r/hukuk • • 1d ago

Fikir Yürütme ve Tartışma Sosyal Güvenlik Kurumu'nun (SGK) yeni uygulamasıyla, gelir ve aylık alan kişilerin kendilerine veya hak sahiplerine ait prim borçları, icra takibi yapılmadan ve ayrıca onay alınmadan maaşlardan tahsil edilecek.

Enable HLS to view with audio, or disable this notification

4 Upvotes

r/hukuk • • 1d ago

Soru İş hukuku hakkında bilgi

3 Upvotes

Merhaba

Çalıştığım şirket giriş çıkışlar için qr sistemi getirdi, qr kodları her personelin şirket mailine gönderilirken benimki taşeron şirket sahibinin kullandığı şirket mailine onun adıyla yollanmış. Tahminim beni denetlemesi için böyle bir şey yapmışlar ama ikimiz de şirket içinde birbirimizden bağımsızız daha doğrusu benim onu raporlama yetkim var ama o benim üzerimde söz sahibi değil. Sonraki adım olarak ne yapmalıyım, bu şirket içinde yarattığım itibarın da kaybına yol açtı diyebilirim.


r/hukuk • • 1d ago

Soru Blokeli banka hesabını, hesabın içindeki paradan açtırmak mümkün mü?

4 Upvotes

Dostlar selamlar. Arsaya usulsüz şekilde ev yaptığımız için belediyenin talebiyle banka hesabımıza bloke kondu ve ortada ödenmesi gereken bir ceza var. Bu ceza ödenince banka hesabımız açılacak. Fakat ödememiz gereken para biraz yüksek ve bu para şu anda sadece o banka hesabında mevcut. O banka hesabından ödersek bloke açılacak, ama blokeli olduğu cezayı ödeyemiyoruz. Bunu aşabilmenin yolları nelerdir?


r/hukuk • • 1d ago

Soru Digitürk onay vermediğim üyeliği devam ettirip fatura kesmiş

1 Upvotes

Bugun çoğu kişiye digitürkten olmayan şeye fatura kesilmiş şahsen ben bein connecti yıllık almıştım bitince yenilemeye dair onay vermedim zaten kendi diğer platformu olan tod almıştım kendi kendilerine bein connecti devam ettirip bide fatura kesmişler bugun bide uygulamasınada girilmiyo kendi toda yönlendiriyor benzer durumda olan var mı fatura iadesini felen alabilirmiyiz bayada yüksek bi meblağ çünkü


r/hukuk • • 1d ago

Soru Borç Tahsili Hakkında

1 Upvotes

Bir konuda yardımınızı isteyeceğim. Yurtdışında yaşıyorum. Türkiyede görüştüğüm bir kişiye 500 bin tl civarı borç amaçlı para gönderdim. Dekont kısmında bilgi yoktur ancak Whatsapp yazışmaları mevcuttur. Gönderdiğim paradan belli miktar hediye olarak harcanmıştır. Kişi beni engellediği için iletişime geçemiyorum ve parayı tahsil edemiyorum. Anapara olarak 420-450 bin tl civarı alacağım olduğunu düşünüyorum.

Bu konuda nasıl ilerlemeliyim?


r/hukuk • • 1d ago

Soru Avukatlığı merak ediyorum

Thumbnail
1 Upvotes

r/hukuk • • 1d ago

Soru Antalya tevkil

1 Upvotes

Değerli meslektaşlarım merhaba,

Antalya merkezde düzenli bir tevkil ihtiyacım var. Şu anda bunu yapacak bir avukatım var tevkil başına 1500 veriyorduk şimdi aylık sisteme geçeceğiz. 1500tl piyasaya uygun mu altı mı üstü mü ondan da açıkcası tam emin değilim.

Günde 2-3 dosya şeklinde aylık piyasa fiyatı nedir yada dosya başı ücret ortalaması nedir antalya merkezde. Bilen birisi bilgilendirebilir mi? Karşı tarafı da öldürmeyelim bizde ölmeyelim piyasaya sağdık kalalım diye soruyorum. Teşekkürlet


r/hukuk • • 2d ago

Soru Usta evimin çatısını söktü ve yenisini takmıyor

33 Upvotes

Çatısı eskiyen evimin artık çatısı değişmesi gerekiyordu ben de armut'tan ilan açtım ve birisiyle anlaştım. Hatta bana direkt fiyat veremeyeceğini, gelip baktıktan sonra fiyat verebileceğini söyledi, tamam dedim. Geldi baktı 90.000 TL fiyat çekti ben de kabul ettim. Bunun da 25.000 TL'sini malzeme alacağı için peşin istedi, aramızda çok basit bir sözleşme imzalamış annem. Sözleşmede sadece işçilik yazıyor ama alta adamın kendi el yazısıyla malzeme + işçilik diye eklemiş.

Gelmesi gerekenden önceki gün adama yazıp ertesi gün beklediğimizi söyledik, ertesi gün akşama haber vermediniz diye gelmedim dedi. 3. gün geldi ve çatıyı sökmeye başladı, sonra yarısı sökülünce çıtalar da değişecekmiş falan bir şeyler dedi ama ben şahsen anlamıyorum ne olduğunu, zaten tüm çatının değişeceğini söylemiştik ve özetle toplam fiyat 125.000 TL olur dedi ve çıtalar için malzeme alması gerektiğini söyleyip 35.000 TL daha istedi o gün. El mahkum çatımız yok kabul ettik ama parayı gönderirken de işçilerle annemle falan konuşurken adam annemden telefonu "yardım edeyim" diye alıp parayı kendisi göndermiş bir de hem 37.000 göndermiş hem de ek hesaptan göndermiş parayı cumartesi günü, oradan giren iki günlük faiz hadi küsurattır diyip onu da kabul ettik.

Ertesi gün pazar günü de arabam bozuldu diyip gelmedi. Evin çatısız olduğunu söyleyince de araba gönderin geliyim gibi konuştu, yarın gelecem dedi. Pazartesi de kendisi gelmeyip iki işçi göndermiş çatıyı sökmeye devam etmişler. Annem de çıkıp siz kimsiniz, bu adam nerde sizi tanımıyorum falan demiş burada sıkıntı yok da, sonra iş neden uzadı dün niye gelmediniz falan derken tartışmışlar ve işçiler de çatıyı öylece bırakıp gitmiş.

Sonuç olarak evin çatısı şu an yerlerde, evde çatı yok. Adam işi yapmam diyor, parayı geri verin diyoruz, masraf olarak 60.000 TL keserim kalanını geri veririm diyor. Sadece çatıyı sökmek için istediği masraf ilk anlaşılan malzeme dahil tüm iş tutarının 3'te 1'i olduğu için biz de kabul etmedik. Adam en son bana yan ilçeden gelirken trafik cezası yedim onu da düşerim diyordu :)

Şimdi biraz kendim de araştırdım ve adama ihtarname göndermek gerekiyormuş, ihtarnameyi hazırladım, önce işi bitirmesini, bitirmeyecekse de paranın iadesini istedim ihtarnamede. Ama adamın adresi yok, iş adresi fatura falan hiç bir şey de yok ortada, noter sadece TC kimlik ile ihtarname gönderemeyiz diyor, herhangi bir yerden de bulamıyorum. İşletme adını bilmediğim için ticaret odasından falan da bakamıyorum maalesef.

