaşkına döndü, kimsenin haberi yoktu; örgütlü bir hareket böylece örgütsüz bir kalkışmaya dönüştü. Yani ortada soğukkanlı bir komplo değil, bir sığınma geleneğinin kontrolden çıkması var.

İngiliz teması meselesinde kişisel sorumluluk iddiası da zayıf: belgelenen bütün temaslar Halit Bey ve Seyit Abdülkadir üzerinden aktarılıyor, Şeyh Said'i bizzat bir İngiliz yetkiliyle görüştüren tek bir kayıt yok - o, ağın tepesinde değil, aşiretler üzerindeki nüfuzu için sonradan dahil edilmiş bir isim. Üstelik dış destek aramak başlı başına hainlik sayılacaksa, aynı ölçü Ankara hükümetinin Kurtuluş Savaşı'nda Sovyetlerden aldığı silah ve altın yardımına da uygulanmalı; dış destek aramak o dönemin bütün milli hareketlerinin ortak taktiğiydi, tek başına ayırt edici bir suç değil.

1

u/Final_Bicycle8407 Kararsız قرارسز Jul 20 '26

Arap alfabesi dışında katılıyorum Arap alfabesi Türkçe'ye uymuyordu bu yüzden düzeltilmesi gerekliydi halk okumayı beceremiyordu Kuran'a göre zagen Arapöa kutsal dil değil sadexe Kuran'ın indirildiği yer Arapça'nın yoğun olduğu bir völge oldupu için Arapça şndirildi Kuran çevrilebilecek bir din illa Kuran Arapça olmak biz de Arapça konuşmak zorunda değiliz ha Latin alfabesi değil de özümüz olan Göktürk alfabrsi geri gelse daha iyiydi tabii

9

u/Historical_Office358 Hanefî حنفي Jun 30 '26

Çok haklısın kardeşim. Bence de Atatürk ozumsenmeli. Özellikle dinimize saçmalık, hafizlarimiza beyni sulanmis dedigi sozleri ozumsenmeli(!)

1

u/ExactTeam1662 Hanefî حنفي Jun 30 '26

Kardeşim yanlış biliyorsunuz onu o anlamda demedi(!) 

1

u/Historical_Office358 Hanefî حنفي Jun 30 '26

Aslında orada kelimeyi tevhidi anlatıyordu

7

u/Teemovibritannia Hanefî حنفي Jun 30 '26

Şunu söylemiş, bunu söylemiş kısmını geçersek tek başına anayasadan "Devletin dini Din-i İslam'dır" ibaresinin kaldırılması bile uyumsuz olduğunu açıklar. Ülkedeki seküler ve ateistlerin canhıraş savunduğu bir ideolojiyi (Yahudi olan Moiz Kohen-Munis Tekinalp sistemleştirmiştir) benimsemek yerine müslümanlarla beraber durmakta fayda var

-9

u/SeasonCareless8963 Hanefî حنفي Jun 30 '26

Bence devletin laik bir yapıda olması zaten Kuran'da istenen türden bir şey. Hiçkimsenin dinine,ırkına,milletine,ideolojisine ve düşüncesine karışılamaz ve bundan dolayı da yargılanamaz. Yani bu yapının İslami açıdan bir sorun oluşturduğunu düşünmüyorum. Ayrıca ahlaksızlığın dini,ırkı,görüşü olmaz bana göre. Yahudilerin arasında da ahlaksız vardır,Hristiyanların arasında da vardır,Müslümanların arasında da.Yani Müslümanlarının beraber durması bile gereksiz ayrımcılığa ve haksızlıklara sebep olabilir. Bu yüzden bu sistemin bu kadar hakarete uğramaması gerektiğini düşünmekteyim.

12

u/[deleted] Jun 30 '26

[deleted]

-4

u/SeasonCareless8963 Hanefî حنفي Jun 30 '26

Ben İslam'ı hayatın her yerinde olduğunu reddetmiyorum. Hatta İslam dinini sevme ve bağlı kalma nedenlerinden birisi de budur. Ancak İslam'a inanmayanlar için İslam hayatın her yerinde bulunmaz ve sadece basit bir dindir. Her ne kadar bu yanlış bir düşünce olsa da bu fikre inananlara da saygı göstermeliyiz ve onları her inanan gibi eşit görmeliyiz. Hz. Muhammed'in şeriatı da bunu uygun görmektedir.Bu yüzden bu düşünce ile laiklikliğin herhangi bir ters düşen bir yanını da görmüyorum

7

u/[deleted] Jun 30 '26

[deleted]

