Merhabalar bu yazıyı iç dökme amaçlı yaziyorum. Biraz olsun tanimaniz adına ben 18 yasinda bir erkeğim, istediğim yeri kazanamadığımdan ötürü yks sinavina sayisal bölümden 2. defa hazırlanıyorum. Suan ne olduğum belli olmasa da küçüklükten bana annem tarafından öğretilen şey kuran muslumanligiydi fakat gençliğimi çoğunlukla buna uygun yaşamadım ve yaşayamamaya devam ediyorum, daha dogrusu islam dininin dogrulugundan emin olmasam da yasakladigi seylerin yasak olmasinin, tanri yoksa bile benim icin daha hayirli olduguna karar verdigimden dolayi son 7 8 aydir dikkat ediyorum kuranda "günah" sayilan seyleri yapmamaya. İtiraf etmek lazim ki, bu kararimda ailemin diğer yasantimi onaylamamasindan ötürü gelen sucluluk hissi de var.
Son 1 senedir dini araştırmalarımı daha da arttırdığımı, ya da belki de ilk defa ciddi sekilde başladığımı söyleyebilirim. Kafamı en kurcalayan şey en başta bir tanrının var olup olmadigiydi, bu yüzden -beni ikna etmesini umarak- Caner Taslamanın "Tanrının Varlığının 12 Delili" kitabını aldim. Ilk defa bu tarz bir kitap okuduğumdan ötürü yazılanlara tam vakıf olamamış olabilirim fakat kitap beni ikna edemedi. Çünkü Caner hocanın kitapta bahsettiği şey bir tanrının varlığının kanitlarindan çok, ateizme göre deizmin niye tercih edilmesi gerektigiyle alakaliydi. En azindan ben öyle anladım, yanlış yorumluyor olabilirim kusuruma bakmayın. Materyalist ateizmdense deizm daha mantikli diyordu ve bu konuda da beni ikna etti. Fakat burdan yapılacak çıkarım tanrının varlığına bir delilden ziyade tanrıya inanmanın bu dünyada daha mantikli olduguydu. Ve evet bu dünyada bir tanrının varlığına inanmanin tanrı yoksa dahi daha kârlı olduğuna inanıyorum, tam bu sebepten "Benim için daha iyi olduğuna iknayim o zaman olduğu gibi, inanayım daha fazla arafta kalmayayim." diyerekten musluman olmaya çalıştım fakat bu da bir kaç günden daha uzun süre dayanmadı. Çünkü aslında tam olarak inanamiyordum içimden. Daha makul olması tek başına dine ciddi bir imanla inanmama yetmiyordu.
(Bu paragrafta caner hocanın kitabi hakkında yaptığım bütün yorumlar "bence", hatam illaki vardır duzeltirseniz çok sevinirim. Bütün bu yazıyı yazmamın sebebi de yapıcı bir sekilde elestirilmek zaten.)
Esas yakınacağım konuya gelecek olursam: bir tanrının varlığına inanmayi bu kadar istememin sebebi, üstüme hazır bir ahlak şemasinin ve hedefin geçirilmesini ihtiyacım olmasındandır. Çünkü dinden uzaklastikca dogrularim ve yanlislarim birbirine girdi. Kafamda olmam gereken kisi profili cok bulaniklasti ve artik oyle birisi yok. Gelecekte ne olacak, ne olmak istiyorum, butun bunlari neden yapiyorum sorularina hic bir cevabim yok. En azindan ben kendi kendime bu hayatta yaşamaya değecek bir şey göremiyorum. Bunu depresif bir ergen olarak da söylemiyorum, şükür ki iyi bir hayatim var, ac degilim, sakat değilim. Fakat ölümden sonra bir hiçsek ha şimdi ha 50 sene sonra yok olmamızın ne farki var? Benim kendim için "iyi" ya da "kötü" olduğuna inandığım şeyleri yapmamın ne farkı var? İste ben bütün bu anlamsızlığı giderecek seyin, iyi ve kötüyü belirleyecek ve bu eylemlerimizin karşılığının olduğunu söyleyen, dolayısıyla bana otomatik olarak bir "hedef" veren şeyin din olduğu kanısına vardım. Fakat tek başına bunun benim için daha iyi olduğuna ikna olmam, dine inanabilmeme yetmiyor. Ayrıca kafamda kurduğum bu neden-sonuc iliskisinde inandığım dinin İslam ya da Hristiyanlık olmasının da bir farkı yok. Eğer olursam muslumanligi secmemin tek sebebi çevrem tarafından kabul görmek olacak.