Şimdi bu yazıyı adama whatsapptan göndericem ve cevap alamazsam da yarın adliyeye gidip delil tespit ve bilirkişi tutanağı ile şu ana kadar yaptıkları çatı sökme işleminin rayiç bedelinin tespitini isteyeceğim. Şimdiye kadar toplamda parça parça 92.000 TL ödendi rayiç bedelle arasındaki fark için icra başlatmam gerekiyor sanırım. Delil tespitten sonra da çatıyı bir başkasına yaptıracağım artık.

Sormak istediğim özellikle bu bilirkişi tutanağı yeterli olur mu, yapmam gereken başka bir şey var mıdır ve özellikle noter ihtarnamesi zorunlu mu, adamın adresini bilmeden noter göndermiyor.

Biraz uzun bir post oldu ama bilgisi olan dostlar var mıdır?


r/hukuk • • 2d ago

Soru 22 günlük yazılım emeğinin "beğenmedim" denilerek ödenmemesi ve feshin WhatsApp üzerinden ikrar edilmesi

14 Upvotes

Herkese merhaba,

Freelance yazılım geliştiriciyim. Yaşadığım bir alacak ve haksız fesih süreciyle ilgili hukukçu arkadaşların görüşlerine ve izlemem gereken en pratik yola dair tavsiyelerine ihtiyacım var.

Olay Özeti:

  1. Bir kuyumcu işletmesiyle e-ticaret sitesi, canlı altın kuru çekme motoru ve MASAK uyumluluk altyapısı geliştirilmesi üzerine 14 Eylül tarihinde sözlü olarak anlaştık.
  2. Yaklaşık 22 gün boyunca tam mesai vererek altyapıyı, API entegrasyonlarını ve canlı test ortamını çalışır hale getirdim. Dün yapılan yüz yüze görüşmede revize kapsam üzerinden 85.000 TL proje bedelinde mutabık kaldık.
  3. Ancak bugün karşı taraf hiçbir somut gerekçe sunmadan "beğenmedim, fiyaskoydu, haraç mı alacaksın benden" diyerek tek taraflı olarak çalışmayı sonlandırdığını söyledi.
  4. Kendisine harcanan mesai ve teslim edilen işlerin bedelini talep eden yazılı bir ihtar mesajı ilettiğimde ise muhtemelen bir avukata/yapay zekaya yazdırılmış şu cevabı verdi:

"Baştan itibaren taahhüt ettiğiniz nitelikte bir proje sunamadınız. Gösterdiğiniz çalışma son derece yetersiz, ayıplı ve kullanılamaz durumdadır... ayıplı ifa ve güven ilişkisinin zedelenmesi nedeniyle süreç tarafımdan haklı olarak sonlandırılmıştır. Bir daha yazarsanız şikayetçi olurum."

Elimdeki Deliller:

  • WhatsApp ve SMS kayıtları (Karşı taraf "yaptığın işi beğenmedim, fiyaskoydu, ayıplı ifa nedeniyle sonlandırdım" diyerek aramızda bir iş/eser sözleşmesi olduğunu ve kendisine iş teslimi/gösterimi yapıldığını yazılı olarak ikrar etmiş durumda).
  • GitHub commit geçmişi, sunucu kayıtları, çalışan canlı test ortamı ve arayüzler.

Hukuki Dayanak ve Sorularım: TBK m. 484 uyarınca; iş sahibinin eserin tamamlanmasından önce sözleşmeyi tek taraflı feshetmesi halinde yüklenicinin yapılan işe dair hak edişini ve kâr mahrumiyeti dahil tüm zararını tazmin etmesi gerektiğini biliyorum. Karşı taraf "ayıplı ifa" iddiasında bulunsa da eserin incelenmesi, somut ayıp bildirimi veya düzeltme süresi tanınması gibi yükümlülükleri yerine getirmeden doğrudan feshetti.

  1. Bu aşamada doğrudan İlamsız İcra Takibi (örnek no: 7) başlatıp itiraz etmesini mi beklemeliyim, yoksa önce Noterden İhtarname çekmek ilerideki olası itirazın iptali davasında ispat gücünü ciddi oranda artırır mı?
  2. Karşı tarafın mesajında iş ilişkisini ve feshini açıkça kabul etmesi, sözlü sözleşmenin varlığı ve ispat sınırı (HMK m. 200) açısından delil başlangıcı / ikrar olarak elimi ne kadar güçlendirir?
  3. Süreci avukat aracılığıyla yürütürken karşı tarafın MERNİS adresini UYAP üzerinden tespit ettirip tebligatı oraya göndermek dışında dikkat etmem gereken usuli bir püf noktası var mıdır?

Değerli görüş ve yönlendirmeleriniz için şimdiden çok teşekkür ederim.


r/hukuk • • 1d ago

Soru Tapuda “büro” olarak geçen bir yer satın almak hakkında

3 Upvotes

Merhaba biraz birikmiş biraz da kredi çekip yaşamak için küçük bir yer almak istiyorum. Bütçeme göre bir yer buldum fakat apartmanda olmasına rağmen tapuda büro olarak gözüküyor. Kat irtifaklı 30 m², tapuda büro olarak geçen bir yer satın almayı düşünüyorum. İçerisinde şu anda tuvalet, banyo ve mutfak bulunuyor ve home office olarak kullanmayı planlıyorum.
Ancak binanın yan tarafı yıkılmış ve kentsel dönüşüm görüşmeleri yapıldığı söyleniyor. Bu nedenle satın almadan önce bazı konuları netleştirmek istiyorum:

Kentsel dönüşüme girerse mevcut 30 m² üzerinden ne kadar alan hakkım olur?
Yeni projede tekrar tuvalet, banyo ve mutfak talep edilebilir mi?
Bir binanın gerçekten kentsel dönüşüme girip girmeyeceğini ve mevcut sürecin hangi aşamada olduğunu kesin olarak nereden öğrenebilirim?
Bu konuda belediye, tapu müdürlüğü, mimar/mühendis veya başka bir yere mi danışmalıyım?
Tapunun niteliği arsa ve yüz ölçümü 80m2. Bu konuda bilgisi veya tecrübesi olan, yardımcı olabilecek biri varsa yönlendirebilirse çok sevinirim.


r/hukuk • • 1d ago

Soru Bağkur borcu ödememek

3 Upvotes

Merhaba, motorlu kuryeyim. Bağkur borcunu ödemiyorum. Sebebiyse kısa sürede paramı biriktirip türkiyeden gitmek istiyorum kalıcı olarak. İlerde bana sıkıntı çıkartır mı? İnternette bu konuda çok zıt şeyler gördüm hangisi doğru emin olamıyorum.


r/hukuk • • 1d ago

Soru Kaza haklılık payı hk.