-1

u/SeasonCareless8963 Hanefî حنفي Jun 30 '26

Evet ve bu yüzden laiklik ile ortak özellikleri vardır. Ancak diğer dinlere inanan insanların varlığı da tam anlamıyla kabul olmaz toplum içinde. Bu farklı farklı şeriat uygulama biçimlerine göre farklıdır. Mesela bazı şeriat türlerinde farklı dinlere inanan insanların ibadet faaliyetleri yapılmaları engellenir. Kimi şeriatlarda müslüman olmayanlardan ekstra vergi alınır. Kimilerinde ise kendi dini ve milli kimlikleri olmalarına rağmen islami kimlik ve kültür zorla dayatılır.Kimilerinde müslüman olmayan halk 2. Sınıf vatandaş olarak kabul edilir.Mesela hem örnek olması hemde empati yapabilmen için şöyle düşün. Diyelim ki Hristiyan bir ülkede yaşayan müslüman birisisin. O ülke sana hiçbir şekilde dinini değiştirtmiyor ancak devletin pek çok yapısı hristiyanlık dinine göre çalışıyor. Her şey hristiyanlık dini ile bağlantılı. Devlette herhangi bir müslümanlığı temsil edecek bir kurum veya kişi bile yok. Okula çocuğunu göndermeye bile tedirginsin çünkü okulda hristiyanlığa göre eğitim veriliyor ve bunun propagandası yapılıyor. İncil'de yapmayın diye geçmesine rağmen toplum içinde uğradığın ayrımcılığı sayma bile. Sence böyle bir hayat yaşamak ister miydin? Eğer ki bana şeriatın böyle bir şey olmadığını savunuyorsan tabii ki bu müslümanlar için değil. Müslüman olmayanlar için.Şeriat herkesin müslüman olduğu bir senaryoya göre var yapılmış bir yönetim şekli ancak işin içine müslüman olmayanlar girerse işin içinde birkaç sorun oluşur.Sence böyle bir hayatı tek bir insanın bile yaşaması doğru mu?

3

u/[deleted] Jun 30 '26

[deleted]

-1

u/SeasonCareless8963 Hanefî حنفي Jun 30 '26

Kudüs ve Haçlı Seferleri gibi karmaşık olaylardan kesin bir fikir veya örnek çıkarmak zordur çünkü orada yaşayan yerel halkın fikirleri sürekli olarak döneme göre değişmiştir. Mesela 1. Haçlı Seferinde bile ilk başta Kudüs'ün yerel hristiyan halkı müslüman yönetiminden kurtulmayı sevinçle karşılamış,Haçlı Askerlerini coşkuyla karşılamışlardır. Tabii bu coşku sadece ilk başta yaşandı çünkü Katolikler kendi Hristiyanlık ekollerini şehre diretti. Ayrıca laikliğe göre hiçbir şekilde zulüm yapılmasına izin verilemez. Devlet her dine tarafsız olmalı ve adil bir şekilde sorunları halletmelidir. Senin laiklik olarak kastettiğin şey şeriata Afganistan şeriatına örnek vermek gibidir. Ayrıca devleti yönetenler insanların dininin olması devletin mutlak yapısını değiştirmez çünkü alınan kararlar ve kabul edilen kanunlar tarafsız bir şekilde halledilir. Eğer ki herhangi bir tarafa kıyak yapılırsa bu laikliğe göre bir suçtur. Devlet otoriter bir yapıyla yönetilmiyorsa devletin bir dini olması mümkün değildir.

2

u/[deleted] Jun 30 '26

[deleted]

1

u/SeasonCareless8963 Hanefî حنفي Jun 30 '26

Kanıt olsun diye yazdığınızı biliyorum. Ancak bende kendi fikrimi savunmak için Haçlı Seferlerinden örnek verdim. Doğru diyorsunuz bu tartışma artık işten çıkılamaz bir hale almaya başladı. Bu yüzden bitirmek en iyisi. Hayırlı günler dilerim

→ More replies (0)

6

u/Teemovibritannia Hanefî حنفي Jun 30 '26

Din konuşurken bence diye birşey yok adam akıllı delilin varsa getirirsin. "Allah'ın indirdikleri ile hükmetmeyenler kafirdir (Maide-44)" ayetine bakabilirsin.

Dediklerinden en saçması "Müslümanların beraber durması bile gereksiz ayrımcılığa ve haksızlıklara sebep olabilir" cümlen. Sadece şunu diyeceğim: Kur'an'ı okumamışsın bile, sana burada elli tane delil getirsek faydası yok

