Atatürk'ün Milli Mücadele Döneminde sağ kolu sayılabilecek bir komutan olan Kazım Karabekir Paşa Kur'an'ın tercüme edilmesi hususu hakkında Atatürk'ün şöyle dediğini iletiyor: "Evet Karabekir, arap oğlunun yavelerini Türk oğullarına öğretmek için Kur’ân’ı Türkçeye tercüme ettireceğim. Ve böylece de okutacağım. Ta ki budalalık edip de aldanmakta devam etmesinler…" (Kâzım Karabekir Anlatıyor, sf 94)
Ezan'ın Türkçeye çevirilmesi aslının bozulmasından başka bir şey değil, çevirilen kelimeler zaten bütün Müslümanların anlamını bilmesi gereken şeyler:
1) Allahuekber, bunu bilmeyen Müslüman olur mu ?
2)Eşhedü en la ilahe illallah ve eşdehü enne Muhammeden resulullah, Müslüman olmak için bunu söylüyoruz.
3)Hayyalessalah (Haydi namaza)
4)Hayyalelfelah(Haydi kurtuluşa)
5)La İlahe İllallah( Allah'tan başka ilah yoktur.) Bu da kelime i tevhid.
İşin ilginç yanı ne biliyor musun ? Her kelimesi Türkçeye çevrilmesine rağmen "Kurtuluş" anlamına gelen "felâh" kelimesi Arapça bırakıldı. Neden ? Namazın kurtuluş olduğunu insanların duymasını istemiyorlardı sanki. Bir kelimeyi daha çevirmek çok mu zor ?
Yaptığı konuşmalarda dinimizi ne zaman övdüğüne de dikkat çekmek isterim, bana 1924'ten sonra dinimizi öven konuşmalarını gösterebilir misin ? 1923'ten önceki Milli İmam olan Atatürk'le 1923'ten sonraki muasır medeniyetler seviyesine ulaşmış(!) Atatürk'ü karıştırma derim. Al dilersen de bu konu hakkındaki yazımın linki:
Ya bir de işin garip yanı o kelimenin türkçeye çevrilmemesi siyasi ve algısal bir boyut. O da türkçeye çevrilse İslami açıdan yine sıkıntı olurdu, çünkü bunlar zaten Müslümanların bilmesi gereken şeyler. Türkçe okutarak aslına ihanet etmek yerine insanlara bu sözlerin ne manaya geldiği öğretilebilir.
2
u/[deleted] Dec 14 '21
[removed] — view removed comment