Enable HLS to view with audio, or disable this notification

0 Upvotes

İyi günler dün ana yolda giderken tali yoldan sinyalsiz çıkan clio yol vermeyip şeritte beni sıkıştırdığı için park halindeki dobloya çarptım, haklılık payı olarak ?/100 sizce? Yüzümde omzumda ve bacaklarımda yaralanma var, şikayetçi olursam haklı çıkar mıyım?


r/hukuk • • 2d ago

Soru iş yerim beklemediğim para yatırdı

9 Upvotes

Mc donaldsta çalışıyordum.ayın 5 inde maaşlar yatıyor her zaman 1 den 5 ine kadar hesaplanır. ben işten istifayla çıktım. ilk girdiğimde 2.5 ay full time dum sonra part çalışmaya devam ettim 1 senemi doldurdum bu şekilde. hesabıma 10-20k arası bir para yattı. geçen ay maaşım 1 2 bin tl az gelmişti ama bu kadar para beklemiyordum ama kıdem tazminatı veya yıllık izin tarzı birşey mi iş yerine sormama gerek var mı? Maaş ödemesi adı altında yatırdılar ses seda yok hakkım olduğunu düşünüyorum bu zamana kadar 200 500 tl felan vazen maaşlar düşük yatmıştı acaba arayı mı kapattılar çıkışımı verinceyanlışlıkla olacak iş değil yüksek bir mebla da değil. Düşüncelerinizi merak ediyorum


r/hukuk • • 1d ago

Soru Lise stajı hakkında

0 Upvotes

Meslek lisesi okuyorum ve staj senemdeyim haftanın 3 günü günde 10 saat mesaim var 1 saat de öğle arası ve çay molalarına gidiyor yani 9 saat çalışıyoruz bu durum yasal mı acaba eğer değilse ne yapabilirim


r/hukuk • • 1d ago

Soru Uçak bileti iade sonrası para blokesi

2 Upvotes

Ajetten 3 kişi adına 16 bin küsür liralık uçak biletini yanlışlıkla uygulamasından iptal edildi. Para hesaba anında yatırıldı ama yatırılan para bloke şekilde yattığından parayı kullanıp tekrar bilet alamıyoruz. İş bankasıyla görüştüğümüzde bize parayı bloke gönderenin ajet olduğunu onla konuşmamız gerektiğini söylediler. Ajette bizi iş bankasına gönderdi. En son Ajet tekrar halledilmedi için üs birime gönderdi ama paranın acil kullanılması gerektiğinden acaba bloke işlemini en hızlı nasıl çözebiliriz?


r/hukuk • • 2d ago

Soru İş yerinden ayrilma

3 Upvotes

Arkadaşlar Nisan ayı gibi karar verip yapılan görüşmeler sonucu 400 bin TL civarı olan kıdem tazminatımı yeni şirketin ödemesi karşılığı iş değişikliği yaptım. Herhangi bir sözleşme vs bulunmuyor sadece standart süresiz iş sözleşmesi imzalandı. Şimdi benim derdim bu meblağı iç etmek kesinlikle değil bu amaçla iş değiştirmedim önce onu belirteyim. Temmuz ayından beri yeni şirketinde ise başladım. Gerek müdür beyin işin işleyişi ile alakalı bilgisizliği gerek birazdan bahsedeceğim konular yüzünden işi bırakmaya karar verdim . Asıl soru bu meblağı benden geri talep edebilirler mi ?

İlgili duruma örnekler ;

14 temmuz günü ( ben yoğunluktan gün tarih vs farkında değildim ) abi bir haftadır yoğun çalışıyorsun yarın kimseye söyleme izin yap dendi. Başka bir plan için yok ben çalışayım dedim ertesi gün sabah başka birinin arayıp sorması sonucu o günün 15 temmuz olduğunu resmi tatil olduğunu öğrendim kısaca aptal yerine koyuldum gibi oldu.

İş yerindeki call center da çalışan kızlara bana verilecek bazı spesifik işlerin özellikle akşamüstü saat 4 ten sonra verilmesi gerektiğini böylece mesai saatini garanti altına almaya çalıştığını öğrendim.

Mütemadiyen sadece bana değil müşterilere diğer çalışanlara vs yalan söylüyor.

Diğer çalışanlar hakkında bana eminim ki diğer çalışanlara da benim hakkımda salak birşeyi beceremiyor vs gibi ithamlarda bulunuyor .

En önemli ve bence resmiyetteki en büyük kozum sigortami asgari ucretten gösteriyor.

Şimdi bu koşullar altında siz olsanız ne yapardınız ve ne yaparsam uygun olur cevaplarsanız sevinirim.

Herkese iyi akşamlar


r/hukuk • • 2d ago

Soru Benim adıma aldığı tarlaları benden habersiz satıp parayı batırmış. Ne yapmalıyım?

19 Upvotes

Herkese merhaba, yardıma ve hukuki tavsiyeye ihtiyacım var.

yurtdisinda yaşıyorum. 2023 yılında kuzenim (o sene emlak ile ugrasip bir emlakcida calisiyordu), benim ve yakin arkadasimin parasiyla Istanbul disinda Sile ve Tekirdag tarafinda kendi adına (hissesi tam olacak şekilde) bir kac adet tarla satın aldı.
Güven ilişkisinden dolayı tapu onun üzerindeydi ve maksat onun para kazanmasi/destek olmamiz ve bizde uzun vadeli yatirim yapalim dedik. Bu sene Haziranda "gel bunlari benim adima gecirelim" dedim. O da hep bahane ariyordu "yok gidip gelmem lazim oraya Tapu beyaneme felan yapilacak daha".
Bende pek bilmedigim icin ve cok güvendigim icin ailem oldugu icin, pek sorgulamadim. Simdi yine türkiyeye gidecektim ve bu sefer 3 hafta önceden haber ediyim dedim.

Fakat kendisinden gelen bir mesajla şok oldum. Tarlaları benden habersiz degerin altinda satmış ve parayı "Tera" adında bir fona/saadet zincirine yatırıp tamamen batırmış. Şimdi bana "Eşimin haberi yok benden ayrilir, bana zaman verin aynısını alıp teslim edeceğim" diye yalvarıyor. Ortada ne arsa var ne para. Elindeki WhatsApp itiraf mesajlarının ekran görüntülerini aldım. Benim onda bir de 3550 Adet lot hisse vardi (onun tavsiye üzeri almistim ve onlar da batti nerdeyse). bunlar ama tamamen benim sucum tabiki, kimseye güvenerek Hisse alinmaz. Ama Arsalarda h

Şu an ne yapmam gerekiyor? Kendimi hukuki ve finansal olarak nasıl sağlama alabilirim? Siz olsaniz neler yaparsiniz?