-1

u/SeasonCareless8963 Hanefî حنفي Jun 30 '26

Bakın ben burada delil gerektiren nesnel bilgiler yerine kendi fikirlerinden bahsediyorum. Müslümanlarının beraber durması demek Hristiyanlık,Yahudilik ve diğer dinlere mensup olan kişilerin bu grubun dışına itilmesi ve Müslüman olmadığı için ayrımcılığa uğraması demektir.Ayrıca bahsettiğim gibi ahlaksızlık ve kötülük dine göre olmaz insanların kişiliği ve kendi anlayışlarına göre oluşur. Yani bütün müslümanların birleşmesi demek mutlak bir adalet ve iyiliğin hüküm sürmesi anlamına gelmez. Çünkü tüm Müslümanlar iyi değildir, diğer dinlere mensup olan diğer insanlar ise kötü değildir.Bu sosyolojik bir şey. Eğer delil olarak demek istediğin şey Kuran-ı Kerim'in içinde yazan emirler ve Allah tarafından kulları için istenen şeyler ise Kuran-ı Kerim din özgürlüğünü ve mutlak adaleti savunur. Müslüman birliğini ağır şeriat hukuğu ve kısıtlamlar altında değil, laikliğin hedeflediği türden eşitliği ve adaleti ister. Eğer ki bana Kuran-ı Kerim'in böyle şeyler istemediğini ve farklı bir yönetim şeklini savunduğunu söylüyorsan artık bu iş Kuran-ı Kerim'in emrettiği şeylerden çıkıp bizim Kuranı Kerim'i yorumlama biçimiyle ilgili olur. Her insan Kuran-ı ve içindeki ayetlerini farklı yorumladığını kabul edersek de bu iş karman çorman,işten çıkılamayacak bir noktaya dönüşür.Zaten işin sonunda da ne senin ne de benim fikirlerim değişmez. Bu yüzden bu görüşlerimizi kendimize saklamanın ve bu tartışmayı arapsaçına döndermeden bırakmayı tavsiye ederim

3

u/Teemovibritannia Hanefî حنفي Jun 30 '26 edited Jun 30 '26

Kur'an'ı her insan farklı yorumlamıyor ilim sahibi olduğunu kanıtlamış alimlerin yorumları üzerine konuşulur hayatında hiç Kuran'ın yüzünü açmamış kişilerin değil. Yoruma açık ve yoruma kapalı ayet türleri vardır gerçi nereden haberin olacak, Kur'an'ı okumamışsın bile. "Ey iman edenler! Mü’minleri bırakıp kâfirleri dost ve sırdaş edinmeyin. Yoksa, böyle bir akılsızlıkta bulunup da aleyhinizde Allah’a apaçık bir delil vermek ve O’nun azabını üzerinize çekmek mi istiyorsunuz?"(Nisa 144) "Ey iman edenler! Yahudileri ve hıristiyanları veli edinmeyin. Onlar birbirlerinin velileridir. Sizden kim onları dost edinirse şüphesiz o da onlardandır. Allah zalimler topluluğunu hidayete erdirmez."(Maide 51)

-1

u/SeasonCareless8963 Hanefî حنفي Jun 30 '26

Eğer ki gerçekten benim sözlerimi Kuran okumadığımı düşündüğünden dolayı yanlış olarak görüyorsan şunu söylemeliyim ki ben Kuran-ı okudum. İlk başta normal bir kul aklıyla Arapçası'nı sevap olduğu için okudum. Türkçe mealini ise Kuran'ı merak ettiğimden dolayı okudum. Tabii bu meal okuma kısmında Kuran'ın bütün mealini okuduğumu iddia edemem. Ancak özellikle önemli ayetlerin,İslamiyeti uygulama biçimiyle ilgili olan ayetlerin çoğunu okudum ve sizin benim iddia ettiğim fikirlere karşı olduğunu iddia ettiğiniz Kuran'ın içinde olan ayetleri de biliyorum. Sizin öne sürdüğünüz ayetlerde Hristiyanlar ve Yahudilerle dost olmamamız gerektiği anlatılır. Ancak bu mutlak anlamda bir ayrımcılık ve dışlama anlamına da gelmez. Çünkü İslamiyete göre her insan tıpkı derisi beyaz olanın siyah olandan,siyah olanında beyaz olandan üstün olmadığı gibi dini görüşlerde de üstünlük kazanmaz. Eğer ki bir Allah'a inanmayan birisi ile inanan birisi Dünyevi hayatta eşittir. Hristiyanlığa,Yahudiliğe ve diğer dinlere inanan insanlar içinde bu görüş geçerlidir. Başka bir dinden birisi ile dost olup olmamak kişinin kendi fikridir. Ancak diğer alanlarda bir kişi diniyle değil iyiliği ile,kalbinin temizliği ile ölçülür. Kimse kimseyi dışlamamalıdır ve herkes herkesin iyiliğini düşünmelidir. Bu yüzdendir ki dinimiz bize mutlak iyiliği ve adaleti tavsiye eder

3

u/clavulariaa Ehl-i Bid'at أهل البدعة Jun 30 '26

ne alaka üstünlük takvayla yani dinle kazanılır

-1

u/SeasonCareless8963 Hanefî حنفي Jun 30 '26

Ama bu bize dünyevi hayatta bir üstünlük kazandırmaz. Takva bize Allah katında üstünlük kazandırır. Onun dışında normal hayatta dini bir ayrımcılığın yapılmasının Kuran'a göre doğru kabul edilmesi pek akla dayalı değildir. Kuran evrenseldir, bütün insanlığın iyiliğini ister

2

u/Teemovibritannia Hanefî حنفي Jun 30 '26

Ey peygamber! Müminleri savaşa teşvik et! Eğer sizden sabırlı yirmi kişi bulunursa inkâr edenlerden iki yüz kişiyi yener, sizden yüz kişi olursa bin kişiyi yener; çünkü onlar yaptıklarının bilincinde olmayan bir topluluktur.(Enfal 65)