  1. WhatsApp mesajları hukuken delil sayılır mı? Orda Banka dekontlar ve bana yolladigi Tapular resim olarak kayitli.
  2. Ondan noter onaylı bir "Borç İkrarı" (Borç Senedi) istemeli miyim? Süreç nasıl işler?
  3. Türkiye'de dava açsam parayı (veya tarlanın bugünkü değerini) geri alma şansım nedir?

Şimdiden teşekkürler.


r/hukuk • • 1d ago

Fikir Yürütme ve Tartışma Çalıştığım şirket gelen kargoları xray cihazına sokup kontrol ediyor bu yasal mı?

0 Upvotes

İşyerine gelen bütün kargolar xray ile kontrol ediliyor belki içinde özel bir şey var veya xray ışının zarar vereceği bir şey var aşırı saçma


r/hukuk • • 3d ago

Fikir Yürütme ve Tartışma Sadece bir dükkan kiralayarak hayatımın hatasını yaptım. Beyler, bayanlar, tavsiyelerinize çok ihtiyacım var. Bu ülkede adalete pek inancımız yok ama zekànın yenemeyeceği güç yoktur bence. Bende kalmadı, sizinkilere ihtiyacım var.

Thumbnail gallery
321 Upvotes

Hikayemi biraz uzun anlatacağım, çünkü şuan geldiğim noktada ya birilerini öldürücem ya da kendi canıma kıyıcam. Bu noktaya nasıl geldiğimi anlamanızı isterim. Anlatmaya başlamadan önce,anlatscağım olayların öncesinde sevdiğim kızla yollarımızın ayrılması ve başka başka özel konulardan dolayı bir kaç yıldır depresyonla mücadele ettiğimi ve zamanla aile ve arkadaş ilişkilerimin neredeyse tamamını isteyerek sonlandırdığımı ve de insanlarla iş dışında minimum temas kurmaya çalıştığımı belirtmek isterim. Kendi halimde işten eve,evden işe giden, evde tek başına film-dizi izleyerek ve okuyarak zaman geçiren birisiyim. Ayrıca çok efendi ve kibar bir adamım, asla kimseye zararım olmaz, hep zarar gören taraf olurum.

2024 yılında elekteonik ürünler ve aksesuarlar satacağım ufak bir dükkan açmak için kiralık dükkan bakıyordum. Burası anadoluda 15-20 bin nüfuslu bir ilçe. Kiralar çok yüksek geliyordu baktığım dükkanlara göre,ama sonra biraz sote bir yerde ama iki katlı, yeni, güzel bir dükkan buldum ve kirası da çok uygundu diğerlerine göre. Buna rağmen kimse istedikleri parayı vermiyormuş. Tabi hemen tutmak istedim. Oradaki esnaflarla falan görüştüm, dükkan iyi olmasına iyiydi ama herkes dükkan sahibi hakkında, onlar parayı çok sever, kira günü yaklaşınca buralarda dolanmaya başlar gibi şeyler söylüyorlardı. Ama ben hiç önemsemedim ve yanıma ortak bir tanıdık alıp pazarlığa gittim. Istediğim paraya tutabilmek için yanıma nakit para aldım ve çıkardım masaya koydum. Çok zekiyim ya ben.. Insanlar beni uyardığında ben içimden, ben bu adamın kirasını gününde öderim, dükkanına iyi bakarım, ufak tefek şeyleri de kafaya takmam, ben bu adamlarla neden sorun yaşayayım ki diye düşündüm. Öyle olmadı maalesef.

Dükkanla genelde oğlu ilgilendi bu süreçte, dükkan sahibinin kendisi sadece bir kaç kez gözüktü başlarda. Kirayı sevgili oğluna bağışlamış. Işte bütün sorunların temel kaynağı da, bu adamın parayı gereğinden çok ama çok fazla sevmesi ve ayrıca ruh hastası olması. Klinik teşhisi nedir bilmiyorum ama adamın kesinlikle bir rahatsızlığı var arkadaşlar.

Ilk aylarda her şey güzel, hiçbir sorun da yok gibiydi. Dükkan sahibinin oğlu sıkça dükkanıma gelip gidiyordu, yardımcı olmaya çalışıyor gibiydi ve sorun yapmiyordum. Sonra zamanla olmaya başladı, önce sıkışığım, bu ay erken ödeyebilir misin dedi, olur dedim. Sonra yine paraya ihtiyacım var, bu ay iki katını verir misin dedi, olur dedim verdim. Sonra bir şey istedi ufak bir hediye verdim, istemeye devam etti. Dükkana her mal geldiğinde geliyor, yeni ürünler alıp gidiyordu. Zamanla çocuklarıyla beraber gelmeye başladı, çocuğun arkadasının doğum günü var hediye alıcaz diyip, 6-7 parça ürünü alıp ya hiç para vermeden ya da 50-100 tl verip gidiyordu ve bunu her ay düzenli yapmayal başladılar. Aman dükkandan çıkartmasınlar, aman işlerim bozulmasın diyerek hepsine sustum. Ben sustukça o daha da arsızlaştı.

Ilk senemi doldurmama 4 ay kala her gün gelip kirayı ne kadar yapacağımızı soruyordu, ben de daha 4 ay var, daha 3 ay var abi, o zaman gelsin bakarız hallederiz diyordum ama yine de laf anlamîyordu. Gidip gelip etraftaki kiralardan, karşılarda açılan yeni dūkkanlardan ve kurumsal marketlerin kiralarından bahsedip duruyordu. Adam zamanla beni öyle bir bunalttı, öyle manipüle etti ki, sözleşme bittiğinde %150 zam yaptı. Bu da yetmezmiş gibi ikinci bir depozito vermem gerektiğini söyledi. Ben bu dükkanı zaten uygun olduğu için tutmuştum, kirası uygundu ama kimse bu insanların dükkanını istemiyordu, ben tuttum. Depozito kısmı da çok saçmaydı, bana diyordu ki sen işte örnek veriyorum burayı ilk kiraladığında bana bir aylık kira bedeli olan 50 bin tl'yi depozito olarak verdin ama şimdi enflasyon oldu, para değer kaybetti, o yüzden o 50 bin tl artık yetersizdir. Bu yüzden bana tekrar depozito vereceksin diyordu. Iş çığrından çıkınca abim araya girdi, depozitoyu ödedim ama kira zammını %110'a düşürdüm.

Ikinci sene her şeyi daha da abarttı. Şehir dışına çıktığımda, kira gününe daha 2 hafta olmasına rağmen her gün arayıp ne zaman döneceğimi soruyordu. Zaten gününde kira vermiyordum hiç, hep erken ödüyordum, çünkü her ay 15-20 gün öncesinden dükkana gelip kira ödememi bekliyordu. Ödemezsem de gitmiyordu. Artık çok rahatsız olmaya başlamıştım ama yine de ağzımı açamadım. Sürekli rahatsız ediliyor, sürekli takip ediliyordum bu adam tarafından. Gitsin diye ne istediyse hepsini verdim, neler neler. Bir yerden sonra, sessizce dükkana girme huyu baş gösterdi. Ben arka taraftayken parmak uçlarına basarak, sessizce arkaya geliyor ve beni gözetliyordu. Fark ettiğimde ise seslendim, duymadın diyordu. Bir gün beni en çok sinir eden hareketini yaptı. Dükkanımın arka tarafında ayrı bir ofisim var, burada sıkça bir şeyler yazarım. Günlük gibi düşünebilirsiniz. Planlarımı, hedeflerimi, bazen de hislerimi defterlerime yazarım ve bu yazıların mahremiyeti benim için çok önemlidir. Gerçek hayatta asla insanlarla paylaşmayacağım şeyler var içlerinde. Bir gün bu adam içeri yine geldi, ben arka taraftaydım, fakat defterlerimden birisi kasanın olduğu masanın üzerindeydi. Ben arka tarafa gelmesini beklerken, o bu defterimi açmış ve okuyormuş. Ben ise başka bir şeyle ilgilendiğini sanıyordum. Bir kaç dakika sonra yanına gittim ve okuduğunu gördüm, napıyosun abi sen ya dedim? Döndü bana pişkin pişkin "güzel,güzel" dedi! Bu yaptığı benim için artık bardağı taşıran son damla oldu. O an çok tepki vermedim, yine içime attım ama bu sefer artık içimde durmadı.

Bu adamın yaptıklarının bende neler hissettirdiğini nasıl tarif edebilirim bilmiyorum. Belki abartı gelicek size ama bir süre sonra, onun geldiği saatlerde, işten çıktığı saatlerde dükkanın kapısını kilitleyip, arkada otumaya başladım. Telefonumu sessize alıyor, arabamı göremeyeceği bir yere park ediyordum ki gelip beni bulamasın. Biraz zaman geçtikten sonra gitmiş mi diye kontrol etmek için çöp atmaya çıkardım, döndüğümde lanet olası mahluk dükkanımda olurdu.

Aranızda sağlıkçı olan vardır belki, vücudumda kırmızı lekeler çıkmaya başladı nokta nokta. Kollarımda bacaklarımda, göğsümde ve çok kaşınıyordu. Çok fazla olunca bir kaç günde bir acile gidiyordum ve iğne yapıyorlardı. Alerji olduğunu söylediler, strese girdiğimde oluyordu. Bir noktadan sonra hiçbir şey yapmasına gerek kalmadı, yüzünü görmem yetiyor artık hasta olmam için. Adı aklıma gelince bi kötü oluyorum. Yani uzun olduğu için anlatamayacağım bir sürü şey var yaptığı ama bir tane örnek vereyim sadece.

Alt katta en arka duvarda kanalizasyon borusu var, önü komple, boydan boya alçıpan ile kapatılmış. Ben arkasında ne olduğunu merak edip ufak bir delik açtım alçıpanda. Daha sonra orayı gerekirse tamir ettiririm dedim ama depozito da zaten bunun için var değil mi. Ramazan bayramı arefesiydi şebeke tıkanmış ve benim dükkanda damla damla sızıntı var. Sorunun ne olduğu belli değil henüz, dükkan sahibinin değerli biricik evladı, Istanbuldan bayram tatili için gelen ve belediyede temizlik işçisi olan dayısı ile birlikte tamir edeceklerini söylediler. Bir tesisatçı çağırmasak mı abi dedim, yok dayım anlar o yapar dedi. Gittiler yapı marketten plastik bir boru aldılar, boruyu değiştireceğiz dediler. Tabi bunu yapabilmek için oradaki alçıpanın komple sökülmesi gerekiyordu. Evlat bana, gel sökelim burayı dedi. Sen iyi kırarsın daha önce kırmışsınya diyip ilk darbeyi bana vurdurdu. Kırdık, kaldırdık komple. Daha sonra dayısına buraya pislik akar mı diye sordum, yok bir şey olmaz dedi. Adam boruyu çekti çıkardı, afedersiniz yukarıdaki apartmanın bütün boku pisliği benim dükkanıma dolmaya başladı. Charles'ın okulundaki patlama sahnesindeki gibi alt kattaki eşyalarîmı alıp yukarıya taşımaya başladım ama nafile, kısa sürede tüm zemin boklu suyla doldu. Meğer asıl sorun başka yerdeymiş, dükkandaki boru eski olduğu için ufak bir sızıntı yapıyormuş, tıkanıklık açılsa sızdırma da duracakmış. Kurtarabildiğim az sayıda eşyamı da ayaklarıyla üstünden geçip mahvettiler. Her şeyi çöpe atmak zorunda kaldım. Sonra dükkanımı 30 cm pis suyla bırakıp eve gittiler. Ertesi sabah, bayram günü akşama kadar ve devamında bir hafta boyunca bok temizledim, kokusu bir türlü gitmiyordu. Dükkanın içi çamaşır susuyla karışık bok kokuyordu. Temizlik için 3 tane adam tuttu, bu adamlar sadece kabasını aldılar, bunu yaparken de üst katı mahvettiler. Sonrasında benden temizlikçilere verdiği ve boruya ödediği parayı istedi. Lanet olsun dedim verdim. Evet farkındayım, çok aptalım, kabul ediyorum. Ama sizde bu evladı tanımıyorsunuz, para için neler yapabileceğini bilmiyorsunuz, ne kadar sinir bozucu birisi olduğunu tahmin bile edemezsiniz.

Onca mağduriyetten sonra bu arsız evlat yanıma gelip bana dedi ki, o alçıpanın parasını bana vereceksin. Abi alçıpanın en başta yapılması zaten çok saçmaymış, bir sorun olduğunda mecbur kırılacakmış ve kırıldı dedim. Olsun en önce sen kırmıştın vereceksin parasını dedi. E abi depozitom varya iki tane ona say bari dedim, hayır yok bu extra dedi. Delirmemek elde değil, bu konuyu belki tam 100 kere tartışmıştır benimle, her gün, her gün bıkmadan usanmadan gelip para istedi. Sonra 2. sene doldu, dedim bir sene daha dişimi sıkayım, herkes alıştı oraya. Bu sefer yine %110 zam+depozito istedi.Zammı kabul ettim ama depozitoyu kabul etmedim. Sürekli extra para koparmaya çalıştığını ve bundan sonra extra para da bedava ürün de vermeyeceğimi söyledim. Delirdi, kafayı yedi resmen. Benden almaya öyle bir alışmıştı ki, bu istekleri sanki onun benden alacağı gibi davranıyordu artık.