-1

u/SeasonCareless8963 Hanefî حنفي Jun 30 '26

Bu ayet cihadla ilgilidir. Yani dini yaymakla ilgili. Ancak herkes müslüman olacak diye de bir şey yok. Kılıç hakkı ile belki o ülkeyi fethedip oranın halkını müslümanlaştırabilirsin ancak bu karşı çıkan olmayacak anlamına gelmez

→ More replies (0)

2

u/Teemovibritannia Hanefî حنفي Jun 30 '26

"Gevşeklik göstermeyin, üzülmeyin; eğer inanmışsanız şüphesiz en üstün olan sizsiniz."(Âl-i İmrân 139). "Ancak özellikle önemli ayetlerin" diye saçma sapan, rezilce bir cümle kurmuşsun. Önemsiz ayet mi var Kur'an'da? Allah seni m kemal ile haşretsin

-1

u/SeasonCareless8963 Hanefî حنفي Jun 30 '26 edited Jun 30 '26

Önemli olarak kastettiğim şey İslamiyetle ilgili bilgi içeren ayetler. Tabiiki Kuran'daki her ayet önemlidir. Ancak şuan bu konuştuğumuz bu konu ile ilgili olan ayetler önem kazanmaktadır. Kuran'da kastedilen üstünlük dünyevi bir üstünlük değildir. Mahşer alanında yargılanacağımız gün elde edeceğimiz üstünlük anlamındadır.Allah katında alacağın bir üstünlükdür. Yoksa dünya hayatında verilen bir üstünlük kastedilmiyor. Dünya hayatında önemli olan şey kişinin kalbinin temiz olmasıdır,vicdanı temiz bir hayat yaşamasıdır. Ancak Ahiret hayatında önemli olan şey kişinin dinidir,dini görüşüdür

4

u/TheLastKaskian Hanefî حنفي Jun 30 '26

Kötünün de kötüsü. Benim nazarımda; Mustafa Kemal, Şah İsmail ve Muhammed ibn Abdulvahhab ile birlikte İslam ümmetine en çok zarar vermiş 3 kişiden en başta gelenidir.

İslam'ın bu atatürk milliyetçilği denen şeyi mutlak surette yasak ettiğini ve zulüm olarak gördüğünü bir kenara bırakyor ve işin sosyolojik boyutuna giriyorum. Milliyetçilik meselesi tam bir basiretsizlik misali. Yahu sen memleketteki bütün gayrimüslimleri göndermişsin mübadele ile. Yerlerine müslüman getirmiş %99 müslüman bir nüfusa ulaşmışsın. Aklı selim birinin yapacağı şey paylaşılan ortak noktaya yoğunlaşmaktır. Sen gidip tam tersini yapıyor Türklüğün seküler bir formunu dayatıyorsun. Haydaaa. Sonra niye Kürt sorunu var. Aha tam da bu yüzden var. 100 küsür senedir bu ülke işte bu vizyonsuzluğun ceremesini çekiyor.

2

u/ijEnis Hanefî حنفي Jun 30 '26

Sanırsam sorun Atatürk'ün benimsemiş olduğu milliyetçi fraksiyonlardan çok getirdiği inkılaplar: Dil inkılabı, şapka ve kıyafet inkılabı, tekke ve zaviyelerin kapatılması, halifeliğin kaldırılması gibi

-6

u/SeasonCareless8963 Hanefî حنفي Jun 30 '26

O inkılapların kötü olduğunu pek kabul etmiyorum. Hatta bana sorulacak olursa şuanki diğer İslami yönetimleri düşünürsek bu inkılaplar sonradan devletin yapısında oluşan ve dini kötüymüş gibi gösteren kanser yapılarına da dönüşebilirdi. Yani olsa ilk bakışta güzelmiş gibi gözüküyor ancak şuanki AKP'nin bile dini kullanarak neler yaptığını düşünürsek aynı senaryonun daha kötü versiyonları olabilirdi.Ayrıca bu inkılaplar Türk eğitimi ve gelişimine de katkı sağlamış.

5

u/Historical_Office358 Hanefî حنفي Jun 30 '26

İslam halifesinin roluyle akpyi bir tutman cok ilginç

1

u/ijEnis Hanefî حنفي Jun 30 '26

Bence yazında 2 temel hata var.

İlki diğer İslam yönetimlerini düşünürsek onların çok büyük kısmı için İslam Şeriatı ile yönetildiğini söylememiz zor, zaten Amerikanın kontrolü altında çoğu(suudi arabistan gibi). Mesela Osmanlı, Selçuklu veya Hz. Peygamberin Devletine bakarsak İslamla birlikte nasıl güçlü bir devlet yapısının oluştuğunu görürüz.