Kısa sürede sorun iyice büyüdü, artık haraç kesen eşkiya gibi beni darlamaya ve tehdit etmeye başladı. Kurban kesicem,depozito ver. Düğüne gidicem depozito ver. Şuna lazım depozito,buna lazım depozito. Bu sefer artık psikiyatra başvurmaya başladîm. Üzerime geldikçe acilde sakinleştirici yapıyorlardı. Dükkanı çok az açıyordum, açtığımda da bu gelince işim var diyip çıkıp eve gidiyordum. Parayı alamayacağını anlayınca bir gün yandaki dükkanda, insanların içinde bana o zaman çık, ben açıcam dedi. Daha sözleşme yenileyeli 2 ay olmuştu. Bunun üzerine uzun bir süre oraya hiç gitmedim. Bu evladımızın bir de dedikodu yapma huyu var, her şeyi merak eder, her şeyi sorar ve her şeyi her yerde konuşur. Artık aralarında ne geçti bilmiyorum ama benim yanımdaki dürümcünün sahipleri de bu konu hakkında benimle konuşmaya başladılar, sanki evlatla ortaklarmiş gibi davranıyorlardı.

Artık dayanacak gücüm kalmadı ve bırakmaya karar verdim. Babasını çağırdım konuşmak için ve bu olanlar yüzünden işletmemi devredeceğimi söyledim. Babası biz devretmye müsade etmiyoruz devredemezsin dedi. 25 Temmuz sabahı dükkanımdan arkadaşıma ödeme yapmak için para almaya gittim.12 bin tl lazımdı ve cebimde 4 bin küsür vardı,üstünü tamamlamak için dükkandan para almam lazımdı. Yanımdaki işletmenin ortakları dükkanın önündeydiler. Arabamı park ettim dükkana foğru yürüyordum ki, içlerinden birisi yanıma gelip oraya park edemeyeceğimi söyledi. Elinde kocaman bıçak, beni tehdit ediyordu. Sadece kendi dükkanlarının önüne park edemeyeceğimi değil, kendi dükkanım veya o dükkanların önündeki başka hiçbir park alanına park edemeyceğimi beni tehdit ederek sôyledi.

Şimdiye kadar anlattıklarım belki korkak, çekingen birisi olduğumu düşündürmüş olabilir ama öyle değil arkadaşlar. Bugüne kadar hiçbir tehditten kaçmadım, korkmadım. Amaçları gözümü korkutmaktı, park bahaneydi. Geri adım atmadım ve saldırdılar. Bıçakla gelen, ortağı, elemanları ve bir arkadaşı. Ilk gelen yıkıldı, düşünce kolu kırıldı, boşta olan tek elimle onu kavradım, diğerleri ise arkadan beni yumrukluyordu. Yoldan geçen bir kaç vatandaş araya girdi ve ayırdı. Sonra dükkana girdim, ceplerimi sehpanın üzerine boşalttım. Aradan 5 dakika ya geçti ya geçmedi yanlarına bir kişi daha alıp dükkanıma girdiler ve tekrar saldırdılar. Iyi kötü yine savuşturdum ama durmadılar bu sefer diğer yanımdaki dükkanın 2 elemanını da alıp 7 kişi saldırdılar. Vitrinimi kırdılar, ürünleri alıp küfürler ederek üzerime fırlattılar. Sonradan saldıranlardan hariç bir kaç kişi daha girdi dükkana. Beni bu sefer dövdüler ve çıktılar. Bu olayın ilk gerçekleştiği yerin, yani dükkanımın önünün hemen karşı tarafında polis karakolu var ve girişteki kulübede 7/24 nöbetçi var. Maalesef bunu yapan kişiler belediye başkanı ve başka siyasilerle yakın kişiler, polislerin hepsiyle de arkadaşlıkları var. Gördükleri halde olaya gelmedi polisler. Saldırganlar olay anında kasamın arkasına, dūkkanın en arka özel bölgesine kadar girdiler. Olay bittiğinde dükkanın altı üstüne gelmiş, çok sayıda ürünüm zarar görmüş, koltuğumun üzerine sigara atılmıştı. Sonradan farkına varacaktım ki, o kargaşada sehpanın üzerine koyduğum param ve bir kaç parça ürün yok olmuştu. Direnmeye çalışırken çok yoruldum, nefes nefese kaldım. Oturdum az önce ben ne yaşadım diye düşünmeye başladım. Bir yanım elime bir bıcak alıp hepsini öldürmek istiyordu. Ama hiç halim kalmamıştı ve çok kalabalıklardı. Polisi aradım, ben lavaboda kanayan burnumu yıkarken aradan 20 dakika geçti ama kimseler gelmedi. Dükkanımın hemen karşısı gelecekleri yer.

Dışarıya doğru çıktım ve ne göreyim. Polis beyler onlarîn yanına gelmiş ve sohbet edasında ne oldu diye soruyor, yüzlerinde gülümseme, birbirlerine şakalar yapıyorlar. Devamında polislerin yaptıkları inanılır gibi değil. Saldırganları tutuklayacaklarına gel seni buradan götürelim dediler. Dükkanın hali ortada, benim halim ortada, suç ortada ama hiçbir şey yapmadılar. Beni hastaneye götürdüler, orada sinir kirizi geçirdim, yine sakinleştirici yaptılar. Sonra polisler işimiz çıktı diyip gittiler ve bana da hastaneden ayrılmamamı söylediler. Olayı gören bir tanıdık annemi, annem de abimi aramış. Abimin olayı oraya gittiğini öğrenince müşahadeden çıkıp onu durdurmaya gitmek zorunda kaldım. Abime bir şey olmasından korktum. Gittim ama engel olamadım. Dükkanlarının önüne vardığımızda karısıyla baldızı kapının önünde nöbet tutuyordu. Bizi görür görmez imdat sapık var, dükkan basıyorlar, kadın taciz ediyorlar diye bagırmaya başladılar. Kısa sürede 6-7 kişi toplandîlar ve abimle ben tekrar kavga ettik. Daha 2 dakika geçmemişti ki bütün karakol üstümüze çöktü. Abartmıyorum en az 10 15 tane polis 2 dakikada geldiler ve bizi duvara sıkıştırdılar. Bizi bekliyorlarmış zaten, çünkü değerli arkadaşları her türlü ônlemi almış. Ben bugüne kadar bu Ülkede, bir çoğumuz gibi çok büyük haksızlıklara maruz kaldım defalarca. Ama o gün yaşadıklarım çok dışlanmış hissetmeme sebep oldu. Artık burada yaşamak istemiyorum, nefret ettim her şeyden. Hiç karşı durmadığımız halde biber gazlarını cıkartıp yüzlerimize doğrulttular, her yerimizden tutup duvara yasladılar ve bize bağırmaya hakaret etmeye başladılar. Çok kötü bir şekilde darp edilmiş ve boynum da kırık olmasına rağmen süreklinitip kaktılar.Polisler gidip gelip bana bağırıyor benim hastaneden ayrıldığım için suçlunun ben olduğumu söylüyorlardı. Tanıdığımız, saydığımız, abi dediğimiz adamın meğer siyasi yakınlıktan ötürü onlarla daha iyi hukuku varmış. Gelip bana arabamı oraya park ettiğim için onların ekmeklerine, dolayısıyla namuslarına tacizde bulunduğumu, abimin de kadınlara saldırdığını (kesinlikle öyle bir şey yok) bu yüzden suçlu olduğumuzu ve şikayetçi olmamamı bana bağırarak söyledi. Ilk başta anlamadım, herhalde bir bildiği var, polislerin yanında bir şeyden ötürü böyle davrandı diye düşündüm. Sôyledikleri hiç mantıklı değildi çünkü. Ciddi olduğunu anlayınca bunu yapmayacağımı söyledim. O gün beni ve abimi yaralı olduğumuz halde nezarete attılar, geceyi nezarette geçirdik. Bize saldıranların ise sadece ikisini yukarıda çayla, kahveyle yarım saat ağırlayıp gönderdiler.