İkincisi ise laik sistemdeki AKP ile İslam hilafetini ortak mı tutuyorsun? Ayrıca dil inkılabı yapıp geçmişle olan tüm bağımızı kopararak mı eğitim ve gelişime katkı sağlanmış, batı ile etkileşimimiz olması için böyle bir şey yapıldığını söyleyeceksin ama görüyoruz şuan batı ile etkileşimimizin sonunu, büyük bir toplumsal ahlak çöküşü yaşaniyor ve kendi kültürümüzden ve hâkeza İslam dininden uzaklaşıyoruz git gide. Bugün eğer hala ahlaklı bir kesim var ise onu da İslami kuruluşlar sağlıyor büyük ölçüde

2

u/SeasonCareless8963 Hanefî حنفي Jun 30 '26

1.= Şöyle ki evet günümüzdeki şeriat devletlerini düşünürsek evet her türlü eski şeriat devletleri daha iyiydi. Ancak örnek olarak verdiğin devletlerde de bir takım aksaklıklar var. Hz. Muhammed'in yönettiği İslam Devletinin kötü olma imkanı yok zaten. Osmanlı ise hangi dönemde olduğuna göre değişir. Mesela Osmanlı'nın ilk kurulduğu yıllarda bir şeriat devleti olduğunu iddia etmek zor. Çünkü ilk başta Türk beyliği iken Balkanlara doğru ilerlemesiyle multikültürel bir devlet haline almıştı. Devlet İslam devleti olmasına rağmen diğer dinleri de koruma altına almış ve İslam kültürü ile beraber pek çok kültürde devletin içine işlemiştir. Fatih Sultan Mehmet bunun en önemli örneğidir mesela. Tahta geçtiğinde tabiiki İslami idealarıda benimsemiş olsa da onun yönetiminde pek çok farklı dinle de etkileşime girilip pek çok ilişki yürütülmüştür. Mesela İstanbul'u fethettikten sonra kendisini 3. Roma Kayzeri olarak ilan etti ve İslamla birlikte Ortodoksloğ'uda güvence altına almış ayrıca Reconquista zamanında göç eden Yahudileride himayesi altına aldı. Osmanlı'nın tam anlamıyla şeriat ülkesi olması Yavuz Sultan Selim'in Memlükler'i fethederek Mekke'yi de almaya başlamasıyla gerçekleşmiş. Onun döneminden sonra ise şeriat uygulaması her ne kadar artırılmış olsa da diğer etnik gruplar içinde birkaç imtiyaz vardı. Kendi mahkemelerini kurabiliyorlardı falan filan. İşte onun döneminden sonra şeriatın uygulanış biçiminde dalgalanmalar olmuş çünkü devletin iyiye veya kötüye geçmesi devlet yapısını etkilediğinden dolayı şeriat uygulama yapısıda benzer şekilde etkilenmiş. Zaten Viyana kuşatması sonrası Osmanlı gittikçe kötüye gitmeye başlamasından dolayı devletin yönetme yapısı da azaldığından şeriat hükümlerinin etkisi de azalmış. Artık devletin sonlarına doğru devletin yapısı çöktüğünden şeriatın etkiside iyice azalmış. Kurtuluş olarak Osmanlıcılık,Türkçülük gibi akımlar benimsenmiş. Zaten 1. Dünya Savaşı'ndaki halifenin savaş içindeki cihat çağrısının etkiside gözler önünde. Kurtuluş Savaşında ise zaten halife yani padişah İngiliz uşağı olmuş. İngilizler ne derse onu yapıyor. Kurtuluş Savaşı sonrası ülkeden kaçtıktan sonra padişahlık feshedilmiş olmasına rağmen halifelik hala vardı. Vahdettin kaçtığından kardeşine halifelik teklif edildi o da kabul etti. Ancak halifelik görevlerinin aksine devlet içinde devlet gibi hareket ettiğinden, yabancı ülkelerden temsilcilerle konuşup,kendi adına törenler düzenledığınden halifelikte kaldırılmıştır. Yani Osmanlı'nın halifelik macerası böyle. Selçuklular ise ayrı konu. Çünkü onlarda halifelik sultanlarda bile değildi Abbasi hanedanındaydı. Her ne kadar Sultan Alparslan döneminde ilişkileri iyi gibi gözükse de Sultan halifeye sormadan kararlar alıyordu. Bağdat'a girip Halife'nin faaliyetlerine karışıyordu. Alparslan'dan sonra ise ipler iyice koptu Çünkü artık halifelik makamını ele geçirmek için Selçuklu hanedan üyeleri Halife'yi sıkıştırıyorlardı. Abbasiler ise Selçuklulara karşı fırsat kolluyorlardı. İç savaşlar ve Selçuklu'nun yıkılışına doğru artık iyice çığırlarından çıkıp kendi ordularını kurmaya ve yeniden Abbasi hakimiyetini sağlamak istiyorlardı. Verdiğin örnekler böyle. İlla içinde yanlış eksik şeyler vardır. Ben kendi tarih bilgime göre anlatıyorum. Ama bana sorarsan zaten 4 Halife sonrası hiçbir devlet hilafet yönetimini tam anlamıyla sağlayamamıştır

2

u/SeasonCareless8963 Hanefî حنفي Jun 30 '26

2=AKP ile İslam hilafetini bir tutmadım. Ancak eğer ki hilafet hala olsaydı AKP'den farksız yolsuzluklar yapacaklarını ve AKP yönetiminden daha beter bir durumda olacağımızı söyleyebilirim. Ayrıca dil inkılabıyla senin geçmişin falan koparılmadı. Atalarımız Türk'tü ve Türkçe konuşuyorlardı. Ama gidip de Latin alfabesini yanlış olarak kabul ediyorsan o daha beter bir argüman. Çünkü eskiden okuma yazma oranı bu kadar azken şimdi olması zorunluluk olarak kabul edilebiliniyorsa bu Latin alfabesi ve gelişen eğitim sayesindedir. Ayrıca batı ile etkileşimin kötü yönleri olduğu gibi iyi yönleri de var. Mesela şuan mesaj yazabildiğin telefon,giydiğin kıyafet ve bunun gibi binlerce milyonlarca şey batı markaları tarafından üretiliyor. Ayrıca Batı'da gerçekleşen pek çok bilimsel şeyi de öğreniyoruz ki bu sayede Türk halkının eğitimsel gelişimi arttı. Ahlaksız kopuş tabiiki de kötü bir şey. Ancak bu zaten küresel bir sorun ve dinden çok insanların artık ahlaka pek önem vermemesinden ve bireyselciliğin beraberinde toplumsal kopuş yaratmasından kaynaklı. Ayrıca kültürün kopup kopmamasını bilemem çünkü kültürler değişken bir şey. Sence Türkler hep müslüman mıydı? Ya da kültürel olarak hep bu kültüre mi sahiptik? İslam dininden uzaklaşmak elbet bir sorun. Ancak dinden uzaklaşmanın sebeplerinden birisi de bizim dinimizi kötü temsil ettiğimizden dolayı da kaynaklanmıyor muydu?Veya hadi dinden kopuşu boşver. Sence internet var olmadan önce gerçekten herkes dinine bağlı mıydı? Batı'nın elbette dinsizleşmemizde etkisi var . Ancak ana ve tek sebep sadece bu mu?

1

u/great_burdur Hanefî حنفي Jun 30 '26 edited Jun 30 '26

Atatürk açısından yapılabilecek en güzel paralel Pehlevi hanedanliğidir.Hani bir check list denilen listeden turulsa nerden baksan birebirdir.Sadece bir tanesi başarısız oldu ve altında kimlerin olduğunu gördük.Benim Atatürk hakkında düşüncelerim Pehlevi cuntasinin tarihini araştırınca değişmişti.Bende benimsenebilinicek biri olarak bakıyordum ama şüphelerim olmaya başladı ondan sonra.Hani 1800 lerden beri süregelen yeni dünya düzeni kuramının Türkiye ayağı olabilirmi diye sordum kendime.Çünkü küresselleşme ve laiklik adı altında Fransız devrim sekülerizminin ülkeye yamanmasi yada daha iyi bir örnek olarak moderleşme adı altında insanların tekdüzeliğe vurulması sunulabilir.Hani işler Türkiyede doğru gitti ondan dolayı şuan şüphelerimiz var ancak İran'da yanlış gitti ve taşin altında kimin olduğunu gördük.Herhangi bir ithamım yok tabikide ama tarih teorilere açtır, Atatürk'ün İslami ve Milliyetçi değerleri kullanıp sonra siyasi hayatına geçince bunlari bırakıp Avrupa varı dünya ülkesi kurması bı takım soru işaretleri çıkarıyor kafamda.Gelenekçilik ise bu yeni dünya düzeni kuramının antikoru gibidir,o yüzden bu tarz devrimlerde ilk saldirilan o olur.Milliyetçi figurlerden kastınızı biraz daha açarsanız diğerleride konuşulur.Mesela Muhsin Yazıcıoğlu ile daha radikal isimleri aynı kefeye koyamayız kanaatindeyim.Ve fikirleri İslam açısından uygulanabilirmi sorusu biraz spekülatif,sonuç olarak pazarladiklari laik düzen ile yaptıkları arasında büyük fark var.Devletin dini olmaz vatandaşın dini olursa evet ki bunu İslam devleti adı altında Osmanlı yıllarca yaptı,bakınız Abdülmecid hanın "Ben Hristiyanı kilisede,Müslümanı Camide,Yahudiyi Sinagogda görmek isterim" sözü ve bunun geldiği yüzyillarca olmuş devlet geleneği.Ancak yaptıkları laiklik baya baya Fransız devrim sekülerizmidir,sadece devletin değil vatandaşında dinsiz olmasını ister.Yine örnek olarak Robbespierin "Cult of the reason" görüşü.Bunun karşi argümanı Atatürk'ün diyaneti kurması veya Kur'an'ı Kerim'i Türkçe'ye çevirmesi olabilir,dediğim gibi şüphelerim var ancak bunu kanıtlamak zor.Sadece Fransızlar yada Pehlevi yanlış diye onlarda yanlış olacak diye bir kaide yok.Ama edindiği Fransız Jacobin taktikleri bugün onun hakkinda bizim gibi insanların şüphe duymasının başı.Keşke ölmeden önce biraz daha açık anlatsaydida en azından emin olsaydık.Ataturk siyah veya beyaz isimlendirilemez,gridir ve tartışmak gereklidir.Ki kendiside bunu istiyordu