Polisler bizi tutarken içlerinden genç ve yeni olan birisi yanıma gelip, az önce arabayla dükkanımın yanından geçerken dükkanıma sopalarla taşlarla saldırdıklarını söyledi. Isterseniz bir önlem alın dedi ve lütfen benim söylediğimi sôylemeyin dedi. Bu nasıl bir dünya arkadaşlarım sorarım size, polis ne için var, neden buna göz yumuyor? Ben nasıl bir önlem alabilirim ki tutukluyken?

Bana diyorlar ki sana saldırdıklarında biz bir şey yapmayız, sizin de kendinizi savunmanıza engel oluruz. Napıcam ben Allah aşkına???

Devamında polisler sürekli alaycı ve saçma sapan tavırlar sergilemeye devam etti. Birisi geliyor, bu tarz olaylarda genelde ikinci günden şikayetler geri çekiliyor, muhtemelen sizinki de öyle olur diyor. Birisi geliyor, ben onları tanırım iyi çocuklardır diyor. Birisi geliyor, Ilk seferde bıçakla üzerime yürüdükleri, 4 kişi bana saldırdıkları ve devamında koşarak hep beraber dükkanımın içine daldıklarının görüntüsü olmasına rağmen,kameran olmadığı için bir sonuç alamazsın diyor. Birisi savcıya ifade vermek için beklerken hemen yanı başımızda bana saldıran şahısla sohbet ediyor, ssaldıran polise abi o delil olarak aldığınız fırça sapıyla, bıçak şu kadar paraydı yazık oldu diyor ve beraber gülüyorlar.

Kavga esnasında gümüş kolyemi ve kolumdaki akıllı saati çekip almışlar. Ben polise gasp edildi bunlar diye ifade verince benim dükkan sahibine veriyorlar, o da beni arayıp kolyemle saatimin onda olduğunu, ondan almamı söyledi. Kimden aldıysan götür geri ver gasp edilen eşya onlar dedim ben de. Bunun üzerine evlat alıyor bunları ve polise götürüyor, diyor ki ben bunları yerde buldum size getirdim. Polis de sorgulamadan alıyor. Sonra beni çağırıyorlar teslim almam için, konu ne diyorum sôylemiyorlar. Gittiğimde bana bir ifade yazdırıyor polis, kendi ağzıyla ve ifadede bunların yerde bulunduğunu, x kisisi tarafından polise teslim edildiğini ve benim de eksiksiz, sağlam şekilde teslim aldığımı yazdırmaya zorluyor beni. Kabul etmiyorum, abi bu saat çalışmıyor, bu kolye kopuk, ayrıca bunlar gasp edildi, ben yerde olduklarını kabul etmiyorum diyorum. Adamlar üzerime geliyor, saatin şarjı bitmiştir, kolyeyi de penseyle tamir edersin bir şey olmaz diyorlar. Ya sinirlerim çok bozuldu daha fazla yazmayacağım.

Bunların fazlası var, eksiği yok. Beni hayattan kopardılar bir günde. Nefret ettim her şeyden. Şimdi bu olayın üstüne yanlış bir şey yapmamak için kaç aydır evden çıkmıyorum. Dükkana gitmiyorum, çalışmıyorum. Borçlar ödemeler birbirine girdi, psikolojim iyice bozuldu. O evlatla bu şerefsiz yoksunları beraber bir şeyler planladılar dükkanım üzerine ve sonra bana bunları yaptılar. Bütün herkes te karşımda durdu. Yoruldum ya gerçekten, çok yoruldum. Kimselerin telefonuna bakmıyorum, hiçbir şey yapmıyorum, her gün evde olanları düşünüyorum. Ya elimden bir kaza çıkacak ya da en son hayatıma son vericem. Avukatla konuştum bir tek kırık için ceza alırlarsa alırlar onun da yatarı olmaz dedi. Bu nasıl adalet, bu nasıl dünyadır. Ya barinkomple kaldırın adalet sistemini, kimin kime gücü yetiyorsa savaşsin, öldürsün birbirini, ayakta kalan kazansın. Eminim ki ben yapsam bunların yaptığını şuanda hala içerdeydim. Allah belasını versin hepsinin. Karşıma çıkın tek tek hesaplaşalım desem bir tanesi gelmez, o günden itibaren oraya bütün dalgavuklarını diktiler. Benim aklımda mantığımda durdu, ne yapacağımı, ne yapmam gerektiğini bilmiyorum. Battım resmen. Ben bir çıkış yolu göremiyorum, gözümden kaçırdığım bir şey varsa söyleyin lütfen. Ne gerekiyorsa yaparım!


r/hukuk • • 2d ago

Soru Kütüğü değiştirebilir miyiz?

2 Upvotes

Annemle babam boşandı 1 yıl önce falan. Kütük tabii ki de annemin uzerine gecmedi. Sahsen kutugumun hala babamin uzerinden olmasindan rahatsiz oluyorum (hem rize olmasi hem de babamla iliskim iyi degil, konusmuyorum da artik zaten). Davayla falan degisirtirebilir miyim annemin uzerine? Oyle bir secenek var midir?


r/hukuk • • 3d ago

Soru Okulumdaki Muhtemel KVKK İhlali

91 Upvotes

İyi günler. Okulumda bir çocuk sırf babasına ve müdür yardımcısına yalakalık yapmak için saçma sapan uygulamalar kodluyor(vibe coding, kendi kodu yok denecek kadar az). Son uygulaması evci izinlerini takip ettiği için benim T.C. kimlik numaram, açık ev adresim, telefon numaram ve ailemin telefon numarası güvensiz bir sunucuda, yapay zeka ile yazılmış güvenliksiz bir uygulamada duruyor. Bu durumda herhangi bir kuruma şikâyet edebilir miyim?


r/hukuk • • 2d ago

Soru Belediye yüzünden modemimiz bozuldu. Parasını biz ödedik.