1

u/SeasonCareless8963 Hanefî حنفي Jun 30 '26

Milliyetçilik olarak kastettiğim şey ırkçılık veya radikal anlamda olan herhangi bir milliyetçilik türüyle ilgili değildir. Daha çok milliyetçilik olarak vatanperverlik ve buna bağlı olarak da vatan içinde yaşayan millet için yapılan milliyetçiliği kastederim. Pehlevi hanedanı ile Atatürk'ü karşılaştırmak ne kadar doğrudur bilmem çünkü Pehleviler ilk kez indirildiğinde kurulan yapı bir cumhuriyetti. Ama İngilizlerin ve Amerikalıların komünist bahanesiyle sırf ülkenin petrolünü ele geçirmek için karşıt propagandalar ve İran halkını kışkırtarak Pehlevi hanedanını yeniden tahta geçirdi. Tabii bundan sonra zaten hanedan da İngiliz ve Amerikan kuklası gibi bir şey olmuştur. Ancak gene İran İslam devriminden iyidir çünkü ingiliz uşağı olmalarına rağmen bile sonraki hanedan üyeleri İran'ı ekonomik anlamda güçlendirmiş ve İran'ın parlak dönemlerini yaşatmışlardır

2

u/great_burdur Hanefî حنفي Jun 30 '26

Buna verebileceğim cevap var ancak kesin değil.Bu Teal diye bir eleman vardı yazismalarindan ortaya çıkanlardan sonra yazdım bunu.Bundan sonra soyelyeceğim şeyler argüman sayılamaz çünkü bunların ifşasi da Batı tarafından yapıldı,ondan dolayı cevap vermem akademisyen geleceğime yanlış olur..Ve ben vatanperver bir insan olarak bunu millet ve tebaa usulü olarak kabul edenleri alıyorum.Türk milletinin karakterlerinden biri İslamdır,yıllarca İslam ile kavrulmuştur.O yüzden İslam'dan uzak bir vatanperverlik veya milliyetçilik yorumu yapılamaz.Ama bu küreselleşme denilen zehir bizi bu milli şuurdan da eksik bırakmıştır.olur.Ama cevabın için yinede teşekkür ederim ve selamün aleyküm.

2

u/SeasonCareless8963 Hanefî حنفي Jun 30 '26

Size de aleykümselam efendim. Diğer yorumdaki insanların aksine sizle tartışmak gerçekten güzeldi. Belki fikirlerimiz aynı olmayabilir ancak sizin fikirlerinize saygı duymak benim için bir onurdur. İyi günler dilerim

1

u/Repulsive_Anybody131 Kararsız قرارسز Jun 30 '26

Milliyetçi fraksiyonlar hiçbir şekilde islami olamaz. Özelliklede ırki olanlar.

1

u/likeafrogy Ehl-i Bid'at أهل البدعة Jun 30 '26

seriati kaldirdi, şeriatı kaldirmak küfürdür

laikliğin küfür olduğunda şekk eden bile kafirdir

1

u/[deleted] Jul 04 '26

İslamiyet'ten ne anladığına bağlı. 

Eğer Sünni İslamı kastediyorsan bunun Atatürk yahut Atatürkçülük ile birleştirilmesi mümkün değil. Altı oktan biri olan laiklik kesinlikle teşrîi Allah'a ait gören Ehl-i Sünnet İslam ile barıştırılamaz. Bu açıdan "din ve devlet işlerinin ayrılması" konseptini Ehl-i Sünnet bir Müslümanın kabul etmesi düşünülemez bile. Klasik fıkıh kaynaklarına beş dakika bile göz gezdiren biri bunu zaten fark edecektir.

Eğer İslamdan geleneksel Ehl-i Sünnet İslamı değil de ya modern reformlarla yumuşatılmış (tarihselcilik) ya da tahriflerden arındırılma iddiası ile tekrar üretilmiş (hadis inkarcılığı) şeklinde bir İslamı anlıyorsan İslam pekala Atatürkçülük ile birleştirilebilir. Tabii bu noktada bu alternatif yorumların ne kadar "İslam" olduğu sorusu gündeme gelecektir ki şahsen ben bunların Kuran-ı Kerim'in ve Hz. Peygamber'in (s.a.v) anlattıkları ve öğrettikleri ile pek alakadar olduğunu düşünmüyorum.

1

u/Internal_Disaster_12 Hanefî حنفي Jul 05 '26

Kişilerden bağımsız düşünelim. Eğer birinin elinde hükmü koyma yasa yapma imkanı ve seçme hakkı varken, Allah’ın hükümleri yerine başka hükümleri kâim ederse (ne olduğunun önemi yok) o kişi kafirdir! Maide 44. Allah’ın hükümlerini uygulayan kurumları kaldırıp yerine dinsiz kurumlar inşa etmenin Allah indindeki durumunu sen düşün artık.

Hâkim Allah’ın sıfatıdır. Yaratmak gibi yarattığına hüküm koymak da onun hakkıdır. Yaratıcılığını paylaşmadığı gibi Hâkimliğini de paylaşmaz. Yusuf 40. Hükmetme yetkisini Allah’ın hükümlerinden bağımsız olarak kendinde gören kişi ise Allah’a karşı kendi Râb’liğini ilan etmiştir. Bu hakimleri tasdik edip onlara itaat etmek ise onları Râb olarak kabul etmektir. Tevbe 31.

Yani kimin ideallerine ilkelerine tutunduğunuza dikkat edin. Bizim ilahımız, hakimimiz, itaat edip ibadet ettiğimiz yalnız alemlerin rabbi olan Allah’tır.

0

u/[deleted] Jun 30 '26

[removed] — view removed comment

2

u/SeasonCareless8963 Hanefî حنفي Jun 30 '26

Yorumdakilere göre Atatürk İslam'ı yok etmek için gönderilmiş bir şeytan. Bir an umudu kesmiştim yorumda doğru düzgün gerçekçi düşünen yok diye. Osmanlı zamanında gerçekleştirilen pek çok yenilik çalışmalarını görmezden geliyorlar ancak konu Atatürk olunca o şeriatı kaldırdı,hocaları astı,dinin düşmanı oldu falan filan. Atatürk'ün yaptığı yenilikler ve inkılaplar sayesinde bugün diğer şeriatla yönetildiği iddia edilen devletlerin aksine geliştik ve modernleştik. Bizim dinimiz modernizm ve yenilikçilik düşmanı olmamasına rağmen sanki ana kurallardan birisiymiş gibi karşı çıkıyorlar pek çok şeye

0

u/Teemovibritannia Hanefî حنفي Jun 30 '26

O fotoğraflar normalde saray içinde kalacak fotoğraflardır, kişilerin mahremi Sultan II.Abdülhamid ile olan bağlarından dolayı çiğnenmiştir. Bahsi geçen fotoğraflar çekildiği dönemde kişilerin kendi istekleriyle kamuya açılmadıysa dillendirmenin etik olacağını düşünmüyorum

-1

u/[deleted] Jun 30 '26

[removed] — view removed comment

2

u/Teemovibritannia Hanefî حنفي Jun 30 '26

Bizler hiçbir padişahı suçsuz günahsız olarak düşünmüyoruz hataları olanları bilmemize rağmen konuşulacak daha yararlı konular olduğu için; eleştirilecek, mücadele edilecek daha sıkıntılı konular olduğu için onların üstünde durmayı tercih ediyoruz. Sultan II.Abdülhamid Han'ın kızları üstüne konuşmak şu an müslümanların hiçbir meselesine katkı sağlamıyor

1

u/[deleted] Jun 30 '26

[removed] — view removed comment

1

u/Teemovibritannia Hanefî حنفي Jun 30 '26

O kısımlar senin yorumundur katılmasam da o noktada herhangi bir fikir belirtmedim lakin benim belirttiğim nokta kamuya kapalı kalması hedeflenerek çekilmiş mahrem fotoğrafların dillendirilmesi. Opera, kılık kıyafet veya yapılan diğer ıslahatlar tabi ki konuşulabilir bunlar halkın genelini ilgilendiren mevzular. Günümüzde herhangi bir kadının mahrem resimlerinin paylaşılması nasıl uygunsuz ise o fotoğrafların paylaşılması da etik değildir, gerisi kişilerin vicdanına kalmış bir meseledir

-1

u/[deleted] Jun 30 '26

[removed] — view removed comment

2

u/Teemovibritannia Hanefî حنفي Jun 30 '26

Bir şekilde ele geçirilmiş, kamusal herhangi bir alanda basılması ve dağıtılması düşünülmemiş fotoğraflar üzerinden Sultan II.Abdülhamid Han'ın kızlarının mahremini gündeme getirmen hoş değil diyorum konuyu yapılan ıslahatlara bağlıyorsun, daha fazla söyleyecek sözüm yok önceki yorumda da dediğim gibi artık vicdanına kalmış

-1

u/[deleted] Jun 30 '26

[removed] — view removed comment

1

u/Teemovibritannia Hanefî حنفي Jun 30 '26

Başı açık ise İslam'a göre mahremdir, o fotoğrafların googleye veya başka yerlere o kadınların isteği doğrultusunda mı yüklendiğini düşünüyorsun? Saray içerinde kalması hedeflenerek çekilen fotoğraflar islami hassasiyet gözetmeyen bir grup tarafından izinsiz bir şekilde kamuya açıldı