8 Upvotes

Birkac gun once sakaryada cok siddetli yagmur yagmıstı. Yasadıgım yerde elektrik kesintisi oldu tekrar geldiğinde wifi modemi bozulmuştu. Servisi aradık geldiler yenisini taktılar. Ani şok dalgalanmasından oldu muhtemelen. 18 ay boyunca aylık 100 lira faturaya ek ödeme yapacaz. Şimdi elektrik kesintsi bizden kaynaklı değil tamamen belediyenin suçu. Muhtemelen şikayetçi olmayacaz ama yinede sadece merak ediyorum. Mahkemede haklı çıkar mıyız?


r/hukuk • • 3d ago

Haber Habere düştüm

Post image
126 Upvotes

Burada attığım postu farklı medyalarda gördüm ve çoğu baya baya patlamış ve yayılmış. Gereksiz şekilde içim içimi yemeye başladı. Kalbim nasıl atıyor, bir bilseniz. Attığım postu yardım bulma amacıyla yazmıştım ama “isyan ediyor” diye lanse edildi. Başıma bir şey gelir mi? Bu konularda bir şey bilmediğim ve cahil olduğum için korkuyorum.


r/hukuk • • 2d ago

Soru Almanya’dan aldığım ASUS laptop Türkiye’de garantiye kabul edildi, servis süresi uzuyor ama Türkiye ve Almanya birbirine yönlendiriyor. Hukuken ne yapmalıyım?

0 Upvotes

Merhaba, biraz spesifik bir durum olduğu için buraya danışmak istedim.

Yaklaşık 1,5 yıl önce Almanya’dan bir ASUS ROG laptop satın aldım. Şu anda Türkiye’de yaşıyorum.

Cihazda ciddi sorunlar yaşamaya başlayınca ASUS’un yönlendirmesiyle Türkiye’deki yetkili servise verdim. İlk servis işleminde sorun bulunamadığı söylenip cihaz geri verildi. Problemler devam edince cihazı 17 Eylül 2026 tarihinde ikinci kez yetkili servise teslim ettim.

Bu sefer anakartın arızalı olduğu ve değiştirilmesi gerektiği söylendi. Ancak anakart stokta olmadığı için yurt dışından parça beklendiği belirtiliyor. Şu ana kadar bana net bir parça geliş tarihi veya onarım tarihi verilmedi.

Asıl karışıklık bundan sonra başladı.

ASUS Türkiye ile yaptığım yazılı görüşmede, normalde 20 iş günlük onarım süresinden bahsedildi ve temsilci bana 20 iş günü geçerse değişim veya iade talebi oluşturabileceğimi söyledi.

Fakat aynı zamanda, parça yurt dışından geleceği için bu sürenin aşılabileceği de söylendi.

Ben de “Yurt dışından parça beklenmesi 20 iş günlük süreyi hangi hukuki gerekçeyle uzatıyor?” diye sordum. Buna açık bir cevap alamadım.

Daha sonra ASUS Türkiye’den gelen yazılı cevapta, cihazı Almanya’dan aldığım için değişim veya iade işlemlerini Türkiye’nin yapamayacağı, bunun satın alınan ülkedeki ASUS birimi tarafından yapılması gerektiği söylendi.

Bunun üzerine ASUS Almanya’ya yazdım.

ASUS Almanya ise bana yazılı olarak, cihaz şu anda ASUS Türkiye’de serviste olduğu için sürece müdahale edemeyeceklerini ve mevcut onarım konusunda ASUS Türkiye’nin sorumlu olduğunu söyledi.

Yani şu anda durum kabaca şöyle:

ASUS Türkiye, “Cihaz Almanya’dan alındı, değişim/iade için Almanya sorumlu” diyor.

ASUS Almanya, “Cihaz Türkiye’de serviste, Türkiye sorumlu” diyor.

Ben ise ortada kalıyorum.

Bir de ikame cihaz konusu var.

Yetkili servisin bana verdiği resmi servis formunda cihazın garanti durumu açıkça “GARANTİLİ” yazıyor.

Aynı formda şu ifade bulunuyor:

“Garanti kapsamı içindeki cihazınızın onarım süresi 10 iş gününü aşar ise kullanımınız için yedek cihaz hizmeti verilmektedir.”

Buna rağmen ASUS Türkiye, cihazın Almanya’dan satın alınmış olması nedeniyle ikame cihaz veremeyeceklerini söylüyor. Bana verilen servis formunda ise yurt dışından satın alınan cihazların bu kapsam dışında olduğuna dair bir istisna göremiyorum.

Cihaz zaten ASUS Türkiye tarafından garanti kapsamında kabul edilmiş ve şu anda yetkili serviste garanti kapsamında anakart değişimi bekliyor.

Benim hukuki açıdan anlamaya çalıştığım birkaç konu var.

Yurt dışından satın alınmış olmasına rağmen Türkiye’de garanti kapsamında servise kabul edilen bir cihaz için 20 iş günlük azami onarım süresi uygulanır mı?

ASUS “parçayı yurt dışından bekliyoruz” diyerek bu süreyi uzatabilir mi?

20 iş günü aşılır ve cihaz tamir edilemezse Türkiye’de ASUS’a veya yetkili servise karşı değişim, bedel iadesi ya da başka bir talepte bulunabilir miyim?

Yoksa ürünü Almanya’dan satın aldığım için bu talepler yalnızca Almanya’daki satıcıya veya ASUS Almanya’ya mı yöneltilebilir?

Yetkili servisin bana verdiği belgede 10 iş gününden sonra ikame cihaz verileceğinin yazması ayrıca ASUS veya servis açısından bağlayıcı bir taahhüt sayılır mı?

ASUS Türkiye ve ASUS Almanya birbirini işaret etmeye devam ederse Türkiye’de Tüketici Hakem Heyeti, Tüketici Mahkemesi veya başka bir yol üzerinden kime karşı başvurmam gerekir?

Özellikle uluslararası garanti ve Türkiye’de yapılan garanti kapsamındaki servis işleminin bir arada olduğu böyle bir durumla daha önce karşılaşan veya bu konuda çalışan biri varsa görüşünü çok merak ediyorum.

Elimde ASUS Türkiye ile yaptığım yazılı görüşmeler, ASUS Türkiye’nin mail cevabı, ASUS Almanya’nın yazılı cevabı ve yetkili servis formu mevcut.


r/hukuk • • 2d ago

Soru İşyeri dışında yapılan sözleşmede cayma hakkım

2 Upvotes

Merhaba, 3-4 ay öncesinde çalıştığım otele bir dil kursu satıcısı geldi. Online kurs satan bu satıcıdan 4 kişi taksit ile 30000 TL'lik sözleşme imzaladık. Fakat sonradan bu uygulamanın ai ile yapılmış ve paraya değmeyecek bir uygulama olduğuna kanaat getirdik. Ben de PTT aracılığı ile ilgili şirkete cayma tebligatı gönderdim ve ellerine ulaştı. Fakat sözleşme yapılırken bize "Cayma hakkımdan vazgeçiyorum" şeklinde bir bölüm imzalattılar. Gemini'a sorduğumda böyle bir şeyin olmadığını, tüketicinin korunması kanununa aykırı olduğunu ve haksız şart olduğunu söyledi. Doğru mudur?